Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

İntikam Refah Dinlemez!

Yayınlandı

tarihinde

husna-karanfil

Soğuk mu soğuk, karlarla kaplı bir coğrafyanın ücra bir kasabasında kendi hâlinde yaşayıp giden, işinde disiplinli ve başarılı, aile hayatı düzenli görünen ve bu hasletleri dolayısıyla yılın örnek vatandaşı seçilen bir adam, bir intikam makinesine ve şehir-mafya efsanesine nasıl dönüşür?

Norveçli yönetmen HansPetterMoland, bu sorunun cevabını Kraftidioten filminde trajikomik ögelerle süslü bir öyküde veriyor.

2014 yapımı Kraftidioten‘in başrolünde, yönetmenin eski dostu ve birçok filminde birlikte çalıştığı StellanSkarsgard var. Soğuk diyârların serin duruşlu oyuncusu, filmde örnek vatandaş, aile babası NilsDickman karakterini canlandırmış.

Film, Nils’in vatandaşlık ödülünü almak için hazırlandığı karelerle açılıyor. Karakterimiz, rutin hayatının seyrini değiştiren bu yeni durumu şaşkınlıkla ve garipseyerek, biraz da gereksiz görerek karşıladığını seyirciye hissettiriyor. Akabinde normâl yaşantısına ve yollardan devasa makinelerle kar küreyerek yerine getirdiği görevine dönen Nils, acı bir haberle neye uğradığını şaşırıyor. Polisler, ufak çaplı bir havaalanında çalışan oğlunun aşırı dozda uyuşturucu alarak öldüğünü söylüyorlar, ama Nils buna kesinlikle inanmıyor. “Oğlumuzu tanımıyormuşuz demek ki.” diyerek, duyduklarına seyirciyi bile şaşırtan bir kolaylıkla teslim olan anne karakterinin aksine, oğlunun böyle bir şey yapmayacağını ısrarla savunan Nils, eşi de dâhil kimseden destek göremeyince intiharın eşiğine bile sürükleniyor. Lâkin tam uçurumun kenarındayken öğrendikleri, karakterimizin dönüşüm geçirmesine, oğlunun katillerini bulmak ve intikamını almak üzere uyuşturucu mafyasına kafa tutacak kadar gözünü karatmasına neden oluyor.

Yönetmen, durağan gibi başlayan bir intikam öyküsünü ince manevralarla tam bir kara mizaha dönüştürmüş. İlk dakikalarda uzun sekanslarla gözlerimize işlenen soğuk atmosfer, filmin sadece kaçma-kovalamaca ve bolca kanla geçeceğini düşündürürken, sahneye çıkan çatlak mafya babası ve şürekâsı ortama renk katıyor. Yetmiyor, Sırp mafyası da olaya dâhil olunca asıl şenlik başlıyor…

Kurguya serpiştirilen ince zekâ ürünü ayrıntılar filmin “komedi” tanımını fazlasıyla karşılıyor: Özellikle de göçen ya da göçürülen her karakterin ardından inancına göre siyah fon üzerinde beliren dînî simgeler insanı ister istemez gülümsetiyor. “Stockholm Sendromu” da seyirciyi bir anda gafil avlıyor. Tabii bu detaylara bakarak filmi sırf espriyle yoğrulmuş sanmamak gerek; zîrâ filmdeki üç “baba” da geçmişleri ve karakterleri biraz irdelenince ve karşılaştırma yapılınca insanda buruk duygular uyandırabiliyor. Her şeyden önemlisi film, ebeveynlerin çocuklarına yaşamda da ölümde de güven duymasının ne kadar mühim olduğunun altını çiziyor.

buz, kar ve intikam

Fakat Greven karakterinin vejetaryenlerin sâkin tabiatlı insanlar olduğu yargısına nazire yaparcasına gergin ve tekinsiz bir şekilde karikatürize edilmesi konuyu zaman zaman absürtleştirmiş; kezâ eşcinsel mafya üyeleri de zorlama olmuş gibi, kurgu onlar olmadan da eğlenceli bir hâle gelebilirmiş. Ayrıca film boyunca vurgu yapılan “Norveç bir refah ülkesidir.” mesajı belki ironi amaçlı olsa da bir yerden sonra gizli reklama dönüşüyor. Lâkin “ne kadar soğuk, o kadar refah” tezine de gülümseyerek katılmamak mümkün değil! Bir de “1389” rakamı üzerinden verilen mesaj Sırp klanını çileden çıkarsa da Türk seyircileri anlamlı bir şekilde gülümsetmiştir sanırım.

Filmin BrianBatz, KasparKaae ve Kare Vestrheim üçlüsü tarafından yapılan müzikleri de başlangıçtan finale kadar konuya uyum sağlamış. Böyle güzel bir filmin soundtrack albümünün de bir an evvel çıkması gerek!

Sinema/film denilince akla direkt olarak Amerika ve Hollywood gelir. Bunda işin kolayına kaçarak ancak popüler olan filmleri seçen, içeriğin niteliğinden ziyâde gişede getireceği sesin hesabını yapan film dağıtımcılarımızın payı büyük. Sinema salonları, benzerlerini defalarca izlediğimiz öyküleri yansıtıyor perdeye; klişe aksiyonlar ve cıvık komediler rağbet görürken, onca emek verilen incelikli işler hep gölgede kalıyor. Ve gölgede kalanlar da ne yazık ki çoğunlukla Avrupa filmleri oluyor. Ülkemizde “görebilme” şansına eriştiğimiz bu nâdir yapımlara ancak festivaller sayesinde ulaşabiliyoruz, geriye kalanlar içinse alternatif mecrâlara başvurmak tek çare oluyor. Filmekimi kapsamında izlediğimiz bu film, aslında bizim seyircimize hitap edebilecek özelliklere sahip: Bir tutam aile dramı, yer yer biraz kanlı ve gerilimli olsa da dozajı mükemmel ayarlanmış aksiyon ve azıcık dikkat edildiğinde yakalanan eğlenceli detaylar özellikle de klişelerden bunalmış olan sinemaseverlerin ilgisini çekecek tarzda. Dolayısıyla vizyona girmesi hâlinde seyircinin dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Tabii umarım dağıtımcılar da benzer şekilde düşünür…

Berlin Film Festivali de dâhil, dünya çapında pek çok önemli festivalde gösterilen böyle bir yapımın Filmekimi’nde de yer almış olmasının, İskandinav sinemasını ayrı bir seven benim gibi seyircileri mutlu ettiğine eminim. Ki benim izlediğim seans gün ortasında olmasına rağmen salon (tek-tük boşluklar hâriç) tamamen doluydu ve filmin sonunda seyirciden bir alkış fırtınası koptu. Dolayısıyla sinemaseverlerin beğenisini gözlemlemek ayrı bir güzeldi.

Buz, Kar ve İntikam‘ı perdede tekrar görebilme dileğiyle…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

İlker Çatak’ın Ödüllü Filmi “Söz Senettir” 14 Eylül’de Bahçe Sineması’nda

KüçükÇiftlik Film kulübü sunar!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

KüçükÇiftlik Park, her hafta Salı akşamı püfür püfür bahçe ortamında sinemanın en beğenilen filmleriyle sinemaseverleri buluşturmaya devam ediyor. URU organizasyonu ve Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla gerçekleştirilen KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı Almanya’dan sonra Türkiye’de ilk kez ve sadece bir kereye özel olarak gösterilecek “Söz Senettir” filmine ev sahipliği yapacak. İlker Çatak’ın, festivallerden ödüllerle dönen ikinci uzun metraj filmi “Söz Senettir”, muzip, yalın ve olgun sinema diliyle dikkat çekerken izleyicilerin ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algısını sarsıyor. Sinemaseverler filmden hemen önce ve sonra ise Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile açık havanın keyfini müzik eşliğinde de çıkaracaklar.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı İlker Çatak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve 3 gencin, izleyiciyi sarsan ilişki döngüsüne yer veren “Söz Senettir” filmini sinemaseverlere sunacak. 2020 Bavyera Film Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu, 2019 Münih Film Festivali’nde ise En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo ödüllerini alan Almanya-Fransa ortak yapımı “Söz Senettir”, Türkiye’de ilk kez ve sadece Bahçe Sineması’nda gösterilecek.

Kadının pilot, erkeğin müzisyen olduğu bir çift… Marion ve Raphael Almanya’dan uçağa atlayıp yaz tatili için Türkiye’ye geliyorlar ve yolları jigololuk yapan genç Baran’la kesişiyor. Bundan sonra ilişki üç kişilik bir oyuna dönüşüyor. Avrupa’ya gitmeyi kafasına koymuş Baran, Marion’a evlenme teklif ediyor. Hayatını her zaman kontrol altında tutmayı başarmış ama kanser olduğunu öğrendikten sonra her şeyi yeniden gözden geçirmeye başlayan Marion ise ilk defa bir yabancının müdahalesine izin veriyor ve Baran’ın teklifini kabul ediyor. Kâğıt üstünde tanıdık gelebilecek bu anlaşmalı evlilik öyküsü, Bir Zamanlar Kızılderili Ülkesinde filmini Kino 2018’de izlediğimiz İlker Çatak’ın elinde, neşesi de eksik olmayan, toplumsal cinsiyet rolleri ve tekeşli ilişkilerin çizdiği çemberleri sürekli esneten, muzip ve dinamik bir romantik drama dönüşüyor. “Söz Senettir”, ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algımızı sarsabilecek katışıksız bir enerjiyi dokusuna katıyor.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra film konseptine uygun DJ performansından mini konserlere kadar farklı içerikler de yer alıyor. 14 Eylül Salı akşamı sinemaseverler çimenlerde oturup müziğin keyfini çıkartmaya Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile başlayacak. Hem filmden önce hem de filmden sonra DJ kabininde yer alacak olan Doğu Civicik ve Ozan Korkmaz ikilisi, kolektif olarak aktif ve en üst düzeyde elektronik müzik yaratmaya çalışırken 2016 yılında müzikal kariyerlerini birleştirerek geleceklerini yeniden yazdılar ve Schnell Schnell doğdu. Farklı janralarda yaptıkları işbirlikleri, yerli ve yabancı bir çok önemli sanatçı ile yer aldıkları sahneler ve düzenli olarak 2017 yılından beri Radio FG 93.8’de yayınladıkları  Schnell Schnell Radio Show ile seslerini duyuruyorlar. Ürettikleri ve remix’ledikleri parçalar, Vesvese Records (TR), Eskimo Recordings (BE) ve Ostra Discos (POR) gibi plak şirketleri aracılığıyla yayınlandı. 2020 yılında kendi plak şirketleri SCHNLL’yi kurdular ve ilk albümleri “The Grit”i yayınladılar.

Kapı açılış saati 18.30, film başlama saati ise 21.00 olan etkinliklerin biletleri online olarak Biletix’ten temin edilebiliyor.

Tüm Hijyen Önlemleri Alındı

Pandeminin başından itibaren aldığı koronavirüs tedbirlerini hassasiyetle uygulamaya devam eden KüçükÇiftlik Park, sinema tutkunlarını pandemi şartlarına uygun olarak sınırlı sayıda kapasiteyle ağırlıyor. Online biletleme sisteminin kullanıldığı ve HES kodu zorunluluğunun olduğu etkinliklerde misafirlerin ateş ölçümü sağlık görevlileri tarafından yapılırken, ortak alanların hijyeni en üst düzeyde sağlanıyor. Misafirler KüçükÇiftlik Park’a 6 Eylül itibarıyla hayata geçen yönetmelik gereği PCR testi veya aşı kartı ibrazıyla giriş yapılabilecek.  

Okumaya Devam Et

Türkiye

Cengiz Bozkurt “Kim Bu Aile?” İçin Tam Formunda

Kim Bu Aile? setinden yeni fotoğraf yayınlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Başrolünde Cengiz Bozkurt’la birlikte Nurgül Yeşilçay, Onur Buldu ve Ferit Aktuğ’un yer aldığı “Kim Bu Aile?” filminin setinden yeni fotoğraf yayınlandı.

Yapımını CJ ENM Türkiye’nin üstlendiği Kim Bu Aile?, sinema salonlarını kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Çekimleri geçtiğimiz günlerde İstanbul’da başlayan Kim Bu Aile? filmi, eğlenceli hikayesi ile olduğu kadar aksiyon sahneleriyle de iddialı olacak.

Yönetmenliğini Bedran Güzel’in yaptığı filmin başrol oyuncularından Cengiz Bozkurt, önceki gün setten yaptığı paylaşımla sosyal medyayı salladı. Tam teçhizatlı vaziyette poz veren usta oyuncu, paylaşımına “Aksiyona başladık” notunu ekledi.

Zengin oyuncu kadrosuyla dikkat çeken filmin başrollerinde Cengiz Bozkurt’la birlikte Nurgül Yeşilçay, Onur Buldu ve Ferit Aktuğ yer alıyor.

Aksiyon ve komediyi bir araya getiren renkli hikayesi, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu ve zengin prodüksiyonu ile son zamanların en çok konuşulacak filmlerinden biri olacak Kim Bu Aile?, sinema salonunda eğlenceli vakit geçirmeyi özleyen seyirciyi fazlasıyla memnun edecek.

Okumaya Devam Et

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler