Kevsby’nin ‘Paranormal Activity 4’ İle İmtihanı

Manşet

kevsby

*Spoiler içerir!*

Korku filmi denince hepimizin kafasında bazı klişeler oluşur:   “Önce aşırı mutlu sahneler görürüz, sonra garip bir olay olur. Kahramanlarımız bu garip olayı umursamaz ya da uğraşmak istemez. Sonra olayın sandıklarından daha feci sonuçları olabileceğini fark edip kurtulmaya çalışırlar. Fakat film ürkünç olaylar ve mutsuz bir sonla biter.

Paranormal Activity serisinin ilk filmini izlemiştim. Korkunçluktan uzaktı, yine ve yine güzelim bir oğlanı öldürdüler. Ayrıca buram buram  “cinli hikâye” koktuğu için fazla da korkmamıştım. Bu yüzden serinin devamın izlemeyip 4. filme de düşük beklentiyle gittim.

Başta filmin “gece tırnaklarını kesen çocuğu cin çarpmış” ya da “aman ablacım sakın ıslık çalma, şeytanları başımıza toplarsın” tadında olduğunu düşünmüştüm.

Salona 10 dakika önce girdiğim için önceki seansın jenerik kısmına denk geldim. Müzik sayesinde içimde bir tedirginlik oldu. Açıkçası o müzikte biri omzuma dokunsa, ateist olsam şehadet getirir ve ruhumu üç buçuklar eşliğinde Mevla’ya teslim ederdim. Tatil döneminde sinemaya gittiğim için önüm arkam, sağım solum “ergen sevgili” idi. Ve sorguladım: “Korku filmlerinden korkan ben, hangi akla hizmet bu filme tek başıma gelmiştim?” Sonuçta Karadedeler filminde bile ölesiye korkup “Allaah!!” diye haykıran bir insanım.  Muhtemelen millet mutlu mesut film izlerken kendime “sakin ol kızım, bu sadece bir film” diye cesaret verecektim. Olsundu. Sonuçta bir sinema eleştirmeni kolay yetişmiyordu.

Paranormal-Activity-The-Marked-Ones

Işıklar kararınca “bism” deyip izlemeye başladım.  Film tam da tahmin ettiğim gibi  “keşke benim hayatım da böyle olsa lan” dedirtecek mutlu sahnelerle başladı. Önce kahramanımız Jesse ve arkadaşı Oscar’ın mezuniyetini görürüz, mutlu mutlu dans etmektedirler. Eğer korku filmlerini seviyorsanız, “Bu mutluluk size fazla. Cin! Tut oğlum! Tut!” tarzı bir yorum yapabilirsiniz. Gençler eve döndüklerinde alt kattan garip sesler duyarlar. Bu sesleri çözmek için havalandırmadan kamera salan Jesse ve Hector, alt kattaki “iri kemikli” yaşlı kadının bir tür şeytani ayin yaptığını görürler.  Zaten filmlerde bu tür pis işler hep yaşlı kadınların başının altından çıkar. Bu sırada ekrana anadan üryan bir genç kız gelir ve salondaki tüm sevgililer arasındaki gerilim hissedilir, eheheh.  Ardından Jesse’nin garip arkadaşı Oscar bu yaşlı kadını gizemli bir biçimde öldürür ve ortadan kaybolur.

Jesse ve Hector ölen yaşlı kadının evine girerler. Garip çul çaputlar bulurlar.  Sonrasında hangi akla hizmet bilinmez, Jesse bu eve kız atar. Sevgili Jesse, cinli eve kız atmak, gece tırnak kesmek ve yatakta bisküvi yemekten sonra gelen en büyük bela çekicidir, bunu bilmen gerekirdi yani olan her şeyi sen hak ettin. Jesse’nin eve attığı kız evin bodrumunu keşfeder. Orada Oscar’a rastlar ve kız korkarak evden kaçar. Kızın çığlıklarını duyan Jesse koşar gelir ama evde kimseyi bulamaz. Ve yine tahmin edildiği gibi, tam arkasını döndüğünde Oscarı bulur. Oscar trans halinde Jesse’ye seçilmiş olduğunu söyler. Filmin başından beri söylediğim “Nas-Felak okuyup evinde dursaydın hiçbir şey olmazdı.” sözünü kanıtladığın için teşekkürler sevgili senarist.

Sonrasında Jesse’nin başına garip olaylar gelir. Babası geceleri uykudan uyanıp garip hareketler sergilediğini söyler. Fakat Jesse hiç böyle bir şey hatırlamaz. Ayrıca köpek Chavo da kendisinden artık kaçmaktadır. Köpekler hisli hayvanlardır diye öğretildi bana. Küçücük köpek bile Jesse’nin yanında durmaması gerektiğini biliyor fakat angut arkadaşları Hector ve Marisol sürekli Jesse’nin yanından ayrılmıyor.

Derken ev sallanmaya başlar. Ve duvardaki haç işareti düşer. Haç işareti düştüyse orada anam babam hatta Orlanda Bloom bile olsa durmam. Arkadaş için mi duracağım? Asla! Büyük ananemin bir sözü vardır, “Arkadaş insanı rezil de eder rezil de.” Evet, yanlış okumadınız, iki tane rezil sözü geçiyor. Büyük ananem arkadaşlara pek güvenmez. Zaten kendisinin de pek arkadaşı yoktur. Gerçi 92 yaşında olduğunu düşünürsek vardıysa bile hepsi ölmüştür.

Tam evlerine dönerken bir araba onlara çarpar ve Jesse’i kaşla göz arasında kaçırır. Ve angut arkadaş takımımız ayin evine giderler. (Ben olsaydım, “Vâdesi dolmuş neyse Allah taksiratını affetsin” der oturup Yasin’imi okurdum. Vefalı çocuklarmış.) Ev, terk edilmiş gibi durmaktadır. Arsaya girdiklerinde dört bir yandan cinli insanlar saldırır. Marisol ve Hector evin içine kaçar. O ara Marisol ölür. Hector can havliyle üst kata kaçar.

Zaten bu tür cinli olaylar hep dubleks evlerde geçer. Bakın, ben 3+1 evde yaşıyorum, benim başıma geliyor mu böyle şeyler? Besmelemi çeker evime girerim, şeytan bile giremez. Zaten bunlar evde köpek de besliyordu. Köpek giren eve melaike gelmezmiş, hak etti gâvurlar. Jesse Hector’u kovalar ve film ürkünç bir şekilde sona erer. Spoiler vereceğiz dediysek de sonunu söyleyecek kadar dayaklık bir insan değilim.

Yurdum malı Dabbe’den tutun da Korku Seansına kadar, izlediğim tüm korku filmlerinde ev dubleksti. Tabii, onlarda ev seçme, odaları dolanıp “Hey Jeffrey! Bu ev çok güzel bence almalıyız.” diyerek oluyor. Bir kere komşulara soracaksın burada yatır var mı, komşu çocukları kuduruk mu diye. Sonra uğraş dur.

Ayrıca alt kattaki cadı kadının evinde gördüğüm çul çaputlar beni endişelendirdi. Çünkü büyük ananem tam bir istifçidir. Kadın 92 yaşında (maşallah deyin), eski ne bulsa saklar. Odasının önünden akşam geçince bazen kendisini göremem. Dönerken karanlıkta ayakta durduğunu görüp “Hasss-binallah” tepkisi verdiğim olmuştur. Benim hayatımdaki Paranormal Activity olsa olsa bu kadar oluyor işte… Aramı yine de iyi tutarım, her bayram para verir.

Aynı şekilde filmde her “f.ck” dendiğinde babaannemin sözünü anarak, “Ecük de Allah deng taharetsüz gâvurlar.” (Azıcık da Allah deyin, taharetsiz gâvurlar.) dedim.

Eş, nişanlı, sözlü ya da sevgiliyle gidilmesini pek tavsiye etmem. Şahsen ben, korku anında verdiğim tepkilerle kendimden soğudum.  Özümüz, öz Türkçemizden bir dörtlükle sizlere veda edeceğim şakirtlerim:

“Hector Tunga öldi mü
Issız dubleks kaldi mu
Jesse öcün aldi mü
İmdi yürek yırtılur.”

Sevgiler
 Muhteşem Kevsby

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. Harika bir yorum Kevsby, gülümseyerek okudum ve korku filmi sevmediğim halde izleme isteği oldu, ama sanırım bu yorumdan sonra herkes korkarken ben gülümseyerek izleyeceğim :)

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up