Bizimle İletişime Geçin

Avrupa Sineması

Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Ken Loach Filmi

Ken Loach sinemasında öne çıkan filmler.

Yayınlandı

tarihinde

Sosyal açıdan eleştirel tarzı ve sosyalist idealleriyle tanınan usta yönetmen Ken Loach, beyaz perde yolculuğunda onlarca filme imza atma başarısını yakalamıştır.

Filmlerinde sosyalist kimliğini her zaman öne çıkaran Loach, sıradan insanı ele alarak onun günlük yaşamını, yaşadığı sosyal ve maddi zorlukları tüm çıplaklığıyla ortaya sermiştir. 2 kez Cannes Film Festival’inde büyük ödül alan yönetmenin izlenmesi gereken 10 filmini sizler için derledik. İyi seyirler.

Kes (1969) Kerkenez IMDb 7,9

“Belki bazen kötü biri oluyorum ama o kadar da değil efendim. Benden daha kötülerini tanıyorum ama yaptıkları yanlarına kalıyor.”

Okulda kabadayı, evde alakasız bir anne ve abisi tarafından dayak yiyen, işçi sınıfına ait bir Yorkshire çocuğu olan on beş yaşındaki Billy Casper, Kes adını verdiği bir şahini evcilleştirmeye ve eğitmeye başlamasıyla hayatının anlamı değişir. İngilizce öğretmeni Mr. Farthing ve sınıf arkadaşları tarafından yardım alan ve yüreklendirilen Billy, sonunda şimdiye kadar farkında olmadığı bir tarafını keşfederek mutsuz varlığının amacını bulur, ta ki hayatının trajedisi meydana gelene kadar.

Ken Loach’ın ilk filmi olan Kes, aynı zamanda yönetmenin en önemli filmleri arasında yer alır.


Riff-Raff (1991) Ayak Takımı IMDb 7,0

– Sen hiç depresyona girdin mi?
+ Depresyon burjuvalar içindir. Biz sadece sabah uyanır ve yollara düşeriz hepsi bu.

İşçi sınıfında geçen bir romantik komedi etiketiyle tanıtılan filmde, Londra’da hayat bulan bir aşkın hikayesi işleniyor. İnşaat firmasında çalışan bir işçi olan genç Stevie ile uyuşturucu bağımlısı, şarkıcı sevgilisinin öyküsünün anlatıldığı film yönetmeni Ken Loach, başrollerinde ise Robert Carlyle ile Emer McCourt bulunuyor.


Family Life (1971) Aile Hayatı IMDb 7,6

Genç bir kadın olan Janice, sıkıcı bir orta sınıfı hayatı sürdüren ve kızları ne zaman hayatta kendi yolunu bulmaya çalışsa “hata yapacağını” düşünen, kısıtlayıcı ve muhafazakar anne babasıyla birlikte yaşamaktadır. Kendileri için katı bir yaşam kurmuş olan anne baba, önyargılarıyla yaşamakta ve çocuklarının her türlü isyankar davranışını düzeltmek gerektiğine inanmaktadır. Kızları hamile kaldığında onu kürtaja zorlarlar ve kız kürtajın yol açtığı duygusal ve zihinsel sonuçlar ile baş etmeyi beceremediğinde, ikiyüzlü bir tavır sergileyerek onu “kendilerini üzmekle” suçlarlar. Bir kızları kaçıp kurtulmuştur; ama daha genç olanı hala evdedir ve iplerini koparamamaktadır. İkiyüzlü bir toplumun sert ve acı dolu portresini sunan bir başyapıt. Sandy Ratcliff, güçsüz ama çaba gösteren, ancak sonunda sistem tarafından yanlış anlamalarla yenilgiye uğratılan kız rolünde oldukça etkileyici.


Land and Freedom (1995) Ülke ve Özgürlük IMDb 7,6

Filmde Büyük Britanya Komünist Partisi’ne üye bir işsiz olan ve İspanya İç Savaşı’nda Cumhuriyetçilerin tarafında savaşa katılmaya karar veren David Carr’ın hikâyesi anlatılır. Ayrıca film İspanya İç Savaşı’na, Uluslararası Tugaylar aracılığıyla cumhuriyetçilere destek olmak üzere bizzat katılan George Orwell’ın burada yaşadıklarını kitaplaştırdığı Katalonya’ya Selam (Homage to Catalonia) adlı eserinde anlatılanlara geniş yer vermiştir. Film, FIPRESCI Uluslararası Eleştirmenler Ödülü ve Cannes Ekümenik Jüri Ödüllerinin sahibidir.


The Wind that Shakes the Barley (2006) Özgürlük Rüzgarı IMDb 7,5

“Neye karşı olduğunu bilmek kolay ama ne için savaştığını bilmek bir onurdur.”

Özgürlük Rüzgârı, İrlanda Bağımsızlık Savaşı (1919-1921) ve İrlanda İç Savaşı’nı (1922-1923) konu almaktadır. Film, adını “The Wind That Shakes the Barley” şarkısından almıştır.

Ken Loach’un çektiği en önemli filmlerden biri olan Özgürlük Rüzgarı, 2006 yılında Cannes’da Altın Palmiye’nin de sahibi olmuştu.


Ladybird Ladybird (1994) Minik Kuş, Minik Kuş IMDb 7,4

Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde Maggie Conlan’ın mücadelesine tanık oluyoruz. Her biri farklı adamlardan dört çocuğu olan Maggie, her gün yalnızlığın zorluklarıyla yüzleşmektedir.  Bir gece işi nedeniyle çocuklarını evde yalnız bırakmak zorunda kaldığında hayatı kabusa dönüşecektir. Evde yangın çıkar ve sosyal hizmetlerden gelen görevliler, çocukları annesinden alır. Maggie çocuklarını geri almaya çalışırken Jorge isimli bir adamla karşılaşır ve aralarında mutlu bir ilişki başlar. Tam her şey yoluna girecekken yeni talihsizlikler yaşanacaktır.


Sweet Sixteen (2002) Afili Delikanlı IMDb 7,4

Sweet Sixteen, Liam isminde hapishaneden çıkacak annesi ile yeni bir hayata başlamayı uman bir gencin hikâyesini anlatmaktadır. Liam’ın bu uğurda para kazanma çabalarının arkaplanını İskoçya’daki sosyal hayat oluşturmaktadır.


My Name Is Joe (1998) Benim adım Joe IMDb 7,5

Glasgow’un fakir mahallelerinden birinde oturan Joe, hayatını geçici işlerle kazanmakta ve bir yandan da bir futbol takımını çalıştırmaktadır. Takımdaki oyunculardan birisinin, mahallenin mafyatik tiplerinden birine yüklü bir borcu vardır. Karısı uyuşturucu bağımlısı olan Liam’a yardım etmek Joe’ya düşecektir. Kendisi de bin türlü belaya bulaşmış olan Joe, sosyal görevli Sarah ile aşk yaşamaya başlar ve ikisi birlikte Liam ve ailesine yardım etmenin yollarını bulmaya çalışırlar.


Raining Stones (1993) Yağan Taşlar IMDb 7,4

Bob, küçük kızına pahalı ve yeni bir elbise almak istemektedir. Süreç içerisinde inandığı değerler, para, yoksulluk ve din olgusunun çatışmasını hissedecek olan Bob, “kurtuluş” kavramına artık farklı bir anlam yükleme dönemine girecektir.


I, Daniel Blake (2016) Ben, Daniel Blake IMDb 7,9

“Kimseye boyun eğmem, ama elimden gelirse komşumun gözünün içine bakarak ona yardım ederim. Sadaka istemiyorum ve kabul de etmiyorum. Benim adım Daniel Blake. Ben bir insanım, bir köpek değilim.”

Daniel Blake bir marangozdur. Geçirdiği kalp krizi nedeniyle çalışmasına izin verilmez. Devlet yardımı alamayınca da iş aramak zorunda kalır. Daniel bu süreçte yalnız genç bir anne olan Katie ve onun çocuklarıyla dostluk kurar. Katie, çocukları Daisy ve Dylan ile birlikte uzak bir şehirdeki küçük apartman dairesinde yaşamaya başlamıştır. Aynı kaderin kurbanı olan Daniel ve Katie, kendilerini sosyal yardım bürokrasisinin girdabında sürüklenirken bulurlar.

Film, 2016 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye dahil olmak üzere 3 ödül birden aldı. Ayrıca film, Ken Loach’a ikinci Altın Palmiye’sini kazandırmıştır.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa Sineması

Jean Paul Belmondo Hayatını Kaybetti

88 yaşında aramızdan ayrıldı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Jean Paul Belmondo

Pierrot Le Fou, A Bout de Souffle, Breathless ve daha fazla Fransız filminde rol almış usta isim Jean Paul Belmondo, 88 yaşında aramızdan ayrıldı.

Fransız Yeni Dalgası’nın önde gelen isimlerinden biri olan oyuncu Jean Paul Belmondo hayatını kaybetti. 88 yaşındaki oyuncunun vefat haberi avukatı tarafından duyuruldu. Fransız Sineması’nın yıldız ismi kariyeri boyunca toplam 85 filmde rol almıştı.

Pierrot Le Fou, A Bout de Souffle, Breathless gibi kült filmlerin oyuncu kadrosunda yer almış isim, 1960 ve 1980 yılları arasının en ünlü oyuncuları arasında bulunuyordu. 2001 yılında inme nedeniyle ekranlara veda eden Belmondo, 2009’da A Man and His Dog filmiyle ekranlarda son kez görülmüştü.

Okumaya Devam Et

Avrupa Sineması

Ödüllü İtalyan Yazar Paolo Cognettı’nin Romanı “Sekiz Dağ” Film Oluyor

Filmin yönetmenliğini Oscar’a aday gösterilen Felix Van Groeningen ile Charlotte Vandermeersch üstleniyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sekiz Dağ

Paolo Cognetti’nin, Türkiye’de Kafka Kitap’ın yayımladığı ödüllü otobiyografik romanı “Sekiz Dağ” filme çekiliyor!

İtalyan yazar, belgeselci ve editör Paolo Cognetti, Kafka Kitap’ın 2018 yılında okurla buluşturduğu ilk otobiyografik romanı Sekiz Dağ ile uluslararası çapta bilinirlik kazanıp İtalya’da Premio Strega, Fransa’da Prix Médicis Étranger’in de aralarında bulunduğu birçok edebiyat ödülüne layık görüldü. Cognetti’nin, kendi hikâyesini anlatmaya devam ettiği Bıldırcın Karı – Dağ Günlükleri de Nisan 2021’de yine Kafka Kitap logosuyla raflarda yerini aldı. Cognetti’nin İtalyan Alpleri’nde geçirdiği çocukluğuna bir saygı duruşu niteliğindeki romanlar, Yelda Gürlek tarafından İtalyanca aslından dilimize kazandırıldı. Yazarın yine dağlara adanmış olan otobiyografik anlatısı Il ragazzo selvetico da yayınevinin yayın programında yer alıyor.

Şehirdeki yaşamının sıradanlığından bunalan ve bir zamanlar olduğu ‘vahşi çocuğu’ yeniden keşfetmek için kendini yeniden bir dağ evine atan Paolo Cognetti, romanlarında lirik anlatımı ve etkileyici betimlemeleriyle doğanın gücünü, sürekli sorgulayan bir aklın gerekliliğini ve insan ruhunun direncini âdeta anıtlaştırıyor.

Paolo Cognetti’nin, 30’u aşkın dile çevrilmiş modern başyapıtı Sekiz Dağ’dan uyarlanan filmin ise çekimleri devam ediyor. Filmin yönetmenliğini, 2014’te Oscar’a aday gösterilen ve 2016’da Sundance Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Felix Van Groeningen ile Charlotte Vandermeersch üstleniyor. Cognetti’nin senaryosu üzerinde bizzat çalıştığı ve diyalogları denetlediği filmin başrollerini Luca Marinelli, Alessandro Borghi, Filippo Timi ve Elena Lietti paylaşıyor. Valle D’Aosta ile Torino arasında, İtalyan Alpleri’nde, yazarın yaşadığı muhteşem dağ köylerinde gerçekleşen film çekimleri sonbaharda Nepal’de devam edecek.

Okumaya Devam Et

Avrupa Sineması

Wes Anderson Yeni Filmi İçin Sete Hazırlanıyor

Yeni filmin hazırlıkları devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Wes Anderson

Sinemada kullandığı dil ile tanınan usta yönetmen Wes Anderson, Tilda Swinton’lu yeni filminin prodüksiyonu için eylül ayında sete girecek.

Sinemada kullandığı renk yelpazesi ile tanınan usta yönetmen Wes Anderson, yeni filminin çekimlerine eylül ayında başlayacak. Yönetmen başrol için daha önce The French Dispatch, The Isle of Dogs, The Grand Budapest Hotel ve Moonrise Kingdom gibi filmlerde birlikte çalıştığı isim Tilda Swinton ile tekrar bir araya gelecek.

Anderson‘ın ayrıntılı bilgi paylaşmak için erken olduğunu açıkladığı film, ilk zamanlarda Roma’da çekilmesi planlanıyordu fakat İspanya’da iki aydır set hazırlığı olduğu biliniyor. Madrid’in güneydoğusundaki küçük bir kasaba olan Chinchón’da set hazırlıklarının sürdüğü filmin setinde, çöl manzaralarının hazırlandığı biliniyor.

The French Dispatch ile 2021Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak olan yönetmenin yeni filmi hakkında detaylı bilgilerin, gelecek günlerde duyurulması bekleniyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler