Psikolojisi Epey Gerilimli 12 Karakter

Genel Liste Şeyda Güler

Feyza Yeşilyılmaz hazırladı…
Repulsion gif ile ilgili görsel sonucu

   Repulsion (1965) “Carole”

Repulsion 1965 yapımı bir korku gerilim filmidir. Filmde ablası ile yalnız yaşayan ve gittikçe psikolojisi bozulan bir kadının merkezinden olaylar anlatılır. Roman Polanski sinemasında apartman bir metafor olarak kullanılır. Apartman psikolojisi bozuk Carole’nin ruh dünyası üzerine bize birçok bilgi verir. Apartman dairesi sıkışmış, klostrofobik ve tekinsizlik algısı sunar. Tıpkı Carole’nin ruh dünyası gibidir. Carole, yemek yemekte güçlük çeken psikolojik rahatsızlıklar yaşayan bir kadındır. Carol’un ruh dünyası kötüye gittikçe apartmanda iyice tekinsiz bir yer olmaya başlar. Carole’nin yediği tek yiyecek olan patates çürümeye başlar, duvarlarda belirgin çatlaklar görülür. Erkeklerden kendini izole eden bir yapısı da vardır. Ama kamera bir üst açı tekniğiyle tıpkı bir erkek gözüymüş gibi Carole’yi dikizler. Carole’nin yüz ifadesi tedirgin, kaygılıdır. Sürekli gözlerine yakın çekim yapılmıştır. Ve Catherine Deneuve’nin muhteşem oyunculuğuyla hafızalarımızda yerini korur.

________________

Taxi Driver gif ile ilgili görsel sonucu

Taxi Driver (1976) “Travis”

Bence birisi bu şehri alıp klozete atmalı ve üzerine sifonu çekmeli.

Bu filmde, sinema’nın bir başka gerilimli karakteri Travis Bickle ile karşılaşırız. Ayrıca, Taxi Driver sinema tarihinin önemli kült filmlerindendir. Travis, yalnız bir hayat yaşayan tekinsiz bir adamdır. Ne ailesi, ne sevgilisi kısacası onu hayata bağlayan hiçbir şeyi yoktur. Filmde western filmlerindeki ikonların kullanıldığını görüyoruz. Travis aslında bir kovboy ve bir araba kullanıyor tıpkı kovboyun atı gibi… Travis çökmüş bir şehirde yalnız yaşayan bir kovboydur. Ayrıca zihinsel bir çöküş yaşadıktan sonra saçını kesiyor. Saçıda  yerli Amerikan askerlerinin saç stilidir. Karakterimizde Vietnamdan dönmüş bir askerdir. Filmde hem western film türü hem de psikolojik gerilim konusu işlenmiştir. Gerilim konu üzerinden değil, karakter üzerinden yansıtılır.

________________

Requiem for a Dream (2000) “Harry”

Bu gerçek değil! Hem gerçek olsa da sorun değil… Her şey düzelecek göreceksin. Sonu güzel bitecek.

Gerilim sinemasının babası olarak bilinen Darren Aronofsky’nin filmdir. Bu filmde gerilim konusu ve karakterler üzerindense, müzik üzerinden yapılmıştır. Ayrıca, filmde kullanılan müzikler, sinema tarihinde unutulmaz film müzikleri arasında yerini alır. Konusu ise, film bağımlılık duygusunun insan hayatını nasıl uçuruma sürüklediği üzerinedir. Karakterlerimiz hayata dair amaçsız yaşamanın bedelini öderler. Uyuşturucu bağımlısı Harry ve kendini yarışma programlarına odaklayan annesinin hayatı konu olarak ele alınır. Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar. Bu haplar onu derin bir psikolojik çöküşe sürükler. Harry ise uyuşturucu tutkusunun bedelini bir kolunu kaybederek öder. Filmde bu gergin ve karakterlerin mutsuz dünyası kullanılan film müzikleriyle anlatılır.

_____________

We Need to Talk About Kevin

Kevin Hakkında Konuşmalıyız (2012) “Kevin”

Lynne Ramsay’ın üçüncü uzun metrajlı psikolojik gerilim filmidir. Bu filmde aile ilişkilerindeki aidiyet kavramı üzerinden duruluyor. Anne karnında başlayan bu bağ ergenlik döneminde çeşitli sorunlarla kendini göstermeye başlıyor. Eva oğlu Kevinle bir türlü sıcak bir ebeveyn ilişkisi kuramıyor. Filmde evde iki çocuk görüyoruz. Ama yaşantıları, karakterleri ve hayata bakış açıları çok farklı bir şekilde yansıyor. Kevin mutsuz, sorunlu ve sürekli kaygılı bir yüz ifadesi ile çıkıyor. Kardeşi Celia ise, hayat dolu ve aile sıcaklığını alan ve daha kendiyle barışık bir çocuktur. Hikayede konu ya da karakterler üzerinde tezatlık dilinin kurulması konuya daha farklı ve geniş bir bakış açısından bakmamızı sağlıyor. Bu film hikayesini çok yönlü bir dille anlatmıştır. Anne oğul merkezi gibi gözüksede arkasında aile bağları ve sorunlu birey olma gibi konulara derin göndermeler yapar. Kevin’in okulda katliam yapması ise annesine verilebilcek en büyük ceza olarak görüyorum. Evayı kendi yokluğuyla baş başa bırakmıştır.  Filmde sorunlu ve sağlıksız bir ebeveyn ilişkisinin insan hayatındaki derin çıkmazlara ve girdaplara sokulduğunu görüyoruz.

___________

Mulholland gif ile ilgili görsel sonucu

Mulholland Çıkmazı (2002) “Betty”

Oyunculuk tepki vermektir.

Betty Elms, en büyük hayali Hollywood’da ünlü bir aktrist olmak olan bir kadındır. Bunun için Hollywood’a doğru bir yolculuğa çıkmıştır. Burada kendi hayatında mükemmel bir noktaya ulaşmış olan bir kadınla tanışır ve onun başarılarına hayran kalır. O kadın da Betty’den hoşlanmaya başlar ve aralarında gizemli ve oldukça erotik bir ilişki başlar. Mulholland kavşağında bir trafik kazası gerçekleşir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışırlar. Bütün bu hayatlar, birbirlerine gireceklerdir. Filmde renkler üzerinden bir film dili kurulmuştr. Kırmızı ve mavi rengin belirgin bir şekilde kullanıldığını görürüz. Temsil ettikleri gerçekler ise, kırmızı rengin gerçekliği ve mavi rengin rüyayı temsil etmesidir. Lynch sinemasında freudyen okumalar ve sürrealist pek çok konu ve imgelere rastlarız. Anlaşılması zor yönetmenin bir o kadar iyi ama çözümlenmesi zor filmlerindendir.

_____________

american beauty gif ile ilgili görsel sonucu

American Beauty (1999) “Lester Burnham”

Bugün kalan hayatımın ilk günü…

1999 yapımı bir Sam Mendes filmidir. Konusu, modern çekirdek aile yapısını güçlü bir eleştiri bombardımanı tutan bir filmdir. Filmde iki çocuk karakteri üzerinden aile baskısı ve kopukluğunun getirdiği travmalar anlatılır. Sigortacı, kırklarında bir adam, onun statü meraklısı karısı Carolyn ve her geçen gün kötüye giden evlilikleri… Lester’in eşi ondan nefret etmektedir, kızı onu küçük görmektedir ve patronu onu kovmayı planlamaktadır. Diğer taraftan karşımızda asker kökenli ve  sonradan eşcinsel olduğunu öğrendiğimiz bir baba vardır. Ve oğluna baskı uygulayan bir portre çizer. Bu iki çocuk aile sorunlarını geride bırakıp kaçmak isterler. Maceracı ve sonu acı ile biten bir hikaye bizi bekler.

______________

Persona bergmangif ile ilgili görsel sonucu

Persona (1966) “Elizabeth Vogler”

Kadrajda Bergman’ın kült oyuncuları Liv Ullmann ve Bibi Andersson vardır. Filmde kendilerine ayna olup, maskeleriyle yüzleşen iki kadının hikayesi anlatılır. Tiyatro oyuncusu Elizabeth Vogler, Elektra isimli bir tiyatro sahnesinde aniden susar. Bir psikiyatri kliniğinde yatırılır. Bu suskunluk hastalık değildir. Elizabeth, bilinçli bir şekilde susar. Çünkü oynadığı oyunda onu rahatsız eden şeyler vardır. Yanında hemşire Alma ile sessizliğini sürdürerek yaşar. Alma bu sessizliğin rahatlığına güvenerek, çok objektif bir şekilde kendi hayatını günlerce anlatır. Monolog sahnelerine çok fazla rastlarız. Alma sürekli konuşan taraftır. Elizabeth’in sessizliği Alma’yı çileden çıkarmaya başlar ve artık bu sessizliği irdelemeye başlar. Alma’nın sinir krizi geçirip Elizabeth’e kaynar su serpmek istediği sahnenin devamında eliyle Elizabeth’in yüzünü çekiştirdiğini görürüz. Burada yakın çekim teknikleri kullanılır. Filmde gerilimin tavanda olduğu bir sahne ile karşılaşırız. Film teknik olarak hep yakın çekim planı kullanır ve oyuncuların yüzüne vurgu yapar. Sanki hem oyuncuların hem izleyen seyircinin kendi hakikati ile yüzleşmesine bir anlam biçmeye çalışır.

______________

Black Swan gif ile ilgili görsel sonucu

Black Swan (2010) “Nina”

Mükemmellik baştan aşağı kontrol demek değildir. Ayrıca zincirleri gevşetmektir.

Listemizde bir başka gerilimli Darren Aronofsky filmi ile devam ediyoruz. Film Jung’un gölge arketipi kuramı ile doğrudan ilişkili bir yol alıyor. Annesi tarafından bastırılmış, silik, duygularını içinde yaşayan balerin Nina’nin hem annesi hem de kendi benliğiyle savaşını görüyoruz. Nina, balerin hocasının Kuğu Gölü gösterimini üstüne alıyor. Hem beyaz kuğu hem de siyah kuğu rollerini oynayacaktır. Beyaz kuğu kendi kişiliğini yansıttığı için çok başarılı olur. Ancak aynı performansı provalarda siyah kuğu üzerinden gösteremez. Kişiliği ile performansı arasında sürekli bir çatışma yaşar. Ama annesinden uzaklaşıp hırs buhranına girmeye başlamasıyla olaylar değişmeye başlar. Sahne performansında bu sefer siyah kuğuda dişil bir kişi ile ve oldukça başarılı bir şekilde karşımıza çıkar. Ama beyaz kuğudaki o masumiyetini ve saflığını yitirdiği için zorlandığını görürüz. Jung’un kuramında dediği o saklanmış gölge kişiliği gerçek kişiliğinden baskın gelir.

______________

Jack Torrance gif ile ilgili görsel sonucu

The Shining (1980) “Jack Torrance”

Bazı yerler insanlar gibidir. Bazıları parlar bazıları parlamaz.

Sinemanın dahi çocuğu Stanley Kubrick’ten bir başyapıt filmi… Yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen  olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar…Bu filmde renk üzerinden bir film dili oturmuştur. The Shining filminde turuncu rengin atmosferinde fazlasıyla kullanılmıştır. Turuncu renk korku ve gerilimin rengidir. Filmde özellikle  koridor sahnelerinde ve filmin gerilim sahnelerinde atmosferinde yoğun bir turuncu renk kullanımı görürüz.

____________

Caché

Cache (2005) “Georges Laurent”

Usta yönetmen Michael Haneke’nin imzasını taşıyan film.

Haneke, filmlerinde bilinçli bir şekilde izleyiciyi rahatsız eden öykü anlatımı vardır. Karısıyla birlikte mutlu ve huzurlu bir hayat süren Georges, bir televizyon kanalında çalışmaktadır. Bu sıradan yaşamı bir gün kim tarafından gönderildiği belli olmayan bir paketle tepe taklak bir hale bürünür. Paketten çıkan kaset Georges ve ailesinin gizlice çekilen görüntülerinden oluşmaktadır. Ardı arkası kesilmeyen bu paketler zamanla daha da gizemli hale gelmeye başlar, Georges’u geçmişiyle yüzleşmek zorunda bırakırlar.

______________

The Silence of the Lambs

Kuzuların Sessizliği (1991) “Dr. Hannibal Lecter”

Daha çok konuşmak isterdim ama yemeğe bir arkadaşım davetli.

Sıra, sinema tarihinin en korkunç karakterini anlatmaya geldi. Filmin başından sonuna itibaren gerilimin sürdüğü bir filmdir. Konusu, FBI’daki eğitimi devam eden Clarice Starling yüksek güvenlikli bir tımarhaneye girerek bir psikiyatristken yamyamlık yapan bir kitle katiline dönüşen Hannibal Lecter’in hastalıklı zihninin derinliklerine inmeye çalışmaktadır. Starling’in bir seri katili yakalamak için ipuçlarına ihtiyacı vardır. Ancak ne yazık ki, Lecter ile yaşadığı Faustiyen ilişki sonunda onun kaçışına sebep olur ve artık iki ayrı seri katil karanlıklarda serbest dolaşır.

______________

The Sixth Sense (1999) “Cole Sear”

Ölü insanlar görüyorum…

Film, ölüleri görebilen bir çocuğun hikayesini konu alır. Hayatımızda insanın akıl sınırlarını aşan olaylarda yaşanır. Film bu doğa olaylarına farklı bir pencereden bakan bir başyapıttır. Yaşından büyük olayları bünyesinde kaldırmakta zorlanan Cole Sear ile karşılaşırız. Bu olayları anlatabildiği tek kişi vardır. Geçmişi travmalarla dolu psikolog Malcolm Crowe’dir. Bu iki esrarengiz kişilik hikaye ilerledikçe kendilerini çok farklı olayların içinde bulacaklardır.

________________

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Latest posts by Sinefesto (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up