“Need For Speed” Filmi Oyuncusunu Memnun Edemez

Genel

busra-bayram

“Kızlar oyun oynar mı?” cümleleri ile büyüdüm ben. Sanki “Uzaylılarla konuşuyorum, onlarda bir gün buraya geleceklermiş ehehe” demişim gibi bakıyorlardı yüzüme. Bir çok klasiğim vardır benim. Ve bunların başını elbette Need For Speed çeker. Eğer Need For Speed’in sıkı takipçisiyseniz, sizde Carbon’larla ve diğer tüm yapılarıyla tanışmışsınızdır. Need For Speed 2 ise tam anlamıyla oyunun patlama noktasıdır. Bu filme gitme amacımın da yegane sonucudur. Fakat üzülerek söylemeliyim ki eğer sıkı bir 2 oyuncusuysanız, filmde 2 ile alakalı hiç bir şey yok.

Yer yer Underground kokusu aldığınız filmde bir çok hikaye iç içe geçmiş durumda. Hayır, öyle demek yanlış olur. Tek hikayenin farklı bağlamlarla anlatılması. Yani hız tutkusunun. Hız tutkusu yüzünden babası ölen adamın, araba tamiri ile geçimini sağlarken karşısına çıkan eski düşmanı ile yaptığı anlaşma üzerine kurgulanmış senaryo da sadece yarış izliyorsunuz. 3d kalitesinde olduğundan film, nefesinizin kesildiği yerler de oluyor. Efektler ve video kalitesinin yanı sıra fren ve motor seslerinden başınızın şişeceğine de eminim.

need-for-speed-film-movie

Herkesin yaptığı hataya düşmeyin sakın! Bu filmi Hızlı ve Öfkeli ile sakın karşılaştırmayın! Çünkü alakası yok. Need For Speed, tıpkı oyunundaki gibi sadece yarış üzerine odaklanmış. Genellikle oyununu oynadığım filmlerden kahrolarak çıkardım fakat burada öyle olmadı. En iyi arkadaşın öleceği sinyali ve ölüm sahnesindeki son bakışı muhteşemdi. Yanan araçlar ve uçuşan arabalar adeta “hız” gördün mü kaç oğlum dercesine bağırıyor. Fakat gel gör ki, en sevdiğim ve her oyunda tek geçtiğim McLaren yarışın ilk saniyelerinde yarış dışı kalmayı başarıyor. Her zaman zoru başarmıştır zaten.

Film de 3 yarış oluyor ve bana kalırsa 130 dakika bir film için olabildiğince yüksek rakam. Yani bir insanın dikkatini 130 dakika boyunca aynı filme odaklamak zor olmalı. Bu filmde sıkılmıyorsunuz fakat tadında bıraksalarmış diyorsunuz. Diyeceğiniz en önemli şey ise “Abi o başrol neydi yaa?” dır kesinlikle. Zira Aaron Paul, kesinlikle hız yapacak bir tip değil. Bu adama verin aile babası rolünü, yapsın çatır çatır. Ama hız yapamaz bu adam. Peki ya kötü adam rolündeki Dominic Cooper’a ne demeli? Bu adam koskoca kötü rol olacak insan mıydı? Daha “kötü” rolüne uygun ve zengin çocuğu tipli birini koysalarmış cast işini doğru yapmış derdik. Yalnızca Imogen Poots yerine cuk diye oturmuş , keşke rol arkadaşı daha başka bir adam olsaymış. O’da onun kaderi napalım artık.

Need For Speed oyuncusu olarak bu filmi klasiklerimin arasına almak isterdim fakat olmadı be güzelim. Belki 2’si çıkar da, tıpkı oyunundaki gibi beni tav eder. Ümitlerimiz bu yönde. Şu dakkadan sonra izlerseniz, iyi seyirler dilerim.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up