Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

İtirazımız Yok!

Yayınlandı

tarihinde

saziye-ayas

Daha önce yazdıklarımızı okuyanlar Sen Aydınlatırsın Geceyi filminin elden dağıtılması yüzünden herkesin izleyemeyeceği bir film olmasına takıldığımı ve filmi izlemeyeceğimi söylediğimi bilirler. Sözümü tuttum hala izlemedim.
Ama yeni filmi çıkınca ilk fırsatta soluğu sinemada aldım ve Onur Ünlü’ nün bence kuşkusuz şu zaman kadarki en güzel filmi olan İtirazım Var’ı izleme şansına eriştim; bu şansımı da elbette +18 olmama borçluydum…
(Filmin yaş sınırı +15’e indi gözümüz aydın)
Filmin +15 olması sorununa değinmeyelim ama şimdi izin verirseniz bu sorunumuz kenarda dursun; dine bakışını, değerlere yaklaşımını bazılarını rahatsız etmesini de bir köşede bekletelim hatta. Biz filme daha objektif yaklaşalım, tutumlarımızı bir tarafa koyalım. Hikâyeden ve teknikten bahsedelim.

Başta Salih İpek olan mevtanın isminin iki üç sahne sonra Salih Kalyoncu olması gibi bazı hatalar vardı senaryoda mesela. Ayrıca Efrahim ‘in birden ortadan kaybolması, finale doğru hiç görünmemesi en büyük sorundu bence. Efrahim ‘in Gökhan ile hatta Zeynep ile hiçbir sahnede karşılaşmaması kafamızda bir bütünlük ve duygu çatışması olmasını engelliyordu.
Başlarda Selman Bulut’un hayat hikâyesinin didaktik bir biçimde verilmesi ama yine de yaptıklarını anlamlandırabileceğimiz bir altyapının hissedilmeyişi, Büşra Pekin ‘in canlandırdığı karaktere kızım derken birden aşık olduğunun gösterilmesi ve ne zaman abayı yaktığını anlayamayışımız gibi ayrıntılar filmden çıkıp düşünmeye başladıkça göze batıyordu.

Eksik değildi belki ama ben, Selman Bulut’un Yedinci Mühür’deki gibi Azraille mi yoksa tuzakların en büyüğünü kuran Allah’ın onun için yazdığı kaderle mi, yoksa macera yaşarken işlediği günahlardan dolayı şeytanla mı yoksa geçekten kendini gizlemeyi seven bir adamla mı satranç oynadığını ben anlayamadım.Filmin sonunda her şeyin kadınlar yüzünden olduğunu ima etmesine neredeyse “Allahumme ecirna min şerrin nisa” üzerine kurulu olmasına her kadın gibi alındım.

Ama yine tüm bu saydıklarım İtirazım Var’ın şimdiye kadar izlediğim en güzel Onur Ünlü filmi olmasını engellemedi. Salt şaşırtma üzerine kurulu Onur Ünlü sinemasında İtirazım Var daha az absürtlük örneği olan Beş Şehir’e yakın konumlandırılmıştı. Bu daha fazla gerçeğe yakın olma hali , Sırrı Süreyya Önder ile yapılan işbirliğinin bir sonucu gibiydi.

İtirazım Var Bayılırım Belaya

Şimdi gelelim filmin dini hassasiyetlere yaklaşımına…

Film Türkiye’deki din algısını da çok güzel işlemişti.

Ama tabi ki Selman Bulut’u tüm imamlara genellemeyeceksiniz değil mi sevgili okuyucu? Zaten filmlerin genellemeleri değil ayrıntıları anlattığını, farklı olmayandan film çıkmayacağını bilen entelektüel insanlarsınız siz değil mi?

Filmin Hristiyanlıkla kurduğu ilişki, bir imamın içki sofrasına oturuşu, besmele ile rakıya başlaması, Hz. İsa’dan yardım dileyişi, kilisede mum dikmesi, caminin ortasında küfretmesi ve daha bir sürü hatırlamadığım şey kulağa çok kötü gelip bir önyargı oluştursa da ben filme neredeyse dini bir diyeceğim. (Dini film örneğinin bulunamadığı Türkiye’de bu kolay)

Çünkü gerçekten ben de şahidim faiz çok kötü bir şey! diyen ve bunu iliklerimize kadar hissettiren bir başka film yok Türkiye’de maalesef…
Çünkü ben de Ebuzer Ğifari’nin dediği gibi aç yattığı geceden sonra eline kılıç almayan adamın aklından şüphe ederim. Artık gerçekten insanlar “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” düsturunu çok yanlış anlayıp zengin mahallelerine görünüşü beğenilmeyen insanların içeri alınmadığı koca koca çitleri olan sitelere taşınıyorlar. Ve maalesef hepimiz 40 da bir Müslümanlarıyız. Yani sizin anlayacağınız İsmail Abi’nin deyimiyle böyle vaaz veren bir imam hiç kötü olur mu aklın mantığın alıyor mu? Sizin ağzınızın söylediğini kulağınız +15 olmadan duymuyor mu?

İtirazım  Var

Evet, gelelim gündemi meşgul eden +18, +15 mevzusuna…
Haksızlar diyemem, haklılar da diyemem. Ama atalarımız ne güzel demiş akıl yaşta değil baştadır diye… Haksız değiller çünkü bu filmi izlemek için bence +15 yetmez; filme girmeden insanlarla mülakat yapılmalı, seyircilerin doğru konulara itiraz edeceğinden emin olunmalı! Belki ben bile bu mülakattan kalırım bilmiyorum…

Diğer yandan +15 olmadığı halde 40-45 yaşındaki at gözlüklü amcalarımızdan daha anlayışlı, daha çok dinini bilen ve dinine sahip çıkan çocuklar var ki…
Lütfen, biz bir eserde yanlışlar var diye doğruları çöpe atanlardan olmayalım sevgili okuyucu. Bilirsiniz israf haramdır. En büyük haram da bence hakikate gözlerimizi açmamızı sağlayacak acı gerçeklerin israfıdır.
Ama yine de filme yapılan sınırlamalar , insanları Müslüman ve İslamcı olarak ayırıp; “Ben rakı içerim ama sizden daha has Müslümanım. Siz gösterişçisiniz!” demenin bahanesi olamaz, olmamalı.
Aynı zamanda kimse ”İçinde bana göre hatalar barındırıyor, yanlış anlaşılmalara mahal verebilir.” diye sanatın üzerinde hüküm kurmaya çalışmamalı. Böyleleri ellerine biraz fırsat geçse Kuranı yasaklayıp Ortaçağ’da Hristiyan âleminde olduğu gibi onu mabetlere kilitleyip kimseye göstermezler. Kuranı ehil olmayan okumasın derler. İslam’ı Hristiyanlaştırırlar. Allah hepimizi böylelerinden korusun.
Velhasılı kelam kimse diğerinin imanı üzerinde söz sahibi değil. Birbirimize göstermemiz gereken tek saygı düsturu bu olsa bize yeter de artar ve başkasının imanı üzerinde ehliyetsiz olarak atıp tutmak size/bize günah olarak yeter.

“(Allah) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.”

Allah’ın sizin başkaları hakkında hüküm vermenize ihtiyacı olduğunu mu düşünüyorsunuz. Bu ne kibir!

itirazim_var_film_yas_siniri_151

Siz de “Dinle şaka olmaz !” deyip bizi sert bir dille de olsa bizi iyiliğimiz için uyaranları mı kötüleyeceksiniz yoksa “Gerçekten biz böyle miyiz acaba?” diye bu filmi bir özeleştiri olarak alıp “Başımızın üstünde yeri var.” mı diyeceksiniz karar verin.

Unutmayalım ki; eleştirmek için günahsız olmak gerekmez.
Hangi birimiz günahsız ki?
Zaten günah işleyip tövbe etmeyen insan tekamül edebilir mi?

Önyargılarınıza yenilip, uyarıları es geçenlerin değil, terakkiye açık olanların seçtiği yoldan gidersiniz İnşallah.
Hayırlı Seyirler…

Not; İhsan Eliaçık ‘ın kitabından alınan ve Serkan Keskin’in sesinden tüyleri diken diken eden vaazı dinlemenizi ayrıca tavsiye ediyorum.
Doğruları kim söylerse söylesin onlar değerlidir değil mi , sevgili okuyucu?

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et

Popüler