Özgürlüğümü Kendim Kazandım

Manşet

yazar_ümit_ortak_

Türkiye Türkleri ile Kırım Türkleri arasında köprü isim olan rahmetli yazar Cengiz Dağcı’nın ilk romanı Kaybolan Yıllar, Kırımlı ismiyle film oldu. Filmin baş rolünde sevilen oyuncular Murat Yıldırım ve Selma Ergeç yer alıyor.

03_1.162.1_1.162.1x

Film, II. Dünya Savaşı sırasında Alman esir kamplarında rehin alınan Tatarlı esirlerin yaşadıkları insanlık dramını ve çektikleri acıları konu alıyor. Sadık Turan rolüyle karşımıza çıkan Murat Yıldırım, Rus Devrimi’nin kendileri için olumlu değişimler sağlayacağını zanneden fakat kısa sürede milli kimliklerinin tehlikeye girdiğini anlayan Kırım Türkleri’nden yalnızca biridir. Sadık Turan ve arkadaşları, ülkelerinin bağımsızlığı için önce Almanlar’a karşı Ruslar’ın yanında, daha sonra esir düştüğü Almanlar’ın yanında Ruslar’a karşı savaşmak zorunda kalırlar. Yanında yer aldığı taraf fark etmeksizin bazı coğrafyalara has, birilerinin yanında savaşmak zorunda kalmak yazgısına şahitlik ederiz. Sadık Turan’ın Almanca biliyor olması onu diğerlerinden ayıran özelliği olacaktır. Almanlar’ın baskısı altındaki Polonya asıllı Maria Koseckhi (Selma Ergeç) ile Sadık Turan’ın karşı cepheleri temsilen karşılaşmalarına rağmen acı çekme ortak paydasında aynı cephede yer alırlar. Elbette ki birbirlerini çok çabuk anlarlar ve hatta sahiplenirler.

Malcom X’in cesaret veren “Kimse sana özgürlüğünü vermez. Kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. Eğer gerçekten adamsan, bunları kendin alırsın!” sözünü yaşayan biridir Sadık Turan.

Untitled_1.27.1xx

9 milyon lira bütçe ayrılan filmde kostümlerin kalitesi ve mekanların görselliği sanat yönetiminin başarısı ile şahane bir hal alıyor. Görüntü yönetiminin de bir o kadar başarılı olması filmin iyice görsellik kazanmasını sağlıyor. Baş rol Murat Yıldırım’ın oyunculuğu kendi standardını tutturduğu için yine beğenilecektir. Ancak daha önce dizilerden tanıdığım ve merakla takip ettiğim Murat Yıldırım’ın rolüne kattığı bir karakter detayı göremedim. Alman subayı Bauer’i oynayan Türk asıllı Alman oyuncu Baki Davrak’ın oyunculuğu kesinlikle dikkat çekici. Sözlerini anlamak için dikkat kesilmek gereken fondaki müzik konsantrasyonunuzu arttıracaktır.

Çatışma sahnelerindeki ses bombardımanına görüntü bombardımanı da eşlik etse arşivlik şahane sahnemiz olacakmış. Buradaki kamera kullanımı sahneyi dışarıdan bir göz olarak izlememizi sağlıyor. Oysa çatışmanın tam ortasında kalabilirdik.

Ancak senaryoda yer yer sırıtan, yapaylık hissi veren birkaç replik de yok değil. Rus politikası dolayısıyla daha ilk sahnede sınıfa giren Rus askerler, Sadık Turan’ın nefretini kazanır. Ancak burada aceleci davranılmasa ve çocuğun giriştiği eylemi şevkle gerçekleştirmesi esnasında askerler bunu baltalamış olsa seyirci olarak biz de coşkuyla başkaldırıya eşlik edebilirdik. Dolayısıyla çocuğun askerlere meydan okuması olmamışlık hissi veriyor.

Nihayetinde karşımızda sinemamızın  100. Yılı kabul edilen 2014’ün en iyi filmlerinden biri var. İzlediğinize pişman olmayacaksınız.

Daha iyi filmler izlemek için sinemaya gidin, yerli filmleri kaçırmayın.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up