Bizimle İletişime Geçin

Liste

Pulitzer Ödüllü Romanlardan Uyarlanan Filmler

Ödüllü eserlerden film uyarlamaları…

Yayınlandı

tarihinde

The Road

The Road (2009)

Gelecekteki kıyamet günlerini anlatan bir kitabın uyarlaması olan film, güçlü oyuncu kadrosuyla, en iyi satanlar listesindeki kitabın (The Road) gölgesinde kalmayacak bir film.

Kıyamet sonrası atmosferinde Amerika yangın yeridir. Bir baba ve oğlunun istikameti Amerika kıyılarıdır. Amerika’yı bir uçtan bir uca geçerken ellerindeki basit tüfekle yaşadıkları macerada esas problem zor hava koşullarında nereye gittiklerini bilmemeleri ve yollarına çıkan haydutlardır. Film bilim kurgu türünde olmasına rağmen Western türünde de öğeler taşımaktadır. Doğal felaketler sonucunda Amerika kıtasında yaşayanların neredeyse hepsi ölmüş, hayvanlar ve bitkiler de yok olmuştur. Hayatta kalabilen pek az insan da ya açlıktan ölmektedir ya da yamyama dönüşenlere av olmaktadır. Bir adam, bu koşullara dayanamayan karısının intiharının ardından birlikte güneye, okyanus kıyısına doğru zorlu ve uzun bir yolculuğa çıkar…

____

Saatler

Saatler (2002) The Hours

Pulitzer ödüllü Michael Cunningham romanından uyarlanan film, farklı dönemlerde yaşayan üç kadını Virginia Woolf ve ünlü kitabı Mrs. Dalloway ile bağlantılı olarak ele alıyor.

İlk kadın doğal olarak Woolf’un kendisidir. Hastalıklarla dolu sancılı bir yaşam geçiren Woolf, Mrs. Dalloway’i yazmaktadır; fakat depresyon nedeniyle sık sık hayatla bağları gevşemekte, intaharın eşiğine gelmektedir. 1949 yılında hamile bir ev kadını eşine bir doğumgünü partisi hazırlamanın eşiğindeyken, okumakta olduğu Mrs. Dalloway’i bir türlü elinden bırakamaz ve…

Son olarak günümüzde yaşayan bir kadın, Aids hastalığına yakalanan eski kocası için bir parti hazırlayacaktır. İkisinin arasında, Woolf’un kitabıyla bağlantılı çok özel bir bağ vardır.

20. yy’ın en önemli kadın yazarlarından biri olan ve kendi yaşamı da romanları kadar çarpıcı geçen Woolf’un yaşamı etrafında dönen bu ilginç çalışma, kesinlikle kaçırılmaması gereken bir film.

Mrs. Dalloway romanı, bir kadının tüm yaşamının ipuçlarını gizleyen bir gününü anlatır.

______

The Magnificent Ambersons

The Magnificent Ambersons (1942)

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer aristokrat bir ailenin, güç budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak.. Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı. Film Booth Tarkington’ın Pulitzer ödüllü romanından perdeye aktarıldı.

______

Masumiyet Yaşı

Masumiyet Yaşı (1993) The Age of Innocence

Edith Wharton’un kitabından uyarlanan Masumiyet yaşı, dönemin en ünlü oyuncularını da bir araya getirmiştir. Sosyetenin gözbebeği Newland Archer, May Welland ile nişanlıdır. Ancak Mayin kuzeni Kontes Olenska’yla tanışınca bütün hayatı değişiyor. Kocasından ayrılan bir kadın olarak, 19. yüzyıl New York’unda dışlanan bu kadını Newland önce savunmaya başlıyor ancak daha sonra ikisi de birbirine aşık oluyorlar.

_____

Rüzgar Gibi Geçti

Rüzgar Gibi Geçti (1939) Gone with the Wind

Amerikan İç Savaşı’nın geçtiği yılları konu alan film Margaret Mitchell’in 1937’de ödül kazanacak romanından uyarlandı. Görselliği ve romantizmi ile izleyenler için ayrı bir öneme sahip olan film 1994’te yeniden çekilmiştir.

____

 

The Yearling

The Yearling (1946)

Amerikan iç savaşı sonrasında, isyancı askerlerden birisi olan Penny Baxter, eşi Orry ve 12 yaşındaki oğlu Jody ile Florida’daki ilk yerleşimcilerdendirler. Baxter çiftinin daha önce kaybettikleri 2 çocuğu Orry’nin hayata daha sert bakmasına sebep olmuştur. Buna karşılık Penny ve oğlu daha sıcak ve sevgi doludur…
Pulitzer ödüllü Marjorie Kinnan Rawlings’in romanından uyarlanan filmde, fakir ailesi ile Florida Everglades’de yaşayan 12 yaşındaki Jody’nin yavru geyik ile kurduğu güçlü dostluk anlatılıyor. Filmin konusu, Amerikan içsavaşı sonrasında geçiyor. Yönetmen Rod Hardy, dönemin tarihsel ve toplumsal panoramasını başarılı sinema diliyle yansıtması, romanın ana temalarına ve özüne geniş ölçüde sadık kaldığının bir göstergesi. Filmin küçük kahramanı canlandıran Jarman’in gösterdiği üstün performans, ‘‘En İyi Çocuk Oyuncu’’ Özel Oscarı’yla onurlandırıldı.

_____

The Grapes of Wrath

Gazap Üzümleri (1940) The Grapes of Wrath

Tom Joad, kasıtsız adam öldürme suçundan girdiği hapishaneden cezasını tamamlayıp henüz çıkmıştır ve otostop yaparak Oklahoma’daki ailesinin çiftliğine doğru gitmektedir. Yolda önceden tanıdığı Casy’e rastlar. Casy aynı zamanda Tom’u vaftiz eden din adamıdır ancak inancını kaybettiği için vaizliği bırakmıştır. Casy Tom’a kuraklık, kum fırtınaları ve yeni uygulanmaya başlanan tarım ve bankacılık metodlarının bir zamanlar verimli topraklara sahip olan Oklahoma’yı kırıp geçirdiğini anlatır. Birlikte Tom Joad’un çiftliğine ulaştıklarında Joad ailesinin göçe hazırlandıklarını görürler, zira banka onların çiftliğine de el koymuştur. Ertesi gün şafakta oniki kişilik Joad ailesi tüm eşyaları ile birlikte külüstür bir kamyona doluşarak California’ya ‘vaat edilmiş topraklar’a doğru yola çıkarlar.

Film, John Steinbeck’in Pulitzer ödülü kazanan aynı adlı romandan uyarlanmıştır.

______

All the King's Men

Saltanat Hırsı (1949) All the King’s Men

Willie Stark, halkın arasından çıkıp politikaya atılır. Başarılı da olur. Ancak koltuğuna oturduktan sonra bambaşka bir kişiliğe bürünür. Verdiği sözleri, vaatleri unutur. Eleştirdiği sistemin bir parçası olur. Kibiri, gururu ve elde ettiği güç onu bulunduğu zirveden indirecektir.

Film, Time Dergisi’nin en iyi yüz roman listesindeki Robert Penn Warren’in Pulitzer ödüllü romanından uyarlanmıştır.

____

South Pacific (1958)

Güney Pasifik Masalları kitabından uyarlanan Sout Pasific, gösterime girdikten sonra onlarca ödüle layık görüldü. Film, İkinci Dünya Savaşı’nda biri ABD’li, öteki Fransız iki gencin aşk öyküsünü anlatıyor… Güzel görüntüler eşliğinde devam eden filmin şarkıları da (özellikle “There is Nothin’ Like a Dame”) çok beğenilmişti.

_____

Denizde isyan

Denizde isyan (1954) The Caine Mutiny

İkinci Dünya Savaşı’nın en ateşli zamanlarında, Caine’in kitabına göre davranması yüzünden ikinci kaptan Maryk (Van Johnson) ve tayfası isyana başlarlar. Ancak asıl kırılma noktası bir çok sorgulanan emirinden sonra kaptanın tüm tayfayı Ölüm Tayfunu’na yöneltme emri olur.

Film, New York’ta 60 hafta boyunca çok satanlar listesinin başında kalan Pulitzer ödüllü Herman Wouks’un kitabından uyarlanmıştır.

_____

Şüphe

Şüphe (2008) Doubt

1964 yılındayız. Bronx’taki St. Nicholas kilisesi… Karizmatik Rahip Flynn (Philip Seymour Hoffman), korkunun ve disiplinin gücüne yürekten inanan Rahibe Aloysius Beauvier’in (Meryl Streep) ateşli bir şekilde savunduğu katı gelenekleri yıkmak için çaba göstermektedir.

Ülkenin politik iklimindeki değişim rüzgarlarının kilise camiasını da etki altına almasıyla okula ilk kez Donald Miller adlı siyah bir öğrenci kabul edilmiştir. Geleceğe umutla bakan genç ve masum rahibe James (Amy Adams), Peder Flynn ile ilgili bir şüphesini Rahibe Aloysius ile paylaşarak Peder Flynn’ın Donald’a karşı aşırı bir yakınlık gösterdiğini anlatır. Bu iddia ve suçlama üzerine harekete geçen Rahibe Aloysius, gerçeği ortaya çıkartmak ve Peder Flynn’ı okuldan attırmak için büyük bir mücadele başlatır. Rahibe Aloysius artık Peder Flynn’a karşı müthiş bir irade savaşına kilitlenmiştir. Bu mücadelenin hem kilise hem de okul üzerinde yıkıcı sonuçlar getirmesi tehlikesi vardır.

Film John Patrick Shanley’in Pulitzer ödüllü aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

_____

İhtiras Tramvayı

İhtiras Tramvayı (1951) A Streetcar Named Desire

Tenesse Williams’ın 1948’te Pulitzer ödülü kazanan romanından uyarlanan bu film aynı zamanda Marlon Brando için de dönüm noktasıdır. İhtiras Tramvayı’nın konusu şöyledir: Missisipi’de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans’ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella’nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella’nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche’ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche’ın Stanley’le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.

____

Cat on a Hot Tin Roof

Kızgın Damdaki Kedi (1958) Cat on a Hot Tin Roof

Yine bir Tenesse Williams uyarlaması.

Margret Pollit, diğer ismiyle Kedi Maggie hayatını garantiye almak için Güneyli bir zengin aileye gelin olmayı kabul etmiştir. Kocası Brick ona yüksek hayat standartları sağlamasına karşın Maggie’yi mutlu etmekten yoksundur, yeterince ilgi ve şefkat göstermez. Eski bir futbolcu olan Brick, popüler olduğu günleri geride bırakmış ve kendi tatminsizliklerini alkolle yatıştırmaya yönelmiştir.

Aile babası Big Daddy ölüm döşeğinde iken, Maggie, Brick ve onun erkek kardeşi Gooper bir araya gelir. Aralarında kimi zaman gergin anlara tanık olunan bir iktidar mücadelesi başlar.

____

Para Beraber Gitmez

Para Beraber Gitmez (1938) You Can’t Take It with You

Drama dalında Pulitzer kazanan bir tiyatro oyunundan uyarlanan filmin konusu şöyle:

Stenograf Alice Sycamore, çalıştığı şirketin başkan yardımcısı da olan patronu Tony Kirby’ye aşıktır, seçkin şirketse patronunun açgözlü babası Anthony P.Kirby’ye aittir. Baba Kirby, silah ticaretinde tekel olmaya çalışmakta ve 12 blokluk bir bölgede son ev olan Alice’in dedesi Martin Vanderhof’un evini satın alması gerekmektedir. Bununla birlikte, Martin, bireyleri para yerine arkadaş edinmeye ve eğlenmeye önem veren anarşik ve uçuk bir ailenin reisidir. Tony, Alice’e evlenme teklif ettiğinde; basit ve çılgın ailesinin züppe Kirby’lerle tanışmasının zaruri olduğunu söyler, Tony kararlaştırılandan bir gün önce Alice’i ve ailesini ziyaret etmeye karar verir. Kaçınılmaz bir sınıf ve yaşam tarzı çatışması vardır, Kirby’ler Sycamore’ları küçümseyerek reddeder ve Alice, Kirby ailesinin hayatını değiştirerek, Tony ile olan ilişkisini bitirir.

______

Glengarry Glen Ross

Amerikalılar (1992) Glengarry Glen Ross

Ünlü oyun ve senaryo yazarı David Mamet’in bir eserinden uyarlanan filmin tamamı 2 gün içerisinde geçiyor. Bir grup emlak pazarlamacısı bağlı oldukları şirket tarafından eğer adamakıllı birer satış yapmazlarsa kovulacaklarını anlıyorlar. Bu bir grup emlak satıcısının o akşam yaşadığı çelişkiler ve ayakta kalabilmek için verdikleri haybeye mücadele içlerinden bazılarını çalıştıkları büroyu soymaya bile itecektir. Özellikle yıldız oyuncu kadrosuyla dikkat çeken film başarılı ve Pulitzer ödüllü bir tiyatro oyununun uyarlamasıdır.

_____

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Liste

Metafor Dolu 10 Film

Anlam karmaşası içerisinde beyaz perde.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sinema duyguların dışa vurumlarından oluşan; insanı insana, insanla anlatan sanat dallarından biridir. Hal böyleyken bazı yapımlar yansıtmak istediği duygu ve düşünceleri seyircinin kucağına bırakıp kaçarken, kimi filmler metafor aracılığıyla temellendirmelerini yapar. İşte etkisinden çıkmayacağınız ‘Metafor Dolu 10 Film‘ sizlerle. İyi seyirler.

İz Sürücü (1979) Stalker IMDb 8,2

Uzak bir gelecekte, bambaşka bir yaşam düzeni içerisinde, ismi olmayan bir ülkede, dünyaya düşen dev göktaşı yaşamı yerle bir ederken Zone adında esrarengiz, yeni bir bölge oluşmuştur.

Bu bölgeden içeriye girebilen insanların tutkularının gerçekleşeceğine dair söylentiler vardır. Askerler tarafından korunan Zone bölgesine sadece gerekli olgunluğa erişmiş cesur Stalker’lar girebilmekte, bölgeye giren insanlara eşlik etmektedirler. Kahramanımız Stalker, ailesinin tüm itirazlarına rağmen bölgeye girmek isteyen bir bilim adamına ve bir yazara eşlik etmeye karar verir.

Stalker, dev bir göktaşının yaşamı alt üst etmesinin akabinde oluşan esrarengiz Zone bölgesi ve buraya girmek isteyen bir bilim insanı ile yazara eşlik eden bir Stalker’ın hikâyesini anlatıyor.

İhtiyarlara Yer Yok (2007) No Country for Old Men IMDb 8,1

Llewelyn Moss, bir olay yerinde bulduğu çantayı alır ve başını hiç ummadığı bir belaya sokar. Artık peşinde bir kiralık katil vardır. Moss bir Vietnam gazisidir ve bir şekilde uyuşturucu olaylarının ortasında soruna dönüşen bir meseleye karışır. Peşindeki katil Anton Chigurh planı konusunda kararlıdır çünkü işini yarım bıramak niyetinde değildir. İşin için çok sayıda masum insanın ve suçluların da karışacağı soluk soluğa bir takip başlayacaktır.

Bugün Aslında Dündü (1993) Groundhog Day IMDb 8,0

Hava durumu spikeri olan Phil Connors Pennsylvania’daki bir kasabaya geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. Kendini beğenen ve kibirli biri olan Phil, kasabadaki bu basit ve sıradan insanlarla bir arada olmaktan hiç hoşlanmaz. Berbat bir gün geçirir ve kar fırtınasından dolayı yollar kapandığı için orada sabahlamak zorunda kalır. Tek istediği bu ortamdan bir an önce kurtulmaktır ama sabah uyandığında anlamakta zorlanacağı bir şeyle karşılaşır. Zaman döngüsüne yakalanmış ve o nefret ettiği günü her gün yeniden yaşamak zorundadır. Tek çaresi gününü güzel geçirmeyi sağlayacak şeyler bulmak olan Phil her gün aynı şeyleri yaşıyor olmanın da avantajını kullanmaya başlar. Bill Muray’ın kendisine hayran bırakacağı Harold Ramis imzalı bu film eğlenceli bir klasik.  

Persona (1966) IMDb 8,1

Persona, Bergman filmografisinin en şaşırtıcı ve en aykırı parçası. Yönetmenin ustalığının ve modern sinemayı etkilemekle kalmayıp onu nasıl büyük ölçüde kendinden çıkardığının en güzel kanıtlarından biri. Sinamotografisinin ustalığını bir yana bırakırsak, buradaki sinema dilinin günümüzdekinden geri kalan yanı yok. Sinematografi de işin içine girdiğinde Bergman fersah fersah öteye gidiyor. Kuralları kim koydu diye merak ediyorsanız işte size Bergman, sinemanın gerçek babası. Örneğin Lynch Mulholland Çıkmaz’ını yazarken bu filmi en az on kez izlemiş olmalıdır.

Solaris (1972) Solyaris IMDb 8,1

Ağır işleyen filmlerindeki muhteşem görsellikle sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan Rus yönetmen Andrey Tarkovskiy’nin yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “Solyaris”, Tarkovsky’nin en önemli yapımları arasında yer alır. İnsanlığın sadece utanç duygusuyla kurtulabileceğine inanan yönetmen, Solaris gezegeni bölgesine kurulu olan bir uzay istasyonunda iki bilim adamının yaşadığı insanlık deneyimini aktarıyor.

Doktor Kris Kelvin, gönderilen bilim insanlarının geri dönmediği Solaris gezegenine gider. Burada olup bitenleri anlamaya çalışan Doktor, kısa bir süre sonra gezegenin sırrını anlayacak ve büyük bir vicdan muhasebesi yaşayacaktır.

İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar (2003) Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom IMDb 8,0 

Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan. Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı.Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır. Gerçek bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan bir film.

Hiç Bitmeyen Öykü (1984) Die unendliche Geschichte IMDb 7,4  

Zorbalığa uğrayan Bastian, okulunun tavan arasına kapanır ve ejderhalar, yarış salyangozları gibi sihirli yaratıkların ülkesi Fantasia hakkında bir kitap okumaya başlar.

Kaynak (2006) The Fountain IMDb 7,2

Ölümsüzlüğün ağacı: Hayat Ağacı.

The Fountain, bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için giriştiği ebedi savaşımı anlatan bir yolculuk. Destansı yolculuk, 16. Yüzyıl İspanya’sında bir fatih olan Tomas’ın (Hugh Jackman), ölümsüzlük bahşettiğine inanılan efsanevi bir varlık olan Gençlik Çeşmesi’ni aramaya çıkmasıyla başlar. Hikaye, modern bir bilim adamı olan Tommy Creo, sevgili karısı Isabel’ı yavaş yavaş öldüren kanseri tedavi edebilmek uğruna ümitsiz çırpınışlarını anlatarak devam ediyor. 26. Yüzyılda derin uzayda yolculuk eden astronot Tom, kendisini bin yıldır yiyip bitiren gizemleri kavramaya başlar. Bu bin yıla yayılan üç hikayede, tüm zamanların Thomas’ı olan savaşçı, bilimadamı ve kaşif; hayat, aşk, ölüm ve yeniden doğuş kavramlarıyla yüzleşir. Bu üç adamın hikayesi tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır.

Eraserhead (1977) IMDb 7,4

Sinema tarihinin en orjinal filmlerinden birisi olan film, David Lynch’in ilk uzun metraj filmidir. Dev makinelerin çalıştığı dumanlarla kaplı bir evrende geçen filmde Jack Nance’in canlandırdığı Henry Spencer’ın özürlü kız arkadaşı olan Mary X’den (Charlotte Stewart) mutant bir çocuğu olur. Bu öykü etrafında ilerleyen film, 30 dakika boyunca Spencer’ın kabusuna bizi davet eder. Filmde Henry Spencer evi terk eden kız arkadaşının öfkesini bebeğini öldürerek dindirir. Bir sürü rahatsız edici imge, izleyicinin algısını allak bullak eden bir ses bandı ve siyah-beyaz görüntüleriyle, ‘Eraserhead’ bir deneysel sinema başyapıtıdır. Filmde fantastik görüntüler çoğunluktadır.

Kutsal Motorlar (2012) Holy Motors IMDb 7,1

Cesar o gün her sabah yaptığı gibi işe gitmek için elinde çantası, yaşadığı görkemli malikaneden çıkar, beyaz limuzinine doğru yürür. Çevresindeki korumalar ona eşlik ederken, şoförü Celine kendisine kapıyı açar ve yol boyunca o gün tamamlamaları gerekan randevularından konuşurlar. Cesar eline yaşlı bir kadın peruğu alıp onu düzeltmeye başlayıncaya dek her şey normal gibi görünmektedir. Peki gerçekten her şey bu kadar normal midir.

Prometheus (2012) IMDb 7,0

Tekrar bilim-kurgu türüne dönüş yapan kült yönetmen Ridley Scott’ın önderliğinde Alien’ın köklerine yapılan bu yolculuk, hayatın başlangıcına dair araştırma yürüten bir ekibin evrenin en karanlık noktasında yaşadıkları maceralara odaklanıyor. Ekibin insanoğlunun geleceğini korumak adına girdiği bu savaş, her şeyin sonu olabilir.

Ters Yüz (2015) Inside Out IMDb 8,1  

Ters Yüz, küçük bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Küçük Riley için hayat, babasının San Francisco’da yeni bir işe başlamasıyla baştan aşağıya değişir. Orta-Batı’daki yaşamını geride bırakan Riley’ı şimdi yeni bir ev, okul ve arkadaşlar beklemektedir. Peki içindeki duyguları o ne söyler? Neşe, Korku, Öfke, Nefret ve Üzüntü. Riley’in zihninin içinde yaşayan, ona günlük hayatında tavsiyeler veren duyguları bu yeni hayata alışırken ufak bir kaosa neden olacaktır. Neşe, Riley’nin en önemli duygusudur ve onu hep pozitif tutmaya çalışır ama diğer duygular bu yeni hayatına uyum sağlama konusunda biraz şaşkındır.

Okumaya Devam Et

Liste

Gözden Kaçan 10 Güzel Fransız Filmi

Fransız kalmayın!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Tatlı Günler (1967) Les demoiselles de Rochefort IMDb 7,7

Hollywood’un Altın Çağ’ından bir müzikal uyarlaması olan Tatlı Günler, ikiz kız kardeşlerin hikayesini anlatıyor. Anneleriyle birlikte yaşayan kardeşlerin biri piyano, diğeriyse dans öğretmenidir. Rengarenk sahneleriyle komediyi bütünleştiren kasabaya gelen iki yabancı, askerliğini yapmak üzere gelen genç sanatçı Maxence ve sevgilisiyle buluşmak isteyen Parisli işadamı Simon, kardeşlerin hayatını baştan aşağı değiştirecektir.

Paris Eğleniyor (1955) French Cancan IMDb 7,4

Yetenek avcısı ve şov yapımcısı Danglard, bir yandan tüm engellere ve kıskançlıklara rağmen ilerlemeye devam ederken bir yandan da çamaşırhanede çalışan ve Nini’ye bir kariyer hazırlama çabasındadır. Danglard’ın Moulin Rouge adlı yeni dans salonu Fransız Cancan’ın tapınağı olmak üzeredir.

Unutulmazlar (1962) Le doulos IMDb 7,8

 Maurice hapisten yeni çıkmış bir hırsızdır. Bir gün çalıntı mal satan Gilbert’i öldürür ve başka bir soygunun ganimetine konar. Bir sonraki soygunu için gerekli ekipmanı kendisine arkadaşı Silien tedarik eder.

Yumuşak Ten (1964) La peau douce IMDb 7,5

Pierre Lachenay, başarılı bir edebiyatçı ve yayıncıdır. Lizbon’a bir konferans için giderken Nicole isminde bir hostesle tanışır. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen Nicole’a karşı duygularını engelleyemeyen Pierre, tüm varlığını kasıp kavuran bir aşkın içine düşer.

Son derece dengesiz bir yapısı olan karısı Franca’dan durumu saklamaya çalışsa da duyguları, artık Nicole’dan ayrı yaşamaya dayanamayacak boyuttadır. Karısından ayrılmaya karar verir ama bu ayrılık herkes için son derece trajik bir sonla noktalanacaktır.

François Truffaut’ya Cannes’da Altın Palmiye adaylığı getiren bu etkileyici dram, son derece sağlam karakter analizleri ve durum tahlilleri ile bunları çarpıcı bir dille sunan oyunculuklarla bezeli. Truffaut’nun en etkileyici filmlerinden biri olduğunu ekleyelim.

Une femme est une femme (1961) IMDb 7,5

Film, günün birinde bir bebek sahibi olmaktan başka bir şey istemeyen bir striptizci olan güzel Angela’nın öyküsünü anlatır. Birlikte yaşadığı sevgilisi Emile buna yanaşmaz ve ertelemeye çalışır. Angela’nın sürekli ısrarları karşısında onu biraz da baştan savmak için şaka yaparak onun en iyi arkadaşı Alfred ile bir gece geçirmesini önerir. Bu arada Alfred de Angela’ya ilan-ı aşk eder. Sonunda Angela, Emile’in önerisine uyar; şaka gerçek olur ve yanlış anlamalar, kıskançlıklar ve tartışmalar başlar. Ama sonunda Angela istediğine kavuşur.

Jean de Florette (1986) IMDb 8,0

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali karanfil yetiştirmektir. Bu işte yüksek bir kâr olabileceğini gören amcası Le Papet yeğenine karanfil ekmesi için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar.

Un homme qui dort (1974) IMDb 8,1

Modern yaşamın ağırlığını kaldıramayan, tutunamayan bireyler üzerine bir film. Artık hiçbir şey hissetmeyen isimsiz baş karakterin hikayesi, diyalog olmayan, sadece bir dış sesin konuştuğu film boyunca anlatılıyor.

Paralel Yaşamlar (1955) La Pointe-Courte IMDb 7,1

Dört yıllık evlilikleri boyunca birbirlerinden uzaklaşan bir adam ile bir kadın, kocanın doğum yeri olan La Pointe-Courte adlı küçük balıkçı köyünü ziyaret ederler. Köyde bulundukları süre boyunca iş, eğlence, evlilik, doğum ve ölümün basit izleği çevrelerinde sürüp gidiyor. Bu durum yavaş yavaş çiftin hayata bakışını değiştiriyor ve yeniden bir araya geliyorlar. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın ilk örneği olarak kabul ediliyor. Agnès Varda’nın geniş bir toplumsal-siyasal konular yelpazesini içeren bu ilk sinemasal çabası, aslında paralel olarak gelişen iki film. Paralel Yaşamlar, nesnelerin görünürdeki dünyası ile duygu ve düşüncelerin iç dünyası arasındaki ikili ilişkiye duyduğu ilgiyle, 60’lı yılların yeni Fransız sinemacılarını çok meşgul edecek bir temayı ele alıyor.

Zazie dans le métro (1960) IMDb 7,0

Küçük kız çocuğu Zazi, taşradan Paris’e Amcası Gabriel’in evinde kalmaya gelir. Zazi’nin hayallerini Paris metrosunda gezmek süslemektedir. Bu amaçla Gabriel’in evinden kaçar.

Genç ve Güzel (1972) Une belle fille comme moi IMDb 6,5

Stanislas Previne suçlu kadınlar üzerine tez yazan genç bir sosyologtur. Hapishanede yapacağı bir görüşme kapsamında Camille Bliss ile tanışır. Camille, sevgilisi Arthur’u ve kocası Clovis’i öldürmekle suçlanmaktadır. Böylece Stanislas’a hayatını ve aşk ilişkilerini anlatmaya başlar.

Taste Of Cinema

Okumaya Devam Et

Liste

Psikolojiyi Geren 10 Film

Dikkat bu filmler psikolojiyi gerer.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Ölüm Korkusu (1958) Vertigo IMDb 8,3

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

Rosemary’nin Bebeği (1968) Rosemary’s Baby IMDb 8,0

Tanınmış bir aktör olmak için çabalayan Guy ve güzeller güzeli karısı Rosemary, New York’taki yeni hayatlarına başlamak için eski bir binada mütevazi bir daire kiralarlar. Genç çiftin bu yabancı yere alışmalarındaki en büyük yardımcısı üst katlarında oturan yaşlı Castavet çifti olur. Castavet çiftinin ‘fazlaca’ misafirperver olan tavırları güzel Rosemary’i şüphelere sürüklerken kocası Guy olan bitenin farkında değildir. Günden güne tedirginleşen ve şüpheleri kocası tarafından önemsenmeyen Rosemary gördüğü tuhaf ve korkutucu bir rüyayla derinden sarsılır. Rüyasında şeytani bir varlık tarafından tecavüze uğradığını gören kadın gerçek hayatında da hamile kaldığında komşuların gizemi giderek artacaktır.

The Wicker Man (1973) IMDb 7,5

Neil Howie isimli bir dedektif polis İskoçya’daki Summerisle Adası’nda meydana gelen gizemli bir davayı çözmek için bölgeye gider. Bir genç kız esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve Howie onu bulması için görevlendirilmiştir. Adaya vardığında bir sürprizle karşılaşan dedektif yerli halktan aslında öyle bir kızın asla var olmadığını işitir. Koyu bir Pagan inancına sahip olan yerli halk genç kızın varlığını kabul etmedikçe Neil Howie burada paganizme dair öğrendiği şeylerle birlikte olayların göründüğü gibi olmadığına kanaat getirecek, genç kıza ne olduğunu öğrenebilmek için ada halkına karşı zorlu bir mücadeleye girişecektir.

Gözü Tamamen Kapalı (1999) Eyes Wide Shut IMDb 7,4

Bill Harford ve karısı Alice Harford’ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

İnsan Avcısı (1986) Manhunter IMDb 7,2

Will Graham özel bir vazifelendirmeyle tekrar eski işine geri dönmek durumunda kalmıştır. Kendisi emekli olmuş bir gizli ajandır. Daha önce FBI için hizmetlerde bulunmuş, emekli olmuş, lakin şimdi amansız bir seri katili enselemek için tekrar iş başı yapmıştır. Will Graham, psikopat düşünce tarzını çözme konusundaki yeteneğine ek olarak, daha önce yakaladığı ünlü katil Dr. Hannibal Lecter’ın da yardımıyla Kızıl Ejder olarak bilinen korkunç caninin peşine düşer. Thomas Harris’in Kızıl Ejder adlı kitabından Michael Mann tarafından sinemaya uyarlanan yapım, Hannibal Lecter efsanesinin gençlik dönemini de kapsamaktadır. 1986 yapımı bir suç filmi olan Manhunter’da yönetmenlik koltuğunda Michael Mann oturmakta. Heyecanlı br polisiye.

Tiksinti (1965) Repulsion IMDb 7,7

Londra’da kız kardeşi ile yaşayan Carol’un (Catherine Deneuve) oldukça güzelliğinin ve sıradan yaşamının arkasında kimsenin bilmediği takıntılı tiksintileri saklıdır. Özellikle cinselliğe olan tiksintisi kız kardeşinin tatile çıktığı bir zamanda oldukça şiddetli ve şizofrenik bir görünüm kazanır.

Karanlık Sırlar (2003) Janghwa, Hongryeon IMDb 7,2

Psikolojik gerilim içerikli film uslubu ve oyunculuk performansı ile dikkat çekiyor. İki kız kardeşin anneleri tuhaf bir biçimde ölür ve bunu takiben de kardeşler hastalanırlar. İyileşene dek de hastanede kalırlar. Tedavileri tamamlandıktan sonra eve dönen kardeşler, babalarının yeni eşi olan Eun-joo isimli üvey anneleriyle anlaşamaz. Zaman zaman üvey annelerinin garip davranışları ve kardeşlerin hastalığının tekrarlaması evde huzursuzlık yaratır. Ayrıca babalarının olaylara tepkisiz kalışı ve labirenti andıran yapısıyla yaşadıkları ev, kızları tedirgin etmeye başlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de doğaüstü olayların meydana gelmesi, gerilimi arttıracaktır.

Suç Zamanı (2007) Los Cronocrímenes IMDb 7,2

Hector karısıyla birlikte yeni evlerine taşındığı gün inanılmaz bir olay yaşar. Elinde dürbünü çevreyi gözetlerken ormanda çıplak bir kadın görür, çaktırmadan yanına gider fakat bu esnada gizemli bir adam tarafından bıçaklanır.

Aynı adamdan kaçarken garip bir mekana ve mekanda yer alan bir aletin içine sığınır. Fakat bu kaçış onun zamanda geriye gitmesine neden olacaktır. Hector zamanda geriye gidince bir anda 2. Hector durumuna düşer. Eski hayatına devam etmek için orijinalini öldürmesi gerekmektedir. Bu arada Hector’ların sayısı artar.

Şeytan Çıkmazı (1987) Angel Heart IMDb 7,3

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel’dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice katledilmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır… Ta ki…

Kill List (2011) IMDb 6,4

Elindeki işi yüzüne gözüne bulaştırdıktan sonra yeni görev üstlenen bir tetikçi üç cinayet için garanti vererek önceki başarısızlığına dair sağlam bir bedel ödeyecektir. Başlangıçta kolay bir iş gibi görünen olay çok geçmeden farklı bir biçimde çözülmeye başlar. Öyle ki katilin kalbi dipsiz karanlıklara doğru yola çıkacaktır. Bedel sözcüğü hiç ummadığı bir anlamda gerçek olacaktır. Hayatı yönetenin kişinin kendisinden ziyade çok daha yüksek bir güç ve enerji olduğu aşikardır. Ve elbette duruma teslimiyet kaçınılmazdır.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler