Kısa bir yazı… Henüz on yedisinde olanlara…

Genel

Bedir Afşin/ ''diyeceksin ki niye, işte öyle..."

Kısa bir yazı.

Henüz on yedisinde olanlara…

Hayal kurmak güzel. “Olmak” için iliklerine kadar kıvranmak daha da güzel. Hele ki “olmak” için iliklerine kadar kıvranırken henüz on yedisinde olmak… Bu çok daha güzel.

Hayal kurmaya başladığımız anda sıfır noktasında isek bu birçok yönüyle güzel ve ilgi çekici olsa da vahim.

Sinemanın hayli popüler olduğu ve tanıdığım neredeyse herkesin en az bir kısa film projesinin olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayım. Ben hayli gencim. Bu dostlarım benden de hayli genç ve istekli insanlar.

Yalnız bi’ sorun var.

Sorun şu; bir film çekmek istemek.

Tabii şunu da unutmamak gerekiyor. Eğitim sistemimizin yaşamlarımızın ortasına koyduğu bir handikap var. Liseyi bitirdiğimiz anda üniversite tercihlerimiz “ne çıkarsa bahtıma” şeklinde… Sinemanın bu kadar çok talep görmesinde eğitim sistemimiz önemli bi’ etken gibi gözüküyor. Bu haliyle sinema, mutsuz çocukların umut kapısı haline gelmiş durumda. Bu düzen bizi yalnızlaştırıyor. Fakat bence bu bi’ fırsat. Çünkü yalnızlık, haddinden fazla değerli bir hazine.

Bu çok güzel. Bu çok iyi. Buradan çok şeyler çıkar.

Ama dikkat!

Sıfır noktasındaysak ve film yapmak istiyorsak, dikkat!

Neden film yapmak istediğimiz çok önemli. Kalemi neden elimize neden aldığımız da.

Bu noktada kendimizle yüzleşmemiz gerekiyor. Kimiz ve neden film yapmamız gerekiyor?

“Kamerayı al, sokağa çık ve çekmeye başla” gibi sözler yeteri kadar romantik ama hiç gerçekçi değil. Bu hal, bireyi ve toplumunu bi’ tür şizofreniye sürükler bi’ süre sonra… Tekniğin dehası olsak da, kalemi kâğıda götüremiyorsak eğer bu bize para dışında hiçbir artı sağlamayacaktır.

Ama kefenin cebi yok işte…

Yinelemek gerekiyor. Neden film yapmak istediğimiz çok önemli. Kalemi neden elimize neden aldığımız da.

Yine eskilerin güzel bir sözü devreye giriyor. “Söz namustur.”

Bir diğeri daha aydınlatıcı; “Söz biliyorsan söyle ibret alsınlar, bilmiyorsan sus da adam sansınlar.”

Cümle kurmak üzerimize aldığımız bi’ sorumluluk. Kurduğumuz her cümlenin hesabını “iki türlü” de vermek zorundayız. Film yapmak da cümle kurmaktan başka bir şey değil.

O halde kameranın büyüsüne kapılmadan önce başka ne yapmak gerekiyor bi’ düşünmeli.

Bir tavsiye; Beyazıt ikinci el kitapçılarla dolu. Üstelik kitaplar hayli ucuz.

Saygıyla

Bedir

bedir.afsin@sinefesto.com

Bedir Afşin’in diğer yazıları

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up