Kaslı Erkekler İle Film Olduğunu Zanneden : 300

Genel

busra-bayram

Merhaba sayın okuyucum! Şimdi sizlere, 300 Spartalı’nın pabucunu dama atacağı inancı ile gittiğim fakat o inancın yerle bir olmasını göz yaşları ile izlediğim bir filmden bahsedeceğim : Bir İmparatorluğun Yükselişi 300.

300 Spartalı’yı her Türk genci gibi izleyip, inanılmaz beğenmiştim. “This is Sparta” ile atılan o tekmenin vermiş olduğu ses dalgası her yere konu olmuştu. Öyle muhteşem repliklerin ardından böyle hikayemsi bir film hiç olmadı.

Filmin başında anlatıcı gözünden dinlediğimiz bir hikaye mevcut. Hikaye Persler ve Atina’lıların yapmış olduğu Artemis Savaşı’na dayanıyor. Atina’lı savaşçı Themistocles rolündeki Sulivan Stapleton kesinlikle rolüne yakışmamış. O adam aşk filmi oynayacak bir tipken yanlışlıkla stüdyonun önünden geçmişte “hadi gel biraz da burada oyna” denmiş gibi. Filmde muhteşem bir kurgu vardı  diyemeyeceğim. Onca savaş, öldürmenin içinde olmazsa olmazı olan cinselliği ise berbat bir biçimde izlemek zorunda kalacağınızı da eklemeliyim sanırım.

300 Bir İmparatorluğun Yükselişi Film Afişi

Ben bu filmi alır, yerden yere vururum arkadaş demek isterdim fakat işi görsele kayan bir insan olarak eklemeliyim ki görsel efektler muhteşemdi. Özellikle savaş sahnelerinde bir kaç efekt vardı ki beni benden alıp, filmin derinliklerine götürdü.

Kadın karakterden dem vurmasam olmayacak sanırım. Çocukluğunda yaşadığı berbat şeylerden ötürü Yunan’lılardan nefret eden Artemisia, savaşın kilit noktası. O kadar kaslı adamın için kaldığı yalnızlıktan dem vuran Artemisia’nın güzelliği ve asaleti ise izlenmeye değer. İçindeki nefretin oyunculuğuna yansıması ise muhteşem. Çocukluğunda beyaz bir adam tarafından tecavüze uğradıktan hemen sonra zenci bir adamın elini uzatıp onu muhteşem bir savaşçı gibi yetiştirmesi ise yine zenci-beyaz olayına gönderme niteliğinde gibi geldi bana. Değilse bile, benim içim fesat dostum.

Yunanlılar, Persler falan derken eklemek istediğim bir konu var çok değerli yapımcılar. Orada 100’lerce erkek gördük ve hepsi inanılmaz kaslara sahipti. Kılsız tüysüz bu adamların, fabrika çıkışlı makinelerden hiç bir farkı yok gibiydi. İşin en ironik kısmı ise o muhteşem kasları ile adamlardan bir tanesinin “Savaşçı olamasam yalnızca bir çiftçiyim ben” demesiydi. Ya sizin çiftçi anlayışınız farklı, ya da bu kas olayını abartmayı seviyorsunuz. Güçlüyüz, kuvvetliyiz falan diyerek gözümüze sokmaya çalıştığınız her şey, bizde ters tepki yapıyor. Oraya bir kaç tane kaslı adam koyarız, veririz efektleri bir şekilde izlerler diyorsanız, neyse ki bizler varız. Hikayesi yapılmış olmak için yapılmış bir filme dayanıyor resmen. Kaslı erkekler de kurtarmıyor bu filmi. Bilin istedim.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up