Karşıt Sinema Manifestosu Dikkate Değer

Genel

muhammeduyar copy

Karşıt Sinema Manifestosu Dikkate Değer

Sinema yaşı en genç sanat olarak yine gençlerin elinde gelişecektir. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Elbette yaşı ilerlemiş ama gönlü genç olan yönetmenlerden öğreneceğimiz çok şey var ve var olmaya da devam edecek. Sinemaya harcanan yılların her dakikası kıymetlidir.

Bugün önüme ‘Karşıt Sinema Manifestosu’ diye bir metin düştü. İsmi bile oldukça iddialı olan bu manifestoyu dikkatle okudum. Niyet güzel.

Biz 20’li yaşlarda, daha uzunca yıllar sinema pratiği ve teorisi ile ilgilenecek olan gençleriz. Bu yüzden sinema yapmaya devam edebilmek için öncelikle önümüzdeki uzunca yolu temizlemek ve bir farkındalık yaratmak gerektiğini düşünüyoruz.

Manifesto böyle başlıyor. Aslında bu iki cümle bile kendi içerisinde birçok anlam barındırıyor. Özellikle genç sinemacıların ‘sinema yapmaya devam edebilmek için öncelikle önümüzdeki uzunca yolu temizleme’ meselesine odaklanması gerekiyor diye düşünüyorum. Ülkemizde sanat ve festival filmleri denilen bir türün oluşmasında en fazla unutulan şeylerin başında bu geliyor desek yeridir.

Yeni Sinema (-yıllar gösterecek yeniliğini-) diye tanımladığımız son dönem sinema filmlerimiz ya da yeni sinemacılarımızın içinde bulunduğu durumu “Türkiye Sineması’nda kullanılan minimal ve gerçekçi yapı tıkanmıştır. Sinema özgün ve yenilikçi olmaktan uzak; taşra bunalımı, çevre/aile ikilemi, yabancılaşma ve aidiyet gibi kavramlar arasında sıkışmış, dolayısıyla yaratıcılıkla yakından uzaktan ilgisi olmayan, festival ve ödül odaklı uyuşturucu bir mekanizma haline getirilmiştir. Sinemanın; sinemacıların, yapımcıların, dağıtımcıların, akademisyenlerin ve festivallerin birbirlerinin sırtlarını sıvazladıkları bu rant denizinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz. Sanat sineması kisvesi altında teknik ve teorik yetersizliklerin örtbas edildiği sinemanın samimiyetini sorguluyoruz.” diyerek özetliyor Karşıt Sinema. Burada dikkatimi çeken unsurlardan birisi de “sinemacıların, yapımcıların, dağıtımcıların, akademisyenlerin ve festivallerin birbirlerinin sırtlarını sıvazladıkları” cümlesi oldu.

Burada durmak, takılmak ve düşünmek gerekiyor. Özellikle akademik çevrenin sinema konusunda titremesi ve silkelenmesi gerekiyor.  Sinema teorisi gereklidir. Tek başına yeterli değildir. Üniversitelerde pratik belli bir noktaya kadar mümkündür. Ama teorik bilgiyi üniversitede alıp pratik yapmaya başlayacak her genç sinemacı için bir vizyonun oluşması gerekmektedir. Kişisel yetenek bir yana ama ortak bir gelişimin de olması gerekiyor. Maalesef üniversitelerimiz şu anda bu seviyeyi yakalayabilmiş değil. Sinema tarihine kısaca göz atılıyor, sinema kuramlarına dair tumturaklı sözler ediliyor ve fakat bizlerin bunu bir adım öteye taşıyabilmemiz için gerekli çalışmalar ve çabalar içerisine maalesef girilmiyor. Dolayısıyla “benim oğlum bina okur döner döner yine okur”a dönüyor iş.

Neyse işte tam bu noktada Karşıt Sinema’nın yaptığı gibi bir noktada “yahu bi’dakka durun” demek gerekiyor. Bazı şeylerin tozunu almak ve temizlemek onların ömrünü uzatır. Akademisyenlerin de tozunu almak gerekiyor galiba.

Karşıt Sinema’ya güzel ve heyecanlı bir giriş yaptığı bu yolda uzun soluklu cümleler kurabilmesi temennisiyle hayırlı olsun diyorum.

Can Eren ve Beste Yamalıoğlu tarafından kaleme alınan manifestonun tam metnini okumak için: www.karsitsinema.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

twitter.com/muhammeduyar

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up