Herkes Kendi Adaletini Kendi Oluştursa, Güzel Olur muydu?

Manşet

hakan-kara

Adalet konusunda birçok ünlü herhalde güzel sözler söylemiştir; fakat sinemasal açıdan adaletin işleyişini başarılı bir şekilde ele alan filmlerin sayısı da azdır herhalde: benim aklıma pek gelmiyor! Bunun sebebini bilmiyorum ama şunu biliyorum: dünyada adalet dosdoğru bir şekilde işlemiyor ve bence bu da sinema şirketleri için bulunmaz bir fırsata dönüşüyor…

Başrollerini ünlü oyuncular Gerard Butler ve Jamie Foxx‘ın paylaştığı Law Abiding Citizen (Adaletin Peşinde şeklinde Türkçe’ye çevrilmiş ama olmayan İngilizcem ile hukuk kuralları şehri daha mantıklı) gerilim ve aksiyon türlerinde bir yapım. Filmin konusundan kısaca bahsedecek olursak; Clyde Shelton (Butler) eşi ve çocuğu ile mutlu bir hayat süren bir adamdır. Bir gün iki saldırgan Shelton‘ın evine gelir ve onun gözleri önünde eşi ve çocuğunu öldürür. Avukat Nick Rice (Foxx) saldırganlarla bir anlaşma yapmıştır. Mahkeme saldırganlardan birini ölüm cezasına çarptırırken diğerine çok az bir ceza verir. Karardan hiç memnun olmayan Shelton adaleti kendi elleriyle uygulamaya karar verir. Artık tek bir amacı vardır; bu olayda suçlu gördüğü herkesi birer birer ortadan kaldırmak.

Kanuni Sultan Süleyman “kılıcın yapamadığını adalet yapar” , Timurlenk “memleket kılıçla alınır, adaletle muhafaza edilir” cümlelerini neden kullandığını insan daha iyi anlıyor böyle olaylar neticesinde… Anayasalar ve kurallar insanlar için yapılmıştır, o yüzden biraz “insancıl” olması gerekir; insancıl olmayan biri zaten adilde olamaz… Bu adiliyeti filmde bir baba gayet iyi sorguluyor ve kendi bildiğini okuyor, soyguncunun dediği gibi “kaderin olanı yaşayacaksın” …

Jamie Foxx ve Gerard butler gibi Hollywood’un son zamanlardaki en gözde aktörleri başrolde oynuyor. Jamie’nin bu tip filmlere -bana göre- uymadığını söylemek isterim, mimik hareketleri vs. yetersiz ve ruhsuz oynuyor -belki bir avukat için iyi bir şey- oyununu… Gerard ise böyle filmlerin adamı olduğunu gösteriyor; ileri de Tom Hanks, Tom Cruise gibi aktörlerin yerlerini doldurabilecek kapasitede bana göre… Birçok yerde Jamie’nin eksikliğini kapattı diyebilirim; onun yerine mesela Denzel Washington bu filmde oynasa daha iyi olurdu diye düşünmedim değil…

Film kurgu olarak çok iyi fakat sonunun öyle olduğunu düşünmüyorum; filmin başından sonuna kadar yasa organlarına verdiği mesajları sanki sonunda yuttu geri! : “Biz naparsak yapalım büyük sizsiniz” gibi bir imaj oldu ki sanırım hiç kimse bu sonu beğenmemiştir. Film boyunca şunu öğreniyoruz: aşırı adalet, aşırı adaletsizliktir. Adalet kimin için? Kuvvetliler için mi? Bazı sahneleri gerçekten güzeldi özellikle başsavcının telefonla kafasının patlama sahnesi… Gerçekten korkutucu! Son zamanlarda bu tür filmler izlemek isteyenler için kaçırılmayacak fırsat; özellikle haberlerde okuyoruz: bi çok konuda (tecavüz vs.) alınan kararların ne kadar komik ve insanı deli edecek türden olduğunu görüyoruz. Bu filmi izledikten sonra insan ‘acaba?’ diye kendi kendine sormuyor, değil…

Adaleti yasalar sağlamayacaksa insanın kendisi mi sağlamalı? Böyle bir durumda kalan insan neler yapabilir? İyi bir kurgu ve kötü bir son… Ben 10 üzerinden 8 veriyorum, Jamie Foxx için -1 puan, filmin sonu için -1 puan… Kesinlikle izleyin.

İyi seyirler.

 

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. Güzel bir filmdi. :)

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up