L&M’de Kadın Finali

Serbest Kürsü

Aliseydi Malay

”Leyla ile Mecnun” ölümsüz bir aşk hikâyesi. Asırlarca dillere dolanan, şiirler yazılan, şarkılar bestelenen, 1983 yılında Orhan Gencebay ve Gülşen Bubikoğlu’ nun oynadığı Yeşilçam’a kadar uzanmış bir Arap efsanesidir. Ancak ”Leyla ile Mecnun” deyince şimdi o efsane aşk, yerini halkın zekâsının da ürünü olan cımbızlama bir absürtlük, duygusal ve çoğu zamanda komedi olan diziye dönüştürdü. Her geçen yıl kitlesi bir yokuşun tepesinden bırakılan kartopu gibi büyüdü, hatta birçoğunun hayat tarzı bile oldu. Çünkü samimiydi, içtendi, bizdendi… Bu kadar ilgiyi fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum zaten böylesine iyi bir oyuncu kadrosuyla ve zaman zaman başarılı oyuncuları da konuk eden bir dizinin standartların altında olması beklenemezdi. Bu zamanda, hatta tüm zamanlarda iyisi zor bulunur. Ancak, dizi klişelerine bu kadar çok gönderme yapan bir dizinin, aynı klişelerden bir tanesini sezon finalinde yapması beni ne kadar da çok hayal kırıklığına uğrattı.

1010161_380152572085879_1356249010_n

Sezon Finallerinde ölmemiz mi gerekiyor?

Burak Aksak başka dizilere gönderme yapmadığını numaradan ağlamayan Erdal’ın gözyaşlarında anladım. O dakikaya kadar her şey çok ciddi ilerlese de, bi’ patlama noktası olacak ve bizde ”vay bee” deyip sezonu kapatacaktık… Ama olmadı! Alışılmışın dışına çıkan ve bizi klasikleşmiş buhranlardan çekip almasına o kadar çok alıştık ki, bu klasik sezon finali ölümleri bana ”absürt” geldi ve yadırgadım! Nurten’in ve Eylül’ün ölümesiyle, dizideki bütünleyici kadın karakterlerine de bitirdi. Leylalar’ ın bu kadar çok değişmesi diziyi pek bozmasa da bu kadar kadının ölmesi ve diziden çıkarılması artık bana, “Acaba?” dedirtmeye başladı.

Sezon finalinden bir önceki bölümde, ”Dosto” ve ”Az Sakallı Dede” arasındaki diyalog dikkatimi çekmişti zaten. Orada; Az sakallı dede’ nin dizi senaristi olan Dosto’ya ”Senin dizin, erkek dizisi kadın karakterlerini yazmayı bilmiyorsun ki sen!… Sen bırak bu işi” demişti. Zaten Dosto da sezon finalinde artık yazmayacağını işi bıraktığını söylemişti. Belki de Burak Aksak gerçekten de beceremiyordur kadın karakterini yazmayı, ya da seyirciye daha yakın olan ve sevilen o, beşli erkek karakterini hüzünlendirmek ve seyirci üzerinde kalıcı etki etmek için onların eşini, çocuğunu, sevdiğini öldürüyordur, bilemeyiz.

Ama ne olursa olsun bu tüm evrenin en iyi dizisi olmasına engel değildir, her ne kadar bu sezon finaliyle beni biraz hayal kırıklığına uğratmış olsa da…

Eminim ki hiç bir zaman da unutulmayacak!

Ekmek teknesi, Kaygısızlar, Süper Baba, Mahallenin Muhtarları, Bizimkiler, Yedi Numara, Sıdıka, Tatlı Hayat, Bir Demet Tiyatro… gibi. Çoğu muhabbette lafı geçip, akılda kalan sahneleri konuşulup, tatlı bir tebessümle muhabbetimize neşe katacaktır. Onur Ünlü’ nünde dediği gibi; İnsanların ayrıntılara boğulmadığı günlerden kalma güzel bir cümle vardır. Göz gördü, gönül sevdi.

Aliseydi Malay

aliseydimalay@hotmail.com

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up