İzleyene Mutluluk Veren Filmler

Liste Manşet

Forrest Gump (1994) IMDb 8.8

IQ’su düşük ama atletik yapısı çok sağlam olan Forrest farkında olmadan önemli olayların içinde yer alır. Elvis Presley, Kennedy, Nixon, John Lennon gibi önemli isimlerle tesadüfi olarak tanışır. Bu kişilerin hayatlarına etki eder. Ülkenin kaderini değiştirecek rollerde bulunur. Hiç birisinin farkında değildir ve yaptığı işlerin ne kadar önemli sonuçlar doğurduğundan haberi olmaz. Wınston Groom’un aynı adlı romanından esinlenerek beyaz perdeye aktarılan film, Robert Zemeckis imzalı. Forrest’i canlandıran Tom Hanks belki de tüm filmografisi içinde en başarılı rolünü sergilemiş oluyor. Her ne kadar senaryo en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve işlenmiş olsa da, karakterin mizacını ve saflığını muhteşem bir şekilde yansıtan Hanks’in performansı filmin başarısındaki en büyük etken. Bol Oscar’lı Forrest Gump’ın repliklerinin her biri de altı çizilecek nitelikte. Komedi ve dramı başarılı bir şekilde sentezleyen, uzun süresine rağmen kendisinden koparmayan film hala türünün en iyileri arasında yer alıyor.

It’s a Wonderful Life (1946) Şahane Hayat IMDb 8,6

Frank Capra’nın en sevdiğim filmim dediği Şahane Hayat, izleyicide uyandırdığı olumlu duygular sebebiyle Amerikan televizyonlarında her yılbaşı gösterilen bir eser. Dramatik komedi türündeki hikâyesi ile de insan yaşamının önemini vurgulayan ders niteliğinde bir yapıt. Doğduğundan itibaren aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlara adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. İş ve özel hayatındaki sorunlar sebebiyle artık hayatından memnun olmayan ve üst üste gelen olaylara tahammül edemeyen iş adamı George Bailey intiharın eşiğine gelir. İntihara hazırlanırken beliren bir melek ona bir oyun teklif eder. George’a kendisinin hiç doğmamış ve yaşamamış olduğu bir hayat gösterilir. Bu süreçte George, insanlara yardımcı olduğunu ve aslında kendi yaşamının ne kadar değerli olduğunu görür. Farkına varmadan dünyayı olumlu yönde değiştirecek birçok şey yapmış olduğunu anlaması, yani ‘şahane bir hayat’ yaşamış olduğunun farkına varmasının anlatıldığı film, vermek istediği mesajı tam anlamıyla veren, hayatlarımıza dokunan ilaç gibi bir eser.

Amélie (2001) IMDb 8,4

Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babasıyla iyi bir iletişimi olmayan Amelie, hayatını oldukça sıkıcı bulur. Sıradan bir kız gibi görünse de hayal dünyası bambaşkadır. Bu monotonluk onu arayışlara iter. En olmadık şeylerden mutluluklar yakalamaya çalışır. İnsanların hayatlarına dokunur. Onlara yardım eder, işlerini kolaylaştırır, yollarındaki engelleri kaldırır ama kimse ona aynı şekilde karşılık vermez. Yalnızlığını sorgulamaya başladığı an utangaç ve kendi halinde olan Amelie’nin hayatını değiştirecek bir şey gerçekleşir, aşık olur. Yüzümüzde tatlı bir gülümseme bırakacak filmlerin başında gelir Amelie. İncecik işlenmiş senaryosu ile iki saat boyunca hayattan nasıl zevk alınacağını gösterir. Bunun için büyük şeylere gerek olmadığını, elimizdekilerin gayet yeterli olduğunu sıcacık bir şekilde anlatır. Sade bir hayat, küçük şeylerden mutlu olmak, insanlara içten ve beklentisiz yaklaşmak, samimi bir aşk ve daha fazlası ile bu film size terapi gibi gelecek. Amelie karakteriyle ününe ün katan Audrey Tautou bu rol için biçilmiş kaftan adeta. Filmi daha sevimli ve sıcak kılan Yann Tiersen müziklerini de es geçmemek lazım.

Singin’ in the Rain (1952) Yağmur Altında IMDb 8,3

Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babasıyla iyi bir iletişimi olmayan Amelie, hayatını oldukça sıkıcı bulur. Sıradan bir kız gibi görünse de hayal dünyası bambaşkadır. Bu monotonluk onu arayışlara iter. En olmadık şeylerden mutluluklar yakalamaya çalışır. İnsanların hayatlarına dokunur. Onlara yardım eder, işlerini kolaylaştırır, yollarındaki engelleri kaldırır ama kimse ona aynı şekilde karşılık vermez. Yalnızlığını sorgulamaya başladığı an utangaç ve kendi halinde olan Amelie’nin hayatını değiştirecek bir şey gerçekleşir, aşık olur. Yüzümüzde tatlı bir gülümseme bırakacak filmlerin başında gelir Amelie. İncecik işlenmiş senaryosu ile iki saat boyunca hayattan nasıl zevk alınacağını gösterir. Bunun için büyük şeylere gerek olmadığını, elimizdekilerin gayet yeterli olduğunu sıcacık bir şekilde anlatır. Sade bir hayat, küçük şeylerden mutlu olmak, insanlara içten ve beklentisiz yaklaşmak, samimi bir aşk ve daha fazlası ile bu film size terapi gibi gelecek. Amelie karakteriyle ününe ün katan Audrey Tautou bu rol için biçilmiş kaftan adeta. Filmi daha sevimli ve sıcak kılan Yann Tiersen müziklerini de es geçmemek lazım.

The Grand Budapest Hotel (2014) Büyük Budapeşte Oteli IMDb 8,1

Wes Anderson imzalı filmin bol yıldızlı kadrosunda Ralph Fiennes, Saoirse Ronan, Bill Murray, Jude Law, Edward Norton, Léa Seydoux ve Owen Wilson gibi isimler yer alıyor. 20.yüzyılın başlarında iki savaş arasındaki dönemde geçen filmde işini büyük bir titizlikle yapan kapı görevlisi Gustave H ile otele lobi görevlisi olarak gelen Zero Mustafa ile arasındaki arkadaşlığı ele alıyor. Birlikte maceralı zamanlara atılırken dışarıda da dünyayı değiştiren olaylar olmakta ve çağ değişmektedir. İçinde müthiş bir mizah barındıran, masalsı, rengârenk ve Wes Anderson’un özgünlüğünü yeniden konuşturduğu bir film.

Groundhog Day (1993) Bugün Aslında Dündü IMDb 8,1

Hava durumu spikeri olan Phil Connors Pennsylvania’daki bir kasabaya geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. Kendini beğenen ve kibirli biri olan Phil, kasabadaki bu basit ve sıradan insanlarla bir arada olmaktan hiç hoşlanmaz. Berbat bir gün geçirir ve kar fırtınasından dolayı yollar kapandığı için orada sabahlamak zorunda kalır. Tek istediği bu ortamdan bir an önce kurtulmaktır ama sabah uyandığında anlamakta zorlanacağı bir şeyle karşılaşır. Zaman döngüsüne yakalanmış ve o nefret ettiği günü her gün yeniden yaşamak zorundadır. Tek çaresi gününü güzel geçirmeyi sağlayacak şeyler bulmak olan Phil her gün aynı şeyleri yaşıyor olmanın da avantajını kullanmaya başlar. Bill Muray’ın kendisine hayran bırakacağı Harold Ramis imzalı bu film eğlenceli bir klasik.

Big Fish (2003) Büyük Balık IMDb 8

Tim Burton’un özelliğidir, izlediğiniz zaman sizi rüyadan yeni uyanmış gibi hissetmenize sebep olacak orijinallikte senaryolar sunar bize. Big Fish de iki saat boyunca fantastik bir maceranın yer aldığı masalı izliyormuşuz etkisi yaratacak ve keşke böyle bir hayat mümkün olsa dedirtecek türden bir film. Babası ile senelerdir görüşmeyen William, babasının hastalanmasıyla birlikte eve döner ve gezgin bir satıcı olan babasını yakından tanımak için, efsanevi bir kişiliği olan adamın gençliğinde yaşadıklarına dair öyküler toplamaya başlar. İnsanı büyüleyen, yaratıcılığına ve zekâsına hayran bırakan Tim Burton yine muhteşem bir görsellikle sunuyor filmini. Film bitince yüzünüzde kocaman bir gülümseme ve hafif dolmuş gözlerle etrafa bakınıyor olabilirsiniz. Hala büyümemiş ve çocuk yanı bir yerlerde duran izleyicilerin daha çok seveceği Big Fish, bir süre hayaller dünyasında gezinti yapmanızı sağlayacak.

Little Miss Sunshine (2006) Küçük Gün Işığım IMDb 7,9

Hoover ailesinin en küçük üyesi Olive ülkenin bir ucundaki güzellik yarışmasına katılmak ister. Şişman bir kız olmasına rağmen bu hayalini gerçekleştirmek onun yaşındaki bir kız çocuğu için çok önemlidir. Aile üyeleri de eski bir minibüse doluşarak Olive’nin bu isteğini gerçekleştirmek için yola koyulurlar. Birbirleriyle taban tabana zıt karakterleri olan kişiler aynı ailede olsa da bu yolculuk onlara iyi gelir ve aile olmanın, birlikte olmanın önemini kavrarlar. Her zaman kazanamayacağımızı, yanımızda sevdiklerimiz ve bizi destekleyenler varsa kaybetmenin aslında bir kayıp olmadığını anlatan bu film size kendinizi iyi hissettirecek. Kendi halindeki bir minibüs dolusu aileyi bir araya toplayıp, bu insanların sıradan gibi gözüken yaşantılarıyla ne kadar farklı, samimi, mutluluk verici olabileceklerini gösteren film birbirinden farklı karakterlerle de kendinize yakın hissettiğiniz rolleri görebilmenizi sağlıyor. Bu sıra dışı yol hikâyesi içinizi ısıtacak türden.

Breakfast at Tiffany’s (1961) Tiffany’de Kahvaltı IMDb 7,8

Geçtiği dönemin özelliklerini iyi yansıtan, Audrey Hepburn’un oyunculuğu ve zarafetiyle göz kamaştırdığı dram, komedi, romantik unsurlar barındıran film Truman Capote’nin romanından uyarlanmış. New York sosyetesinin gözde isimlerin olan Holly, her istediği erkeği kendisine aşık edebilen bir kadındır. Mücevher dükkânı Tiffany’nin önünde kahvaltı yapmak da eğlenceli geçirdiği gecelerin sabahlarında yaptığı bir rutindir. Ama bir gün aşık olunca hele de bu platonik olunca Holly eski Holly olmamaya başlar.

Midnight in Paris (2011) Paris’te Gece Yarısı IMDb 7,7

Tam bir Woddy Allen filmi. Uzun replikler ve sıra dışı bir senaryo. Edebiyat ve sanat severlerin daha çok sevdiği bu film nişanlısıyla birlikte küçük bir tatil amaçlı Paris’e gelen Gil’in Paris sokaklarında gece yarısı yaşadığı gerçek üstü maceraları ele alıyor. Bu maceraların içinde Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway, Salvador Dali, Pablo Picassogibi isimlere rastlayacaksınız. Akıcı senaryosu, filmde geçen mekânları ve müzikleriyle izleyiciyi doyuran ve eğlenceli bir rüyanın içindeymiş hissi uyandıran film sizi başka diyarlara götürebilir.

Flipped (2010) IMDb 7,7

Wendelin Van Draanen’in aynı adlı romanından uyarlanan film, sıcak ve sevimli bir ilk aşk hikâyesi. İkinci sınıfta tanışan ve aradan yıllar geçmesine rağmen bağlarını kaybetmeyen Bryce ve Julie arasındaki hikâye, ikisinin gözünden de anlatılıyor. Filmin çoğunu büyük bir tebessümle izleyebileceğiniz, kısa süresinden dolayı tadı damağınızda kalacak, masum ilk aşkı ve yıllar geçtikçe nasıl değiştiğimizi gösteren samimi bir film.

Chocolat (2000) Çikolata IMDb 7,3

Ufak bir Fransız köyü. Sıkıcı, monoton ve sıradan bir hayat. Köyde istediği gibi bir ortam oluşturan ve bunun sürdürülmesini sağlayan baskın bir belediye başkanı. Tüm bu kasvet köylerine gelen ve çikolata dükkânı açan bir anne-kız ile değişmeye başlar. Sadece küçük bir çikolatanın bile verebileceği mutluluktan habersiz olan köy halkı yeni bir ortamla karşılaşınca hayatı da keşfetmeye başlarlar. Ön yargıları kıran, oluşturulmuş kalıpların dışında hareket edebilen ve insanların da farklı bakış açılarına sahip olabilmelerini sağlayan bir kadının naif mücadelesini anlatan film size iki saat boyunca bol bol çikolata yedirecek.

50 First Dates (2004) 50 İlk Öpücük IMDb 6,8

Çapkın bir hayat süren Henry’nin başına öyle bir şey gelir ki şimdiye kadar yaşadığı hiçbir şeye benzemez. Aşık olduğu kadın Lucy nörolojik bir rahatsızlığa sahiptir ve her sabah uyandığında bir önceki günlerini hatırlamaz. Birbirlerinden hoşlanan ve ciddi bir ilişkiye başlayacak olan çiftin önündeki bu engel Henry’i yıldırmaz. Her gün Lucy’i kendisine yeniden aşık etmek ve ilişkilerinde bu hafıza kaybına rağmen ilerleyebilmek için ilginç yöntemler geliştirir. İzleyicinin içini ısıtan bir aşkı anlatan, farklı bir hikâyesi olan 50 İlk Öpücük; en özgün romantik komedi filmleri arasında yer alıyor.

Yes Man (2008) Bay Evet IMDb 6,8

Moral bozukluğu ve can sıkıntısına iyi gelecek filmler arasında Jim Carrey’in rol aldığı bir eser olmasa olmazdı. Her şeye hayır diyen bir adam, bir yıl boyunca her şeye evet demeye başlayınca ne gibi değişikliklerle karşılaşabilir acaba? İlk başta bu durum pozitif yönde hayatını değiştirmeye başlasa da sonradan her olumlu yanıtla olumsuzluklar da beraberinde gelir. Mimik ustası Jim Carrey’in bu filmi komedi türünde olsa da karşılaştığımız bir duruma verdiğimiz tepkilerin yaşamımızı ne denli değiştirebileceğini görebilmemizi sağlaması açısından da ayrıca önemli bir yerde duruyor.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up