Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Müslümanlar Sanat/çın/ın Kıymetini Anlamaya Başladı (1)

Burada en büyük kabahat bizde… Son yıllarda özellikle sinema alanında neredeyse sıfırı çekmiş durumdayız.

Yayınlandı

tarihinde

muhammeduyar

Medya Sanat Merkezi geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirdiği ‘Medyanın Dili İmanı’ başlıklı bir etkinlik ile resmen açılmış oldu. Televizyon ekranlarından da tanıdığımız Ümit Sönmez’in başkanlığını yapacağı ‘MSM’nin genç ve dinamik yapısı nedeniyle geleceğinden ümitli olduğumu belirteyim.

Geçtiğimiz yıllarda kurulan fakat uzun soluklu varlık gösteremeyen Bilim Sanat ve Felsefe Akademisi’nin çatısı altında bulunmuş birisiyim. Alternatif bir sanat eğitim merkezi olarak o zaman için güzel bir heyecan oluşturmuştu. Fakat ilerleyen süreçte (nedenini gerçekten bilmiyorum) kapatıldı.

Uzun süredir bizim camianın böyle bir hazırlığı olduğunu duyuyordum. Ne zaman açılacağı veya faaliyetlerinin ne olacağı konusunda fazla bir bilgim yoktu. 2 hafta önce e-posta kutuma ‘Kelebek’ filminin yapımcısı Oktay Berber tarafından gönderilen bir mailde “Medya Sanat Merkezi” adını görünce heyecanlanmadım desem yalan olur.

Özellikle Gezi Parkı olaylarında ‘sanatçı’ sıfatıyla değerlendirdiğimiz insanların bu toprakların insanlarından ne kadar uzakta yaşadığını ve düşündüğünü sergiledikleri militanca davranışlardan görmüş olduk. Böyle bir ortamda en çok eksikliğini hissettiğimiz ise sağduyulu, itidalli davranan ve her şeyden önce bu topraklarda yaşayan insanların kılına bile zarar gelmesini istemeyen sanatçılardı. Maalesef bizim sürekli poh pohladığımız, akşamları televizyonun karşısına geçtiğimizde severek izlediğimiz ve ‘kıymet’ verdiğimiz insanları o günlerde bizim ‘karşı’mızda gördük. Makul ölçülerde eleştirileri herkes yapabilmeli ve yapmalıydı ama ‘bizim sanatçılarımız’(!) yaptıkları İngilizce ve diğer dillerdeki açıklamalar ve twitleriyle ülkemizi Batı(!)ya şikâyet etmekten geri durmadılar.

10 yıldır siyasi iktidarda olan bir hükümetin yetkililerinin de kafasında bişeylerin dank ettiğini düşünüyorum. İnşallah öyledir. Tiyatro desteklenmeli, sinema desteklenmeli ve festivaller desteklenmeli dedikçe muslukları bol bol açıp destekledikleri insanları Gezi’de karşılarında görünce bazı gerçekleri görmüşlerdir. (Bu yazdıklarımı birileri ispiyonlama, şikâyet etme falan olarak görecektir. Evet, aynen öyle yapıyorum!) Bazı gerçekleri bugüne kadar nasıl göremediğimizi ve bunca yıldır bizimle birlikte yaşamaktan memnunmuş gibi gözükenlerin bizden nasıl nefret ettiğini, hatta bizi ‘öküz’ diye niteleyebilecek kadar alçalabildiklerini gördük.

mekke-mıknatısBurada en büyük kabahat bizde… Son yıllarda özellikle sinema alanında neredeyse sıfırı çekmiş durumdayız. Dönüp bakıyorum arkaya; Hür Adam, Allah’ın Sadık Kulu-Barla, Selam, Ateşin Düştüğü Yer, Bendeyar(!), -azıcık daha zorlayalım- Anka Kuşu… Daha da fazla gelmiyor aklıma. Kaybetmesinin tek nedeninin uzun süresi olduğunu düşündüğüm Hür Adam ve Ateşin Düştüğü Yer dışında diğer filmler vasatı aşamadı.

Ateşin Düştüğü Yer ise İsmail Güneş’in eski filmlerinin etkisiyle mi bilmiyorum ama gereken desteği göremedi. Cemaat desteğiyle gişede belli bir rakama ulaşan Eşrefpaşalılar, Allah’ın Sadık Kulu ve Selam gibi filmler ise -ilgi noktasında- yerelde kalan yapımlar oldu.

Eleştirmek kolay ama yapmak/üretmek zor farkındayım. Bu yüzden Medya Sanat Merkezi’nin ilk amacının bir an önce yapmak/üretmek olduğunu görünce sevindim. Müslümanlar olarak -bize dayatılan belli başlı bazı ‘beğeni’ kriterleri nedeniyle- daha önce yapılan işleri beğenmiyoruz. Yeni şeyler yapmak için ise teorinin oturmasını bekliyoruz. Oysa bir Müslüman için teori çoktan belirlenmiştir.

Kur’anî ölçülerin dışına çıkılmadığı sürece her film bizim filmimizdir. Su içen bir kuşu çekmek bile yeri geldiğinde ‘bizim’ filmimizdir. Gelin bir Müslümanın vasatını anlatan filmlerimiz olsun. Kimse hidayete ermesin filmlerimizde, ‘beyaz giyen adamlarımız’ da olmasın. Adam işe gitsin gelsin, üzülsün, acı çeksin ama bu arada dua etsin, namaz kılsın falan. Ateşin Düştüğü Yer’de babanın yaptığı gibi hata yapsın ama el açmayı da bilsin.

Semih Kaplanoğlu? O ne yapacağını iyi biliyor… Sinemaya dair güzel birikimi olan böyle bir insanın dizinin dibinde kim yetişiyor, ya da yetişiyor mu bilmiyorum ama Sayın Kaplanoğlu’nun sinema bilgisinin zekâtını bu ülkeye ‘Kaplan Film Akademisi’ gibi oluşumlar kurarak vermesi gerekir diye düşünüyorum.

Mesele biraz dallandı budaklandı, gezdi dolaştı ama olsun. İçimizde biriken çok şey var. Artık bişeyler yapmadan/üretmeden içimizdekileri atamayacağız.

Nereden baktığınızı unutmayın… Selametle…

twitter.com/muhammeduyar

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler