İnternet Çıktı Mertlik Bozuldu

Genel

yazar_serkanbastimar_

Silahlar, sert erkek dünyası ve kadın figürleri…Bunlarla beraber tetiğe basan eller, hayvani güdülerle var olmaya çalışan bireyler ve bir cinsel obje olarak kadınlar. Felesefesini çok derinlere saklamış ve bunu küçük çatlaklardan sızdıran sahneler…

Michael Mann sinemasının özeti olmasa da küçük bir kesiti diyebiliriz yukarıdaki paragrafa.
Mann, daha çok şöhretli ve yaşları olgun Hollywood yıldızlarıyla çalıştı bugüne kadar, Al Pacino, Tom Cruise, Robert De Niro, Daniel Day-Lewis ve niceleri. Bu isimler, Mann ile beraber daha da yükseldi, parladı. Mann da başarısını artırdı.

Karşımızda yine bir Michael Mann filmi var. Blackhat, Türkiye’ye Hacker ismiyle geldi. Bu defa filmin başrolünde yukarıda saydığım isimlerin aksine daha genç ve film kartelasında fantastik öğeler barındıran Chris Hemsworth var. Thor, Snow White and Huntsman, Star Trek gibi filmlerden tanıdığımız Hemswort, dahi bir bilgisayar korsanını oynuyor filmde.

Senaryosunu Morgan Davis Foehl’in kaleme aldığı filmin konusu şöyle: Çin’de nükleer bir santrale yapılan siber saldırı sonucu iki dev ülke, Çin ve Amerika ortak hareket eder/etmek zorunda kalır. Saldırının kilit ismi başka bir başka siber suçtan ‘içeride’ olan bilgisayar korsanı Nicholas Hathaway’dir. Zira Hathaway’in yazdığı bir yazılım bir başka kişi tarafından değiştirilmiş ve Çin’in devasa bir nükleer santrali patlatılmıştır. Çabucak bir karar alınır ve genç bilgisayar korsanı özel izinle ‘mapus damından’ çıkarılır yanına da en özel ajanlar verilerek saldırganlar ve onların diğer hedefleri araştırılır. Sonrası temelinde aksiyon dolu uluslararası bir kovalamacadır. Çin’den Amerika’ya, Amerika’dan Endonezya’ya geniş bir alanda kedi – fare oyunu sürer gider.

Miami Vice ve Collateral’de olduğu gibi dijital bir görsellikle beyazperdeye aktarılan Blackhat, herhangi bir Michael Mann filminin neredeyse tüm özelliklerini barındırıyor. Çekinmeden kullanılan silahlar (bir mermi kaç para haberin var mı), acımasız ve bencil karakterler, ego savaşları ve erkek egemen bir aşk hikayesi. Testesteron yüklü film zaman zaman düştüğü mantık hataları, zaman zaman etkileyici patlama sahneleriyle ‘ben haftanın en iddialı aksiyon filmiyim’ diyor. Bu iddiayı başımızla onaylayıp yazımıza devam edelim.

Blackhat, küreselleşen dünyada, önce birbirine sonra da pamuk ipliğine bağlı piyasaların ne kadar basit hamlelerle sarsılacağını işaret ediyor. Hala kimyasal silahların, tank ve tüfeklerin konuşulduğu günümüzde kötü adamların artık silah kullanmadan bir yerleri soyup soğana çevireceğini söylüyor bize. Michael Mann geleneksel olarak filmlerinde kullanmadan edemediği silahın yanına bir de klavye koyuyor. Ancak bir noktadan sonra klavyeyi bırakıp yeniden silaha sarılıyor. Kötülüğü kendi sahasına çekip eski usulle sahadan galip ayrılıyor.

Michael Mann filmleri diğerlerinin aksine uzun ömürlü filmlerden. Evet klişeler, gerilim, aksiyon karton tipler hep var. Ama diğer -sabun köpüğü- filmlerin aksine; yıllar sonra karşılaşılınca bile kanal değiştirmeden izlenebiliyor onun filmleri. Bu da onlardan biri. Sinemaya gidilip izlenecek kalitede. Ama yönetmenin hedefindeki kitlenin daha çok erkek izleyici olduğunu unutmadan.

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up