İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nden 5 Film ve Günümüz Sinemasına Katkıları

İtalyan Yeni Gerçekçiliğinden Günümüz Gerçekliğine.

Liste Manşet Meraklısına

 

Rıfat Can Cihangir hazırladı…

“Gerçekçi ol, hayalleri bırak, o işler öyle olmuyor işte” dedi ve diyor birileri…

Hayaller üzerine kurulan duygusallığın nesnellikten ve  gerçekçilikten ne kadar uzakta olduğunun bir çok insan farkında. Bu gibi hayaller üzerine kurulup sömürülen bir dünya var artık önümüde. Hepimiz o şeytanın adını kapitalizm diye anıyor ve şikayet ediyoruz. Histerik bir biçimde ulaşılması arzulanan ancak elde edilince de çöküntüye sebep olan hayallerin ana kaynağı. Kapitalizm bugünkü gücüne gelmeden önce birileri İkinci Dünya Savaşı döneminde çekilmeye başlanan duygusal ve gerçeklikten uzak filmlerin dünyada böyle bir furyaya döneceğinden haberdar olacak ki sinema da yeni bir akım peydah oldu: İtalyan Yeni Gerçekçiliği.

İtalyan Yeni Gerçekçiliği‘nin en büyük özelliği filmlere belgeselmişçesine bir bakış açısıyla bakmasıdır. O dönemde kullanılan oyuncuların bir çoğunun amatör olması ve konuların alt sınıfların hayatlarını hikaye etmesi ancak böyle açıklanabilir.

Mussolini ve Hitler faşizminden de payını alan 1945’lerin İtalya‘sı bu tarihe ve Hollywood Sineması‘na en büyük tepkiyi bu akımla vermiştir. İtalyan yeni gerçekiliğini anlamak ülkemiz sanatı açısından da oldukça önemlidir zira ülke sinemamızın kemiklerini ortaya çıkaran ve dünyada algılanabilir bir duruma getiren en önemli filmler yine bu akımın etkisiyle ortaya çıkmıştır.

En son başarıya ulaşan filmimiz Kış Uykusu Türkiye’deki aydın prototipinin erkek egemen zihniyetten kurtulmayışının öyküsünü yine bu akımın bizlere sağladığı karakter profili ve minimalizmiyle anlatır.

Yılmaz Güney‘in Yol ve Umut filmindeki başarısı ve konuları ele alış biçimi de aynı süreçleri paylaşmıştır. Bu açıdan bakıldığında Türk Sineması‘nın da borçlu olduğu bu akımı anlamaya çalışmanın önemi üzerinde durmak adına sizlere İtalyan Gerçekçiliği‘nden 5 filmi ve konularını sunacağız keyifli okumalar.

__________

Ladri_di_biciclette_(film)

Bicycle Thieves 1948 IMDb 8.3

Savaş sonrası yaşanan iki senelik işsizlik döneminin ardından nihayet iş bulabilen Antonio mutludur. İşi için kendisine lazım olan bisikleti almak için ise yataklarını satmaları gerekmiştir; ancak Antonio en sonunda para kazanabileceği için mutludur ve bunu göze alır. Yeni işinin ilk gününde her şey için umutlu olan Antonio’nun bisikleti çalınır. Yaşadığı ailevi ve dünyevi problemleri çözebilmesi için acilen bisikletine yeniden kavuşması gerekmektedir. Antonio için dünya kapkaranlık bir yer hailini alır. Bu andan sonra bisikletine geri kavuşabilmek için önce onu arayacak sonra Nasrettin Hoca fıkralarına konu olacak bir takım olaylara girişecektir.
İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin en önemli temsilcilerinden Vittorio De Sica’nın imzasını taşıyan Bisiklet Hırsızları, bir savaş sonrası toplumunun portresini minimalist bir hikayeyle oldukça geniş bir perspektiften çiziyor.

__________

umberto-d_147387

Umberto D.1952 IMDb 8.2

Umberto Domenico Ferrari  emekli bir devlet memurudur. Hayattaki tek dostu ve can yoldaşı köpeği ile Roma ‘da küçük bir pansiyon odasına sığınmış kıt maaşı ile geçinmeye yada hayatta kalmaya çalışmaktadır. Odanın kirasını düzenli olarak ödeyememektedir. Taş yürekli ve anlayışsız ev sahibesi Antonia tarafından sürekli pansiyondan atılmakla tehdit edilmektedir. Zaten ondan kurtulmayı kafasına koymuş olan ev sahibesinin türlü aşağılamalarına da katlanmak zorunda kalan Umberto odasının gündüzleri fahişelere saatlik olarak kiralanmasına da ses çıkaramaz. Pansiyona olan borcunu kapatabilmek için saatini ve kitaplarını da satar ama gerekli parayı bir türlü bir araya getiremez. Hayır kurumlarının aşevlerinde karnını doyuran Umberto’yu hayata bağlayan tek şey köpeği Flike’dir. Günden güne umutsuzluğu katlanarak artan Umberto son çare olarak intihar etmeyi düşünürken köpeği Flike ortadan kaybolur. Bu dakikadan sonra Umberto’nun amacı can yoldaşı köpeğini bulmak olur. Başı boş köpeklerin telef edileceğini bilen Umberto git gide artan bir umutsuzlukla şehirde köpeğini aramaya devam eder.

__________

vlcsnap-2012-11-11-11h31m31s110

Mamma Roma 1962 IMDb 7.9

Pasolini’nin ikinci filmi Mamma Roma’da, Accottone gibi bir başlangıç, yeni bir hayat girişimidir. Bir zamanlar fahişelik yapmış olan Mamma Roma  kendisi ve onbeş-onaltı yaşındaki oğlu Ettora için yeni bir hayat kurmaya çalışır. Ama bu arada, annesinin bir zamanlar fahişe olduğunu öğrenen Ettora büyük bir üzüntüye kapılır, yasa dışında yaşamaya karar verir; ne ki, suç işlerken yakalanıp hapse atılır. Mamma Roma’nın bu durum karşısında duyduğu ıstırap şehre yansır. Roma birden yeryüzünün en kasvetli, en hüzünlü şehri oluverir. O Akdeniz aydınlığı, berraklığı yok olur. İşler giderek kötüleşir, giderek trajikleşir. Ettora hapiste ölür. Oğlunun ölüm haberini alan Mamma Roma pencereden atlayarak intihar etmek ister.Uzaktaki kilisenin kubbesine bakar. Kamera Mamma Roma ile kilise arasında gidip gelir. Bizler Mamma Roma’nın pencereden atladığını görmeyiz.
Pasolini, yeni gerçekçiliğin stilistik ve tematik kimi özelliklerini paylaşmakla beraber bu geleneğe bütünüyle dahil olmamış, giderek bu geleneği aşmış, hatta bir ölçüde karşısında durmuştur. Mamma Roma’yı Roberto Rosselini’ye ithaf etmişti. Kuşağının diğer bazı yönetmenleri gibi Roma, Açık Şehir Pasolini’yi de etkilemişti.

__________

b4682d2280ea0925f3106d89e1a93569-1000x563

Rome Open City 1945 IMDb 8.1

II. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru 1944 yılında Nazi işgali altındaki Roma şehrinde yaşayan bir grup insanın hikâyesi anlatılır. Gestapo, Nazilere karşı yapılan direniş hareketinin lideri olan Giorgio Manfredi’nin  peşine düşmüştür. Yakın arkadaşı Francesco, Francesco’nun evlenmek üzere olduğu dul Pina ve Rahip Don Pietro Pellegrin birlikte Giorgio’nun bir an önce Roma’dan ayrılabilmesi için yeni bir kimlik edinmesine yardımcı olurlar.

__________

maxresdefault

La Strada 1954 IMDb 8.1

Zampanò tek başına gösteriler yapan gezginci bir panayırcıdır. Motosikletten bozma küçük karavanı ile kasaba kasaba dolaşıp ekmek parasını çıkartır. Uğradığı her yerleşim yerinin meydanında topladığı kalabalığa zincir kırma, ağırlık kaldırma vb gösteriler yapar. İri yarı bir yapıya sahip olan Zampano aynı zamanda duyarsız ve kaba saba bir insandır. Çok fakir bir kadından para karşılığı kızı Gelsomina’yı satın alır ve küçük sirk gösterilerinde ona yardımcı olacak şekilde yetiştirir. Gamsız, kalender ve altın kalpli, ufak tefek bir kız olan Gelsomina kendisine kaba davranan öfkeli ve zalim ustası Zampano’nun aşağılamalarına tükenmez bir iyimserlikle katlanır. Yolda bir süreliğine dahil oldukları daha büyükçe bir gösteri grubunun duyarlı ve iyi kalpli palyaçosu ve tel cambazı Giulietta’nın uğradığı davranışlar karşısında üzülür ve ona birlikte kaçmayı teklif eder. Ancak Giulietta bunu reddeder.

__________

Tüm bu filmlere baktığımızda içi boş hayallerle bezeli, insanların sıkıntılarını anlamaktan uzak ve sahte dünyalar vaat eden filmlere ortak bir tepki olagelmişler. Kiarostami, Tarkovsky, Angelopoulos, Nuri Bilge Ceylan gibi dahi yönetmenler, İtalyan Yeni Gerçekçi akımının perçinlenmiş şövalyeleridir. Bu bakış açısını dünyaya kazandırmaları sebebiyle Fellini, Passolini ve Sica gibi yönetmenlere de şükran borçluyuz. Var ol sinema!

twitter/rcancihangir

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up