Bizimle İletişime Geçin

Liste

Martin Scorsese’nin Favori 10 Filmi

Martin Scorsese’nin favori 10 filmini sizler için derledik.

Yayınlandı

tarihinde

Filmleriyle sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran usta yönetmen Martin Scorsese, bugün 77 yaşına girdi.

Taxi Driver, Goodfellas, Shutter Island ve The Wolf of Wall Street gibi filmleriyle yakaladığı başarının yanı sıra bu yıl Robert De Niro ve Al Pacino gibi iki dev ismi bir araya getiren The Irishman’i sinemaseverlerin beğenisine sunan Martin Scorsese’nin favori 10 filmini sizler için derledik.

Nice senelere dileklerimizi sunarak sizleri Scorsese’nin favori filmleriyle baş başa bırakıyoruz. İyi seyirler.

2001: A Space Odyssey (1968) – 2001: Uzay Yolu Macerası

İnsanlığın şafağında Afrika çölünde bir grup primat kavga etmektedir. Aniden beliren siyah bir taş bu maymun insanlardan birini esrarengiz bir şekilde etkileyerek bir kemiği silah olarak kullanmasını sağlar: İnsanın ataları ilk aleti bulunmuştur.

2001’de, bir önceki sahneden 4 milyon yıl sonra, bir uzay gemisi aydan gelen esrarengiz sinyallerin ardında aynı siyah taşı keşfeder. Hem de ay yüzeyinde. Sinyaller Jupiter’e gitmektedir.

On sekiz ay sonra Discovery’nin güvertesinde, astronotlar David Bowman ve Frank Poole Jupiter’in gölgesine doğru yola çıkmışlardır. Uzay gemisinde HAL 9000 adında, yapay zekaya sahip, dünyanın en gelişmiş bilgisayarı bulunmaktadır. Ve hiç kuşkusuz, bu sonuncunun, kendi planları vardır…

8½ (1963) – Sekiz Bucuk

Sekiz Buçuk, yeni filmine duyduğu ilgiyi kaybeden bir yönetmenin anıların ve fantazilerini konu ediyor. Guido Anselmi, merakla beklenen yeni projesini gerçekleştirmeye çalışırken yazar tıkanması tarzı bir handikapla karşılaşan ünlü bir İtalyan yönetmendir. Yeni projesi biyografik öğeler de barındıran bir bilim kurgu filmidir. Ancak yönetmen bir anda vuku bulan bu durum nedeniyle sanata ve filmine duyduğu tüm ilgisini ve heyecanını kaybetmiş durumdadır. İşi üzerinde yoğunlaşmaya ve bir şekilde bitirmeye çalışan Guido, zamanla bir grup flashback ve rüyalarla anıları ve fantezileri arasında gidip, gerçeklik hissini kaybetmeye başlar. Usta yönetmen Federico Fellini’nin başyapıtları arasında yer alan film yönetmenin hayatından gerçek kesitler barındırıyor.

Ashes and Diamonds (1958) – Küller ve Elmaslar

Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır.

Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy’da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid’a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır

Filmde, Polonya’da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.

BlacKkKlansman (2018) – Karanlıkla Karşı Karşıya

1970’lerde, siyahi hareketle birlikte ırkçılığın da güçlü olduğu yıllarda Afrika kökenli Ron Stallworth (John David Washington), Colorado Springs polisindeki ilk siyahi memur olmayı başarır. Henüz bir çaylak olmasına rağmen, çok zorlu bir göreve girişir: Beyaz ırk üstünlüğünü savunan Ku Klux Klan örgütünün liderlerinden David Duke (Topher Grace) ile telefonla iletişime geçerek örgüte sızmayı başarır. Ancak örgütte yükselmek için yüz yüze görüşülmesi gereken durumlarda “beyaz” bir Ron Stallworth’e ihtiyaç ortaya çıkar, bu görev için de Flip Zimmerman (Adam Driver) adlı bir başka polis uygun bulunur. Blackkklansman filmi, Ron Stallworth’ün yazdığı aynı adlı otobiyografik romandan uyarlandı.

The Changeling (1980) – Zorlayaıcı

Müzik profesörü John Russell, eşi ve kızını bir trafik kazası sonucu kaybeder. Aylarca bu kazanın etkisinden kurtulamayan Russell, acısını unutabilmek için bir üniversitede dersler vermeye başlar. Kısa süre sonra da sessiz ve sakin bir çalışma ortamı için yeni bir ev arayan Russell, yıllardır boş duran ve kimsenin yaşamak istemediği büyük bir malikaneye taşınır. Kendisini müzik derslerine ve piyanoda yeni besteler yapmaya veren John Russell, çok geçmeden evin içinde yalnız olmadığını anlar. Kendisiyle iletişim kurmaya çalışan ve tüm eve hakim olan ruh, Russell’ı evin tarihiyle ilgili gizli kalmış gerçeklere ulaştıracaktır.

Citizen Kane (1941) – Yurttaş Kane

Film, ölen bir iş adamının ölmeden önce söylediği bir sözün sırrını açığa çıkarmaya çalışan bir muhabirin hikayesini konu ediyor. Tanınmış iş adamı Charles Foster Kane gösterişli bir hayatın barındırdığı her şeye sahiptir; bolca para, şöhret, prestij ve kadınlar… Fakat ani ölümünün ardından, ölmeden önce söylediği son söz olan “Rosebud” bir giz perdesini doğurur. Yakın çevresindeki kimsenin anlamanı bilmediği bu sözcük Kane’in ölümüne ve yaşamına dair bazı sırların varlığını işaret eder. Bu kelimenin anlamını açığa çıkarmaya çalışan gazeteci Jerry Thompson Foster’ın arkadaşları, ailesi ve iş arkadaşlarıyla röportajlar yapmaya başlar. Bu kişiler Kane hakkında hikayeler anlattıkça gazeteci puzzle’ın parçalarını birleştirmeye başlar. Usta yönetmen Orson Welles’in başyapıtı Yurttaş Kane, sinema tarihinin en önemli kilometre taşlarından biridir.

Contempt (1963) – Nefret

Paul Javal Yunan tragedyası Ulysses’in yeni ve daha ticari bir versiyonunu yazması için kiralanan bir senaristtir. Yönetmen Fritz Lang yapımcı ise Jeremy Prokosch olacaktır. Ama Javal, karısı Camille’in yapımcı Prokosch tarafından baştan çıkartılmasına seyirci kalır. Camille kocasının kendisini kullandığını anlar ama bu oyunu da gittiği yere kadar sürdürür. Bu bir aşk, kıskançlık ve güç oyunudur artık…
Jean-Luc Godard’ın efsaneler arasına girmiş filmi Alberto Moravia’nın “Il Disprezzo” adlı romanından uyarlama. Başrollerde ise Brigitte Bardot, Jack Palance ve Michel Piccoli var.

Dead of Night (1945)

Şehir dışında verilen bir partiye Mimar Walter Craig davet edilmiştir. Çiftliğe vardığında daha önce bu eve geldiği hissine kapılır. Dahası partiye katılan insanların hepsine de kendisine tanıdık gözükmektedirler fakat hiçbiri Walter’la daha önce karşılaşmamıştır. Daha sonra Walter hepsine, onlarla daha önce tanıştığını ve sürekli tekrarlanan bir rüyanın içinde olduğunu söyler…
Ona göre güzel ve sakin bir biçimde başlayan bu rüya, bir noktadan sonra korkutucu bir hal almaya ve içinde çıkamadığı bir kabus haline dönüşmektedir. Partiye katılanlar, Walter’ın orada bulunan insanların yapacakları ya da başlarına gelecek şeyleri önceden söylemesiyle ona inanmaya başlarlar. Hiçbiriyle ilgili daha önceden edindiği özel bir bilgi olmayan Walter, bu tekrarlanan rüya sayesinde hepsinin açıklayamadıkları garip hikayelerinin olduğunu bilmektedir. Nitekim gece uzundur ve her bir konuk başlarına gelen şeyleri diğer konuklarla paylaşmaya başlar…

The Leopard (1963) – Leopar

Sicilya, 1860. Prens Salina, Garibaldi’nin reformlarından ve İtalya’nın birleşmesinden endişelenir. Yeğeni Tancredi ile zengin bir tüccarın kızı olan Angelica’nın evliliği dolayısıyla ailesi de bir dönüşüm geçirmektedir. Nihayet, şaşaalı bir baloda prens, orta sınıfın yükselişinin kaçınılmaz olduğunu idrak eder. Leopar, hem Visconti’nin en iyi filmlerinden hem de gelmiş geçmiş en iyi tarih filmlerinden biri kabul edilir.

Paisan (1946) – Hemşehri

Amerikan askeri Joe, terk edilmiş bir kalede yaşayan genç bir Sicilyalı olan Carmela’yı korumakla görevlidir. Joe aralarındaki dil engelini aşıp Carmela ile iletişim kurmaya çalışırken kadın herhangi bir duygu emaresi dahil göstermez. Bir başka Amerikan askeri ise ayakkabılarını çaldırdığı hırsızın peşine düşer ve çocuğun evsizlerle birlikte yaşadığını keşfeder. Üçüncü hikaye Roma’da yaşayan bir Amerikan askeri olan ve Francesca adında bir genç kadına aşık olan Fred’in hikayesine odaklanır…
Savaş atmosferinde geçen 6 farklı hikayenin ele alındığı film, usta sinemacı Roberto Rosselini’nin imzasını taşıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Liste

Kaçırılmaması Gereken 10 Olimpik Film

Seyretmenin tam zamanı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

White Vertigo (1956)

People, Hopes, Medals (1960)

Olympic Games: 1956 (1956)

The Melbourne Rendez-vous (1957) 

Tokyo Olympiad (1965)

Visions of Eight (1973)

16 Days of Glory (1985)

The Everlasting Flame (2009)

Sapporo Winter Olympics (1972) 

The Games of the V Olympiad Stockholm, 1912 (2017)

criterionchannel.com

Okumaya Devam Et

Liste

2021’in Şimdiye Kadarki En İyi 10 Korku Filmi

2021’in en iyileri!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Saint Maud (2019) IMDb 6,7

Azize, dindar bir hemşirenin hikayesini konu ediyor. Maud, yaşadığı travmanın ardından kendisini dine adayan genç bir hemşiredir. Maud, kanser nedeniyle perişan bir halde olan Amanda adındaki eski bir dansçı ile ilgilenmekle görevlendirilir. Bu süreçte Amanda’nın evinde kalmaya başlayan Maud, hasta kadın ile arasında farklı bir bağ kurar. Çok geçmeden Maud, Amanda’nın ruhunu kurtarmaya karar verir ve bunu saplantı haline getirir. Ancak kendi karanlık geçmişi peşini bırakmayacaktır.

A Quiet Place Part II (2020) IMDb 7,4

Sessiz Bir Yer 2, ses ile avlanan yaratıkların dehşetinden kurtulduktan sonra evlerinden ayrılıp, kendilerini tehlikeli bir yolculuğun içinde bulunan bir ailenin yaşadıklarını konu ediyor. Sese karşı duyarlı yaratıkların meydana getirdiği ölümcül olayları evlerinden takip eden Abbott ailesi, yeni bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Evlerinden ayrılan Evelyn ve çocukları Marcus ile Regan, Dünya’daki vahşetle yüzleşmek zorunda kalır. Tehlikeli bir yolculuğa çıkan aile, hayatta kalabilmek için sadece ses ile avlanan yaratıklarla değil, yol boyunca karşılarına çıkan birçok tehlike ile savaşmak zorunda kalır.

The Vigil (2019) IMDb 5,7

Ölü Nöbeti, vefat eden birinin başında nöbet tutan bir adamın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Yakov Ronen’den, eski Ortodoks Yahudi cemaatinin vefat etmiş bir üyesinin gece boyunca başında durması istenir. Cemaatin inancına göre, vefat eden kişinin gömülene kadar başında beklenmesi gerekir. Maddi olarak sıkıntılı bir dönemden geçen Yakov, istemese de para kazanmak için teklifi kabul eder. Ancak nöbet tutmak için geldiğinde bir şeylerin ters gittiğini fark eder. Yakov, çok geçmeden yaşanan gizemli olayların nedeni ile yüzleşmek zorunda kalır.

Lucky (2020) IMDb 5,1

Lucy, peşinde olan gizemli bir adamdan kurtulmaya çalışan bir kadının hikayesini konu ediyor. Banliyöde yaşayan May, başarılı bir yazardır. Onun hayatı, ölümcül niyetleri olan gizemli bir adamın hedefi haline geldiğinde tamamen değişir. Her gece peşine düşen adamdan kurtulmak için çevresinden beklediği yardımı alamayan May, hayatının kontrolünü eline almaya, meseleyi kendi başına çözmeye karar verir.

Violation (2020) IMDb 5,4

Evliliğinde sorunlar yaşayan Miriam, depresyonun eşiğindedir. Sorunlarından biraz olsun uzaklaşmak isteyen Miriam, hafta sonu için yıllardır görüşmediği kız kardeşi Greta’nın göl kenarında bulunan evine gider. Başlarda her şey yolunda gider ancak bir süre sonra Miriam, kendisini beklenmedik durumların içinde bulur.

Caveat (2020) IMDb 6,0

Kısmı hafıza kaybından muzdarip, yalnız bir adam olan Isaac, ev sahibi Barrett’tın izole bir adada terk edilmiş bir evde yaşayan psikolojik açıdan sorunlu bir kadın olan yeğeni Olga’ya bakmayı kabul eder. Onun basit olarak gördüğü bu iş, pek de düşündüğü gibi değildir. Barret, Isaac’i eve götürüp onu evde çıkmaması konusunda ikna ederek ikisini yalnız bırakır. Çok geçmeden Olga’nın tuhaf davranışlarına maruz kalan Isaac, kendisini bir kedi fare oyununun içinde bulur.

The Queen of Black Magic (2019) IMDb 6,6

Kara Büyü Kraliçesi, Kimo Stamboel tarafından yönetilen ve Joko Anwar tarafından yazılan 2019 doğaüstü korku filmi. Film, aynı adı taşıyan 1981 Endonezya korku filminin aynı zamanda Rapi Films tarafından yeniden yapımıdır.

The Night (2020) IMDb 5,6

Babak ve Neda, İranlı bir çifttir ve 1 yaşındaki kızlarıyla birlikte Amerika’da yaşıyorlardır. Bir arkadaşlarının evinde geçirdikleri akşamın ardından kalabilmek üzere yakınlarda bulunan Hotel Normandie’ye giriş yaparlar. Garip gece resepsiyon görevlisi, otelde kalan gürültücü ilginç konuklar gibi tuhaflıklarla karşı karşıya kalırlar. Otelde sürekli onların tehlikede olduğunu hissettirici bir hava vardır.

Sator (2019) IMDb 5,2

Adam, ıssız bir ormandaki kulübede yaşayan yalnız bir adamdır. Ailesinin gizemli bir şekilde öldürülmesinin ardından Adam, yaşananlara anlam verebilmek için ailesinin geçmişini araştırmaya başlar. Yaptığı araştırmalar sonucu Adam’ın yolu nesilden nesille birçok kişiye avlayan Sator’a çıkar.

Jakob’s Wife (2021) IMDb 5,3

Anne Fedder, küçük bir Amerikan kasabasından saygın bir bakanla evli olan ellili yaşlardaki bir kadındır. 30 yıldır rutin bir hayat yaşayan Anne, bundan fazlasıyla sıkılmıştır. Bu sırada Anne, karizmatik ve gizemli bir adamla tanışır. Adamla vakit geçirdiği tuhaf bir saldırıya uğrayan Anne’in hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Kendisinde güç ve yaşama arzusu hisseden Anne, baştan çıkarıcı yeni varoluşu ile önceki hayatı arasında gittikçe bölünür.

Okumaya Devam Et

Liste

Son 20 Yılda Çekilmiş En İyi 10 Dönem Filmi

Döneme damga vuran!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Kan Dökülecek (2007) There Will Be Blood IMDb 8,2

Kan Dökülecek’te, Daniel Plainview, 1900’lü yılların başlarında ıssız bir bölgede, petrol arama çalışmalarını sürdüren bir şirketin sahibidir. Daha fazlasına sahip olmak isteyen bu hırslı adamın hayattaki tek varlığı küçük oğludur. Petrol buldukları bu bölgeyi yörenin yerlilerinin izniyle arama iznini satın alan adam hırsın götürdüklerine tanık olacak, diğer yandan ise kasabanın gencecik rahibinin yaşantısındaki hırs faktörü de Daniel’da olduğu gibi, sahip olduğu yegane şeyi mahvedecektir.
Genç yönetmenler kuşağının en yetenekli isimlerinden biri olan, genç yaşında ‘Magnolia’, ‘Boogie Nights’ ve ‘Punch Drunk Love’ gibi kült filmlere imza atan Paul Thomas Anderson’ın en ses getiren filmi olan iki Oscar ödüllü Kan Dökülecek, 2000’li yılların en büyük sinema olaylarından biriydi.

Zoraki Kral (2010) The King’s Speech IMDb 8,0

Oscar ödüllerinde 12 dalda aday olan ve En İyi Film, En İyi Yönetmen dalları başta olmak üzere 4 ödül kazanan ‘Zoraki Kral (The King’s Speech)’, İngiliz Kraliyet ailesinden VI. George’un kekemeliğini yenmesi üzerine kurulu bir dönem filmi. Sağlam oyuncu kadrosunun sürüklediği filmin öyküsü, babası V. George’un ölümünün ardından, Frederick Arthur George’un ağabeyi Edward’ın Amerikalı Wallis Simpson ile evlenmek için tahtı Albert Frederick Arthur George’a devretmesiyle başlıyor. Fakat tahta oturan yeni kralın önemli bir engeli vardır. Halka hitabet etmekte sorunlar yaşayan kral çocukluğundan beri başına dert olan kekemeliğini yenmek zorundadır. Yeni kralın bu sorununu yenmesi ve onu kraliyet makamıne hazırlamak için Avustralyalı konuşma terapisti Lionel Logue devreye girer…

2010 yılınan en önemli filmlerinden biri olan ‘Zoraki Kral’ aldığı pek çok ödülün yanı sıra, kurduğu atmosfer, makyaj ve kostümleriyle dönem ruhunu yansıtan keyifli bir seyirlik olmayı başarıyor.

Yasak Aşk (2012) En Kongelig Affære IMDb 7,5

Danimarka kralı VII. Christian akli dengesi tam da yerinde olmayan, kafasına göre hareket eden, uçuk-kaçık bir karakterdedir. Asabidir, alkolü, fahişelerle eğlenmeyi ülke yönetiminden daha önemli görmektedir; zaten kendisine bağlı olan konseyde kralın tescilli deliliğini fırsat bilerek ülkeyi istediği gibi yönetmektedir. İngiltere prensesiyle politik çıkarlar için evlendirilir; Prenses Caroline ülkeye gelirken sanatçı bir ruhlu bir kral ile evlendiğini sanarken, karşısında hala büyümemiş bir çocuk bulur.
Danışmanları tüm ülkede seçkin isimler arasından krala uygun doktor ararken, sıradan bir kasaba doktoru olan Friedrich Struensee çatlak kralın gözüne girer ve sadece kraliyet doktoru olmakla kalmaz kralın en iyi dostu, danışmanı olur. Bu süreçte de kralın çoktan gözden çıkarttığı, sıkıcı bulduğu Kraliçe Caroline ile de aralarında karşı konulmaz bir çekim oluşur. Doktorun ve kraliçenin yaşadığı gizli aşk, bir ulusun da aydınlanmaya giden yoluna öncülük edecektir.

Sarayın Gözdesi (2018) The Favourite IMDb 7,5

Sarayın Gözdesi, Kraliçe Anne’in sağ kolu olan Lady Sarah ile saraya yeni gelen hizmetçi Abigail arasında yaşanan mücadeleyi konu ediyor. 18. yüzyılın başlarında İngiltere, Fransızlarla savaş halindedir. Bu durumda bile, ördek yarışları ve ananas ziyafetleri yükselişe geçmektedir. Sağlığı zayıf olan Kraliçe Anne ülkenin tahtında otururken, sırdaşı, danışmanı ve gizli sevgilisi olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill de bir yandan kraliçenin bozulan sağlığı ve değişken mizacıyla ilgilenmekte, diğer yandan da onun yerine ülkeyi yönetmektedir. Yeni gelen hizmetçi Abigail, etkileyiciliği ile kendisini Leydi Sarah’a sevdirir. Sarah, Abigail’i kanatlarının altına aldığında, Abigail de aristokratik köklerine dönme şansı bulur. Savaşın siyaseti, Sarah için oldukça zaman alıcı hale geldiğinde, Abigail kraliçenin arkadaşı olma görevini üstlenir. Onların övgüye değer dostlukları, Abigail’e emellerini gerçekleştirme şansı verir. Abigail artık hiçbir kadın, erkek ya da politik hamlenin yoluna çıkmasına izin vermeyecektir.

Emma. (2020) IMDb 6,7

Zeki, zengin ve bekar Emma Woodhouse hayatından son derece memnundur ve evliliğe veya kimsenin aşkına ihtiyaç duymaz. Hayatta en sevdiği şey ise başkalarının aşk hayatlarına burnunu sokmaktır. Yakın arkadaşı Bay Knightley’nin tüm uyarılarını görmezden gelerek vesayeti aldıktaki Harriet Smith’e uygun bir eş ayarlamaya kalkınca, özenle yaptığı planlar ortaya çıkar ve hiç beklemediği sonuçlarla karşı karşıya kalır.

Jane Eyre (2011) IMDb 7,3

Jane Eyre, 10 yaşındayken öksüz kalmış ve mutsuz bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Babasının öldüğünü zanneden Jane, kendisine adeta bir köle gibi davranan halası tarafından oldukça katı disiplinli bir yatılı okula gönderilir. On yıl boyunca bütün hayatının geçtiği bu yatılı okuldan mezun olduktan sonra kendisi de aynı çatı altında öğretmen olarak çalışmaya başlar. Bir süre sonra da Edward Rochester’ın malikânesinde çocuklara mürebbiyelik yapmaya başlar.

Burada Bay Rochester’la karşılaşan Jane Eyre, gitgide büyüyen bir dostluğun ardından ona aşık olduğunu fark eder. Nihayet aradığı mutluluğu bulduğunu sanan Jane Eyre’in sevinmesi için henüz çok erkendir. Sonsuza dek süreceğini düşündüğü bu mutluluk Bay Rochester’ın korkunç sırrıyla yerle bir mi olacaktır?

Erkek egemen bir toplumda kadının tek başına ayakta kalabileceğini kanıtlamak için savaşan Jane Eyre’nin macerası, Charlotte Bronte’nin feminist edebiyatın en önemli klasiklerinden biri sayılan aynı isimli eserinden bu sefer Moira Buffini tarafından uyarlandı. Yönetmen koltuğunda kısa filmleriyle bilinen Cary Fukunaga otururken, başroldeki Jane Eyre’i ise yakın zamanda İki Kadın Bir Erkek, Restless gibi yapımlardaki başarılı performansıyla seyrettiğimiz Mia Wasikowska canlandırıyor.

The Guernsey Literary and Potato Peel Pie Society (2018) IMDb 7,4

The Guernsey Literary And Potato Peel Pie Society, savaş sırasında yaşananları konu eden bir roman yazmaya karar veren bir yazarın işgal altındaki kent sakinleri ile kurduğu bağı konu ediyor. Özgür ruhlu bir yazar olan Juliet, yeni kitabı için hazırlık sürecindedir. Bir gün 2. Dünya Savaşı’nda Nazi işgali altındaki Guernsey adasında yaşayan bir grup insanın kurduğu Guernsey Edebiyat ve Patates Turtası Derneği’nin üyesi olan Dawsey’den bir mektup alır. Mektupta yazılanlardan oldukça etkilenen Juliet, kulübü ve üyelerini merak etmeye başlar. Kulübün ve halkın yaşadıklarının yeni kitabı için harika bir konu olabileceğini düşünen genç yazar, adaya gitmeye karar verir. Juliet ilk iş kendisine mektubu yazan çiftçi Dawsey ve kitap kulübünün diğer eksantrik üyeleri ile tanışır. Kulüp üyeleri ve kentin sakinleriyle konuştukça onlarla arasında güçlü bir bağ kuran Juliet’in hayatının gidişatı sonsuza dek değişecektir.

Mary Ann Shaffer ve Annie Barrows’u aynı isimli kitabından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Mike Newell oturuyor. Lily James ve Michiel Huisman’ın başrolü paylaştığı filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Matthew Goode, Jessica Brown Findlay, Tom Courtenay, Penelope Wilton, Katherine Parkinson, Glen Powell gibi isimler yer alıyor.

Downton Abbey (2019) IMDb 7,4

Film, Altın Küre’de kazandığı 8 adaylıktan 3’ünde ödüle uzanan, 1 özel BAFTA ve 15 Emmy ödülüne sahip olan Downton Abbey’in beyaz perde uyarlaması. Film, Downton Malikanesi’nde yaşayan Crawley Ailesi ve malikanenin çalışanlarının hayatı üzerine kurulu.

Güzelliğin Rengi (2013) Belle IMDb 7,3

Gerçek bir öyküye dayanan film, 18. yüzyılda yaşayan Dido adındaki melez bir kadının başından geçenleri konu ediyor. Dido, aristokrat büyük amcası ve karısı tarafından ayrıcalıklı bir şekilde büyütülmüş olmasına rağmen derisinin rengi yüzünden uygun sosyal konuma gelememektedir. Ancak Dido kendini, pozitif değişiklik yaratmak isteyen genç ve idealist bir avukata aşık bulunca iki dünya arasında sıkışmış bulur.

Şanslı Per (2018) Lykke-Per IMDb 7,2

Yetenekli bir mühendis, zorlu geçmişinden kaçıp Kopenhag’ın elit kesiminde zenginlik ve başarı peşine düşer. Ancak onu ayakta tutan gururu, çöküşüne yol açmak üzeredir. Nobel ödüllü Henrik Pontoppidan’ın “Lykke-Per” romanından uyarlandı.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler