Montreal “Türkiye” Film Festivali

Genel

Montreal Dünya Film Festivali bu yıl oldu Montreal Türkiye Film Festivali! İlk Filmler Dünya Yarışması’nda iki, Dünya Sinemasına Bakış Bölümü’nde dört, Dünya Büyükleri Bölümü’nde bir Türkiye yapımı gösterilecek! İlk cümlede avcılar gibi abartmamın ardındaki hakikat bu!

18 – 28 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan Montreal Dünya Film Festivali’nin göstereceği yedi Türkiye filminin neler olduğuna gelince: World Greats / Dünya Büyükleri Bölümü’ne seçilen Derviş Zaim imzalı “Gölgeler ve Suretler” benim nazarımda bir başyapıt. Derviş Zaim’in düşünsel ve estetik ve sinematografik boyutlarıyla bir prizma olarak tasarladığı filmlerine yansıyan projeksiyon ışığı kırıldığında geleneksel sanatlar ve sosyal bilimler bütün renkleriyle süzülüyor ve önümüzde rengarenk bir filmkuşağı oluşturuyor.

İyi film romantik aşk gibi bir şey, insanı şair yapıyor, kötü de olsa şair! Oysa sevmediğim filmlerin Dr. Jekyll’ı bastırıp Bay Hide’ı içimden çıkardığını hissediyorum. Benim Bay Hide’ım sevmediklerini kurbağaya çevirmek isteyen bir cadı. O kadar da fena bir istek değil nihayetinde, bütün gün yüzüp vraklıyorsun, kayaların üstünde güneşleniyorsun, dilini şöyle bir uzatıp sinek, böcek yakalıyorsun, çiftleşiyor ve sürüyle iribaş ebeveyni oluyorsun… Mis gibi hayat işte! Yakınlarda köprüden kafana taş atmaya kalkan muzır veletler ya da kurbağa bacağı meraklısı gurmeler de yoksa değme keyfine! Yazarınızın tatilini yapmakta olduğunu ve kaygısız kurbağa modunda çalıştığını böylece fark etmişsinizdir!

Gelelim dünya prömiyerlerini Montreal’de yarışarak yapacak olan iki ilk filme: Biri fotoğraf sanatçısı Cemil Ağacıkoğlu’nun halis muhlis minimal filmi “Eylül”. Kişisel olarak sevdiğim bir çalışma, çünkü zorlamasız bir yaratım. Ne anlattığını, niye anlattığını bilen bu yüzden duygusunu izleyiciye sessiz sedasız, onu atmosferiyle sararak ve imgelerin gücüyle aktaran bir film. Bunun için de deli gibi bir çaba gösterip nefesi yetmeyen ilk filmlerden değil. Adı gibi hüzünle dolu aşkı, hastalığı, çaresizliği bütün olağanlığıyla sergiliyor. Sararıp düşen yapraklar bizi hüzünlendirir oysa bunun doğanın kaçınılmaz döngüsü olduğunu biliriz ve asıl acının bu döngü bozulursa yaşanacağının bilincindeyizdir ya… Öyle bir şey işte “Eylül”. Bu noktada kötü şair alarmını turuncudan sarıya yükseltmek lazım!

Montreal’de “Eylül”e rakip olan Mustafa Nuri imzalı “Vücut” ise yer yer beden politikasına dair çok bilinçli çıkışlar yapan, oyuncularından çok iyi performanslar alan öte yandan yer yer kontrolü kaybedip karikatürize olan bir film. Hüzün mizah dengesini tam sağlayamadığı için filmin tonu bazı sekanslarda değişiveriyor. O sekansları sanki başka bir yönetmen çekmiş gibi duruyor. Bir acemilik göze çarpıyor zaman zaman ama bütününde oldukça ilginç, yönetmeninin bundan sonra ne yapacağını merakla beklememizi sağlayan bir film “Vücut”.

Montreal Dünya Film Festivali’nin Dünya Sinemasına Bakış bölümünde de dört Türkiye yapımı birden gösterilecek. Bunlardan ilki Orhan Oğuz’un dedesinin ve tabii onun gibi Balkan muhaciri bir kuşağın öyküsünü anlattığı “Hayda Bre”. Televizyon dizileriyle yönetmen koltuğuna oturan Atilla Cengiz’in ilk uzun metrajlı filmi “Oğul”, oğulları “ölü bulunmuş” iki babanın dramı üzerinden ayırımcılık ve egemenlik kavramını ele alan yalın bir film.

“Press” Özgür Gündem gazetesi Diyarbakır bürosunda yaşananlar üzerinden hem ayrımcılık hem basın özgürlüğü meselelerine önemli değinmelerde bulunurken mizahı elden bırakmayan olgun bir yapıt olarak takdir topluyor her yerde. Ensest gibi çok çetrefilli bir konuyu gayet dengeli ve üstü kapalı bir anlatımla ele alan “Atlıkarınca” da öyle…

Alin Taşçıyan / Star Gazetesi

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up