Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Robocop Efsanesi Geri Döndü

Yayınlandı

tarihinde

busra-bayram

Çocukluğumda Robocop’u izleyip, etkisinde kalıp, o’nun gibi davrandığım zamanları hatırlıyorum. Bir gün bir kurşun bana isabet ettiğinde zırhıma çarpsın da, bana hiç bir şey olmasın diye dua bile ediyordum. Hayır canım, öyle bir şey yapmıyordum fakat hep bir düşüncem vardı. Sanki üzerimde tonlarca ağırlığında bir zırh varmış gibi yavaş hareket ederdim. Küçükken insan kahramanını seçerken hiç akıllıca davranmıyor tabi ki. Ne bileyim, o zamanlar şimdi ki gibi Justin Bieber’ler yok tabi. Bizler de Robocop’lar ile idare ederdik.

1981 doğumlu Joel Kinnaman dün verdiği bir röportajda Robocop’u çocukluk filmi olarak tanımlamış. 1987 yılında vizyona giren filme zorla annesiyle gitmiş. Kim dermiş ki o zamanlar “İlerde bir film daha çekilecek Joe ve sen bunun baş rolü olacaksın”. Tabi ki hiç kimse. Yani kendisinin aklına gelmezmiş böyle bir şey. Nitekim benim hayalimdeki Robocop’a da benzemiyormuş zaten. Neden olmuş ki o?

Robocop’un klasik hikayesini barındıran yeni versiyonda, fazlaca bürokratik olaylara yer verilmiş. Filme başlarken “Selamünaleyküm, Allah’ın selamı üzerinize olsun” cümleleri ile giriş yapılmış olsa da, müslümanlar yine ezik ve birbirinden birbirleri korunması gereken halk olarak gösterilmiş. “Amerikalılar kendilerini tehlikeye atıyordu, bu insanları korumak için” cümlesindeki “bu” sıfatı ile oldukça rahatsız ediciydi.

RobocopBunun haricinde ahım şahım sahneler bekliyorsanız bu film size bunu vaad etmeyecek. Robotların üstün varlık olarak yaratılmış insanın önüne geçmesini ön gören bir yapıyı oluşturmaya çalışan Amerika insanlarının karşısında; insani duyguların olmasını isteyen ve insanlığın üst düzey olduğunun düşünen Amerika insanları var. Yani Amerika’nın oyunları bunlar diyebileceğimiz bir yapı söz konusu. Özellikle ikinci yarıda inanılmaz yorulan ve sıkılan bir insan olarak söylemeliyim ki; bana hitap eden bir film değildi. Eee ne de olsa Tim Burton çocuğuyum ben. Belki de bu yüzdendir. Efektleri ve sahne geçişleri ise muazzam. Çoğu sahnede kullanılan planlara hayran kalmamak imkansız. Eee bu da kapitalist sistemin bir sonucu deyip işin içinde de sıyrılabilen bir yapım var.

Ahlaki boyutundan bakacak olursak, her ne kadar eşler olsa da iki kişinin yaşamaya çalıştığı özel anların gözler önüne serildiği bir komedya usulü sahne de mevcut. Ama hani öyle çok fazla rahatsız edici değil. Çocuklar için ortaya atılmış olsa da Robocop, bugün ki anlamında elbette çocuklara uygun bir yapısı yok. Yavaş hareketlerle hareket eden bir robottan ziyade, duyguları olan insani bir varlık söz konusu. Hatta duyguları her ne kadar öldürülmeye uğraşılsa da ölmüyo meletler.

Sonuca bağlamam gerekirse, basın gösteriminde izlediğim filmin bu yorumundan sonra merak edipte giderseniz bana yazın. Dediğim gibi, sanırım benim tarzım değildi bu film. Muhtemelen izledikten sonra “Muhteşemdi abi yea” diyecek tipleriniz de var aranızda. Işığınız bol olsun o halde.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler