Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

İntihar’dan vazgeçtim çünkü…

Yayınlandı

tarihinde

 

ülkü-erakalınlya Koçyiğit’ten Ediz Hun’a, Zeki Müren’den Belgin Doruk’a, sayısız oyuncu gelip geçmiş kamerasının önünden.

Ülkü Erakalın, Türk Sineması’nın büyük ustası Lütfi Akad’a asistanlık yaparak sinemaya atılmış, çok sayıda ünlü starın oynadığı 200’ü aşkın filme yönetmen olarak imza atmış. Yeşilçam’ın şaşaalı dönemlerinin ardından bir süre ara verdiği sinemaya yıllar sonra geri dönen Erakalın, büyük bir vefa duygusuyla çektiği ‘Çığlık Çığlığa’ isimli son filmi ile deyim yerindeyse, vefasızlık denizinin tam ortasına düşmüş. Usta yönetmenle, Beykoz’da, şirin bir bahçeyle çevrili atölyesinde sohbet ettik. Yeşilçam filmlerinin afişleriyle donatılmış çalışma odasında, son filminin yapım sürecini ve yaşadığı zorlukları konuştuk. Yeşilçam’da çektiği filmler, çalıştığı starlar ve sinema yolculuğundan söz açan Erakalın’la, o günlere dair anılarını paylaştık. Zeki Müren’in ölüme giden dokuz gününü anlattığı Çığlık Çığlığa isimli filmden bahis açıldığında hayal kırıklığı ve sitem dolu cümleler dökülüyor dilinden.

Keşke abuk bir film çekseydim

Erakalın, filmin dağıtım sürecinden itibaren başlayan sorunlar yumağını şöyle anlatıyor: ‘Dediler ki 42 sinema salonu bu filme talip. Ama 42 kopya bastırman lâzım. Bir kopya bin dolar. Tanıtım masrafları ile birlikte bana 300 bine yakın bir maliyet çıkardılar. Bir sponsor bulabilirsen vizyona sokalım dediler. Bu sefer parayı bulmak için borçlandım. Bankalardan kredi çektim ve çok zor durumda kaldım. Kültür Bakanlığı’ndan destek kredisi istedim; ret cevabı geldi. Bu süre zarfında büyük bir moral bozukluğu yaşadım. Ediz Hun, Selma Güneri, Tomris Oğuzalp gibi önemli oyuncuları oynattım. Güzel bir film yaptım ama karşılığını alamadım. Keşke diğerleri gibi abuk subuk, küfürlerle dolu bir film yapsaydım, dedim.’

Düzen bozuk ölmeye değer mi!

Bir çok kişi ve kuruma da sitemde bulunan Erakalın, yaşadığı zorlukların kendisini intihar düşüncesine sürüklediğini söylerken duygulanıyor. Bu düşünceden nasıl vazgeçtiğini ise kararlılıkla dile getiriyor; ‘Bir ara kendimi bırakmıştım. Ölmeyi bile düşündüm! Sonra kendi kendime ‘Sen ne yapıyorsun?’ dedim. Bu bozuk düzen için değer mi? Bu bozuk düzene karşı yaşamak lâzım. Mücadele etmek lâzım. Dimdik ayaktayım ben. Bu borç benim alnımın karası değil, akıdır!’ Erakalın, ‘Bu filmi çektiğinize pişman mısınız’ sorusuna kesin bir şekilde ‘Hayır!’ cevabını veriyor. ‘Katiyen pişman değilim ama beni bu hale getirenler utansın! Bodrum’da bile destek bulamadım. Çok acıdır, Zeki Müren’in Bodrum’da sevilmediğini gördüm. Bodrum Belediye Başkanı bir gala imkânı sağlamadı bana. Örneğin Bursa… Zeki Müren’in doğduğu yer. Bursa Belediyesi de hiçbir yardımda bulunmadı. Zeki Müren’i sevmiyorlar demek de yanlış belki. Ama filmin çekim sürecinde bu sevgiyi göremedim.’

kaynak: Star Gazetesi/suat köçer

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

Stefan Zweig Uyarlaması “Satranç” Bu Cuma Sinemalarda

Stefan Zweig’ın aynı adlı eserinden uyarlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Usta yazar Stefan Zweig’ın tüm dünyada ve Türkiye’de en çok satan romanı “Satranç”ın film uyarlaması, bu cuma sinemalarda vizyona girecek.

Stefan Zweig’ın Nazi Almanya’sından kaçıp yazdığı son eseri olan Satranç‘ın aynı adlı film uyarlaması, bu cuma vizyona giriyor. Dünya edebiyatının en popüler eserlerinden olan kitap, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelmiş geçmiş en çok satanlar arasında yer alıyor.

Netflix’in en çok izlenen ve beğenilen dizilerinden Dark’tan tanıdığımız Oliver Masucci’nin başrolünde olduğu Satranç (Schachnovelle), tutsaklığı sırasında tesadüfen bulduğu satranç kitabıyla yıllarını geçirmek zorunda kalıp bir satranç dehası haline gelen Josef Bartok’un etkileyici hikayesini anlatıyor.

Film, daha önce de biyografik yapımlara imza atan yönetmen Philippe Stölzl tarafından yönetildi. Stölzl, 2013 yılında ünlü hekim İbn-i Sina’nın hayatını da beyaz perdeye taşımıştı.

Filmin konusu: Varlıklı bir noter olan Josef Bartok sakladığı önemli bilgiler yüzünden Naziler tarafından tutuklanır. Bir otel odasına kapatılan Josef, akıl sağlığını yitirmek üzereyken tesadüfen bulduğu bir satranç kitabı onun hayata tutunmasını sağlar. Kitabı satır satır baştan sona ezberleyen Josef, daha önce hiç oynamadığı bu oyunda ustalaşır. Sonunda özgürlüğüne kavuştuğunda ise, kader onu New York’a giden gemideki satranç turnuvasında dünya satranç şampiyonuyla karşı karşıya getirir.

Okumaya Devam Et

Türkiye

“The Lost Daughter” Vizyondan Önce İKSV Galaları’nda

Olivia Colman’lı film, İKSV Galaları kapsamında ekranlara gelecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Oyunculuğuyla ünlenen Maggie Gyllenhaal’ın yönettiği ilk film, Elena Ferrante’nin aynı adlı romanından uyarlanan The Lost Daughter / Karanlık Kız vizyona çıkmadan önce, 15 Aralık Çarşamba, 21.30’da İKSV Galaları kapsamında City’s Nişantaşı – CINEWAM’da gösteriliyor.

İKSV Galaları aralık ayında Maggie Gyllenhaal imzalı The Lost Daughter / Karanlık Kız ile devam ediyor. Napoli Romanları’yla ünlenen Elena Ferrante’nin aynı adlı romanından uyarlanan Karanlık Kız, Secretary’den Sherrybaby, The Dark Knight ve The Kindergarten Teacher’a birçok filmden, The Deuce gibi dizilerden oyuncu olarak tanıdığımız Maggie Gyllenhaal’un yönetmenliğini üstlendiği ilk film. Dünya prömiyerini 78. Venedik Film Festivali‘nde yapan film, Gyllenhaal’a En İyi Senaryo ödülünü getirdi. Filmin başrollerini Olivia Colman ile Dakota Johnson paylaşıyor. Filmin kalabalık oyuncu kadrosunda deneyimli oyuncu Ed Harris’ten Normal People dizisiyle ünlenen Paul Mescal’a birçok ünlü isim yer alıyor.

Karanlık Kız, kasım ayında New York’ta düzenlenen Gotham ödüllerinde başta En İyi Film olmak üzere, En İyi Yeni Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi Oyuncu ödüllerini kazandı. Ayrıca New York Film Eleştirmenleri Birliği tarafından En İyi İlk Film seçildi. The Wrap’e göre “bir şaheser. Olivia Colman resmen harikulade”, The Guardian’a göre “leziz bir dram” olan Karanlık Kız, bir üniversite profesörünün yaz tatilinde geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. Olivia Colman’ın canlandırdığı Leda, yalnız başına çıktığı yaz tatilinde, sahilde vakit geçiren Nina ve kızıyla karşılaşıyor. Anne-kız arasındaki yakın ilişki Leda’nın hem dengesini bozuyor hem de kendi anılarını ve anneliğinin ilk döneminde yaşadığı duygusal çalkantıları depreştiriyor.

Karanlık Kız biletleri, 8 Aralık Çarşamba 10.30’da başlayacak Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 10 Aralık Cuma 10.30’da genel satışa açılacak. Biletler passo.com.tr/tr üzerinden, Passo perakende noktalarından ve İKSV gişesindenalınabilir.

Okumaya Devam Et

Türkiye

Aykut Enişte 2 Gişede Sezonun En İyi Yerli Film Açılışını Yaptı

Film, vizyondaki ilk üç gününde 186.898 bin kişi tarafından seyredildi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yapımını BKM’nin üstlendiği, yönetmeliğini Onur Bilgetay’ın yaptığı “Aykut Enişte 2”, uzun bekleyişin ardından cuma günü gösterime girdi ve ilk hafta sonunda elde ettiği gişe rakamıyla sezonun en iyi açılış yapan yerli filmi oldu.

Vizyondaki ilk üç gününde 186.898 bin kişi tarafından seyredilen Aykut Enişte 2, sinema salonlarında özlenen kahkahalı günleri geri getirdi. İlk hafta sonu itibarıyla ilk filmin yaklaşık 2,5 katını seyirciyi salonlara çeken Aykut Enişte 2, başarılı gişe performansıyla sinema sektörünün yüzünü güldürdü.  

Aykut Enişte 2 oyuncuları hafta sonunda seyircinin heyecanını paylaşmak üzere turnedeydi. Cuma günü Eskişehir’de, cumartesi İzmir’de ve pazar günü de Bursa’da Aykut Enişte 2 seyircisi ile buluşan oyuncular Cem Gelinoğlu, Melis Babadağ, Hakan Yılmaz, Mekin Sezer ve yönetmen Onur Bilgetay büyük coşkuyla karşılandı. 

Aykut Enişte 2’de, Gülşah’la evlenmek için gün sayan Aykut; Atabeyoğlu Ailesi’nin hayırsız damadı, müstakbel bacanağı Talat’ın ortaya çıkması ile kendini hiç istemediği bir maceranın ortasında buluyor!

Beklenmedik bir gelişme tüm planları alt üst ediyor: Atabeyoğlu Ailesi’nin hayırsız damadı, ailenin eski eniştesi Talat (Hakan Yılmaz) ortaya çıkıyor ve Aykut ve Gülşah’ın düğününe sayılı günler kala işleri karıştırıyor. Aykut iyi niyeti ve saflığı yüzünden başına açılan belalardan kurtulabilecek mi? Yoksa Gülşah’ı kaybetmek üzere mi? Bir ailede iki enişte olursa neler olur? 

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler