İzleyenin Kalbini Saniyede 24 Kare Attıran Aşk Filmleri

Liste

Feyza Yeşilyılmaz hazırladı…

Aşk Hakkında Kısa Bir Film

Short About Film Love (1988)

“Aşk sizde olmayan bir şeyi, bunu sizden istemeyen birine vermeye çalışmaktır.” Lacan

Kieslowski’nin bir televizyon serisi olarak hazırladığı Dekolog’un 6. bölümüdür. Bu filmde saplantılı aşk duygusu irdelenir. Filmde Tomek, hayatını postanede çalışarak kazanan genç bir posta memurudur. Oldukça sıradan ve sade yansıyan hayatının derinliklerinde ise oldukça girdaplı ve takıntılı bir ruh durumu vardır. Karşı binasından komşu olduğu Magda’ya derin ve takıntılı bir aşk besleyen Tomek, kadının hayatına dair her şeyi en ince detayına kadar bilmektedir. Bir gün Magda’ya ilan-ı aşk eder ancak alacağı cevap onu oldukça üzecektir.Aşkın anlamıda imkansızlığında gizli değil midir?  Tomek’in payına düşen, bütün cinsel isteklerden uzak tutku ile bir insanı sevmenin hüznüdür.

________________

Only Lovers Left Alive

Only Lovers Left Alive (2013)

“Aşk bizim gerçek kaderimizdir. Hayatın anlamını tek başına bulamayız.”

Jim Jarmush’tan çok ters köşeli bir aşk hikayesidir. Eve ve Adam çok uzun süredir yaşayan ve yaşanmışlıklarından dolayı tükenmişlik sendromuna tutulmuş iki vampir çifttir. Bu ikilinin arasında hafif, yüzeysel adı konmamış fakat fırtınalı bir aşk vardır. Kısacası; müziğin, edebiyatın ve mitolojinin bir araya geldiği bir başyapıttır.

______________

Gün Doğmadan

Before Sunrise (1995)

“Aşk, birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir.” Antuan Quentın

Başrollerini Julie Deply ve Ethan Hawke’nin paylaştığı 1995 yapımı filmdir. Yol üzerine kurulu bir aşk filmidir. Yol insanın arayışını simgeler. Aşkta insanın kendi benliğini arayışı değil midir? Sıradan bir Avrupa yolculuğu sırasında trende karşılaşıp tanışan hayata bakışı farklı, Jesse ve Celine bu yolculuğa sıradışı bir şekilde sürdürürler. Viyana şehrindeyken trenden inmeye ve birlikte bir günlüğüne bu şehirde kalmaya karar veren ikili, Viyana sokaklarının sonsuzluğunda ilginç bir gün yaşarlar. Bu süreçte birbirlerine karşı bir şeyler hissetselerde asla dile dökemezler. Emin oldukları tek şey ise bu gecenin birlikte geçirecekleri ilk ve son gece olacağıdır.

_______________

Ölümsüz Aşk

Age of Adaline (2015)

“Genç olmak uzun zaman alır.” Pablo Picasso

Bir çağ değişirken doğmuş olan Adaline Bowman, geçirdiği bir kaza sonucu hiç yaşlanmamakla ödüllendirilir. 29 yaşında yaşlanmamaya başlar ve yıllar boyunca insanlardan mümkün olduğunca uzak, kendi halinde bir  hayat sürmek zorunda kalır. Bu süreçte dünyanın sıradışı değişimine de şahit olur. Bu yalnızlık karizmatik Ellis Jones ile tanışına kadar sürecektir. Ellis Jones, Adaline hayatı gerçek anlamda yaşamanın nasıl bir his olduğunu hatırlatacak, bir adım daha ötesine geçerek gerçek aşkı yaşamasını sağlayacaktır. Adaline, genç adamın ailesiyle geçireceği bir hafta sonunda yine sırrının ifşa olması tehlikesini yaşayınca hayatını sonsuza dek değiştirecek bir karar verecektir.

________________

Sil Baştan

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)

“Maziyi çarpıtma. İstikbal çarpar.”

Murat Menteş’in Ruh-i Mücerret kitabından…

Clementine sevgilisi Joel Barish’i bir şekilde hafızasından sildirmiştir. Bundan dolayı kalbi kırılmış olan Joel da aynı şeyi yapmaya karar verir. Clementine’nin yavaş yavaş anılarından kaybolduğunu gören Joel, halen onu çok sevdiğini fark eder. Belki de yaptığı hatayı düzeltmek için artık çok geçtir.

______________

Selvi Boylum Al Yazmalım

Selvi Boylum Al Yazmalım (1977)

“Sevgi neydi, sevgi iyilikti, dostluktu… Sevgi emekti.”

Türk sinemasının başyapıtlarından biri olan klasik yapıt SSCB’de eserleri en fazla okunan büyük edebiyatçılardan yazar Cengiz Aytmatov’un Kırmızı Eşarp adlı romanından uyarlanmıştır. Birbirlerine aşık olan İlyas ve Asya’nın arasındaki muhteşem aşkın sonu büyük bir acı sonuçlanır. İlyas ve Asya’nın yaşadıkları aslında her aşkın yazgısında vardır.  İlyas Asya’yı aldatmıştır. Destansı aşk beklenmedik şekilde sona ermiştir. Hayattaki en büyük tutkusu kamyonu Arkadaş olan İlyas’ın geçimsiz tavırlarının üzerine bu ihanet de eklendiğinde Asya evini terk eder. Çünkü İlyas başka bir seçenek bırakmamıştır. Tek oğlu Samet’le kimsesiz kalan çaresiz kadın türlü zorluklar sonrasında Cemşit isimli bir adamla tanışır. İyilik timsali olan Cemşit çaresiz kadın ve oğluna evinin kapılarını açar, kendi ailesiymiş gibi yakın davranır. Yıllarca bu şekilde yaşayan Cemşit ve Asya artık bir aile olmuştur ve Samet Cemşit’e baba demektedir. Her şey böylesine yolunda giderken bir gün ansızın İlyas çıkagelir. Ve olaylar beklenmedik boyutlara gider.

________________

Amelie

Amelie (2001)

“Bağımlısıyım ben kendi umutsuzluğumun.” Furuğ Ferruhzad

Bir genç kız ve onun hayata anlam yükleme çabaları üzerinden oluşturulan filmdir. Anne ve babasını kaybetmiş olan Amelie, kendini başkalarının hayatlarını tamir etmeye, onları mutlu kılmaya adamıştır, bu adanmışlığı fark ettirmeden gerçekleştirir. Peki başkalarının mutluluğu için çabalayan Amelie, kendi hayatındaki boşlukları için neler yapacaktır? Bir gün hayatına Nino’nun girmesiyle her şey değişecetir.

_______________

Sevmek zamani

Sevmek Zamanı

“Resminle benim aramdaki bir durum, seni ilgilendirmez. Ben senin resmine âşığım.”

Sinemaya adeta farklı bir dil ve nefes getirildiğini düşündüğüm bir filmdir. Filmde boyamaya girdiği bir evin duvarında asılı kadın resmi gören ve buna âşık olan boyacı Halil ve resimdeki Meral’in hikâyesi konu alınır. Aşk filmlerini alışılagelmişlerin dışında ele alınır. Burada surete aşık olma ile sembolik bir sinema dilini son derece başarılı bir dille işler. Filmde konu olarak; doğu mistik anlayışı ve görüntülerde ise şiirsel bir üslup tarzına rastlarız. Diyalog sahnelerinin azlığı görüntülerin derinliğinde kendini yansıtır. Anlatılmak istenen dil ile değil görüntü ile yansıtılır.

_______________

Vesikali yarim

Vesikalı Yârim

“Sevgi de yetmiyormuş çok eskiden rastlaşacaktık.”

Bu filmde iç burkan bir aşk hikâyesi anlatılır. Manav Halil ve pavyonda çalışan Sabiha ile tanışır ve bizlere imkânsız aşklarına şahitlik etmek düşer. Bilindik Yeşilçam filmlerinde ki gibi zengin fakir ayrımı yoktur. Tamamen acı ve hüzün kokar. Bunu İstanbul’u arka plana alarak anlatır. İstanbul çoşkulu, insan kalabalıklarıyla dolu bir şehir değildir. Tıpkı Sabiha ve Halil’in çığlıklarını ve kopukluklarını yansıtan siyah beyazlıkta yalnız ve boştur. Geriye unutulmaz müzikleri ve hala söylenen replikleri ile kalbimize kazınır.

_______________

Baran

Baran (2001)

Aşk dil, din ve ırk ayrımı yapmayan, insanın benliğinde derin değişimler ve yaralar açan bir duygudur. Film, yürek diliyle konuşur. Aşk , Afganlı Baran ile İranlı Latif’i bir inşaat yerinde buluşturur. Latif hırslı, kibirli ve kinci bir çocuktur. Çünkü dört elle sarıldığı işini Afganistanlı Baran’a kaptırmıştır. Baran Afganlı bir mültecidir. Babası sakatlanınca onun görevini alır. Baran hem yaşını hem cinsiyetini gizlemek zorunda kalır. Tabi Latif’in bunlardan haberi yoktur. Sürekli Baran’la uğraşır. Bir gün Latif Baran’ı aynadan görür. Sır ona ifşa olunca her şey değişir. İşte o sahne Latif’in aşkı tattığı sahnedir. O işini elinden alan kıza yapmadığı zulmü kalmayan Latif gider. Bir anda aşkı için her şeyi yapabilecek. Aşkın ben demekten değil, sen demekten geçer sözünü tasdikleyen sahnelere dönüşür. Baran inşaata gelmemeye başlayınca, Latif ayrılık ateşi ile yanıp tutuşur. Ve sevdiği kızın yaşadığı eve gider. Zor şartlarını görür kendi için biriktirdiği parayı Baran’ın babasına verir. Filmin en şiirsel ve en etkileyici sahnesi gelir. Baran ve ailesi Afganistan’a geri döner. Baran ayakkabısını çamura batırır ve iz kalır. Bir aşktan geriye kalan da hep izler değil midir? Beşeri aşkı tadıp, ilahi aşka geçmenin de bir izidir belkide…

______________

Uzak ihtimal

Uzak İhtimal (2009)

“Bilsin herkes artık bu dünyada bir insanın bir insanı sevmesi uzak ihtimal”

İstanbul öyle bir şehirdir ki hiç olmayacak hikayeleri bile yaşanır kılar. Müezzin Musa ile rahibe Clarayı, Galata gibi çoklu kültür yapısına sahip mekanda birbirlerine yollarını kesiştirir. Musa, Clarayı gördükten sonra içine aşk ateşi düşer. Çok çelişkili bir durumun içinde olmak onu yıpratacaktır. Sessiz ve içine kapanık olan Rum kızı Clara’ya olan aşkını açabilecek midir? Yoksa bu aşkı içinde yaşayıp suskunluğundan cehennem mi kuracaktır? İzleyelim ve görelim…

______________

Üç Renk: Mavi

Trois couleurs: Bleu (1993)

“Ve hala onsuz yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum.” Murat Menteş

The Blue, Kryzstof Kiewlowski’nin üç renk üçlemesinin ilk filmidir. Film özgürlük ve yalnızlık teması üzerine kurulmuştur. Kocası ve kızını bir trafik kazasında kaybeden Julia intihar, insanlardan uzaklaşma gibi bir çok kişisel sorunlar yaşar. Bir apartman dairesinde monoton, herkesten uzak bir hayat yaşar. Ama bu hayat tarzı böyle devam etmez. Julia besteci kocasının yakın arkadaşı ile yakınlaşır. Ve yalnızlığından sıyrılır.

________________

Issız Adam

Issız Adam (2008)

“Aşkın yıldırımlarını üstüme çekecek ne yaptım”

Çağan Irmak’ın 2008 yapımı filmidir. Filmde lüks restoran sahibi Alper ile çocuk dükkanı olan Ada arasında başlayan aşkın hikayesi anlatılır. Alper babası tarafından bastırılmış, her gece farklı kadınlarla hayat yaşayan münzevi bir adamdır. Ada ise hayatı daha kendiyle yaşayan bir insandır. Alper annesi ile Ada’nın yakınlaşmasından çok rahatsızlık duymaya başlar. Onun kurduğu hayata müdahale olarak görür ve Ada ile ilişkisini bitirir. Alper tekrardan eski hayatına geri döner. Ama bu sefer hiçbir şey planladığı gibi gitmez.

______________

Eşkıya

Eşkiya (1996)

“Korkma! sadece topraga gideceksin; sonra toprak olacaksın sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin. Oradan özüne ulaşacaksın, çiçeğin özüne bir arı konacak; belki belki o arı ben olacağım”

35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkiya yakalandı ve hapse atıldı. Yıllar içinde kimi hastalıktan, kimi hesaplaşma sonucu öldü. Biri hariç… 35 yıl sonra hapisten çıkınca Baran’ın ilk işi köyüne dönmek olur. Yıllar önce hapse girmesine en yakın arkadaşının sebep olduğunu öğrenir. Bu en yakın arkadaşı onun çocukluk aşkını alarak İstanbul’a gitmiştir. Baran da onu bulmak üzere İstanbul’un yolunu tutar. Yavuz Turgul’un senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği Türkiye sinemasının unutulmaz filmlerindendir.

________________

Arizona Rüyası

Arizona Rüyası (1992)

 “Eğer birisinin ruhuna bakmak istersen, sana hayallerini göstermesini istemelisin.”

Bosnalı yönetmen Emir Kustarica’nın filmidir. Hayalleri üzerinden ütopyalar kuran ve balıklarla diyalog kurmaktan hoşlanan genç Axel bir akrabasının kendisine önerdiği iş için Arizona’ya gidiyor ve burada iki kadınla tanışıyor. Elanie, hayatı yaşamayı seven deli bir kadındır. Kızı Grace ise daha mantıklı ama sürekli intiharı düşünen ve mutsuz portre çizer. Zaman geçtikçe Axel Grace’le yakınlaşmaya başlar. Ayrıca Axel’in en büyük hayali ise uçmaktır. Filmde oldukça fantastik öğelere de rastlarız. Aya doğru yol alan ambulanslar, uçan sandalyeler ve çölde yaşayan balıklar gibi…

__________

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up