Kalandar Soğuğu: Dört Mevsimin Filmi

Serbest Kürsü

Tuğba Güner değerlendirdi.

35.İstanbul Film Festivali’ne damgasını vuran Kalandar Soğuğu gerek içerdiği öyküsü gerekse zahmetli bir sürecin ürünü olmasıyla takdire şayan bir film.

kalandar_sogugu_kamera_arkası

Mustafa Kara’nın ikinci uzun metraj filmi Kalandar Soğuğu, dağlarda maden arayan Mehmet’in öyküsünü konu ediniyor. Mehmet karısı, annesi ve birisi down sendromlu olan iki çocuğuyla Trabzon’un bir dağ köyünde yaşamaktadır. Besledikleri hayvanlarla günlük ihtiyaçlarını karşılayan aile; derme çatma, hayvanlarını ve kendilerini koruyup sığınabilecekleri bir evde yaşam sürdürmektedirler. Hayatlarından şikâyet ettikleri yok ama yoksulluğun izlerini evin içindeki her unsurda görebilmek mümkün. Mehmet’in maden aramak için uzun süre dağlarda kalması ve her seferinde eli boş dönmesi, artık aile içi sorunlara sebep olmaktadır. Zamanında maden bulmuştur Mehmet ve aramaya devam etmekte kararlıdır da. İster şehirde olsun ister kırsalda, insanın içinde bulunduğu şartlara göre bir yaşam mücadelesi var.

kalandar_sogugu__

Mehmet’in azmi tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Onu maden aramaya iten en önemli sebep maddi durumlardan ziyade kendisini ispatlama çabası olarak görünüyor. Dağlara, ulaşılması zor yerlere gidip oralarda konaklıyor ve sabah olunca arama çalışmalarına devam ediyor. Ta ki eski aylara göre ocak ayını ifade eden kalandar soğuğu erken gelene kadar. Kar, onun bütün arama çalışmalarının izlerini siliyor. Çevresi tarafından maden ocağına gidip çalışması konusunda telkinler gelirken o duyduğu bir haberle yeni bir macera peşine sürükleniyor. Artvin’de gerçekleştirilecek boğa güreşlerine katılmaya karar verip aylarca boğasını kendi çalışmalarıyla güreş gününe hazırlıyor.

 

kalandar_sogugu_e
Filmin finalindeki sahneyle yapılan kadercilik ve sebepler silsilesi vurgusu da iki buçuk saat boyunca izlediğimiz günlük hayatı ve yaşanan sıkıntıları farklı bir yere oturtmamızı sağlıyor. Filmin hikâyesi yabancı değil. Mustafa Kara çocukluğunun geçtiği köyde tanıdığı ve maden arayan bir adamdan ilham aldığını belirtiyor. Sıradan bir yaşam mücadelesini konu ediniyormuş gibi duran filmin arka planındaki unsurlar çok güçlü. İnsan, doğa ve hayvan arasındaki ilişkinin bu kadar naif ve gerçek verilmesi seyirci üzerinde büyük etki bırakıyor. Filmin konusundan genişçe bahsetmekten sıkıntı duymadım çünkü olay örgüsü yoğun olmayan kendisini güçlü bir biçimsellik ve görüntüyle ortaya koyan, günlük konuşmaları ve doğallığıyla gerçek bir ailenin evine konuk olmuşuz hissi uyandıran bir film. Filmi bu kadar etkileyici kılan ve uzun süresine rağmen bizi pastoral bir şiirin görsel halini izliyormuşuz havası uyandıran en önemli unsur da, insan doğa arasındaki ilişkiyi çarpıcı bir şekilde yansıtan ve içinde büyük emeğin olduğu anlaşılan kompozisyonlar. Her karesi üzerinde uzunca düşünülmüş. Bu etkiyi yaratabilmek adına çok başarılı iş çıkarmış olan görüntü yönetmenlerini de es geçmemek lazım.

kalandar_sogugu__uu

Kalandar Soğuğu, dört mevsim filmi. Hava ısınınca yaylanın nasıl yeşillendiğini, mevsimler ilerledikçe güreşlere yetiştirilen boğadaki değişimi, yağmurdan sonra çıkan salyangozları, zamanı gelince doğan buzağıyı, birden bastıran kar ve soğuğu an be an izliyorsunuz. Doğanın da insan gibi nasıl değiştiğini ve nefes alıp verdiğini gözlemlemek, filmi hem masalsı hem gerçekçi kılıyor.
Doğayla iç içe olan ve çekimleri bir buçuk yıl süren filmin ne kadar zorlu şartlarda ortaya çıktığını filmi izlerken düşünmemek mümkün değil. Sis, kar, yağmur sahneleri için doğayı beklemek zorundasınız. Başta on altı kişiyle başlayan ekip filmin sonlarına doğru sekiz kişiye düşse de yılmamışlar. Her mevsimde farklı dirençler var ama özellikle yüksek rakımlı yerlerde ve kış mevsiminde çekilen sahneler oldukça zorlayıcı görünüyor. Tabiatın vereceği tepkiyi bilememek ve ona göre hareket etmek, aslında filmin başrol oyuncusunun doğanın kendisi olduğunu ortaya koyuyor.
Filmin oyuncularını seçerken hem psikolojik hem de fiziksel olarak zorlu şartlara alışkın olan insanların gerekiyor olması da, amatör ruhlu kişilere yer verilmesinde etken gibi görünüyor. Mehmet karakterini oynayan Haydar Şişman tiyatroyla uğraşan normalde de Mustafa Kara’nın öğretmeni olan ve tüm oyuncu denemeleri sonrasında işin içine dâhil olan bir isim. Zor ortamlarda sergilediği oyunculuk ve o anı yaşayarak bize tüm gerçekliği vermesi, takdirlik. Mehmet’in eşini oynayan Nuray Yeşilaraz da tiyatro eğitimi almış ve Trabzon’da hemşirelik yapan, filme oyuncu arandığını duyunca başvuran birisi. İkisinin de ilk sinema filmleri ve ilk deneyimlerinde festivallerden ödülle dönmek herkese nasip olan bir şey değil.

Kalandar Soğuğu

Kalandar Soğuğu

Kalandar Soğuğu ekibinin yolculuğu 2010 yılında İstanbul Film Festivali’nin proje destek bölümü olan Köprüde Buluşmalar ile başlıyor. Ve katıldıklarını festivallerden ödüller toplamaya da devam ediyorlar. Altın Portakal’da en iyi erkek oyuncu dalında Mehmet rolüyle Haydar Şişman ödül alırken en iyi kadın oyuncu ödülünü de Nuray Yeşilaras aldı. 35. İstanbul Film Festivalinde de adeta geceye damgasını vurdu. En iyi yönetmen, en iyi görüntü yönetimi, en iyi erkek oyuncu ve en iyi kurgu ödüllerinin sahibi oldu. Fransa’nın Cannes’ten sonraki en önemli festivali olan ve bir ya da iki filmi olan yönetmenlere yer veren Premiere Plans D’angers Festivali’nde de büyük ilgi gördü. Nuri Bilge Ceylan’ın “Kasaba” ve “Mayıs Sıkıntısı”, Zeki Demirkubuzun’un “Masumiyet” filmi, Özcan Alper’in “Sonbahar” gibi filmlerin yarıştığı bu festivalde Jüri Özel Ödülü’nü aldı. Nuri Bilge’nin Mayıs Sıkıntısı’ndan on beş yıl sonra ödül alan tek filmimiz Kalandar Soğuğu oldu. 28. Uluslararası Tokyo Film Festivali’nde de en iyi yönetmen ve en iyi seyirci filmi dallarında ödülleri topladı.

kalandar_sogugu_kamera_arkası__-_

Atmosferiyle büyüleyen, abartısız, tertemiz ve içinde büyük emek olan bu filmin çıtayı yükselttiği gerçek. Türk sineması adına gurur verici bu filmi en kısa zamanda vizyonda görebilmek ümidiyle.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up