Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Reha Erdem İle Hayvanlar Âlemi’nde

Yayınlandı

tarihinde

saziye-ayas

Reha Erdem ile Hayvanlar Âlemi’nde

Kosmos filmi çoğu izleyen için Bir Delinin Hatıra Defteri, Deliliğe Övgü, Delilik Ülkesinden Notlar…

Filmi izlemeden önce bu tip yorumları okursanız tabi ki filmde deliden başka bir şey görmeniz mucize olur. Filmde köylülerin Battal’a derviş kurtarıcı demesine kulağınızı kapatır, deliliğin bile çeşitleri aşamaları olduğunu düşünmeden Kosmos’u deli diye yaftalar geçip gidersiniz. Ama söyleyin Allah aşkına Kosmos ile Deli İbrahim (Şubat) aynı mıdır? Sermet Yeşil’in çıkardığı iki deli rolü arasında bir benzerlik görebiliyor musunuz? Açıkçası ben hiçbir benzerlik göremiyorum ama filmde gördüğüm bambaşka bir şey var. Kosmos benim için nerden bakarsanız bakın bir Ali Baba Çiftliği veya insanlara inatla benzememeye çalışanlardan oluşan bir “Hayvan Çiftliği”…

Hocalarımızın bir sözü vardır. Sinemanın gelişmesi için her alandan insana ihtiyaç var çünkü filmleri daha iyi anlayabilmek ve daha gerçekçi olmasını sağlamak için her türlü bakış açısı gerekli. Bu açıdan duyduğum en ilginç örneklerden biri Mustafa Altıoklar’ın doktor olduğu için sahte kan göstermeyi kendine yediremeyip kendisinden ve diğerlerinden şırınga ile kan çekip sahneyi öyle tamamlaması. Ben de şu anda Kosmos’u daha iyi açıklayabilmek için bir zoolog veya veteriner olmak isterdim.  Baştan toplu bir “Afedersiniz” deyip türlü türlü hayvan isimleri kullanabilmek için. Çünkü kuşları bile birbirinden ayırt edemem ki ben… Yine de inat ettim;  kör topal bir yazı yazacağım size neden böyle bir iddiada bulunduğumu anlatmaya çalışacağım.

kosmos

İlk sahneden başlayalım. …

Bir çocuk yusufçuk misali dereden akarken Kosmos şehre ulaşır. Bir kız olanca kuvvetiyle bağırmaktadır. Kız (Neptün) bağırdıkça Kosmos da bağırır tıpkı ağaç üstüne konmuş kuşların siz kahkahalarla güldüğünüzde veya yüksek bir ses çıkardığınızda size tepki vermesi veya Suzanne Collins’in alaycı kuş romanında gerçekte olup olmadığını bilmediğim(hayvanlardan anlamadığımı söylemiştim) kuş misali çıkarılan sesleri tekrar etmesi gibidir. Sonrasında da kız (Neptün) ve adam (Kosmos) ne zaman karşılaşsalar böyle kuş gibi ötüşmeye devam ederler; kimi zaman kız tavuk olur adam horoz. Kimi zaman kız dama tüneyen bir leylek. Kimi zaman duvarlar arasına sıkışmış hayali kanatları kâğıtları havalandıran martı…

Kosmos adamına göre değişen bir yapıya sahiptir yalnız bu bana biraz da selamsız sokağı hatırlatır.

Bir lakabı da Selamsız Şeyh” olan Selami Ali Efendi’nin Selamsız hikayesi şöyle rivayet edilir: Selami Ali Efendi kaldığı semt olan Selamiyye sokağından geçerken etraftaki esnafa hiç selam vermeden geçişi nedeniyle kendisine ‘ne kadar selamsız, hiç selam vermiyor’diye serzenişte bulunurlar. Hatta daha sonra da ‘esnaflar şeyhi’ne şikayette bulunarak niçin Selami Efendi’nin kendi sokaklarından selam sabah etmeden önüne bakarak geçtiğinden dem vururlar.. Bunun üzerine esnaflar şeyhi konuyu Selami Ali Efendi’ye açınca o da: “Gel” der ve katırına onu bindirir kendisi de bir başka katırla yola çıkarlar. Tam o sokaktan geçerken bu sefer esnaf şeyhin gördüğü manzara karşısında birden irkilir ve ürpererek dehşete düşer. Sağlı sollu dükkan sahiplerinin bedenlerinin üzerindeki kafalarının tilki, kurt, kedi, domuz şeklinde baktıklarını müşahede eder.. Daha sonra aşağıda Selmanipak caddesine varınca Selami Ali Efendi esnaflar şeyhine dönerek: “Ne dersiniz şeyh efendi bu mahlukata selam verilir mi? Esnaf şeyhi son derece üzgün ve perişan:

“Verilmez efendim, verilmez der ve huyları o kadar kötüymüş ki dışarı taşmış.” der.. Ertesi gün o esnaflara varır ve onlara seslenerek: “Esas selamsız sizsiniz! Önce siz kendinize bir çeki düzen verin. İçiniz suretinize yansımış sizin… Bu cadde Selamsız, bu çarşı Selamsız, der. Selami Ali Efendi değil…

Kosmos kasabadakilerin ihtiyaçları doğrultusunda bir hayvandan diğerine geçer. Yaşı geçmiş öğretmenin yanında bir kedi gibidir. Süt dökmüş kedi gibi kadının kapısında bekler “Size sarılmaya geldim efendim” derken. Kucağına oturur sonra Kozmos okşanmayı bekler.

Sakat ilaç bağımlısı kadın için ise dost bir köpek gibidir. Kadının istediği ilacı terbiye edilmemiş aşırıcı bir köpek gibi durup durup eczaneden çalar ve dolaba yığar kemiklerini aynı yere toplayan bir köpek gibidir. Onu başkalarından korumak için uzaktan onu izler ve bekler hatta onu bir köpek gibi …

Şekerler.. Herkes bilir yarış atlarının kesme şeker sevdiğini Kosmos da kahvedeki kesme şekerleri görünce dayanamaz Kosmosun tek yediği şey şekerdir. Jandarmalar geldiğinde yatağın üzerinde duran torbaların eroin olduğunu bile düşünebilirsiniz

Abilerinden bir fare gibi saklanan babası ölen küçük kardeşi de unutmamak gerek;  tilki misali para çalan Kosmos Kars peynirleri satan dükkâna girdiğinde aklıma karga ve peynir hikâyesi gelir. İmza kampanyası için dolaşanlar ve ona karşı gelenler ise keçiden veya birbirleri ile dalaşan kurtlardan farksızdır. Ağaca bir sincap gibi tırmanması,  Kosmos ‘un iyileştirmeye çalıştığı insanlara sülük misali yapışması, gelirken de giderken de ördekler gibi paytak paytak yürümesi bahsetmeye çalıştığım hayvanlara ait davranışlardan birkaçı… Son olarak konuşmayan hırçın çocuktan bahsetmek gerekir o çocuğun hangi hayvanı temsil ettiği hakkında biraz ikileme düşebilirsiniz ama bu hikayecik her şeyi açıklar niteliktedir. Atıvermiş yavrucak kediyi köprüden aşağıya boğulup gidivereceğini düşünememiş gece kendisini kedi mahkemesinde görmüş baş kedi ona ceza olarak biz sana işaret verene kadar konuşmayacaksın demiş o da konuşmamış, çekmiş cezasını” Biraz daha devam edebilirim aslında ama benim hayvanlarla ilgili sınırlı bilgim yetmez ve sizi daha fazla sıkmak istemem. Yoksa Kosmos’a deli diyenler benim hakkımda ne düşünürler Allah bilir.

Bu şehir Allah kapısıdır. Kötülük çıksa da kök salmadan bozulur. Pisliği kar öldürür su götürür.

Kasaba da tüm incelikleri gözetilerek verilmiştir; yazı fazla uzadığından bunları es geçiyorum maalesef ama oyunculukların güzelliğinden bahsetmeden olmaz sanıyorum artık kadrolu sinema oyuncusu olan çoğu ödül kazanmış filmde karşımıza çıkan Sermet Yeşil, oyunculuğu ile göz dolduran Türkü Turan , küçük bir sahnede bile bize olsa bize göz kırpan Nadir Sarıbacak namı diğer  duble.. Benim favori oyuncularımdan Saygın Soysal

Çocuğu kurtarılan Yahya Bey de başlı başına incelenmesi gereken bir konudur. Yahya Bey bir mezbaha da çalışır. Yalnız bunu bir süre sonra öğreniriz daha önce kesilen hayvanları ve turuncu önlüklü birini görürüz. Hayvanları sevdikleri önünde öldüren cani bir adam tasavvur ederiz sonra bunun Yahya Bey olduğunu görürüz. Bu film içinde kısa bir cinayet filmi kesiti gibidir.

Neptün ile babası Yahya Bey’ in mezbaha önünde yaptıkları konuşmanın insanlar için mi yoksa hayvanlar için mi olduğunu önce anlamayız. Konuşma şöyledir;

Biliyorlar mı acaba ölecekleri?

Bilmezler mi?

Öleceklerine seviniyorlardır bile. Burası onların kurtuluş yeri.

Aslında tüm özet şudur;

-Onların başına gelenler de insanlar yüzünden efendim. Çünkü hakkın yerinde de kötülük var. Adaletin yerinde de kötülük var. Aslında insanoğlunun başına gelen hayvanların da başına geliyor. Başlarına gelen şey aynı. Bu nasıl ölüyorsa öteki de öyle ölüyor. Hepsinin bir soluğu var. İnsanın hayvana bir üstünlüğü yok efendim. Çünkü hepsi boş. Çünkü hepsi aynı yere gidiyorlar. Hepsi aslında topraktan ve hepsi yine toprağa dönüyorlar.

-Sen guguklu cevap makinesi misin?

                 -Hayır, efendim ben hiçbir şey bilmiyorum…

twitter.com/muzminogrenci

 

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

İlker Çatak’ın Ödüllü Filmi “Söz Senettir” 14 Eylül’de Bahçe Sineması’nda

KüçükÇiftlik Film kulübü sunar!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

KüçükÇiftlik Park, her hafta Salı akşamı püfür püfür bahçe ortamında sinemanın en beğenilen filmleriyle sinemaseverleri buluşturmaya devam ediyor. URU organizasyonu ve Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla gerçekleştirilen KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı Almanya’dan sonra Türkiye’de ilk kez ve sadece bir kereye özel olarak gösterilecek “Söz Senettir” filmine ev sahipliği yapacak. İlker Çatak’ın, festivallerden ödüllerle dönen ikinci uzun metraj filmi “Söz Senettir”, muzip, yalın ve olgun sinema diliyle dikkat çekerken izleyicilerin ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algısını sarsıyor. Sinemaseverler filmden hemen önce ve sonra ise Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile açık havanın keyfini müzik eşliğinde de çıkaracaklar.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı İlker Çatak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve 3 gencin, izleyiciyi sarsan ilişki döngüsüne yer veren “Söz Senettir” filmini sinemaseverlere sunacak. 2020 Bavyera Film Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu, 2019 Münih Film Festivali’nde ise En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo ödüllerini alan Almanya-Fransa ortak yapımı “Söz Senettir”, Türkiye’de ilk kez ve sadece Bahçe Sineması’nda gösterilecek.

Kadının pilot, erkeğin müzisyen olduğu bir çift… Marion ve Raphael Almanya’dan uçağa atlayıp yaz tatili için Türkiye’ye geliyorlar ve yolları jigololuk yapan genç Baran’la kesişiyor. Bundan sonra ilişki üç kişilik bir oyuna dönüşüyor. Avrupa’ya gitmeyi kafasına koymuş Baran, Marion’a evlenme teklif ediyor. Hayatını her zaman kontrol altında tutmayı başarmış ama kanser olduğunu öğrendikten sonra her şeyi yeniden gözden geçirmeye başlayan Marion ise ilk defa bir yabancının müdahalesine izin veriyor ve Baran’ın teklifini kabul ediyor. Kâğıt üstünde tanıdık gelebilecek bu anlaşmalı evlilik öyküsü, Bir Zamanlar Kızılderili Ülkesinde filmini Kino 2018’de izlediğimiz İlker Çatak’ın elinde, neşesi de eksik olmayan, toplumsal cinsiyet rolleri ve tekeşli ilişkilerin çizdiği çemberleri sürekli esneten, muzip ve dinamik bir romantik drama dönüşüyor. “Söz Senettir”, ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algımızı sarsabilecek katışıksız bir enerjiyi dokusuna katıyor.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra film konseptine uygun DJ performansından mini konserlere kadar farklı içerikler de yer alıyor. 14 Eylül Salı akşamı sinemaseverler çimenlerde oturup müziğin keyfini çıkartmaya Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile başlayacak. Hem filmden önce hem de filmden sonra DJ kabininde yer alacak olan Doğu Civicik ve Ozan Korkmaz ikilisi, kolektif olarak aktif ve en üst düzeyde elektronik müzik yaratmaya çalışırken 2016 yılında müzikal kariyerlerini birleştirerek geleceklerini yeniden yazdılar ve Schnell Schnell doğdu. Farklı janralarda yaptıkları işbirlikleri, yerli ve yabancı bir çok önemli sanatçı ile yer aldıkları sahneler ve düzenli olarak 2017 yılından beri Radio FG 93.8’de yayınladıkları  Schnell Schnell Radio Show ile seslerini duyuruyorlar. Ürettikleri ve remix’ledikleri parçalar, Vesvese Records (TR), Eskimo Recordings (BE) ve Ostra Discos (POR) gibi plak şirketleri aracılığıyla yayınlandı. 2020 yılında kendi plak şirketleri SCHNLL’yi kurdular ve ilk albümleri “The Grit”i yayınladılar.

Kapı açılış saati 18.30, film başlama saati ise 21.00 olan etkinliklerin biletleri online olarak Biletix’ten temin edilebiliyor.

Tüm Hijyen Önlemleri Alındı

Pandeminin başından itibaren aldığı koronavirüs tedbirlerini hassasiyetle uygulamaya devam eden KüçükÇiftlik Park, sinema tutkunlarını pandemi şartlarına uygun olarak sınırlı sayıda kapasiteyle ağırlıyor. Online biletleme sisteminin kullanıldığı ve HES kodu zorunluluğunun olduğu etkinliklerde misafirlerin ateş ölçümü sağlık görevlileri tarafından yapılırken, ortak alanların hijyeni en üst düzeyde sağlanıyor. Misafirler KüçükÇiftlik Park’a 6 Eylül itibarıyla hayata geçen yönetmelik gereği PCR testi veya aşı kartı ibrazıyla giriş yapılabilecek.  

Okumaya Devam Et

Türkiye

Cengiz Bozkurt “Kim Bu Aile?” İçin Tam Formunda

Kim Bu Aile? setinden yeni fotoğraf yayınlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Başrolünde Cengiz Bozkurt’la birlikte Nurgül Yeşilçay, Onur Buldu ve Ferit Aktuğ’un yer aldığı “Kim Bu Aile?” filminin setinden yeni fotoğraf yayınlandı.

Yapımını CJ ENM Türkiye’nin üstlendiği Kim Bu Aile?, sinema salonlarını kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Çekimleri geçtiğimiz günlerde İstanbul’da başlayan Kim Bu Aile? filmi, eğlenceli hikayesi ile olduğu kadar aksiyon sahneleriyle de iddialı olacak.

Yönetmenliğini Bedran Güzel’in yaptığı filmin başrol oyuncularından Cengiz Bozkurt, önceki gün setten yaptığı paylaşımla sosyal medyayı salladı. Tam teçhizatlı vaziyette poz veren usta oyuncu, paylaşımına “Aksiyona başladık” notunu ekledi.

Zengin oyuncu kadrosuyla dikkat çeken filmin başrollerinde Cengiz Bozkurt’la birlikte Nurgül Yeşilçay, Onur Buldu ve Ferit Aktuğ yer alıyor.

Aksiyon ve komediyi bir araya getiren renkli hikayesi, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu ve zengin prodüksiyonu ile son zamanların en çok konuşulacak filmlerinden biri olacak Kim Bu Aile?, sinema salonunda eğlenceli vakit geçirmeyi özleyen seyirciyi fazlasıyla memnun edecek.

Okumaya Devam Et

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler