Her Şeyin Teorisi İnsan

Manşet Serbest Kürsü

abdulhamit-guler

Allah, Kur’an-ı Kerim’i bir hitap aracı, bir çeşit iletişim aleti olarak kullanır. Kutsaldır, çünkü insanadır. Kutsaldır, çünkü Allah’tandır…

Ve Allah’ın insana ilk emri ‘oku’dur… Buradaki okumanın yazılı bir şeyleri okumak olduğunu düşünmüyorum. Bu yönde ve aksi yorumlar çok fazla var. Ne ben uzmanım, ne de burası yeri. Bu hususta düşünmek çok mühim. Tavsiye ederim.

Allah’ın okunmasını istediği şeyin ‘insan’ ve ‘hayat’ olduğu kanaatindeyim. Zaten yazılı olan şeyi okuma noktasında da insanın yola çıkacağı şey ne olursa olsun insana varması, insanları okuması, insanı okuması ve ihsânı bulması gerek…Bu bağlamda insanı okumanın bir kutsal kitap metni olması, ilk emir olması ve Allah’ın insana bir istikamet göstermesi önemli…

Böylesi bir girişten sonra bir Hollywood filmini ele almak, hele ki materyalistlerin en büyük kozlarından biri olarak gördükleri Stefan Hawking’den bahsedecek olmak ilginç gelebilir. Öyle de… Hayatta enteresan olmayan ne var ki?

her_seyin_teorisi_eddie_redmayne
Neyse, mevzua dönelim…

İnsanoğlu, kendini tanımak için binlerce yıldır çabalayan bir hayvandır (O kadar farkımız olsun yani). Bunun için neler yapmadık ki! Tanrı ararken kendine tapar hale geleni mi hatırlayalım, uzayı düşlerken atomun içinde kaybolanı mı? Her çeşit insan, her coğrafyada, her medeniyeti geliştirmek ve hakikate ulaşabilmek için çaba harcadı. Çoğunlukla somut delil arandı. Fekat temelde hep teori vardı.

Teori böylesine önemli. Başından beri… Her şeyin başı teori yani… Her şey teori… Her teori, şey…

Bugüne kadar hangi soruların cevabının bulunduğundan daha önemlisi, soruların ne kadar çoğatılabildiği bence. Cevap aramak bizim işimiz ancak bulmak sanki bugünün değil, yarının vazifesi. O yüzden sorumuza sarılıp, teorimize sahip çıkmalıyız.

‘Her Şeyin Teorisi’, İngiliz fizikçi Stephen Hawking’i Hawking yapan teoriye giden yolu bize gösteriyor. Kariyerinin ilk yılları, okul sıraları, aşkı, fiziksel kapasitesini giderek düşüren ALS hastalığının aşamaları ve ilk eşi Jane Wilde ile ilişkisine müşahit olurken, teorinin önemini anlıyoruz.

Uzay ile zamanın birlikteliğini incelemek, hakikatin kilidine doğru ilerleyen yola revan olmak demektir. Hawking bunu yapmaya çalışıyor. Senaryo, ağır bir yenilgiye uğraması beklenen adamın beklenmedik zaferinin hikayesini anlatma iddiasında. Film, her şeyin teorisinin sevgiye dayandığını, cevabın da sevgi olduğunu ve bilimsel bütün çalışmaların da bir şekilde sevgiye hizmet ettiğini iddia ediyor. Doğrudur, yanlıştır demeyeceğim. Fekat böylesi bir meselenin ele alındığı bir film için yaklaşımın hafif kaçtığını söyleyebilirim.

Zamanı geri sararak hakikate ulaşma fikrinin ağırlığına rağmen hep tebessüm edebilen, eşyayı ve zamanı fazlasıyla ciddiye aldığı için hayatla dalga geçebilen Hawking resmi gayet kıvamında. Eddie Redmayne’in kalburüstü oyunculuğu ile meseleye dahil olabiliyoruz. Ancak hep o kadim arayışa bir yerinden tutunacakken, senaryo bizi başladığımız noktaya gönderiyor. Çok iddialı olmama ve genel bakış sağlama adına basitlik sınırında dolaşılmış. En eski mücadelemiz (hayatta kalma) ve en ihtiyar teorimiz (sevgi ile hayat arasındaki bağ) arasında abartısız bağ kurma derdinde olan film, teknik yeterlilik ve başarılı oyunculuklara rağmen üst düzey eser kıvamını tutturamıyor.

Elbette bilimsel teorilerin havada uçuştuğu, Hawking’in tezlerini dibine kadar anlamamızı sağlayacak bir yaklaşımdan bahsetmiyorum. Aksine belki daha basit bir tarz seçilebilirdi. Nasıl olması gerektiğinin somut ifadesi değil, oldurulmuş halinin net ibaresi, bize düşen.

The-Theory-of-Everything-her_seyin_teorisi

Hayat her şeydir ve her şeyin teorisi başlangıçta, belki bir kara delikte ve zamanda saklı…

Her şeyin teorisi, her şerrin bilgisi, her bilginin sergisi ve sevginin kendisi… Neydi tabiatın bize anlatmak istediği ve biz ne anlıyorduk?

Dedim ya, film bana Kur’an’ın ‘oku’ emrini hatırlattı. Nasıl hatırlatmasındı; bugün yaşadığımız sıkıntılar hep bu okumaz halimizden değil miydi? Koca evreni anlamak, anlamlandırmak, teorilendirmek iddiasıyla kendimizden öylesine uzaklaştık ki, başlangıç ve bitiş noktası olduğundan şüphem olmayan insan, insanı okumayı ihmal etti.

Sırf bunları düşündürdüğü için bile başarılı ve izlenmesi gereken bir film, Hey Şeyin Teorisi…

Gönül isterdi ki daha derin bir senaryo ve buna uygun sinematografiyle bir şaheser izleyelim.

Olanla yetinelim.

Sonuçta Her Şeyin Teorisi, her şeyin pratiğini başaracak diye bir şey yok.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up