Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Mümkün Değil Sevgilim Aşkımızı Unutmamız

Var mıdır yok mudur bilmem ama aşk üzerine konuşmanın da yazmanın da tadı başka oluyor.

Yayınlandı

tarihinde

muhammeduyar

Arabesk bazen iyidir. *

Bu cümleyi yukarıda bırakalım…

Dün gece uzun zamandır izlemek istediğim ama bir türlü zaman bulamadığım Son Aşk (Mr. Morgan’s Last Love) filmini izledim.

Filmi merak etmemdeki en büyük neden başroldeki Michael Cain’di kuşkusuz. Bu yaşlı kurdu genelde yan rollerde görmeye alışkınız…

Michael Cain; Son Aşk’ta, eşini yeni kaybetmiş, acısı taze ama yeni aşklara yelken açmaya hazır bekleyen bir ihtiyar delikanlı olan Mr. Morgan’ı  canlandırıyor.

Otobüs yolculuklarının bazen ‘duraklar arası aşklar’a tanıklık ettiğini düşünürüm hep. Hatta bununla ilgili bir kısa film yapma hayalim bile vardır eskiden beri. Otobüste birbirini çaktırmadan süzen iki insan gördüğümde benim için en eğlenceli iş onları izlemek olur. Bazen bir durak sürer, bazen son durağa kadar. İşte Son Aşk filminde de herşey bir otobüs yolculuğunda başlıyor. Ama gelin görün ki mesele ‘duraklar arası aşk’ın da ötresine gidiyor.

Mr. Morgan’ın mı yoksa genç bayan Pauline’in (Clémence Poésy) mi ilk adımı attığını tam kestiremediğimiz bu başlangıç ile birlikte iki insanın hayatında meydana gelen değişiklikleri izliyoruz film boyunca.

Mekan Paris, konu aşk… Yaşlı adam, genç bayan…

‘İmkansız’ diye bişey yok hayatta. Belki de var, bilemiyorum. Ama Mr. Morgan ve Pauline’in birlikte olmasını istiyorsunuz bu filmi izlerken. Pauline belki babasından bile yaşlı bu adamı babasına benzettiği için, Mr. Morgan ise Pauline’i rahmetli eşi ‘Joan’a benzettiği için seviyor.

Böyle bir durumda aşkın başlamadam bittiğini düşünüyorsanız eğer sizinle aynı fikirdeyiz demektir. ‘Aşk’ın başka bir kişi hakkında sadece senin hissettiğini düşündüğün ve başkasında bulmanın imkansız olduğuna inandığın şeyler sayesinde ortaya çıktığına inanıyorum. ‘Sende kaybettiğim eşimi gördüm’, ‘sende babamı gördüm’ gibi cümlelerle başlayan aşkların devamında tarafların birbirlerinden bu ilk izlenimdeki kişi olmasını beklemeleri oldukça yüksek bir ihtimal.

Filmin sonunda dumura uğradığımızı söylemeliyim. Böyle bir sonu sevdin mi derseniz kesinlikle hayır. Filmin normal bir sonla bitmesi beni çok daha fazla tatmin edecekti. Haneke’nin ‘Aşk’ı gibi gerçekçi bir filmden sonra böyle bir sonun filmi olabildiğine basitleştirdiğini düşünüyorum.

Ne kadar sonunu beğenmesem  ve süresini uzun bulsam da bir noktaya kadar ‘ihtiyar adam ve genç kız aşkı’nı oldukça iyi işlediğini düşündüğüm bu filmi izlemenizi isterim.

Filmden aklımda kalan bir bölümün replikleri ile bitireyim:

Bir büfeden alışveriş yapmaya çalışan Mr. Morgan’ı İngilizce konuştuğu için büfedeki kızlardan birisi anlamaz. Kız sadece Fransızca bilmektedir. Ve arkadaşı yardımına koşar…

Büfeci kız: Her zamankinden mi Mösyö? Turşusuz ve su mu alıyorsunuz?

Mr. Morgan: Teşekkür ederim.

Büfeci kız (yanındaki arkadaşına dönerek Fransızca olarak): Amca Amerikalı, 3 yıldır her hafta geliyor. Ve tek kelime Fransızca bilmiyor. Bak şimdi.

Neden siz Amerikalılar başka ülkelere gidip herkesin İngilizce konuşmasını bekliyorsunuz? Bu kadar kendini beğenmiş olmayın, çaba gösterin biraz.

Mr. Morgan: Teşekkür ederim.

Büfeci kız(arkadaşına): Gördün mü tek kelime anlamadı.

—————————-

*Arabesk meselesine gelecek olursak. Böyle bir filmi izlemekten vazgeçirtebilecek bir sonu haber vereceği ve spoiler olacağı için ayrıntı vermeyeceğim ama filmin ardından oturup Ferdi Tayfur’un ‘Gönül Yorgunu’ şarkısını dinledim. Son Aşk’ın yerli versiyonu çekilse ve başrolde Ferdi Tayfur(o da yaşladı zaten) oynasa bu şarkı tam filmin sonuna göre olurdu.

—————————-

Var mıdır yok mudur bilmem ama aşk üzerine konuşmanın da yazmanın da tadı başka oluyor.

Nereden baktığınızı unutmayın! Selametle…

twitter.com/muhammeduyar

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler