Mecid Mecidi ile Tadımlık Bir Söyleşi

Röportajlar Serbest Kürsü

saziye-ayas

9 Mayıs Pazartesi günü Mecid Mecidi Medeniyet Üniversitesinde bir söyleşide sevenleriyle buluştu.
Açıkçası Medeniyet Üniversitesi ismini pek duymadığım, etkinliklerinden şimdiye kadar haberdar olmadığım bir yerdi. Bu yüzden gitmeden önce arayıp misafirlere açık olup olmadığını kontrol etme ihtiyacı duydum. Fakat rektör İhsan Karaman’ın da açılış konuşmasında söylediğine göre misafirlere her daim açık kültür sanat ağırlıklı bu söyleşiler devam edecek. Umarım başladığı gibi önemli ve güzel konuklarla yolculuğuna devam eder.

mecidi-faysal soysal
Söyleşinin Farsça ile imtihanı
Mecidi’nin çevirmenliğini İran’da yaşamış ünlü yönetmen Faysal Soysal yaptı. Faysal Soysal’ın büyük bir mütevazılıkla çevirmenlik yapması ve bizi sinemaya uzak bir çevirmenin eline bırakmaması gerçekten özverili bir davranıştı, kendisine söyleşiye katılan herkes adına teşekkür etmemiz gerekiyor. Çevirmen olmasına rağmen sorularını Farsça soran arkadaşlar, salondaki bazı insanların tepkisini çekmiş olsa da ben misafirperver buldum. Amaçları yönetmeni yalnız bırakmamak ve sorularını yönetmenin kendi dilinde sormaları büyük bir incelikti. Fakat Farsça sorular ağırlık kazanınca benim gibi Farsça bilmeyen arkadaşların biraz sıkıldığını da söylemeden geçmemek gerekiyor.

Sinema bizim için neden kutsal?
Mecidi sözlerine, hak vermeden edemediğim daha önce röportajlarında da okuduğumuz “Günümüzde bi peygamber gelseydi; O da sinemayla, medya ile ilgilenirdi.” görüşünü bir kez daha dile getirerek başladı. Her ne kadar bu görüşüne aşina olsak da kendi ağzından duymak güzeldi.

Neden Hz. Muhammed filmini çekme ihtiyacı duydu?
Kendisi Danimarka’da filmlerinin özel olarak gösterileceği bir programa gitmekten, o sıralar gündeme gelen Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatürler yüzünden son anda vazgeçmiş. Ve bu konu onda yer etmiş ne yapabilirim diye düşününce Hz. Muhammed filmi çekmenin ona düşen bir sorumluluk olduğunu keşfetmiş ki, zaten günümüzde bu filmi çekebilecek ilk isim olarak çoğumuzun aklına kendisinin geldiği aşikar.

Film süreci nasıl gelişti?
Hz. Muhammed filminin senaryosu üzerine 2 yıl uğraşan Mecidi, plato için de iki yıl emek vermiş. Toplamda film post prodüksiyon dahil 7-8 yıl gibi bir zamanda hazır edilmiş. Filmin senaryosu yazılırken özellikle mezhepler arasında Hz. Muhammed’in hayatında ihtilaflara düşülen konulardan uzak durulmuş. Evrensel herkesi kucaklayan bir Hz. Muhammed izlenimi oluşturulmaya çalışılmış.

Film Türkiye’de dublaj aşamasında

Söyleşide Mecidi filmin dublaj aşamasında olduğunu söyledi fakat umarım filmin altyazılı versiyonunu da izleme olanağı buluruz. Bunu da bir not olarak düşmek istedim.

Hayrettin Karaman filmi beğendi
Söyleşide M. Mecidi filmi küçük bir ekranda 3 saat izleyen ilahiyat profesörü Hayrettin Karaman’a özel olarak teşekkür etti.
Karaman’ın filmi çok beğendiğini, Mısır’da Arabistan’da neden yasaklandığını anlamadığını, aksine teşvik edilmesi gerektiğini söylediğini belirtti. Karaman’ın filmin Türkiye’de vizyona girmesi için yardımcı olacağını iletti.
Mecidi’nin verdiği bu ayrıntı açıkçası filmi izleme olanağını henüz bulamayan ve biraz da olsa endişesi olan insanlar için bir referans oldu. Türkiye sineması hakkında görüşleri üzerine sorulan sorular üzerine Mecidi Türk Sinemasına da değindi.
Kimlik bir milletin en hakiki damarıdır. Gördüğüm kadarıyla Türkiye’deki diziler üzerinden bir yorum yapacak olursam, diziler Türkiye’nin asli kültür ve medeniyetine ait değerler taşımamakta, halbuki Türkiye şiiriyle edebiyatıyla tarihiyle çok zengin bir ülke. Büyük bir medeniyete sahip imkanları da olmasına rağmen kendisinden bambaşka bir resim görülüyor. Ben korkuyorum, Türkiye başına ne açıyor? Nasıl kendini yok ediyor ? Tükiyede çok iyi yönetmenler olmasına rağmen medeniyet eserlerine yansımıyor.

Muhafazakâr sanat olmalı mı? Muhafazakâr sanat dili var mı?

Ben fıtrat dilini kullanmayı tercih ederim. İlahi de diyebiliriz buna. Siz bir babanın çocuğuna sevgisini anlattığınızda bunun ilahi olmayacağını söyleyemezsiniz ki! Bu insani bir şeydir. Sanat insani olanı ortaya koyar. Allah her yerde, din kuşatıcıdır olmadığı yer yoktur zaten. Bu sebeple insani olan dinidir.

Türkiye kendi sinemasını nasıl kurabilir, İran Sineması nasıl kuruldu?

Her ülke kendi sinemasının müşterisi olabilirse, tüketirse milli sinemasına büyük bir katkı sağlar. Hep yabancı film izliyorsak tabi ki sinemamız gelişmez. İran bu konuda devrimden sonra radikal kararlar almıştı. Ticari ve yabancı filmlerin birçoğunu engelledi. Bu da İran filmlerine değer kazandırdı. Sinemacılar geçimlerini sağlayabildi ve sanatı yüceltti. Bütün devrimlerden sonra olduğu gibi büyük bir genç enerji vardı ve bu sinemaya aktarıldı.

mecidi-medeniyet
Tadı damağımızda
Mecidi’nin canlı bir yayına yetişmesi gerektiği için söyleşi soru sormak isteyen büyük bir kalabalığın sorularının kursağında kalmasıyla sonuçlandı. Fakat İhsan Karaman salonun yeterince büyük olmasına rağmen insanların merdivenlere taştığı, birçok kişinin ayakta kaldığı söyleşinin filmin gösteriminden sonra tekrarlanabileceği müjdesini verdi. Umarım Mecidi’yi ülkemizde daha sık misafir ederiz. Çünkü böyle büyük bir yönetmenden öğrenecek çok şeyimiz var. Salondaki birçok insanın da belirttiği gibi tüm ümmet adına teşekkürler Mecidi.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up