Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi Filmi İçin Kim Ne Dedi?

Eleştiri Manşet

Mecid Mecidi’nimn Hazreti Muhammed: Allah’ın Elçisi filmi vizyona girdi, tartışmalar alevlendi. Kimi övdü, kimi art niyetli dedi, kimi ise sinematografisini eleştirdi. Bazıları ise yüceltti.  Farklı yazarlardan filme dair görüşleri sizler için bir araya getirdik. 

Bülent Özdaman – Kültür Gündemi

İran’ın Oscar adayı olarak açıkladığı filmin sinematografisine diyecek laf yok. Büyük ölçekli Hollywood filmlerini aratmayan dünya ölçeğinde bir yapım olmuş. Bunda dünyaca ünlü İtalyan görüntü yönetmeni Vittorio Storaro’nun büyük emeği ve payı var elbette. Yine filmin müziklerini besteleyen Oscar ödüllü Hint müzisyen A.R. Rahman’ın tercihleri, müziklerin filmin sahnelere yerleştirilmesindeki uyumu son derece etkileyici ve filmin atmosferine önemli katkı sağlayan unsurlardan biri. Lakin yer yer Barok dönemi Kilise müziklerini andıran tınıları duyuyor olmamız daha evvelden değindiğimiz muhatabın dilinin etkisinde kalmak, self-oryantalist dehlizlere düşmek, Hristiyan alemine göz kırpmak anlamına mı geliyor acaba?

Devamı için tıklayın.

___

Yusuf Kaplan – Yeni Şafak

Öncelikli olarak, Hz. Peygamber’in bir üçlemeden oluşan bu filmden itibaren yavaş yavaş bir oyuncu tarafından canlandırılması akîdevî açıdan Hz. Peygamber’in konumunu sarsmayı, zamanla Hz. Peygamberi devre dışı bırakmayı hedefleyen hem İslâm’ı protestanlaştırma hem de Ehl-i Sünnet omurgayı çökertme projesinin bir parçasıdır.

 

Devamı için tıklayın…

___

mecid mecidi muhammed filmi 5

Abdulhamit Güler – Diriliş Postası

Sanırım “Hz. Muhammed” (s.a.v.) filminin en temel sıkıntısı, herkesin bakış açısıyla konuyu ele almaya çalışmak. Şii olan Mecidi Sünnileri de kırmadan senaryo etmeye çabalamış. Hıristiyan ve Yahudileri olaya dahil ederek evrensel barış ve konjonktürel olarak ılımlı mesaj vermeye çalışmış. Ve bu denli geniş bir yelpazenin böylesi riskli bir hususunda Mecidi, aldığı riskin akametine uğramış.

Devamı…

Banu Bozdemir – Filmloverss

Mecidi’nin bakış açısı Hz. Muhammed’in hayatındaki mucizeleri sinemanın gücüyle bir kez daha aktarmak üzerine kurulu. Sinema dilini uhreviyat üstüne ve herkesi kucaklamaya çalışan bir duygusallıkta kurduğu daha filmin ilk karelerinden kendisini hissettiriyor. Bir anlamda filmin peygamberin çocukluğuna ilişkin iyi ve bilgilendirici detayları yakaladığını düşünüyorum. Mesela putperestlerin insanları kurban edeceği sahnede Muhammed’in mucizesini konuşturup, denizden karaya balık yağdırmasının çok bilinen bir şey olmadığı aşikar. O sahnede Musa’nın denizi yarıp insanları geçirmesi sahnesi akla geliyor ki, bu algı yönetiminde Musa peygamberle ilgili yapılan filmlerin etkisini yok sayamayız. Mesela Muhammed yeni doğmuş kızını öldürmek isteyen babaya sözleriyle öyle güzel bir ders veriyor ki… Mucizeye gerek yok. Burada sadece vicdan ve sevgi duygularını geçiriyor yönetmen bize. Mecidi mucizevi ve sade mesajları filmin içine gayet yerli yerinde yerleştiriyor. Hint besteci A.R. Rahman’ın sürekli bastıran müzikleri de seyirciyi o duygusal atmosfere çağıran başka bir misyon üstleniyor.

Devamı…

___

Suat Köçer – Yeni Şafak

Şunu kesin bir dille ifade edelim ki, Mecid Mecidi bir sinemacının gösterebileceği en yüksek hassasiyeti göstererek İslam inancının ‘tüm anlayışlarını’ gözeterek ortak bir dil yakalamayı başarmış. İslam’ın sahih kaynaklarına aykırı tek bir bilgi barındırmayan film, sahneleriyle de bu bilgilere sadık kalmış. Hz. Muhammed’in gösterilmesi mevzusunda aynı itidalli tavrı sürdüren yönetmen çocukluk ve gençlik yıllarını yüzünü göstermeden, sesi duyurmadan temsil sorununu büyük ölçüde çözüyor. Temsili karakterin yüzü gösterilmiyor, sözleri altyazı ile veriliyor. Filmin jeneriğinde temsili canlandıran oyuncuların isimlerine dahi yer verilmiyor. Hal böyle iken temsil mevzusundan yola çıkarak filme ve yönetmene ağır suçlamalarda bulunmak izahı mümkün bir durum değil. Aynı çevrelerin her yıl Ramazan ayında ekranlarda boy gösteren ve diğer peygamberlerin konu edildiği film ve dizilere bu tarzdan bir temsil itirazı yapmaması da ayrı bir tartışma konusu.

Devamı…

___

Ömer Faruk Gergerlioğlu – T24

Filme “Hz. Muhammed’in yüzü gösteriliyor” diye tepki gösterildi. Peygamberin yüzü gösterilmiyor ki bu kadar kıyamet koparılsın. Sinema diliyle yapılan tasvirleri abartarak filmin seyredilmesinin bile önüne geçilmesini büyütülen geleneksel kaygılardan olduğunu düşündüm. Filme karşı kampanya yapılmasını çok yanlış buluyorum.

Devamı…

__

Harun Tan -Sosyal Medya

Filmi bir gavur yapmış olsaydı onu yarı-müslüman yapmaya hazırdık. Mezhepçilik büyük bir illet. Hikmetin mezhebi yoktur.

Mecidi’nin filmi izlenemezmiş. Mesihi unsurlar, tarihi hatalar varmış. Hepimiz her şeyin Türkiye distribütörüyüz. Reziliz, koyu mezhepçiyiz.

Benim tanıdığım Mecidi bu filmde yok bunun farkındayım. Başka bir janra bile isteye kaymış görünüyor. Kendi manevi duruşunu muhafaza etmekle pazarın sinematografi beklentileri arasında bir sıkışma durumu. Sansasyonellik erbabının işidir. Bunun için bir Guy Ritchi olmak gerek :) Tabiatı müsait değil Mecidi’nin.

Müzikalitesi gerçekten çok güçlü. Çok sesli oluşu ise başka bir güzellik.
__

mecid mecidi muhammed filmi

Yazar Erem Şentürk twitter hesabından Mecidi’nin “Muhammed” adlı filmiyle ilgili şunları paylaştı:

 

1: Mecidi’nin filmini izleme hatasını yapmayın! Bu hatanın geri dönüşü yok. Ben yaptım pişmanım keşke yapmasaydım.

2: İran Kumda film setini ziyaret eden Hameny’in etkisi sadece Ebû Tâlib’in İman etmiş gibi gösterilmesinden çok daha büyük ve derin.

3: Film sadece Şia açsından baksa dersin ki; “adamlar şia filmi çekmiş” Bundan daha büyük ve daha vahim zararları var filmin.

4: Filmde Aleyhissalatü Vesselam efendimiz fiziksel olarak tasvir edilmesi hem rezillik hemde çizgi altına düşmüş sinema yetersizliği

5: Mecdinin filmini izleme hatası uzun yıllar peşinizi bırakmayacak bir kirliliğe neden olacak. İzlemeyin.

6: Mecidi politik Pers filmi yapmış ve Hristiyanlara göz kırpmışlar. Film ağzına kadar proje sahnelerle dolu. Tövbe etmekten içim şişti

7: Onlarca tahribat yapan ince hesaplanmış bir proje. Her salavat getirdiğinizde Mecdinin seçtiği birinin gözleri yüzü aklınıza gelecek.

8: Kendiniz ve evlatlarınızı bu filmden uzak tutun. Sadece adapsızlıklar yok korkunç tahribat yapıyor ve bazılarının geri dönüşü yok.

Mecidi’nin filminde ön yargılı olmamak için hep sustum. Film sadece hayal kırıklığı değil aslında ince hesaplanmış zararlı bir Acem Oyunu.

___

Muhammet Erkam Bülbül – Sinefesto

Kısaca film peygamber efendimizin çocukluk dönemini ve çok kısa da Mekke’deki zulüm yıllarını ele almış. Peygamber efendimizin doğumundan önce ‘Ebabil vakasını’ da işleyen film aslında Mecid Mecidi’nin minimalist, zarif ve imgesel üslubundan daha çok epik bir sinema dili kullanmaya çalışmış. Ve lafı uzatmadan söylemek gerek: Başaramamış. Zaman zaman Zack Snyder zaman zaman Terrence Mallick sahneleri izliyorsunuz. Bu da filmin bütününde ciddi bir üslup karmaşasına sebep oluyor. Bu noktada Mecidi’nin kendi üslubundan kopmasını başarısızlığının sebebi olarak adlandırmak mümkün.

Devamı…

___

Musa Dede – Hürriyet

Filmin sinematografisi bence muazzam, görsellik muhteşem, İran film geleneğine yakışır bir şiirsellikte. Daha önce seve seve “Cennetin Çocukları” filmini izlediğim Mecidi’nin bu konuda zaten meraklılarını hayal kırıklığına uğratacağı düşünülmüyordu.. Adam uğraşmış, yapmış, beğenmeyen daha iyisini yapsın! Zaten filmin başında belirtiyor “tarihi gerçeklerle birlikte kendi izlenimleri” üzerine kurduğunu filmini. Șii ve Sünni kesimden de kalabalık bir danışman kadroyla çalışmış ki Türkiye’den “Hayrettin Kahraman” da varmış aralarında. E “Diyanet İşleri”miz de onaylamış filmin vizyona girmesini! Daha ne?

 

Dahası şu; Allah’ın(cc) “Habibim” dediği, Kuran’ın öve öve bitiremediği O Yüce Peygamber’i(sav) ola ki kimse layıkıyla anlatamaz. O halde hiç mi anlatmayacağız yani? Anıyoruz, anlatıyoruz dil döndüğünce. Sinema da bir dil işte.. Her Müslüman, yaşantısıyla Onu anlattığının farkındalığında ve hassasiyetinde olsa ya. Gönül kabımızın genişliğince anlıyor, anlatabiliyoruz anca! Cemalinin görünmesi meselesine gelince; O hepimizde, hepimizce; yüzünü resmetmememizin asıl sebebi bence kısıtlama getirme endişemizden, hakikaten, hangi birini resmedeceksin ki? O, tüm güzel yüzlerde, tüm güzel bakan gözlerde.. Onu en güzel anlatanlar, gönlü en zengin olanlar; aşk ehli. Onlardan dinlediyseniz Sevgili Peygamberi(sav), başkası yavan gelir tabi…

 

Mecidi de kendi Muhammed’ini anlatmaya cesaret etmiş neticede, 7 sene uğraşmış, emek vermiş; umalım ki bu süreçte kendiyle yüzleşmiş, tekamül etmiş. Darısı bizlerin başına! Gidin görün derim fakir, günahıyla, sevabıyla bir film! Bir sürü saçma sapan izlenceden şüphesiz daha faydalı olur; “Canan”ın yüzü suyu hürmetine umulur ki hayırlara vesile olur… İyi seyirler!

Devamı…

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up