Hollywood ‘Beyazlatmaya’ Devam Ediyor

Dünya Hollywood Manşet

Hollywood’un uzun süredir etnik kökenlerle ilgili problemlerini bilir, sinemayı yakından takip eden kesim. Özellikle son zamanlarda Chris Rock gibi siyahi Amerikalıların Oscar ödülleri sırasındaki çıkışı, konunun ne kadar ciddi olduğunun sinyallerini veriyor. Gerçi Rock’un konuşmasını bir şamatadan ibaret görenler de oldu ve Hollywood’un ‘White Supremacy’ yani ‘Beyaz Egemenliği’ etkisinin tam gaz devam edeceğine inanıyor çoğu. Rock’un konuşmasında Asyalı azınlıkların görmezden gelinmesini eleştirenler arasında olan blogger Angie Han bize Hollywood’un ‘whitewashing – beyazlatma*’ politikasına Doctor Strange ve Ghost in the Shell üzerinden güzel bir eleştiri sundu.

ghost_in_shell

Angie Han ve MSNBC’den tutun Indiewire’ye kadar bütün haber ve sinemaya dair yayın organları yukarıda bahsettiğimiz iki film üzerine eleştiriler yayınlamakta. Marvel’ın yenilerde ilk fragmanını yayınladığı Doctor Strange çokça oryantalist alt metinler içermek bir kenarda dursun Asyalı bir karakterin canlandırması gereken bir rolü Tilda Swinton’a verdiği için bayağı eleştiri bombardımanına tutuldu. Hemen sonrasında Paramount ve Dreamworks bir anime uyarlaması olan Ghost in the Shell’de Motoko Kusanagi adındaki Japon karakteri Scarlet Johansson’un oynadığına dair bilgiler artık Hollywood’un bu gelenekselleşen “beyazlatma” ideolojisine karşı seslerin yükselmesi gerekliliğini arttırmış olması gerekiyor. Han bu geleneğin değişmesi gerektiğine inanıyorsa da şüpheleri var: “Oscar ödülleri çıkışları sonrasında, Emma Stone’ın Aloha’daki rolü üzerine çıkan tartışmalar, Avatar: Son Hava Bükücü, Pan ve Göç: Tanrılar ve Krallar’ın maruz kaldığı o eleştiriler sonrası Hollywood dersini aldı sanıyorsunuz ama şu son iki film gösteriyor ki almamış”.

Doctor Strange ve Marvel’ın Asyalı Problemi

Doctor Strange uyarlaması olduğu çizgi romanda aslında Tilda Swinton’ın oynadığı rolün sahibi Asyalı bir erkek. Marvel’ın çizgi romandaki bu karakterin muğlak bir kimliği olduğunu belirtmesinde haklılık payı var tabii. Mistik ve gizemli bir Asyalı ustadır Ancient One (Tilda Swinton), kibirli cerrahlıktan dönme büyücü Stephen Strange’e mistik sanatlar üzerine eğitim verecektir. Tabii bir erkek yerine kadın oynatarak öğrenilmiş/geleneksel cinsiyet rollerine karşı sanatsal bir duruş sergilemiş olmak bir artı olarak görülebilir fakat Asyalı bir rolü ‘beyaz’ Tilda Swinton’a vererek oryantalizm kapanına sıkışan Doctor Strange alternatif bir söylem üretemiyor. Tabii filmde bir Asya etkisi görmüyor değiliz, örneğin karakterler egzotik yerlere gidiyorlar orada tipik Asyalı insanlar ve mimariler onları karşılıyor. Çince metinler ve dövüş sanatlarına dair imgelere bol bol yer veriliyor.


Fragmanı iyice incelediğinizde şunu fark ediyorsunuz, bütün bu Asyalı imgeler yan ürün mahiyetinde daha doğrusu başroldeki ‘beyaz’ figürlerin hikâyesini desteklemek amaçlı filme serpiştirilmiş durumdalar. Doctor Strange özetle Asya kültürünü yansıtan Asyalı figürlerin olmadığı bir film. Bunu belirtmekte fayda var, Doctor Strange’ın zamanlaması çok manidar çünkü fragman tam da Marvel’ın Asyalılara karşı kayıtsızlığının ayyuka çıktığı bir zamanda yayınlandı. Daredevil filminde isimsiz, sıfatsız, yüzleri gözükmeyen Ninjaları hatırlayalım. Gerçi Marvel franchise’ın hangi filminde Asyalı bir ana karakter var?

Ghost in the Shell: Beyazlatılmış bir Japon Masalı

Ghost in the Shell, Akira gibi Japon kültürüne ait bir eserdir, bir efsanedir. Hollywood gibi koca bir balığın bu Japon masalına el atmamış olması akılsızlık olurdu, ama keşke bunu yaparken Asyalı köklere saygı çerçevesinde yapsalardı. Doctor Strange’deki Ancient One’ın aksine Ghost in the Shell beyazların sürekli ön planda olduğu oryantalist bir fantezi değilse de başrolü Scarlet Johansson’a vererek gerilmiş sinirlere su serpemeyecek cinsten. İşleri daha da kötü yapmak istermişçesine bir gün sonra Screen Crush bir rapor yayınlar ve görsel efekt testleri yaparak Johansson’ı daha Asyalı göstermek için stüdyonun bir çalışma yaptığını duyurur. Test sonuçları sonrası bundan vazgeçilmiş olsa da böyle bir fikir üzerine çalışma yapmış olmak nasıl bir ideolojik kısır döngünün içerisinde olunduğunu gösterir. Stüdyo Johansson’un yani beyaz bir kadının ikonik Asyalı bir kadın rolünü sahiplenmesinin altında yatan politik düzeni hemen fark edip saldıracak kocaman bir seyirci ve eleştirmen kitlesini susturmak için belki de bu test girişiminde bulunmayı düşündü ki bu çok daha kötü! Film yapımcılarının gerçek Asyalı karakterler yerine piksellerle Asyalı görünümlü aktör ve aktrislerle film yapması sizce ne anlama geliyor?

*Örneğin Breakfast at Tiffany’s (1961) filminde Asyalı (Japon) bir karakteri Mickey Rooney’in oynamıştır, The Last Airbender (2010) filminde yine Asyalı karakterleri beyaz aktör ve aktrisler canlandırmıştır.

kaynak: slashfilm.com

çeviri: elif şimşek

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up