Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Onur ve İntikam

47 Ronin yönetmen Carl Rinsch’in ilk uzun metraj filmi olmasına rağmen atmosfer oluşturma konusunda fazla bir eksikliği göze çarpmıyor.

Yayınlandı

tarihinde

cemil-cinar

TRT’nin tek kanalda yayın yaptığı dönemden aklıma hep bazı diziler ve filmler gelir. Belki 80’lerin havasından mı bilinmez ama bana o dönem seyrettiğim dizi veya filmler hep farklı ve güzel gelmiştir. Bunların arasında bize eski Japon kültürünü tanıtan iki dizi aklımda. İlki “Shogun”, diğeri “Samuray’ın İntikamı”. Her iki diziyi de kaçırmadan seyrederdim. Özünde, bağlılık ve saygı bulunan samuraylık kurumunu hep sevmişimdir. O zamandan beri ne zaman karşıma samuraylarla alakalı bir film çıksa farklı bir dikkatle seyrederim.

Sinemayı daha fazla takip etmeye başladıkça karşıma daha farklı ve güzel seçenekler de çıkmaya başlamıştı. Akira Kurosawa’nın “7 Samuray”ını ilk izlediğimde çok etkilenmiştim. Marc Dacascos’un başrolde olduğu “Samuray’ın Gözyaşları” hem duygusal hem de oldukça güzel dövüş koreografilerine sahip örneklerden biriydi. Son dönemlerde ülkemizde samuray filmlerinin gösterimleri azalsa da 2003 yapımı Tom Cruise’lu “Son Samuray” dönem filmi olarak başarılı bir filmdi.

47-ronin-posters (2)

Eski dönemlerde lobilerdeki afişlerden bir sonra gideceğimiz filmleri seçerdik. Eski alışkanlıklar kolay ölmüyor. Sinemaya gittiğimde çevredeki afişlere dikkat etmeyi bu yüzden seviyorum. Bazen internette veya dergilerde dikkatimi çekmeyen filmlere daha farklı bir gözle bakmamı sağlıyorlar. İşte bu afişlerden biri “47 Ronin”e aitti. Bir Büyücü, Savaşçı, İblis gibi karakter fotoğraflarından oluşturulmuş büyük bir afişti. Gösterim tarihi geldiğinde merakımı gidermek için sinemanın yolunu tuttum.

Bir ormanda tek başına bulunan beyaz bir çocuk (Kai), bölgenin lordu tarafından büyütülür. Japon geleneklerine göre şeytan tarafından işaretlendiği düşünülen Kai efendisinin kızı Mika’ya âşık olur. İmparator Shogun’un bölgeye gelişi ve yanında eşlikçisi Lord Kira’nın büyücüsünün oyunlarıyla Lord Asano zor bir seçim yapmak zorunda kalır. Ona sadık olan adamları ‘Ronin’ kabul edilir ve bölgeden kovulur. Köle olarak satılan Kira kovulan 46 Ronin ile beraber intikam almaya ve Mika’yı kurtarmaya çalışacaktır.

47-ronin-posters (1)

47 Ronin yönetmen Carl Rinsch’in ilk uzun metraj filmi olmasına rağmen atmosfer oluşturma konusunda fazla bir eksikliği göze çarpmıyor. Genelde sahneler akıcı ve bazı klasik dövüş filmlerindeki abartılı sahnelerden ziyade gerçekçi bir hava hâkim.

Başrolde Keanu Reeves’i görünce meraklanmıştım. Keanu Reeves, dövüş filmlerine meraklı olanların daha rahat tanıyacağı Steven Seagal gibi, oyunculuğunda çok fazla mimik kullanmayan biraz farklı bir aktör. Matrix filmiyle bir anda dövüş filmlerinin aranan yüzlerinden biri haline gelmişti. Ama filmografisinde Küçük Budha, Johnny Nemonic, Dracula, Şeytanın Avukatı ( Constantine ile birlikte benim favori filmim), Speed gibi gişe canavarları,  Bill ve Ted’in Maceraları gibi komedi, hatta Kasımda Aşk Başkadır gibi duygusal filmler bulunan bir aktörden bahsediyoruz. Takip etmesi keyifli bir oyuncu. Bu film de bir istisna değil. Kai rolünde inandırıcı bir portre çizen aktör dövüş sahnelerine olan aşinalığını bu filmde de gösteriyor.

Oyuncu kadrosu oldukça geniş olan filmde Hiroyuki Sanada‘yı Son Samuray ve Alacakaranlık Samurayı’ndan, KO Shibasaki‘yi One Missed Call’dan, Tadanabu Asano‘yu İchi : The Killer ve Battleship’den, Lord Asano rolündeki Min Tanaka‘yı yine Alacakaranlık Samurayı’ndan hatırlayabilirsiniz. Oyunculuk konusunda tek eksik kalan ise Foreman rolundeki Rick Genest‘in çok kısa bir süre görünmesiydi. Afişlerde de yer alan bu karaktere keşke daha fazla rol verilse imiş çok harika olacakmış. Filmdeki en karizmatik karakterlerden biriydi.

47-ronin-posters (3)

Filmin genelinde bir ağırbaşlılık hâkim. Yaklaşık iki saatlik süresini oldukça iyi kullanarak hikâyesini anlatan yeri geldiğinde tempoyu düşürmekten çekinmiyor. Salt aksiyon için gidenlere belki hafif bir hayal kırıklığı yaşatabilir ama sonuçta bir Matrix’ten bahsetmiyoruz. Gerek dövüş sahnelerindeki başarısıyla, gerek filmin duygusal tonunun abartıdan uzak ve doğallığıyla, gerekse geçtiği dönemi başarılı anlatımıyla senenin iyi filmlerinden biri olmaya aday bir film 47 Ronin.

Aile olarak seyredilebilecek güzel bir seyirlik. Kaçırmayın derim.

Not: Ronin, Japon kültüründe ‘efendisiz kalmış samuray’ anlamına gelir. Bir Derebeyi ünvanını kaybederse ona bağlı olan samuraylar ronin kabul edilerek sürgüne gönderilir.

İki önerim olacak bu filmden sonra Alacakaranlık Samurayı filmi (dvd olarak yayınlandı) ve bir manga önerisi olarak Türkçe’ye de çevrilmeye başlamış olan Lone Wolf and the Cub’u dönemin meraklıları okumalı ve izlemeli diyorum.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler