Kabakçığın Hayatı ya da Suya Sabuna Dokunmak

Serbest Kürsü
Kabakçığın Hayatı ya da Suya Sabuna Dokunmak

Bir Ömer Kavur filmi olan, başrollerinde Kadir İnanır ve Hümeyra’nın oynadığı 1981 yapımı Kırık Bir Aşk Hikayesi’nde, efsane olduğunu ve gözden kaçırılmaması gerektiğini düşündüğüm şöyle bir diyaloga rastlarsınız:

Kadir İnanır: Evliliğe karşı mısın?

Hümeyra: Hayır! Birbirini sevmeyen karı-kocalara karşıyım. Mutsuz çocuklara, sevgisiz evlere karşıyım.

Bir filmde denk geldiğimiz için bize fazlasıyla romantik, şairane belki de gerçek dışı gelebilecek bu diyalog üzerine düşünürsek, aslında bir yerlerde var olan ve var olmaya devam edecek ilişki/evlilik biçimini tarif ettiğini yüreğimizin bir köşesinde hissederiz. Realitede hiç kimse evliliğe karşı değildir, fakat toplumu derinden etkileyen sevgisiz yuvalarda yaşadığını da kimse itiraf edemez. 2016 yapımı Kabakçığın Hayatı (Ma vie de courgette), bu itirafın mutsuz çocukların gözüyle yapıldığı bir animasyon film. Üstelik çocuklardan daha çok yetişkinler için yapılmış bir animasyon film. Çocuklar arasındaki konuşmaların muhatabı yetişkinlerdir: ‘Hepimiz aynıyız. Bizi sevecek kimse kalmadı.’ Çünkü böylesi bir itirafı anlaması ve anlamlandırması beklenen yetişkinlerdir.

Ma vie de Courgette

Mutsuz Çocuklar..

Her şey 9 yaşındaki Courgette’in annesini kaybetmesi üzerine getirildiği yetimhanede başlar. Burada kendisiyle aynı yaşlarda birçok çocuk yaşamaktadır. Hepsinin yetimhaneye getiriliş nedenleri farklıdır ancak tek ortak noktaları hepsinin o evlerde mutsuz çocuk olmalarıdır.

Courgette’in asıl adı Ikar’dır. Fakat annesi ona Courgette yani kabak diye seslendiği için kendisine böyle hitap edilmesini ister. Diğer tüm çocuklar gibi Kabak da annesi ve babasıyla mutlu bir aile olmanın özlemini hayallerinde saklı tutar. Hayallerini canlı tutan ise sürekli yanında taşıdığı, annesinden kalma bir bira kutusu ve baba figürünü üstüne çizdiği bir uçurtmadır.

Yetimhanenin sıradanlığı içinde her biri boylarından çok büyük sorunlar arasından sıyrılan çocukların, birbirlerine arkadaş, dost ve aile olmalarını, bir aile sıcaklığı içerisinde birbirlerini kollamalarını izleriz. Görünen o ki çocuklar, istenilen aileyi kurabilmede yetişkinlerden çok daha başarılıdır.

Ma vie de Courgette

Suya Sabuna Dokunun!

Çocukların aileleri ile yaşadıkları sıkıntıların kendi hayatlarını nasıl derin biçimde etkilediğini, sinemasal görsellik içinde seyirciyi rahatsız etmeden anlatmaya çalışması filmin en önemli özelliklerinden biri. Gündelik hayatımızda yer alan esaslı meselelerin sinema dili içerisinde ancak ve ancak çok ağır dramlar halinde anlatılmaya çalışılması, bu alandaki işleri kısır döngüye sokuyor. Hatta sırf bu yüzden kimsenin dokunmak istemediği, teğet geçilen konular olarak bir kenarda bekliyor. Ancak Kabakçığın Hayatı, gündelik hayatın ortasında duran temel bir meseleyi dramatize etmeden ele almanın yolunu ustalıkla ortaya koyuyor. 2016’da Annecy Animasyon Film Festivali’nde iki ödül birden alan film, Cannes Film Festivali’nde 5 ayrı dalda ödüle aday gösterilirken, 2017 yılı Altın Küre ödüllerinde de en iyi animasyon film dalında aday gösterildi.

Bir İlksen Başarır filmi olan 2010 yapımı Atlıkarınca da Türk sinemasının suya sabuna dokunmayı tercih eden ve bu cüretini ustalıkla başarıya taşıyan filmlerden. Herhangi bir önyargı, yer, mekân, meslek, yaş gibi özellikleri hedef edinmeden, doğrudan ensest meselesini ele alan film, amaç edindiği gibi hayata muhalif olmayı zedelemeden gerçekleştirmiş. Mert Fırat ile İlksen Başarır’ın birlikte yazdığı senaryo, 2010 yılı Altın Portakal En İyi Senaryo Ödülü’nü aldı.

Deniz Binici

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up