Röportaj: Ogün Şanlıer ile Boğaziçi Film Festivali Üzerine

Manşet Röportajlar

Bu yıl altıncısı gerçekleşecek olan Boğaziçi Film Festivali’nin Festival Başkanı Ogün Şanlıer ile festivale dair röportaj gerçekleştirdik. Festival bu yıl 26 Ekim – 3 Kasım tarihleri arasında sinemaseverler ile buluşacak.

– Boğaziçi Film Festivali genç yaşına rağmen her yıl derinlikli bir programla sinemaseverleri kucaklıyor. Nasıl bir hazırlık süreciniz oluyor?

Bu yıl altıncısını düzenliyoruz festivalimizin. Çalışmalarımız yıl boyunca devam ediyor. Tabii ki dünyanın en önde gelen festivallerini takip ediyoruz. Bunların en önemlileri Cannes ve Berlin Film Festivalleri… Biz her yıl bütün dünya ülkelerinin katılım sağladığı bu festivallere gidiyoruz. Buraya gelen tüm ülkelerin yapımcıları ve yönetmenleri ile birebir görüşme imkânımız oluyor.

Onlarla görüşmelerimizde ülkelerinde bu yıl hangi filmlerin yapıldığını soruyoruz, hangilerinin hangi festivallerde başarı kazandığını öğreniyoruz. Bunları araştırıyoruz ve Türk izleyicisinin önünde sunmak istediğimiz filmleri tespit edip kendileriyle irtibata geçerek bu filmleri Boğaziçi Film Festivali’ne almaya çalışıyoruz.

Bu çok önemli bir imkân, Cannes Film Festivali’nde de Berlin Film Festivali’nde de tüm dünya ülkeleri bir araya geldiği için biz de orada olarak bu iletişim ve etkileşim imkanından yararlanıyoruz. Her ülkenin en iyi filmini Boğaziçi Film Festivali’nin duruşu ile alakalı içeriği olan, güçlü hikayesi olan sinematografik açıdan belirli bir seviyenin üstünde önemli başarılara imza atmış yönetmenlerin filmlerini bulup seçkimizi hazırlıyoruz ve bu bir yıl boyunca devam ediyor zaten.

Bunun dışında da çeşitli ülkelerin festivallerinin davetlerini alıyoruz. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali artık dünyada tanınmış bir hale geldi. Örneğin geçen yıl İran’da yapılan Fecr Film Festivali’nde gittik. Hırvatistan’da bir film festivaline gittik. İrili ufaklı birçok festivale de giderek oradaki filmleri de izlemeye ve takip etmeye çalışıyoruz. Sadece bu önemli festivalleri değil diğer festivallere de gidip oralardan da iyi filmleri seçip izleyicimize getirmeye çalışıyoruz.

– Boğaziçi FF sinema sektörüne finansal anlamda nasıl bir fayda sağlıyor? Uluslararası partnerleriniz var mı? Yerli filmlerin yurtdışına açılabilmesi için Boğaziçi FF bir fırsat olabilir mi?

Buraya davet ettiğimiz konuklar, dünya sinemasında edindikleri yer anlamıyla Türk sinemasına büyük bir katkı sağlamakla beraber bizim dünya çapındaki bağlantılarımız açısından da çok büyük katkı sağlıyor. Örneğin Robert Mckee’yi getirdik iki sene önce. Dünyanın en önemli senaryo hocalarından birisi… Onu burada ağırladık, MasterClass verdik, çok da memnun kaldı. Kitabını tekrar yayınlama imkânı bulduk. Hem “Hikâye” hem “Diyalog” kitaplarının yeniden tercümesini ve baskıları yapıldı. Bu bize bir network sağlıyor. Bela Tarr ve Mecid Mecidi’yi konuk etmiştik. Bunun gibi yaklaşık 60-70 kadar uluslararası çok önemli konuklarımız oluyor. Dünyanın her ülkesinden yönetmenlerle irtibat kurmuş oluyoruz.

Bosphorus Film Lab ile bile sektöre bir çok önemli katkılar sağlamaya başladık.

Bosphorus Film Lab’ı kurduk iki yıl önce, bizim Türk sinemasına finansal anlamdaki en büyük destek desteğimiz burada başlıyor. Tabii Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin yarışma bölümünde ödüllerinin dışında yarışmalarda yine hatırı sayılır derecede bir ödül dağıtıyoruz. Bunun dışında Bosphorus Film Lab ile bile sektöre bir çok önemli katkılar sağlamaya başladık. Pitching ve Work in Progress kategorilerindeki yarışmalarımız var. Burada TRT’nin ortak yapım ödülü var önemli bir ödül… Pitching kategorisinde ortak yapım ödülü kazanan film TRT ile ortak yapım hakkı elde etmiş oluyor ki önemli bir destek.

Kültür Bakanlığı’nın yine özel bir ödülü var sinemacılarımıza. Onun dışında film yapım süreçlerinin önemli bir önemli bir bütçe kalemi olan post-prodüksiyon kısmı ile alakalı Digiflame ödülü var. Bu yıl ise dağıtım alanında önemli bir ödül eklendi; CGV Mars Film Dağıtım Ödülü… Bu ödülle Bosphorus Film Lab’teki sektör desteğimiz, ödüllerimiz bir hayli artmış oldu. ‘FİYAB En İyi Yapımcı Ödülü’ var. Ödüllerimiz çeşitleniyor ama bu ödüllerin manevi boyutları çok daha önemli bana göre. Uluslararası bir festivalden jüri karşısına çıkıp başarı kazanmış yapım aşamasındaki bir film ulusal ya da uluslararası anlamda birçok başka kaynaktan da gelir elde edebilir hale geliyor. Ben bu ödülleri çok anlamlı buluyorum…

Bizim diğer festivallerden farkımız belirli bir zümreye yönelik bir içerik sunmuyoruz, geniş kitlelere hitap edecek bir içerik hazırlıyoruz.

– Türkiye’de çok fazla film festivali düzenleniyor. İstanbul’da da öyle. Bu kadar film festivaline ihtiyacımız var mı? Boğaziçi FF bize farklı ne vaat ediyor?

İstanbul nüfusu dünya üzerindeki potansiyeli ile bu kadar festivali kaldırabilecek çapta bir şehir bana göre. Türkiye’deki festivaller de yeterince var, evet. Herkes üzerine düşeni yapıyor kültür sanat anlamında… Bence devam etmeli güçlenerek, her festivalin ülkemize kültürel katkısı yadsınamaz. Burada uluslararası bir atmosfer oluşturuyoruz, dünyanın her yerinden insanları ağırlıyoruz.

Bizim diğer festivallerden farkımız belirli bir zümreye yönelik bir içerik sunmuyoruz, geniş kitlelere hitap edecek bir içerik hazırlıyoruz. Daha milli kültüründen beslenen, buna dikkat eden, seçtiğimiz seçkilerle de sunduğumuz film programıyla da bunu ön plana çıkaran bir festivaliz. Daha geniş kitleleri festivalimize davet ediyoruz daha geniş kitlelerin izleyebilecekleri türden filmleri seçerek bunu başarmaya çalışıyoruz. Her geçen yıl da bu artıyor.

Genç ve dinamik bir ekibimiz var ve bu içeriğimize de yansıyor. Ayakları yere basan, kibirden uzak bir festival olduğumuzu düşünüyorum. Ayrıca kar amacı gütmeyen bilet satış fiyatlarımızın çok uygun olduğu bir politika izleyerek de geniş kitlelere hitap eden bir festivaliz.

– Boğaziçi FF ilk yılında kısa film festivali olarak yola çıkmıştı. İstanbul’da çok fazla sinema öğrencisi var. Öğrenciler için verimli bir Boğaziçi FF rehberi sunmak isteseniz tavsiyeleriniz neler olurdu?

Bizim festivalimizde çok güçlü bir film gösterimi içeriğinin yarısı yanı sıra çok fazla etkinlikler de oluyor ve bu etkinliklerde film yapım sürecinin her aşamasını içeren ve kendi alanında uzman konukları ağırladığımız bir etkinlik programı şeklinde geçiyor. İşte senaryo, oyunculuk, yönetmenlik, cast yönetimi, kurgu, dağıtım gibi tüm konuları ve yapım süreçleri ile ilgili etkinlikler yapıyoruz. Bu yıl da yine aynı şekilde bir program hazırladık. Bunların en önemlileri MasterClass’lar düzenleyecek olan çok önemli iki yönetmen ve bir yapımcı var. Bir tanesi Bent Hamer’in MasterClass’ı. Aynı zamanda kendisinin filmlerini de göstereceğiz. Diğeri Sergei Loznitsa… Onun da bir MasterClass’ı olacak. O da geçtiğimiz yıl Cannes’da ödül almış önemli bir yönetmen. Bir diğer MasterClass’ımız Paulo Branco… Onun yapımla ilgili bir MasterClass’ı olacak.

Bunun dışında sinemada yapım dağıtım ve iletişim süreçleri adı altında bir etkinliğimiz olacak. Burada TRT Televizyon Dairesi Başkan Yardımcısı Cemil Yavuz konuşmacı olacak. CGV Mars Genel Dağıtım Müdürü Serdar Can, TV Plus Dijital Medya ve Eğlence Direktörü Barış Zavaroğlu… Konuklarımızın katılacağı bir dağıtım ve iletişim süreçleri etkinliğimiz var. Bir diğer etkinliğimiz de ‘Oyuncu Yönetimi’… Burada da Belçim Bilgin, Mert Fırat ve Ömer Faruk Sorak konuşmacı olarak bulunacaklar, bunu da tavsiye ederim genç oyuncu adayları adaylarına ve yönetmenlere… Bir diğer etkinliğimiz ‘Senaryo Yazımının İlkeleri‘… Burada da Massimiliano Nardulli, Giovanni Robbiano, Suzanne Pradel konuşmacı olarak katılacaklar. Proje geliştirme platformları da Pack&Pich adlı etkinliğimiz var. Burada da Matthieu Darras konuk olacak. Diğer konuklarımız Hanna Atallah, ve Hayet Benkara. Benkara zaten bizim Bosphorus Film Lab kategorisindeki yarışmacılara ön hazırlık sürecinde nasıl sunum yapmaları gerektiği ile ilgili bir ön hazırlık süreci ve eğitim veriyor. Daha sonra jüri karşısında çıkarılıyor yarışmacılar. ‘Bağımsız Filmler İçin Ortak Yapım Süreçleri’ adı altında bir etkinliğimiz olacak. Burada da yine TRT’den Faruk Güven, yapımcı Borislav Chouchkov ve yapımcı Zeynep Atakan konuşacak.

Ve bizim kısa film gösterimlerimiz var. “Ödüllü Kısa Filmler” başlığı adı altında. O kısa filmleri öğrencilerimizin izlemelerini tavsiye ederim.

– Kurumsal kimliğinizi yenilediniz. Bu yenilik festivalin içeriğine de yansıyacak mı?

Bir logo değişikliğimiz oldu. Boğazın sembolü biliyorsunuz yunus… O yunusun şeklini ve formunu biraz daha değiştirdik sade ve şık bir hale getirdik. Böyle bir değişikliğe gittik, yeni bir heyecan, yeni bir form, yeni bir tasarım oldu. Beğeniliyor da yeni logomuz. Bu tabii içeriğimize de yansıyor. Bütün geçtiğimiz yıllara göre daha da büyük bir hale gelen bir festival haline geldik. Biz memnunuz yunus formundan. Zaten ödülümüz ‘Altın Yunus’. ‘Altın Yunus’ için yarışan filmler de çok güçlü bu yıl, hep birlikte izleyeceğiz.

– Bu yıl Boğaziçi FF’de sizin kaçırmak istemediğiniz en iyi 10 filmi öğrenebilir miyiz?

Yarışma filmlerinden daha doğrusu festival filmlerinden tavsiye ettiklerimden en önemlileri, Beautiful Boy ve The Old Man & The Gun Oscar adaylığı kulislerde konuşulan filmler… Yomeddine, ‘Bomb, A Love Story’ filmlerini tavsiye ederim. Ayrıca Anons filmi var, Venedik’te önemli bir ödül aldı. Screwdriver, Sew The Winter To My Skin, Fortuna ve The Price of Everything filmleri önemli filmler.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up