Irkçılığı Konu Alan 10 Film

Liste Manşet

İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren Irkçılık, dünya genelinde bir virüsten daha fazla insanın ölümüne yol açmıştır.

Irkçılığın ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalık olduğunu ve bu savaşta kazanan tarafın olmadığını seyirci üzerinde hissettiren 10 film sizlerle. İyi seyirler.

Geçmişin Gölgesinde (1998) American History X IMDb 8,5  

Derek Vinyard, odasında ve göğsünde Nazi amblemi bulunan; zenci düşmanı bir Nazi’dir. Kardeşi Danny ise, Derek kadar cesur ve atılgan olmasa da, abisi kadar ırkçı bir Nazi’dir.

Zenciler tarafından öldürülen babası yüzünden nefreti dizginlenemeyen Derek, bir gece hayatını tümüyle değiştirecek olan bir suç işler.Derek Vinyard, artık bir katildir ve hapishaneye gönderilir. Hapishane ortamında Derek’in bilmediği kurallar geçmektedir ve genç adam şimdi bıçak sırtındadır.

Zenci bir çamaşırcıyla arkadaş olan Derek, nefret ettiği siyah tenli adamların, psikolojisini altüst eden sapkın kurallarıyla tanışınca, inançları ve ‘hayatta kalma arzusu’ arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.Öte yandan, kardeşi Danny, genç bir adam olmuş ve tıpkı abisi gibi ‘acımaz bir ırkçı’ olarak yetişmektedir.

Hoop Dreams (1994) IMDb 8,3

Steve James’in yönettiği belgesel film, yoksul ailelerden gelen William Gates ve Arthur Agee isimli iki Afrika kökenli iki Amerikan öğrencinin hayatını ele alıyor. Beyaz öğrencilerin çoğunlukta olduğu Westchester bölgesindeki St. Joseph Lisesi’nde okuyan iki genç, basketbol dalında bir hayli başarılı olan bu okulda bu sporla ilgili ellerinden geleni yapmaktadırlar. Yaşadıkları yer itibarıyla okula ulaşımları bir hayli güçtür ancak buna rağmen zorlu antrenmanlarda ter dökmekten vazgeçmezler. Film bu hikayenin ekseninde Amerika’daki ırk, sosyal sınıf ve eğitim gibi temel yaşam problemlerini ele alıyor.

12 Yıllık Esaret (2013) 12 Years a Slave IMDb 8,1

12 Yıllık Esaret, özgürlüğünü geri kazanmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. 1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington’a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney’de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur.

Bülbülü Öldürmek (1962) To Kill a Mockingbird IMDb 8,2

Büyük Ekonomik Buhran yılları olan 1930’larda -ırkçılığın en doruk noktasında olduğu bir zamanda- ABD’nin güney eyaletlerinden Alabama’da, ırza geçme suçundan tutuklu siyah bir adamın savunmasını üstlenen, onu savunurken de önyargılı ve hoşgörüsüz kasaba halkına karşı duran ilkeli ve cesur bir avukatın öyküsünün anlatıldığı bu siyah beyaz film uyarlandığı roman kadar ses getirmişti.

Duyguların Rengi (2011) The Help IMDb 8,1

Duyguların Rengi, gizli bir yazı projesi etrafında birbirlerine daha çok yaklaşan 3 farklı kadının dostluk öyküsünü anlatıyor. Eugenia Phelan, bir genç kız olarak iyi eğitim aldığı okuldan mezun olmuştur ve diğer kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmayı kafasına koyan genç kız, ailesinin beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının hizmetçisi Aibileen’dan yardım ister ve böylece kendisini sıra dışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı hizmetçi Aibileen ve aşçılık Minny’nin anlattığı gerçek insan öykülerinden çok etkilenir. Yönetmen Tate Taylor tarafından beyazperdeye uyarlanıp çekilen filmin baş rollerini ise Emma Stone, Viola Davis ve Octavia Spencer paylaşıyor.  

Karanlıkla Karşı Karşıya (2018) BlacKkKlansman IMDb 7,5

Ron Stallworth, Colorado’da yaşayan Afro-Amerikan bir polis memurudur. Ortağı Flip Zimmerman ile birlikte çalışmaktadır. İkili Ku Klux Klan’ı durdurmak için mücadele vermektedir. Ron, örgütün şehri ele geçrime girişimlerini engellemek için örgütün içine sızar. Yerel Ku Klux Klan’ına başarıyla sızmakla kalmayan Ron, yerel bölümün de başına geçmeyi başarır. Peki Afro-Amerikan bir polis memuru, beyaz üstünlüğünü savunan bir örgütün içinde kimliğini gizli tutmayı nasıl başaracaktır.

Beklenmeyen Misafir (1967) Guess Who’s Coming to Dinner IMDb 7,8

1960’ların Amerika’sında varlıklı beyaz Amerika’lı aile heyecanla kızalarının Avrupa’dan dönmesini beklerken o sıralarda Amerika’da ırkçılık sorununu hala çözebilmiş değildi.Ailenin heyecanı sadece kızlarının Avrupa’dan dönecek olması değil aynı zamanda kızın İsviçre’de tanıştığı ve aşık olduğu adamında onunla beraber gelecek olmasıydı. Aile bu başarılı doktor damat adayını bir prens gibi karşılayacaktır. Fakat işler karışır. Büyük bir şok geçirirler çünkü damat Afroamerikan’dır. O dönemler ırkçılık hafiflemiştir ama yine de bir beyazla siyahın evlenmesi hoş karşılanmazdı. Hemen hemen tek bir mekanda geçen filmin tiyatroya yakın bir anlatım dili vardır. Irkçılık konusuna parmak basan filmin yönetmenliği Stanley Kramer üstlenmiştir. Başrollerde ise Spencer Tracy, Sidney Poitier ve Katharine Hepburn rol almaktadır.

Malcolm X (1992) IMDb 7,7

Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.

Çit (2002) Rabbit-Proof Fence IMDb 7,4  

1930’lu yıllarda yoksul Avustralya yerlilerinin çocukları esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmaktadır. Kaçırılan bu masum çocuklar vatanlarından uzakta bir yerlerde bir köle kampına götürülür ve oradan zengin ailelere hizmetçi olarak satılır. Sorgusuz sualsiz kaderlerine boğun eğmek durumunda kalan çaresiz çocuklardan üçü bu zulme boyun eğmeme konusunda kararlıdırlar. Elele veren üç küçük kız kendilerinden beklenmeyecek bir cesaret göstererek bu izbe kamptan kurtulmaya çalışacaklardır. Tavşanları uzaklaştırmak için set edilen bir çiti izleyerek ilerleyen üç kız özgürlüğe giden yolun meşakatlerini tecrübe ederler.
Phillip Noyce tarafından yönetilen dokunaklı yapıt konusunu gerçek bir hikayeden alıyor.

Aşkın Krallığı (2016) A United Kingdom IMDb 6,8

1947 yılında Botsvana kralı Seretse Khama Londra’daki bir ofis çalışanı olan Ruth Williams ile tanışır. Farklı kültürlerden gelen ikili arasında hemen bir aşk oluşur. Ruth, Seretse’nin yeni dünya vizyonundan ve barış isteğinden çok etkilenirken, Seretse de onun bu dünyanın parçası olmayı istemesini çok önemli bulur. Savaş sonrası başlayan sosyal ayaklanma sırasında Ruth ve Seretse sistemi değiştirebilecek bir fırsat görürler. İkili birbirlerine ne kadar aşık olsalar da önlerindeki tek engel ailelerinin tepkileri olmayacaktır. İngiliz ve Güney Afrika devletleri de bu evliliğin karşısındadır. Zira çift ırkçılık konusuna dikkat çekerek barış yaymaya çalışmaktadır. Güney Afrika’dan İngiltere’ye ültimatom gelir; ya çift ayrılacaktır ya da Güney Afrika, İngiliz nükleer programı için hayati olan uranyum ve savaşın ardından rezervleri doldurmak için gereken altını İngiltere’ye vermeyecektir.

Başrollerini David Oyelowo ve Rosamund Pike’ın üstlendiği romantik dram yapımı gerçek olaylara dayanıyor. Filmin yönetmen koltuğunda Bell filminin yönetmeni Amma Asante oturuyor.

Çarpışma (2004) Crash IMDb 7,8

Los Angeles şehrinde birbirinden haberdar olmadan yaşayan sıradan basit insanların sadece otuz altı saatte birbirleri ile tanıştıklarını anlatıyor film…Bu insanların nasıl bir araya gelirken neler yaptıklarını nasıl yaşadıklarından bir kesit sunuyor bize…Yönetmen Paul Haggis bu filmde insanların kötü iken aynı zamanda iyi olduğunu anlatıyor…Irk kargaşası , insanların birbirine bakış açısı ve iyi olan kavramı ele alan film aynı zamanda en iyi film oscarını kazanarak ne kadar kaliteli olduğunu kanıtlamıştır…Ayrıca oyuncuların hepsi birer başrol ve hepside rollerinin hakkını sonuna kadar vermiş…

Ayrıca bunlar da var:

Green Book (2018) Yeşil Rehber

Django (2012) Zincirsiz

Get Out (2017) Kapan

Gran Torino (2008)

Life Is Beautiful (1997) Hayat Güzeldir

La Haine (1995) Protesto

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up