Mank Sevenlerinin Beğeneceği 10 Film

Liste

Orson Welles‘in yönettiği 1941 yapımı Citizen Kane filminin prodüksiyon aşamasını ekranlara taşıyan Mank, gösterime girdiği günden itibaren son zamanların en fazla konuşlan yapımları arasına girdi. Durum böyleyken Mank sevenlerinin izlemesi gereken 10 filmi sizler için derledik. Keyifli seyirler.

Trumbo (2015) IMDb 7,5

Yetenekli senaryo yazarı Dalton Trumbo’nun hayat hikayesinden kesitler taşıyan filmde; 1940 döneminde başlatılan cadı avı ve bu sebeple Hollywood’daki pek çok yıldız ismin başlarının belaya girmesi perdeye taşınacak! Kara listede tepelerde yer alan Trumbo’nun öyküsü, Roach’ın ellerinde mizah yönünü de kaynetmeden anlatılacak gibi görünüyor.

Bir Zamanlar… Hollywood’da (2019) Once Upon a Time… in Hollywood IMDb 7,6

Bir Zamanlar… Hollywood’da, hit bir dizide oynamış bir erkek TV aktörünün film sektörüne girmeye çalışması anlatılıyor. Rick Dalton, bir televizyon filmi aktörüdür. Dalton’ın başarılı bir western dizisi bulunmaktadır. Ancak Rick, kendini televizyondan uzaklaştırıp film sektörüne adım atmak istemektedir. Onun dublörü olan Cliff Booth ise bu konuda ona katılmaktadır. Ancak ikilinin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte Hollywood’taki şansları da azalmaktadır. Hollywood’un yeni gözdelerinden olan Sharon Tate ise Rick’in komşusudur. Ancak Hollywood’un ışıltılarla dolu ve pervasız akışı, Tate’in ve dört arkadaşının Charles Manson tarikatı tarafından katledilmesiyle kesilecektir.

Hail, Caesar! (2016) IMDb 6,3

Film şirketleri için çalışan Eddie Mannix adındaki bir adamın öyküsünü anlatan film, Mannix ekseninde dönemin Hollywood dünyasına mizahi bir bakış getiriyor. Bir stüdyo organizatörünün karşılaştığı pek çok 
sorunu çözmek zorunda kaldığı bir gününü anlatan filmin yapımcıları Coen Kardeşler. 4 Oscar ödüllü usta yönetmenler Joel Coen ve Ethan Coen’lerin yazıp yönettiği Yüce Sezar!’ın başrollerinde George Clooney, Josh Brolin, Tilda Swinton, Scarlett Johansson, Channing Tatum, Jonah Hill, Ralph Fiennes, Frances McDormand oynuyor.

Mulholland Çıkmazı (2001) Mulholland Dr. IMDb 7,9

Betty Elms, en büyük hayali Hollywood’da ünlü bir aktrist olmak olan bir kadındır. Bunun için Hollywood’a doğru bir yolculuğa çıkmıştır. Burada kendi hayatında mükemmel bir noktaya ulaşmış olan bir kadınla tanışır ve onun başarılarına hayran kalır. O kadın da Betty’den hoşlanmaya başlar ve aralarında gizemli ve oldukça erotik bir ilişki başlar. Mulholland kavşağında bir trafik kazası gerçekleşir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışırlar. Bütün bu hayatlar, birbirlerine gireceklerdir.

Oyuncular (1992) The Player IMDb 7,5  

Film yapımcısı Griffin Mill (Tim Robbins), hergün yüzlerce senaryoyu red etmektedir. fakat bir gün bir senaryo yazarından ölüm tehditleri almaya başlar.

Senaryo yazarının kimliğini ortaya çıkarmaya çalışan Mill, üstüste yaptığı hatalarla rakibinin eline onun şantaj için kullanabileceği malzemeler verir.

Hollywood’un kirli çamaşırlarını ortaya döken bir kara komedi.

Artist (2011) The Artist IMDb 7,9

1920’li yılların sonunda Hollywood sinema sektörünü kökünden değiştirecek ‘teknolojik’ bir devrim yaşandı. Ses, “henüz hiçbir şey duymadınız” repliği ile film pelikülüne bir daha hiç ayrılmamak üzere girdi. Fakat sinema sektöründe yaşanan bu devrim boyutundaki bu değişim pek çok insanın mesleğini ve kariyerini de derinden sarstı.

Dönemin en karizmatik aktörleri arasında yer alan George Valentin (Jean Dujardin) de sesin beklenmedik biçimde sinema perdesine yansımasından payına düşeni alıyor. yanı başında boy gösteren taze ve güzel oyuncu Peppy Miller’ın ise aklı fikri şöhrette.

2011 Cannes Film Festivali’nin en gözde yapımlarından olan The Artist, başrol oyuncusu Jean Dujardin’e George Valentin performansı ile “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandırdı. Film sinema sanatının sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliğinde diyalogsuz, sessiz, siyah-beyaz ve saniyede 22 kare ile çekildi. Altın Palmiye adayları arasında da olan filmin yazarlığını ve yönetmenliğini ise Michel Hazanavicius üstleniyor.

Göklerin Hâkimi (2004) The Aviator IMDb 7,5

Film, hiçbir şey olanı milyarlara dönüştüren Howard Huges üzerine bir biyografik çalışmadır. Kendisi havacılık ve sinema alanında parlasa da aşk hayatı da yeterince göz kamaştırıcıdır. İkinci Dünya Savaşında bile uçaklarını savaş uçaklarına uyarlayarak kariyerini yukarılara çıkartmıştır. Ancak her şey Hughes için doğru değildir çünkü onun kendi üzerinde yarattığı baskı birçok erkeğin asla tahammül edemeyeceği türdendir. Gökler Hakimi’nde dikkati çeken isimler Leonardo DiCaprio ve Cate Blanchett olarak seyircisi ile buluşuyor.

Barton Fink (1991) IMDb 7,7

Yazmak, hiç şüphesiz, kalem sahibinin ilham gücü tarafından yönetilen bir eylemdir. New York’ta ün sahibi olmuş bir oyun yazarı Barton Fink, hesapta olmayan bir teklifle karşı karşıya gelir. Kendisinden Los Angeles’ta bir senaryo yazması istenir. Ancak gerekli görüşmeler sırasında istenilen senaryonun oldukça kaba bir içeriğinin olması istendiğini öğrenir. Bu hiç ona göre olmadığı için tıkanıklık yaşamaya başlar. Kaldığı otelde komşusu olan Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink’in hayatına bu süreçte başka insanlar da girer ancak ihtiyacı olan ilhamı yakalamasına katkıda bulunamazlar. Sıkıntının tavan yaptığı bir noktada Fink, kendisini umulmadık bir cehennem tablosu içinde bulur.

Ed Wood (1994) IMDb 7,8

Ed Wood, kimilerine göre dünyanın en kötü yönetmeni, kimilerine göre de, filmleri son derece keyifli, nev-i şahsına münhasır kült bir yönetmen. Tim Burton, ikinci grupta yer alan bir yönetmen olarak daima ilhamları arasında tuttuğu Wood’un filmcilik serüveni üzerine bu filmi gerçekleştirdi.

Yapımda, Ed Wood’un ayrıntılı yaşam hikayesinden çok, en çok bilinen yapımlarını çektiği dönem ve film yapma konusundaki hırsı konu ediliyor.

Hem Ed Wood’u tanımak hem de Burton’ın başyapıtını görmek için kaçırılmamasında fayda var. İzledikten sonra sizde yazının başındaki sorunun cevabını bulacak ve muhtemeleen ilk seçeneği eleyeceksiniz!

Hugo (2011) IMDb 7,5

Hugo Cabret Paris tren istasyonunun duvarları arasında gizlice yaşayan ve saatlerin düzgün çalışmasından sorumlu olan kimsesiz bir çocuktur. Bir müze yangınında saat ustası babasını kaybeden Hugo, ondan yadigar kalan bir “automaton”u da gizlice tamir etmeye çalışır. Bu arada Paris tren istasyonunun güvenlik görevlisinden sürekli saklanır, oyuncak dükkanı sahibi Bay Georges’tan (Méliés) çaktırmadan mekanik parça aşırır. Bir gün Georges’un manevi kızı Isabella ile tanışması Hugo’ya yeni bir dünyanın kapılarını daha açacaktır.

Usta yönetmen Martin Scorsese’nin de ilk 3D denemesi olan Hugo Brian Selznick’in “The Invention of Hugo Cabret” adlı çocuk romanından uyarlanan bir yapım. 2008 Caldecott nişanına sahip olan bu kitabın esas ilham kaynağı ise sinemanın babası olarak sayılabilecek Georges Méliés filmleri ve yönetmenin mekanik figür koleksiyonları.

Sinema tarihine bir saygı duruşu niteliğinde de olan Hugo, 84. Akademi Ödülleri’nde En İyi Film de dahil olmak üzere tam 11 dalda aday.

Sunset Bulvarı (1950) Sunset Blvd. IMDb 8,4

Sunset Blvd., genç bir senaristin başına gelenleri konu ediyor. Joe Gillis genç bir senaristtir. Film, Gills’in bir havuzda kanlar içinde yatarken görüntüsü ile başlar ve daha sonra altı ay öncesine gideriz. Senaryolarını satamayan ve parasız kalan Joe’nun başı eski borçlarıyla derttedir. Alacaklılardan kaçar ve Sunset Bulvarı’ndaki bir eve sığınarak saklanır.
Buradaki ev sahibi ise, sessiz filmler döneminde ün yapmış aktrislerden Norma Desmond’dır. Eski ününü hemen geri kazanabileceğini düşünen Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına dönmeyi amaçlamaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyler ve böylelikle Norma onun bu evde yaşamasına izin verir.

Yurttaş Kane (1941) Citizen Kane IMDb 8,3  

Yurttaş Kane, ölen bir iş adamının ölmeden önce söylediği bir sözün sırrını açığa çıkarmaya çalışan bir muhabirin hikayesini konu ediyor. Tanınmış iş adamı Charles Foster Kane gösterişli bir hayatın barındırdığı her şeye sahiptir; bolca para, şöhret, prestij ve kadınlar… Fakat ani ölümünün ardından, ölmeden önce söylediği son söz olan “Rosebud” bir giz perdesini doğurur. Yakın çevresindeki kimsenin anlamanı bilmediği bu sözcük Kane’in ölümüne ve yaşamına dair bazı sırların varlığını işaret eder. Bu kelimenin anlamını açığa çıkarmaya çalışan gazeteci Jerry Thompson Foster’ın arkadaşları, ailesi ve iş arkadaşlarıyla röportajlar yapmaya başlar. Bu kişiler Kane hakkında hikayeler anlattıkça gazeteci puzzle’ın parçalarını birleştirmeye başlar. Usta yönetmen Orson Welles’in başyapıtı Yurttaş Kane, sinema tarihinin en önemli kilometre taşlarından biridir.

Kaynak: beyazperde.com

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up