Martin Scorsese’den Sinema Öğrencilerine Tavsiye Filmler

Liste

Bande a Part – Çete Jean-Luc Godard (1964)

Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile’in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez. Ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir.

Fransız Yeni Dalgası’nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar’daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino’ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: ‘A Band Apart’

_______

Prima della rivoluzione

Devrimden Önce (1964)  Prima della rivoluzione- Bernardo Bertolucci

Fabrizio, tipik bir burjuva ailesinden gelen, 20 yaşında Parmalı bir entellektüeldir; Marksist ideolojiyle flört ettikten sonra böylesi bir çelişkinin doğal sonucu olan politik ikilemle karşı karşıya kalır. Delikanlı, orta sınıftan varlıklı bir ailenin kızı olan sevgilisi Clelia’ya kendisinden ayrılmak zorunda olduğunu söyler.

Fabrizio’nun iki dostu vardır; bunlardan biri kendisine Marksist ideoloji konusunda yol gösteren öğretmen Cesare, diğeri ise zengin bir fabrikatörün dik başlı oğlu olan Agostino’dur. Fabrizio’nun ailesi, annesinin Milano’da yaşayan genç kız kardeşi Gina’yı bir süre evlerine konuk olmaya davet eder; genç kadının oğullarıyla aralarının eskisi gibi iyi olmasına yardımcı olacağını ummaktadırlar. Agustino trajik bir biçimde boğularak öldüğünde Fabrizio birdenbire dert ortağını yitirir ve arkadaşlık girişimine sıcak bir ilgiyle karşılık veren teyzesi Gina’yla yakınlaşır…

Bertolucci’nin uluslararası alanda ilgi topladığı ilk filmi olan “ Devrimden Önce ”, Avrupa politikası ve devrim üzerine şaşırtıcı ve etkileyici bir çalışma.

_______

Bilinmeyen Kişiler (1958) I soliti ignoti – Mario Monicelli

Bu film, İtalyan sinemasının başyapıtlarından biri olarak kabul edilmenin yanı sıra, en çok saygı duyulan, övülen, yeniden çevrilen soygun hikâyelerinden biri; kara filmin, İtalyan gerçekçiliğinin, farsın ve soygun filmlerinin parlak bir parodisi: Bir grup küçük soyguncu en son ve en iyi işleri olacaklarına yemin ettikleri bir iş için toplanır. Fakat her şey ters gider. Her ne kadar hırsız olsalar da son derece iyi kalpli, sempatik ve aşırı derecede şanssızdırlar. Süratle akan diyalogları ve Toto ile Claudia Cardinale gibi yıldız oyuncularıyla Mario Monicello’nin bu en çok bilinen klasik komedisi sürprizlerle dolu.

______

Cinayeti Gördüm (1966) Blowup – Michelangelo Antonioni

İtalyan Sineması’nın usta yönetmenlerinden Michelangelo Antonioni’nin başyapıtı sayılan “Blowup”, 1966 senesinde vizyona girdi. Arjantinli yazar Julio Cortazar’ın kısa öyküsünden uyarlanan yapım, 1,5 Milyon Dolar ile çekildi. İngiltere doğumlu aktör David Hemmings’in başrolünde yer aldığı filmde İngiliz aktris Vanessa Redgrave, Sarah Miles, John Castle ve Jane Birkin gibi isimler de rol alıyor. Film, ülkemizde ‘Cinayeti Gördüm’, 1971 senesinde gösterime girdi. Bir şeyin gerçek olup olmadığını nesnel kanıtlarla değil, gerçekliğini savunan kişinin inancıyla ölçülebileceğini anlatan film, muhakkak izlenmesi gereken başarılı bir yapım.

______

Nefes Nefese (1983) Breathless – Jim McBride

Genç araba hırsızı Jesse, Las Vegas’ tan çaldığı bir arabayla L.A.’ ye doğru yol alırken bir polisi vurur. Bu olay sonucunda Meksika’ya kaçmaya çalışan Jesse birkaç günden beri tanıştığı ve aşık olduğu Fransız bir öğrenci olan Monica’yı da yanında götürmeyi ister.

Kaçış devam ederken polis onlara yaklaşmaktadır ve sonunda gazetede Jesse’in suçunu gören Monica, Jesse’i polise ihbar eder.

______

Paradideki Çocuklar (1945) Les enfants du paradis – Marcel Carne

Les Enfants du Paradis, yönetmenliğini Marcel Carné’nin yaptığı 1945 yapımı Fransız filmi. Film 2. Dünya Savaşı yıllarında Paris’in Almanlar tarafından işgal edildiği dönemde çekilmiştir. Filmin seti 1820’lerin ve 1830’ların en önemli sahnesi olan Parisien Tiyatrosu’nda kurulmuştur. Film güzel bir hayat kadını olan Garance’ı ve ona aşık olan dört adamı anlatır; mim sanatçısı, oyuncu, suçlu ve soylu…

Film, biri 95 dakikalık biri de 87 dakikalık iki parçadan oluşur. Filmin toplam süresi ise yaklaşık üç saattir. Film orijinal bir amerikan filmi olan “Gone with the Wind “a Fransızların verdiği cevap olarak tarif edilir. Film 1995 yılında 600 Fransız film eleştirmeninin ve profesyonelin katıldığı bir anket sonucu “Gelmiş Geçmiş En İyi Film” olarak seçilmiştir.

______

Kôshikei

Death by Hanging – Nagisa Ôshima (1968)

Bir idam cezası gerçekleştirilirken, hayatta kalmayı başaran bir adam ve sonrasında bu sorun çevresinde yaşananların hikayesi..

______

Dr. Mabuse’nin Vasiyeti (1933)  Das Testament des Dr. Mabuse – Fritz Lang

1922 yapımı “Kumarbaz Doktor Mabuse” filminin devamı niteliğinde çekilmiş, Nazi propaganda bakanı Goebbels tarafından sakıncalı bulunarak yasaklanmış bir film.

Berlin Polis Müfettişi Lohmann, bir soygun ve bir cinayet üzerinden bir soruşturmaya başlamıştır. Karşısında tehlikeli ve kamu düşmanı bir “suç imparatorluğu” vardır. Soruşturma ilerledikçe imparatorluğun başındaki ismin Doktor Mabuse ile bir ilişiği olduğu kesinleşir. Fakat Doktor Mabuse bilinene göre kaldığı akıl hastanesinde ölmüştür. Fakat göz ardı edilen şey arkasında bıraktığı bir “vasiyet”tir.

______

Harp Esirleri

Grand Illusion (Jean Renoir, 1937)

Birinci Dünya Savaşı’nda, aristokrat sınıftan gelen Komutan De Boeldieu ile işçi sınıfından gelme Teğmen Marechal, keşif gezisine çıkarlar. Ancak görevlerini başarı ile tamamlayamadan, Alman askerleri tarafından esir alınırlar. Alman Komutan von Rauffenstein da, tıpkı Boeldieu gibi aristokrat bir aileden gelmedir ve esirlerinin kendisi ile birlikte yemek yiyebileceklerini duyurur. Yemek sırasında Boeldieu ile Rauffenstein, aralarındaki ortaklıkları görmeye başlarlar, bunların hepsi de sınıf temellidir. Ancak bu ortaklık, onların esir kampına gönderilmesini engellemez. Komutan ve teğmen, kampta diğer askerler ile arkadaş olur ve onların kaçış planlarına katılırlar. Esir kampından tünel kazarak kaçmayı deneyeceklerdir.

______

Yüksek ve Alçak Akira Kurosawa (1963)

Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

______

Yaşamak (1952) Ikiru – Akira Kurosawa 

Kanji Watanabe, yıllardır aynı sıkıcı işte çalışan, hayatından hiçbir beklentisi olmayan, sıradan bir adamdır. Etrafında onu umursarmış gibi görünen bir oğlu bir de üvey kızı vardır. Karısı ise bu dünyadan ayrılmıştır. Bir süre sonra Kanji, kanser olduğunu öğrenir. Bu, uzun zamandır hiçbir şeyin değişmediği hayatında, taze bir yeniliktir. Kanji, bugüne kadar hiç sorgulamadığı hayatının onun için ne anlama geldiğini sorgulamaya başlayacaktır.
Japonya sinemasının çıkardığı en büyük isimlerden biri olan Akira Kurosawa’nın ustalık dönemi yapıtlarından biri olan İkiru, usta yönetmenin dünya sinemasında yaptığı atılımı hızlandırmıştı.

_____

Il sorpasso

Gamsız Hayat (1962)  Il sorpasso – Dino Rissi

Bruno, tatlı hayatların temsilcisiyken; Roberto ise genç bir hukuk öğrencisidir. Bruno, hedonist (içki, sigara, biri eşi olmak üzere güzel kadınlar…) ve rahat bir karakterken; Roberto ise mahçup ve tutuktur. Sıcak bir yaz gününde geçen öykü, hayalet şehre benzeyen Roma’da bir tesadüf sonucu tanışan ayrı dünyaların insanı bu iki adamın “yolculuğu” etrafında şekillenir: Bruno’nun arabasıyla çıktıkları Toscana yolunda çeşitli “kesimden” insanlarla karşılaşırlar; muhtelif konular üzerine hafif sohbetlerde bulunurlar; birbirlerinin ailelerini ziyaret etme fırsatı yakalarlar.

____

Zamanın Akışında

Zamanın Akışında (1976) Im Lauf der Zeit – Wim Wenders

Zamanın Akışında film projeksiyon makinesi tamircisi Bruno ve otostopta aldığı intihar eğilimli Robert”in uzun yolculuklarının hikayesidir. Bruno iki Almanya”nın sınırındaki kasabaları gezmekte ve film makinelerini tamir etmektedir. Robert ise içindeki çözümsüzlüğü yolculukla çözmeye çalışmaktadır. İkisi küçük kasabalara girdikçe bu garip sessiz yerlerdeki sinema salonlarının terk edildiğini kalanların da Amerikan filmlerine yöneldiğini görürüz.

Film Alman Sineması ve yaşamının Amerikanlaşmasını, taşranın durağan görüntüleri eşliğinde lirik, durgun bir dille işlemektedir. “Kings of the Road” adıyla bilinen bu film Wenders”in son dönemde çektiği müzik ve görüntü şiirselliğini birleştiren filmlerinden farklı fakat son derece etkileyici bir çalışma.

______

Sayfanın devamı tıklayın…

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up