Mithat Alam Cem Yılmaz’ı Esir Aldı

Manşet Türkiye

cem-yilmaz-1

Haber: Betül Özbek – Fotoğraflar: Fatih Öztürk – Foto galeri için tıklayın!

Ünlü komedyen Cem Yılmaz Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen bir söyleşide öğrencilerle buluştu.

Albert Long Hall’da ‘sinemacı’ kimliğiyle öğrencilerin karşısına çıkan Cem Yılmaz konuşması boyunca sık sık yaptığı esprilerle salondakileri kahkahaya boğdu.

Mithat Alam ve Zeynep Ünal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide Mithat Alam sinema tarihinden sorduğu sorularla adeta Cem Yılmaz’ı akademik sınava tabi tuttu.

Cem Yılmaz sorularına sık sık ‘Anglosakson’ diye başlayan Mithat Alam’ı öğrencilere göstererek “Yerli sevmiyor, yerli sevmiyor” diyerek muzip bir tepki gösterdi.

CEM YILMAZ İÇİN SAHTE BİLET BASTILAR!

Girişin biletli olduğunu öğrenen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ise ilginç bir yöntemle salona girmeyi başardı. Salona giriş için kullanılan biletleri kopyalayarak çoğaltan öğrenciler nedeniyle gerçek bileti olan birçok davetli de salona girmekte sıkıntı yaşadı. Cem Yılmaz’ın konuşmasının başladığı sırada alt kattaki kapılara yüklenen öğrenciler bir süre sonra salona alındı ve söyleşiyi yerde oturarak izlediler.

MİTHAT ALAM CEM YILMAZ’I ESİR ALDI

Saat 18.00’da başlayan söyleşiye Mithat Alam’ın soruları damga vurdu. Tam 4 saat süren söyleşi sırasında oldukça yorulduğu gözlenen Cem Yılmaz zaman zaman Mithat Alam’a bu durumu hatırlatsa da söyleşiye devam etmek zorunda kaldı.  Cem Yılmaz’ı adete esir alan Mithat Alam’ın öğrencilerle soru-cevap bölümünden sonra da kendi sorularını sormaya devam etmesi üzerine salondakiler dışarıya çıkmaya başladı.

“O ZAMAN NİYE SÖYLEMEDİNİZ BUNU?” 

Cem Yılmaz ilk filmi ‘Herşey Çok Güzel Olacak’ ile ilgili sorulan soruya “98 yılında ‘Herşey Çok Güzel Olacak’ beğenilen bir film oldu. Hakkında güzel şeyler duyduğum bir filmdi. Amma velakin bugün duyduğumuz gibi değil. Bugün daha iyi şeyler duyuyoruz. ‘Abi o çok iyiydi ya’… O zaman niye söylemediniz bunu?” diye cevap verdi.

Bu filmin sonrasında Mazhar Alanson ile birlikte ‘Yıldızlı Pekiyi’ diye bir filme başladıklarını ama hikâyenin çok dallanıp budaklandığı için sonunu getiremediğini söyledi.

Cem-Yilmaz-Bogazici-Universitesi (8)

“YILMAZ ERDOĞAN’IN İŞLERİNİ SEVERİM”

Zeynep Ünal’ın Yılmaz Erdoğan filmleri ve Vizontele ile ilgili sorduğu soruya da eğlenceli bir cevap verdi: “Sonra askere gittim. Kantinde çok ciddi boşluk varmış. Yoğun bir üretim var, sen neden kantinde durmuyorsun dediler. Bir tane daha ‘Herşey Çok Güzel Olacak’ımız olacağı yerde biraz daha fazla çokomel satışımız oldu.

Askerde insan tanıdım insan gördüm çeşit çeşit insan. Ve döndüğümde ben dedim GORA’yı yapacağım. Yani GORA’yı yapmaya karar verdim aklımdaydı o sırada Yılmaz (Erdoğan) film çekiyordu film şirketi kurdu, Vizontele’yi çekiyordu. Ben de askerliğimin sonuna yaklaşmıştım seti ziyaret ettim. Küçük bir rolüm vardı ama filmin içine serpiştirdiği için benim çalışmam bir hafta sürdü. Gittim, eğlenceli bir karakter var oynar mısın dedi. Oynadım. Hiç bir şey düşünmedim. Yani öyle benim filmografime girer, girmez, tür yakışır yakışmaz diye düşünmedim. Çok canım sıkıldığı için kabul ettim. Severim ben Yılmaz’ın işlerini. Belli bir çizgide olan bir insan. Dolayısıyla bana işi teslim ettiği için böyle bir güveni var. Oynadım kendi imkânımca.”

Cem-Yilmaz-Bogazici-Universitesi (10)

“EMEĞİN KARŞILIĞI DENEN ŞEY FİLMİN LÜKS SAYILAN BÜTÇESİ İÇİNDEDİR”

Filmlerin yapım sürecinde karşılaştığı sıkıntılara da değinen Cem Yılmaz: “Herşey para değil ama güzel bir şeyler yapmak isteyince birçok şey para.  İnsanlar bir sinema salonuna girdiği zaman beraberinde izlediği filmler sizin rakibiniz. Diğer filmler rakibim olacak düzeyde değil… (Gülerek)

Emeğin karşılığı denilen şey filmin lüks sayılan bütçesi içindedir. Bunu da yadırgıyorum. Diyorlar ki mesele ‘Filme harcadığı paraya bak!’ Eğer her çalışanını sigortalarsan insan gibi, herkesin primini ödersen film o kadara mâl olur. Hiç kimseye bir şey ödemezsen film bu kadara mâl olur. İnsanlar belli bir standartta çalışıyorlar.

Oyuncu arkadaşlarımı da tenzih etmeden söylüyorum. Bedavaya oynayan arkadaşım olamaz, olmamalı. Öyle bir şeyi kabul etmeyiz.

Bazen tabi yüz katını istedikleri de olur. Çünkü o sıcacık bir film, bizimki ticari film. Mesela ben her seferinde aynı parayı isterim niye çünkü gerçek bu.

– ‘Benim filmimde yanımdan geçer misin?’

– Ver parayı, geçerim.

– Sen benim filmimde geçer misin?

– Geçerim.

– Geçme istemiyorum.

Paranın cebinde kalması için daha akıllıca manevralar yapman lazım. Yani benim filmimde helikopter olsun, kuşlar gelsin böyle herkesi gagalasın. ‘Abi ne kadar?, Ee işte yap be abi bişeyler.’ O zaman sadece sembollerle yaparım. Sembol sinemasının böyle çıktığını söylüyorlar.

CEM YILMAZ’IN YENİ FİLMİNİN ADI: ‘ÖDÜLLÜ FİLM’

Cem Yılmaz konuşmasının sonunda yeni filminin adını da söyledi. Korsan film satışı yapan ama daha sonra tövbe eden bir karakterin kendi filmini çekmeye çalışmasını anlatacağını söyleyen Cem Yılmaz, filmin adının “Ödüllü Film” olacağını açıkladı.

Foto galeri için tıklayın!

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up