Katiller Hiç Kimseyi Dinlemiyor!

Manşet

muhammeduyar

Sinema ve diğer sanatların tanımı daha önce binlerce kez yapılmıştır. Herkes sanat/lar/ı kendi inançları, görüşleri, davaları üzerine kurgulamış ve sanat/lar/ını bunun üzerine bina etmiştir.

Günümüzde sanatla en büyük imtihanı Müslümanların verdiği ortada. Sinemanın bu imtihanın en önemli öznelerinden birisi olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Müslümanların sinema ile insanlığa anlatabileceği o kadar çok hikâyesi var ki… Belki de bu yüzden Batının sinemayı dibe vurdurduğu anda Müslümanların söz söyleme zamanı gelecektir diye düşünüyorum arada. Tabii ki Batının bize anlattığı masalları dinlerken bizden birileri de güzel işlere imza atmaya devam ediyor.

Önceki yazımda kadınların bedenleri üzerinden nasıl sömürüldüğüne dair düşüncelerimi paylaşmıştım. Tevafuk, bu yazımda yine kadınlar üzerine… Daha sonra değineceğiz ama bu yazıda da sömürülen kadınlarla ilgili bazı şeyler okuyacaksınız.

Malumunuz Ortadoğu’da yıllardır sular durulmuyor. Belli periyodlarla ortalık karışıyor/karıştırılıyor. Burada ‘hep Müslümanlar eziliyor, öldürülüyor’ edebiyatı yapmak niyetinde değilim. Çünkü her şey aklı ve vicdanı olan herkesin görebileceği kadar gerçek ve görünür halde.

haykiris-suriye-belgeseli-1

Yönetmenliğini Tülay Gökçimen’in üstlendiği ‘Haykırış’ belgeseli bu coğrafyadaki acıların en tazesine, Suriye’ye götürüyor bizleri. Suriye’den yükselen ‘Haykırış’lara şahitlik ediyoruz.

En az bir çocuğu Esed’in askerleri tarafından öldürülmüş kadınlar ile yapılan görüşmeler Suriye’de yaşananları annelerin yüreğindeki acıyla hissetmemizi sağlıyor. Suriye’den Türkiye’ye savaş nedeniyle değil ırzlarını, namuslarını korumak için kaçtıklarını söylediklerinde ise etrafınızdaki her şeyden soyutlanıyorsunuz bir anda. Savaştan korkmayıp kirlenmekten korkan kocaman yürekli kadınlar, kızlar… Ölüme alışmışlar belli ki. Ama düşmanın tecavüzüne dayanamayacakları ve bu acıyla yaşamanın ölümden beter olduğunu bildikleri için doğdukları toprakları terketmişler.

Belgeselde en çok dikkatimi çeken ‘Haykırış’lardan birisi ise “Katiller hiç kimseyi dinlemiyor!” oldu. Evet, söylenmesi ve bilinmesi gereken cümlelerin başında bunun olması gerekiyor galiba… Belgeseli izlediğim günden beri “Katiller hiç kimseyi dinlemiyor!” diyorum kendi kendime. Amerika, İsrail ve diğer katiller… Adları değişiyor ama özellikleri hiç değişmiyor. En son Bangladeş’te olduğu gibi…

‘Haykırış’ bugünlerde okulları, gençlik merkezlerini, kültür merkezlerini geziyor. Belgesele İHH aracılığıyla ulaşın, bulun, izleyin. Tülay Gökçimen’i ilk olarak 2011’de Filistin meselesini anlattığı ‘Bitmeyen Gün: Sürgün’ belgeseli ile izlemiştik. Aslında o belgesel de Filistin’in ‘Haykırış’ıydı. Bu coğrafyada kan dökülmeye, kirli hesaplar dönmeye devam ettikçe daha çok haykırış duyacağız gibi duruyor.

Sanatın, sinemanın eğlenceden ibaret olmadığını, bir ‘Haykırış’ olduğunu bizlere hatırlattığı için Tülay Gökçimen ve ekibini haddim olmayarak tebrik ediyorum.

Suriyeli çocukların soğuktan donarak öldüğü haberlerini aldığımız bugünlerde konuyu gündemde tutmanın elzem olduğunu düşünüyorum. Ağaçlara, köpeklere, kedilere, kadınlara(!) sahip çıkanların ‘can’lara da sahip çıkmasını umuyor, bekliyoruz…

Haykırış belgeselinin fragmanını izlemek için tıklayınız.

twitter.com/muhammeduyar

Muhammed Uyar
Takip Et!

Muhammed Uyar

Kurucu at Sinefesto
Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü mezunu. 2011 yılında Sinefesto.com'u kurdu. Klark Medya'da kurucu ortak olarak iş hayatına devam ediyor.
Muhammed Uyar
Takip Et!

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up