Kalandar Soğuğu: Bir Kır Şiiri

Eleştiri Manşet Serkan Baştimar

Serkan Baştimar yazdı.

Bayram tatilinin kısır vizyon haftasında sadece 4 film gösterime girdi. İçlerinde biri var ki en çok seyredilesi: Kalandar Soğuğu.

Hepimiz yeteneğimizi kullandıkça mutlu oluruz. Yani varlığın var olduğunu hissetmesi için potansiyelini kullanması gerek ya da kendi ispatını aradığı şeyi bularak mutlu olması lazım.

Yönetmen Mustafa Kara, yukarıdaki paragrafı bir Karadeniz yaylasında, annesi, biri down sendromlu iki çocuğu ve eşiyle birlikte kıt kanaat geçinen bir ‘adamın’ öyküsüne işlemiş.

Bir kır şiiri gibi rüzgarı, yağmuru, taşı – toprağı ve umudu yan yana dizen Kara, odağındaki aile babasının kendisini ispat öyküsüne bizi davet ediyor.

Görüntü yönetimi ile başlı başına takdire şayan olan Kalandar Soğuğu’nu büyük bir yazarın kaleminden çıkmış klasik bir roman gibi okuyorsunuz. Gereksiz tek bir kelime kullanılmamış diyaloglar, amatör oyuncuların ustalığı ile gerçekliğine gerçeklik katan Kalandar Soğuğu, yeni dönem Türk sinemasının olgunlaşan meyvelerinden.

Karşımızda bir yıl gibi bir sürede, ince elenmiş sık dokunmuş bir yapıt var. Sade, duru ve izleyene umut aşılayan Kalandar Soğuğu festivallerden eli boş dönmedi. Şimdi ise vizyon sırasında. Az salonda olsa da gidip sinemada izlemek gerek.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up