Bizimle İletişime Geçin

Meraklısına

Miyazaki Dosyası Altyazı’nın Mayıs Sayısında

Büyük usta Altyazı’nın Mayıs sayısında!

Yayınlandı

tarihinde

Altyazı Sinema Dergisi Mayıs sayısını “Rüzgârlı Diyarların Büyücüsü” Hayao Miyazaki’ye ayırıyor. Anime sinemasının büyük ustasının kırk yılı aşan zengin filmografisini mercek altına alan dosyada, Miyazaki klasiklerine dair yazıların yanı sıra yönetmenin farklı filmleri arasındaki tematik bağlara odaklanan incelemeler de okunabilir.

207. sayısında Altyazı, animasyon sinemasının en büyük ustalarından Hayao Miyazaki’nin 70’li yıllardan günümüze uzanan görkemli kariyerini ele alıyor. Usta yönetmenin sinema yolculuğu boyunca imza attığı belli başlı filmlerin incelendiği dosyada ayrıca Miyazaki filmlerinin tematik devamlılıklarına dair inceleme yazıları da bulunuyor. Altyazı’nın 207. sayısına altyazi.net adresi üzerinden erişmek mümkün.

Dosya kapsamında Öykü Sofuoğlu, yönetmenin canlı cansız tüm varlıklara bir ruh bahşeden sinemasının özündeki animist perspektifi ele alıyor. Aslı Ildır tüm Miyazaki filmlerinde güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkan ve kahramanı dönüştürme görevi üstlenen mekânlara yakından bakıyor. Kutlukhan Kutlu, yönetmenin vazgeçilmez temaları arasında yer alan uçma tutkusunu farklı filmlerden örneklerle inceliyor. Eray Yıldız’ın yazısı, Miyazaki sinemasında tüm bu ruhani yolculukların sıklıkla bir parçası olan yemek sahnelerine, yönetmenin iştahı nasıl çizdiğine odaklanıyor. Kaan Denk ise Miyazaki filmlerinde kahramanla birlikte soluklandığımız, zamanın akışını takdir etmeye davet edildiğimiz boşluk anlarının işlevine dikkat çekiyor.

Miyazaki

Dosyada ayrıca Miyazaki’nin farklı dönemlerde çektiği klasiklerden bazıları tek tek inceleniyor: Erman Ata Uncu yönetmenin ilk uzun metrajı Cagliostro Kalesi’ni (Rupan Sansei: Kariosutoro no Shiro, 1979), Kaan Karsan dev bir orman ruhunu bir popüler kültür ikonuna dönüştüren Komşum Totoro’yu (Tonari no Totoro, 1988), Burçin S. Yalçın tüm klasik Miyazaki temalarını gösterişsiz biçimde işleyen Küçük Cadı Kiki’yi (Majo no Takkyûbin, 1989), Güvenç Atsüren politik göndermeler ve popüler kültür referanslarıyla bezeli macera-komedi filmi Kırmızı Kanatlar’ı (Kurenai no Buta, 1992), Coşkun Liktor ustanın kariyerinin zirvesi olarak görülebilecek Altın Ayı ödüllü Ruhların Kaçışı’nı (Sen to Chihiro no Kamikakushi, 2001), Eren Odabaşı ise yönetmenin –şimdilik– son uzun metrajı Rüzgâr Yükseliyor’u (Kaze Tachinu, 2013) değerlendiriyor. Dosya kapsamında yazılara eşlik eden kısa klipler ise, yazarların argümanlarını örneklendirirken okuyucuda Miyazaki filmografisini yeniden ziyaret etme iştahı uyandırıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Meraklısına

“Bilinmeyene Yolculuk” Dosyası Altyazı’nın Eylül Sayısında

Altyazı Sinema Dergisi yeni sayısında sinemanın uzay serüvenlerini işliyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Altyazı

Altyazı Sinema Dergisi yeni sayısında sinemanın uzay serüvenlerini işliyor.

Uzaya çıkmanın henüz bir hayal olduğu sessiz sinema yıllarında kurulmuş fanteziler, Soğuk Savaş’ın bilim alanındaki rekabetiyle şekillenen 1950’lerin bilimkurguları, Dünya’nın istila edildiği senaryolar ve başka gezegenleri fethetmek için düzenlenen seferler, siyasi alegoriler ve spiritüel arayışlar… On bir yazıdan oluşan dosyada insanlığın en büyük umut ve korkularıyla özdeşleşen uzay kavramının filmlerdeki yansımaları inceleniyor. Altyazı’nın 211. sayısına altyazi.net/dergi adresinden erişilebiliyor.

Yeni sayıda neler var?

Kutlukhan Kutlu “Zaten Bildiğimiz Yerlere, Yeni Bir Cesaretle” başlıklı yazısında insanın ‘yeni ufuklar’ arayışını zamansız bir bağlama oturtarak popüler kültüre mal olmuş filmler, Uzay Yolu, Star Wars gibi seriler ve edebiyat klasikleriyle ilişki içinde ele alıyor. Öykü Sofuoğlu ise sessiz sinemanın uzay serüvenlerini gözden geçiriyor. Dosyada Soğuk Savaş’ın damga vurduğu 1950’lerin ABD bilimkurgularını Coşkun Liktor’un, dönemin Japonya sinemasından Godzilla’lı fantastik örnekleri Aslı Ildır’ın kaleminden okuyabilirsiniz. ‘İnsanların bedenlerini ele geçiren sinsi uzaylı’ temasını Ali Ercivan masaya yatırıyor ve Merihten Saldıranlar (Invasion of the Body Snatchers, 1956), Şey (The Thing, 1982) gibi filmler üzerinden uzaylıların hangi korkularımızın tezahürü olduğu üzerine düşünüyor. Gelmiş geçmiş en korkunç uzaylı figürlerinden Yaratık’ın külliyatının detaylı analizi ise Fatma Cihan Akkartal’ın yazısında.

Dosyada Ekrem Buğra Büte ‘ilk karşılaşma’lara odaklanan Üçüncü Türden Yakınlaşmalar (Close Encounters of the Third Kind, 1977) gibi filmlerdeki tahayyülleri mercek altına alırken, Burçin S. Yalçın çığır açıcı Yasak Gezegen’den (Forbidden Planet, 1954) 2001: Bir Uzay Macerası’na (2001: A Space Odyssey, 1968), Yıldızlararası (Interstellar, 2014) gibi güncel örneklere uzanarak ‘uzayın keşfi’nin dünden bugüne yol haritasını çıkarıyor. Büyük kısmı Dünya’da geçmesine rağmen ‘uzay filmi’ deyince akla gelen ilk örneklerden biri olan ve geniş kitlelerle ‘gönül bağı’ bulunan Carl Sagan uyarlaması Mesaj (Contact, 1997) Kaan Karsan’ın yorumuyla dosyada yer alırken, Gözde Onaran Mesaj’ı da dâhil ederek tüm bir sinema tarihi boyunca kadınların “yerçekimine karşı” nasıl bir mücadele verdiğinin izini sürüyor. Necati Sönmez’in “Uzaya İki Belgeselci Bakış” yazısı ise, insanlığın devasa kaynaklar harcadığı tüm bu ihtişamlı uzay yolculuklarının karanlık tarafı ve çelişkileriyle bir yüzleşme niteliğinde.

Okumaya Devam Et

Meraklısına

“Altyazı”dan Askıda Seminer Projesi

Ücretsiz katılma şansını kaçırma!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Altyazı

Altyazı Sinema Derneği’nin yeni projesi ‘Askıda Seminer’le yüzden fazla öğrenci sinema seminerlerine ücretsiz katılma şansı elde edecek. Son başvuru tarihi 25 Ağustos.

15 yıldır devam eden ve bugüne kadar binlerce sinemasevere film kültürünün farklı boyutlarına ilişkin bilgi alma ve tartışma imkânı sunan Altyazı Sinema Seminerleri, önümüzdeki dönemden itibaren Askıda Seminer’ uygulamasıyla yüzün üzerinde üniversite öğrencisine, seminerlere ücretsiz katılma imkânı sağlayacak.

TÜSEV tarafından düzenlenen ‘Destekle Değiştir’ etkinliğine katılma hakkı kazanan Altyazı Sinema Derneği, sinema eğitimine ve film kültürüne katkı sunmak üzere tasarladığı ‘Askıda Seminer’ projesini, etkinliğe katılan onlarca destekçi sayesinde hayata geçiriyor.

Ağustos 2021’den itibaren, önümüzdeki bir yıl boyunca çevrimiçi devam edecek olan ve Sinema Tarihi’nden Film Dili’ne, Senaryo Yazımı’ndan Kurgu Atölyesi’ne çeşitli başlıklarda, akademisyenler ve sinema yazarları tarafından verilecek Altyazı Sinema Seminerleri’ne, toplam yüzün üzerinde üniversite öğrencisi ücretsiz olarak katılabilecek.

Altyazı Sinema Seminerleri’nden birine katılmak isteyen öğrencilerin tek yapması gereken, ilgili formu doldurarak 25 Ağustos’a kadar başvuruda bulunmak.

Katılımcılar formda sunulan bilgiler dikkate alınarak ve İstanbul dışında ikâmet eden üniversite öğrencilerine öncelik verilerek yapılacak değerlendirme sonucu belirlenecek. Sonbahar döneminde açılacak olan Altyazı Sinema Seminerleri’nin tam listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Meraklısına

“Oyuncular ve Yönetmenler” Dosyası Altyazı’nın Ağustos Sayısında

Altyazı bu ay unutulmaz oyuncu – yönetmen işbirliklerini inceliyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Altyazı

Altyazı Sinema Dergisi yeni sayısında sinema tarihinin unutulmaz oyuncu – yönetmen işbirliklerini inceliyor.

Robert De Niro ile Martin Scorsese, Müjde Ar ile Atıf Yılmaz, Divine ile John Waters, Philip Seymour Hoffman ile Paul Thomas Anderson… On yazıdan oluşan dosyada usta yönetmenlerin kendi alter-egoları olarak konumladıkları aktörlerden usta-çırak ilişkilerine, ilk görüşte aşk misali başlayan ortaklıklardan ‘verimli düşmanlıklar’a, film yapımının temel unsurlarından oyuncu – yönetmen işbirliğinin farklı suretleri ele alınıyor. Altyazı’nın 210. sayısına altyazi.net/dergi adresinden erişilebiliyor.

Yeni sayıda neler var?

Sinema tarihinin meşhur ‘yönetmen ve alter-egosu’ ikililerinden Marcello Mastroianni & Federico Fellini’yi Coşkun Liktor, Robert De Niro & Martin Scorsese’yi Burçin S. Yalçın, Klaus Kinski & Werner Herzog’u Kutlukhan Kutlu yazdı. Yönetmenin oyuncuyu görür görmez ‘vurulduğu’ ve daimi takımına aldığı durumlara örnek teşkil eden ortaklıklardan Liv Ullmann & Ingmar Bergman Kaan Denk’in, Philip Seymour Hoffman & Paul Thomas Anderson Selin Gürel’in yazısında. Alfred Hitchcock’un sinemasında daima bir “tehlike” unsuru olarak yer verdiği “soğuk sarışın”ları canlandıran Grace Kelly, Tippi Hedren ve Kim Novak gibi aktrislerle kurduğu tacizkâr ilişkinin öyküsünü ve bu yaklaşımının filmleriyle bağlantısını Erman Ata Uncu anlatıyor. Soumitra Chatterjee ve Satyajit Ray’in gerçek bir usta – çırak ilişkisine tekabül eden verimli ortaklıklarını ve Hindistan’ın Paralel Sinema akımına unutulmaz katkılarını Necati Sönmez aktarıyor. Feminizmin ve oyunbaz yaklaşımların bir araya getirdiği Müjde Ar ile Atıf Yılmaz’ın sinemasını Aslı Ildır, Delphine Seyrig ile Marguerite Duras’ın sinemasını Öykü Sofuoğlu inceliyor. Engin Ertan’ın yazısı ise, Divine ve John Waters’ın “toplumsal normlara meydan okuyan eylemleri” üzerine.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler