Martin Scorsese’nin Favori 10 Filmi

Liste Manşet

Filmleriyle sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran usta yönetmen Martin Scorsese, bugün 77 yaşına girdi.

Taxi Driver, Goodfellas, Shutter Island ve The Wolf of Wall Street gibi filmleriyle yakaladığı başarının yanı sıra bu yıl Robert De Niro ve Al Pacino gibi iki dev ismi bir araya getiren The Irishman’i sinemaseverlerin beğenisine sunan Martin Scorsese’nin favori 10 filmini sizler için derledik.

Nice senelere dileklerimizi sunarak sizleri Scorsese’nin favori filmleriyle baş başa bırakıyoruz. İyi seyirler.

2001: A Space Odyssey (1968) – 2001: Uzay Yolu Macerası

İnsanlığın şafağında Afrika çölünde bir grup primat kavga etmektedir. Aniden beliren siyah bir taş bu maymun insanlardan birini esrarengiz bir şekilde etkileyerek bir kemiği silah olarak kullanmasını sağlar: İnsanın ataları ilk aleti bulunmuştur.

2001’de, bir önceki sahneden 4 milyon yıl sonra, bir uzay gemisi aydan gelen esrarengiz sinyallerin ardında aynı siyah taşı keşfeder. Hem de ay yüzeyinde. Sinyaller Jupiter’e gitmektedir.

On sekiz ay sonra Discovery’nin güvertesinde, astronotlar David Bowman ve Frank Poole Jupiter’in gölgesine doğru yola çıkmışlardır. Uzay gemisinde HAL 9000 adında, yapay zekaya sahip, dünyanın en gelişmiş bilgisayarı bulunmaktadır. Ve hiç kuşkusuz, bu sonuncunun, kendi planları vardır…

8½ (1963) – Sekiz Bucuk

Sekiz Buçuk, yeni filmine duyduğu ilgiyi kaybeden bir yönetmenin anıların ve fantazilerini konu ediyor. Guido Anselmi, merakla beklenen yeni projesini gerçekleştirmeye çalışırken yazar tıkanması tarzı bir handikapla karşılaşan ünlü bir İtalyan yönetmendir. Yeni projesi biyografik öğeler de barındıran bir bilim kurgu filmidir. Ancak yönetmen bir anda vuku bulan bu durum nedeniyle sanata ve filmine duyduğu tüm ilgisini ve heyecanını kaybetmiş durumdadır. İşi üzerinde yoğunlaşmaya ve bir şekilde bitirmeye çalışan Guido, zamanla bir grup flashback ve rüyalarla anıları ve fantezileri arasında gidip, gerçeklik hissini kaybetmeye başlar. Usta yönetmen Federico Fellini’nin başyapıtları arasında yer alan film yönetmenin hayatından gerçek kesitler barındırıyor.

Ashes and Diamonds (1958) – Küller ve Elmaslar

Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır.

Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy’da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid’a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır

Filmde, Polonya’da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.

BlacKkKlansman (2018) – Karanlıkla Karşı Karşıya

1970’lerde, siyahi hareketle birlikte ırkçılığın da güçlü olduğu yıllarda Afrika kökenli Ron Stallworth (John David Washington), Colorado Springs polisindeki ilk siyahi memur olmayı başarır. Henüz bir çaylak olmasına rağmen, çok zorlu bir göreve girişir: Beyaz ırk üstünlüğünü savunan Ku Klux Klan örgütünün liderlerinden David Duke (Topher Grace) ile telefonla iletişime geçerek örgüte sızmayı başarır. Ancak örgütte yükselmek için yüz yüze görüşülmesi gereken durumlarda “beyaz” bir Ron Stallworth’e ihtiyaç ortaya çıkar, bu görev için de Flip Zimmerman (Adam Driver) adlı bir başka polis uygun bulunur. Blackkklansman filmi, Ron Stallworth’ün yazdığı aynı adlı otobiyografik romandan uyarlandı.

The Changeling (1980) – Zorlayaıcı

Müzik profesörü John Russell, eşi ve kızını bir trafik kazası sonucu kaybeder. Aylarca bu kazanın etkisinden kurtulamayan Russell, acısını unutabilmek için bir üniversitede dersler vermeye başlar. Kısa süre sonra da sessiz ve sakin bir çalışma ortamı için yeni bir ev arayan Russell, yıllardır boş duran ve kimsenin yaşamak istemediği büyük bir malikaneye taşınır. Kendisini müzik derslerine ve piyanoda yeni besteler yapmaya veren John Russell, çok geçmeden evin içinde yalnız olmadığını anlar. Kendisiyle iletişim kurmaya çalışan ve tüm eve hakim olan ruh, Russell’ı evin tarihiyle ilgili gizli kalmış gerçeklere ulaştıracaktır.

Citizen Kane (1941) – Yurttaş Kane

Film, ölen bir iş adamının ölmeden önce söylediği bir sözün sırrını açığa çıkarmaya çalışan bir muhabirin hikayesini konu ediyor. Tanınmış iş adamı Charles Foster Kane gösterişli bir hayatın barındırdığı her şeye sahiptir; bolca para, şöhret, prestij ve kadınlar… Fakat ani ölümünün ardından, ölmeden önce söylediği son söz olan “Rosebud” bir giz perdesini doğurur. Yakın çevresindeki kimsenin anlamanı bilmediği bu sözcük Kane’in ölümüne ve yaşamına dair bazı sırların varlığını işaret eder. Bu kelimenin anlamını açığa çıkarmaya çalışan gazeteci Jerry Thompson Foster’ın arkadaşları, ailesi ve iş arkadaşlarıyla röportajlar yapmaya başlar. Bu kişiler Kane hakkında hikayeler anlattıkça gazeteci puzzle’ın parçalarını birleştirmeye başlar. Usta yönetmen Orson Welles’in başyapıtı Yurttaş Kane, sinema tarihinin en önemli kilometre taşlarından biridir.

Contempt (1963) – Nefret

Paul Javal Yunan tragedyası Ulysses’in yeni ve daha ticari bir versiyonunu yazması için kiralanan bir senaristtir. Yönetmen Fritz Lang yapımcı ise Jeremy Prokosch olacaktır. Ama Javal, karısı Camille’in yapımcı Prokosch tarafından baştan çıkartılmasına seyirci kalır. Camille kocasının kendisini kullandığını anlar ama bu oyunu da gittiği yere kadar sürdürür. Bu bir aşk, kıskançlık ve güç oyunudur artık…
Jean-Luc Godard’ın efsaneler arasına girmiş filmi Alberto Moravia’nın “Il Disprezzo” adlı romanından uyarlama. Başrollerde ise Brigitte Bardot, Jack Palance ve Michel Piccoli var.

Dead of Night (1945)

Şehir dışında verilen bir partiye Mimar Walter Craig davet edilmiştir. Çiftliğe vardığında daha önce bu eve geldiği hissine kapılır. Dahası partiye katılan insanların hepsine de kendisine tanıdık gözükmektedirler fakat hiçbiri Walter’la daha önce karşılaşmamıştır. Daha sonra Walter hepsine, onlarla daha önce tanıştığını ve sürekli tekrarlanan bir rüyanın içinde olduğunu söyler…
Ona göre güzel ve sakin bir biçimde başlayan bu rüya, bir noktadan sonra korkutucu bir hal almaya ve içinde çıkamadığı bir kabus haline dönüşmektedir. Partiye katılanlar, Walter’ın orada bulunan insanların yapacakları ya da başlarına gelecek şeyleri önceden söylemesiyle ona inanmaya başlarlar. Hiçbiriyle ilgili daha önceden edindiği özel bir bilgi olmayan Walter, bu tekrarlanan rüya sayesinde hepsinin açıklayamadıkları garip hikayelerinin olduğunu bilmektedir. Nitekim gece uzundur ve her bir konuk başlarına gelen şeyleri diğer konuklarla paylaşmaya başlar…

The Leopard (1963) – Leopar

Sicilya, 1860. Prens Salina, Garibaldi’nin reformlarından ve İtalya’nın birleşmesinden endişelenir. Yeğeni Tancredi ile zengin bir tüccarın kızı olan Angelica’nın evliliği dolayısıyla ailesi de bir dönüşüm geçirmektedir. Nihayet, şaşaalı bir baloda prens, orta sınıfın yükselişinin kaçınılmaz olduğunu idrak eder. Leopar, hem Visconti’nin en iyi filmlerinden hem de gelmiş geçmiş en iyi tarih filmlerinden biri kabul edilir.

Paisan (1946) – Hemşehri

Amerikan askeri Joe, terk edilmiş bir kalede yaşayan genç bir Sicilyalı olan Carmela’yı korumakla görevlidir. Joe aralarındaki dil engelini aşıp Carmela ile iletişim kurmaya çalışırken kadın herhangi bir duygu emaresi dahil göstermez. Bir başka Amerikan askeri ise ayakkabılarını çaldırdığı hırsızın peşine düşer ve çocuğun evsizlerle birlikte yaşadığını keşfeder. Üçüncü hikaye Roma’da yaşayan bir Amerikan askeri olan ve Francesca adında bir genç kadına aşık olan Fred’in hikayesine odaklanır…
Savaş atmosferinde geçen 6 farklı hikayenin ele alındığı film, usta sinemacı Roberto Rosselini’nin imzasını taşıyor.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up