Öteki Tamlayan: Tamam Mıyız?

Manşet Serbest Kürsü

Tamam mıyız

”Çağan Irmak’tan bir film” ( Bir Çağan Irmak filmi değil!) sadece afişin üzerine bunu yazdığı için filmlerini izlemeyi tercih ettiğim bir nevi auteur yönetmen Çağan Irmak. Çünkü izlediğimiz de bu  Çağan Irmak filmidir diyebiliyoruz. İyi veya kötü beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz filmler hangi elden çıktığını belli ediyor.

Babam ve Oğlum, Mustafa Hakkında Her şey, Ulak, Issız Adam, Dedemin İnsanları en beğendiğim filmleri arasında yerini almıştır. Kendi masalının içine seyircisini figüran yapabilen gişenin yanında kaliteye de çalışan Çağan Irmak, bir seyirci olarak benim açımdan her zaman izlenesi olmuştur.

Bu hafta izlediğim ” Tamam mıyız?” filmin de ise, çıkış noktası vurucu, hikaye olarak iyi kurgulanmış fakat izlerken hikayenin içine giremediğim bir filmdi. Masalsı öğelerin kullanımı ( rüya- heykel ) yabancı olmadığımız Çağan Irmak üslubu.  Ancak burada amaç ‘ ağlatırken güldürmek’ değil.Genellikle dramayı Ege’nin yumuşatıcı iklimiyle sunan bunu yaparken de tebessümü yüzümüzden eksik etmeyen hikaye anlatıcısının gözünden filme bakmamıza olanak sağlayan bir film değildi

Tamam mıyız?  Niçin diğer filmlerden farklı bir Çağan Irmak filmi olmuştu?   

Duygudan çok düşünceye yönelen bir film olması diğer filmlerden farklı kalmasını sağladı. Çağan Irmak’ın  vereceği mesajı duyguları zatf yaparak seyircisine adeta postalayan bir anlatımı olduğunu biliyoruz. Burada zarfın kendisi duygu değil, mesajdı. Yani mesajı gözyaşlarına ve duygulara saklamaya gerek duymamıştı. Bu da seyirci olarak ‘ bir şey farklı ama ne?’ sorgulamalarına yol açtı.

İki ötelenen bedenin sarılarak birbirine tamlayan olması. Çoğunluk olamayan iki azın birbirine sarılarak bir avuç kadar yer etmeye çabalamasıydı’ Tamam mıyız?”

Oyunculuklar konusunda ise, ‘ Ev’ filmindeki performansıyla zihnimde yer eden Deniz Celiloğlu’nun başarılı ve göz doldura ama sanatçı bohemliğini vermek adına yer yer aşırıya kaçtığı oyunculuğunu Aras Bulut İynemli’nin özellikle duygusal sahnelerde yükselen performansı ve   Sumru Yavrucuk, Gürkan Uygun, Zuhal Gencer gibi tecrübeli isimlerin varlığı desteklemiş ve oyunculuklar adına eksiği olmayan bir film olmuş.

Gay ve Kalıpları

Film hakkında okuduğum bir kaç eleştiri de filmin Gay konusunu çekinceden dolayı yüreklilikle işleyemediği idi. Bu eleştirilerin insan zihnine yerleşmiş bulunan kalıplardan ötürü olduğunu düşünüyorum. Cinsel tercihi farklı olan her erkeğin bunu illaki dış görünüşü ve yaşam tarzından belli edilmesine alışmış seyirci bu üstü kapalı ama olması gerektiği gibi olan anlatımı yadırgamış olabilir. Hikaye tam olarak eşcinsel tercihleri anlatmadığı gibi, engelli olmanın, kolsuz bacaksız olmanın zorluğuna da girmedi. Burada asıl mesele ötekileştirmenin ta kendisiydi.

 İntouchables ( Can dostum) Pas ve Kemik ( De rouille et dos ) ve Tamam mıyız?

Ötekilerin  vuslatı, aşkları, dostlukları temalı filmler arasında yerini alan Tamam mıyız? Kendine özgün tarzıyla diğerlerinin arasından sıyrılmış. Kendini katarak bir şeyler yapabilmenin çokta zor olmadığını görmemizi sağladığı için  bir seyirci olarak usta isimlerin üşenip çektiği  remake filmlere ‘Tamam mıyız?’ vasıtasıyla selam gönderiyorum. Ötekiler kopyalamadan da anlatılabiliyor.

Sonuç olarak:  Yapımcılarla çalışmaya başladığından beri  masallarına ekran yüzlerini daha çok katması sebebiyle yabancı gelmesi, diyalogların çok daha iyi olabileceği düşüncesi hiç biri verilmek istenen bu ‘ sağlam’ mesajı gölgelemiyor. diğer Çağan Irmak filmlerinin seyircinin duygusal bam teline bastığı hikayenin içinde dolandırdığı filmleri gibi olmasa da ( ki bu durumun bilinçli yapıldığına inanıyorum) farklı bir Çağan Irmak izlemek ve kendi tamlayanınızı bulmak için filmi izlemenizi önerebiliyorum.

Cansu Aydın Yazdı…

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up