‘İyi’ Olan Kazansın

Eleştiri Manşet Serkan Baştimar

yazar_serkanbastimar_

Usta yönetmen Ridley Scott 2014’ün son günlerinde iddialı bir filmle karşımızda. Exodus: Gods and Kings; dev bütçesi (140 milyon dolar), iddialı oyuncuları ve görkemli senaryosu ile gişede büyük başarı sağlayacak gibi.

Perdenin karşısına oturduğunuzda öyle sıradan bir film izlemeyeceksiniz; zira Gladyatör, Kara Şahin Düştü, Alien, Prometheus, Blade Runner ve adını sayamayacağımız birçok başarılı filmle rüştünü ıspatlamış, Ridley Scott imzalı bir film var karşınızda.

2005’te Cennetin Krallığı ile epik, tarihi (‘geçmiş zamanlı’ mı desek) filmlere ara veren 74 yaşındaki yönetmen, seyirciyi yine eski zamanlara götürüyor. Bu seferki dönem ise Hazreti Musa’nın gençlik yılları.

exodus-gods-kings

Exodus,Hazreti Musa’nın, başarılı bir generallikten bir ulusu anavatanına kavuşturmaya çalışan bir peygambere dönüşünü ve firavun Ramses’le olan mücadelesini anlatıyor. Türkçe karşılıklarından ‘göç’ bir diğeri ‘çıkış’ olan Exodus, bu iki anlamı da, İbranilerin göçünü ve Museviliğin çıkışını, içinde barındırıyor.

Film bir Hollywood filmi, o yüzden Hazreti Musa’nın gerçek öyküsüne sadık kalmadığını baştan söylemeliyim. Nedeni yönetmenin gişe kaygısı mıdır, başka bir şey midir bilemem. Ben de zaten bu sadakati beklemeden izledim. İşin dinsel kısmını erbabları daha iyi şekilde analiz eder ve eleştirir. O yüzden Dracula Untold’la birlikte cereyan eden ‘tarih’ tartışmalarına bu filmde girmeyeceğim.

Exodus, yine bir ‘öteki’nin hikayesi. Gladyatör’deki gibi başarılı bir generalin, şımarık bir kral tarafından permeperişan edilme durumu Exodus’ta da var. Bu filmde de başkarakterimiz bir general. Generalimiz kibirli, şımarık ve cahil bir firavunun yanından uzaklaşmak (sürgün) zorunda kalıyor. Özünü bulan; yani İbrani olduğunu anlayan generalimiz bu defa bir peygamber, bir lider ve elçi olarak çıkıyor firavunun karşısına. Ve hikaye burada ‘janjanlı’ bir hale geliyor.

Halkının özgürlüğü için firavunla direkt, dolaylı ya da zorla pazarlığa giren İbrani lider, meşakkatli bir hayat, inanç ve sabır sınavından geçiyor.

Exodus, sağlam diyalogları, kaliteli klişeleri, muhteşem görselliği ve kendi içinde tutarlı senaryosu ile 2014’ün unutulmazları arasına girecek bence.

Zaman zaman Türkçe ezgilerin de kısa bir selam verdiği filmin müzikleri de en az film kadar iddialı.(Hatırlarsanız Cennetin Krallığı’nda da Kardeş Türküler imzası vardı)

Hani derler ya, kaseti çıksa alırım vesselam.

Filmde Hazreti Musa’yı Batman serisiyle yıldızı daha da parlayan Chiristian Bale canlandırıyor. Bale her zamanki gibi dersine iyi çalışıp çıkmış kamera karşısına. Bale’nin performansı gerçekten takdire şayan. Acımasız, inatçı firavun rolünde ise Avustralya doğumlu Joel Egerton var. Egerton’a nedense bu rol biraz ağır gelmiş, kaldıramamış. Performansı ‘B’ filmlerdeki ucuz oyunculukları aratmıyor.

Epik filmlerin olmazsa olmazı Ben Kingsley’i görmek şaşırtmasa da John Turturro ve Breaking Bad’in yıldızı Aaron Paul ile karşılarşmak oldukça heyecan vericiydi. Sigourney Weaver’ı da anmadan geçmeyelim. Weaver vasat bir oyunculuk sergilemiş.

Ayrım noktasına gelince, bu filmi sakın ola din perspektifinden izlemeyin, zira din felsefesinden geçememiş. İzleyecekseniz, efektleri, aksiyonu için, bir Riddley Scott filmi olduğu için izleyin.

Hollywood son zamanlarda el attığı dinsel temaların altından kalkamıyor. Mesela Noah tam bir hayal kırıklığıydı. Exodus ise daha görkemli bir yapım. Şu soğuk günlerde sıcak bir sinema salonunda keyifle izlenir derim. Günahıyla sevabıyla…

Serkan Baştimar

Serkan Baştimar

Yayın Yönetmeni at Sinefesto
Serkan Baştimar

Latest posts by Serkan Baştimar (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up