Hayatın Ürkütücü Kesitlerini Sunan 10 Belgesel

Keşfet Liste

Belgeseller tasavvur edemeyeceğimiz yaşamları ve deneyimleri bir kitabın tek başına verebileceğinden çok daha fazlasını verebilecek potansiyele sahiptirler. Çocuk istismarından tutun nükleer savaşın ürkütücü sonuçlarını evlerimize taşıyıverir bazı belgeseller. Bunun üzerine size hayatın ürkütücü kesitlerini sunan şok edici ve algılarımızı altüst edecek bir belgesel listesi hazırladık. Listedeki videoların hemen hemen hepsinde aşırı derecede rahatsızlık verici sahneler var, bilginize.

High on Crack Street (1995)

Belgesel üç eroin bağımlısı bireyin karmaşık günlük hayatına dair kesitler sunuyor. Fuhuştan hamileliklere ve STD kullanımına kadar sizlere okullarda gösterilmeyen uyuşturucunun en karanlık yüzünü gösteriyor film. Maalesef filmde mutlu son yok. Çekimden 6 ay sonra Boo Boo hala bir uyuşturucu bağımlısı, Dicky hapse girecek ve Brenda hayatını kaybedecektir. Belgesel film ürkütücü bir felaketin yani uyuşturucu bağımlılığının portresini olağanüstü şekilde sunuyor bize.

Aokigahara / Suicide Forest (İntihar Ormanı, 2012)

Fuji Dağı’nın eteklerinde yer alan Aokigahara Ormanı intihar vakalarının en sıcak noktasıdır. Bu belgeselde bir jeologun bahsi geçen ormanda yaptığı yürüyüşe şahit oluyoruz. Jeolog ile birlikte intihar etmiş olanları ve depresyona sürüklenerek intihar etmeye meyilli olanları görüyoruz. Aylar önce otoparka bırakılmış bir araba, orman içerisine girerken insanların intihar etmemeleri için konulmuş uyarılar ve orman içerisinde ilerledikçe terkedilmiş ruhlarla belgesel film bizi şok etmeye başlıyor. Buradan itibaren gittikçe ürkütücü olmaya başlayan bir gerçekle yüzleşmeye başlıyoruz. Bu filmde safi ümitsizliğin kısa bir özeti gözler önüne seriliyor.

The Iceman Tapes (1992)

Gaddar, acımasız, amansız, vahşi, korkusuz, şiddet uygulayan, rahatsızlık verici ve katı yürekli gibi tanımların hepsi seri katil Richard ‘The Iceman’ Kuklinski için kullanılabilir. Bu belgesel film soğukkanlı paranoid psiko-sosyopat seri katil Kuklinski ile psikiyatrist Michael Baden’ın görüşmelerini içeriyor. Filmde Kuklinski’nin çocukluğundan ve az duygudan sıfır duyguya kadar giden sürecine dair detayları izliyoruz. Kuklinski kendinin de dediği gibi “Sizin de dediğiniz gibi… Ben bir insanın kâbusuyum.”

Nuit et brouillard

Nuit et Brouillard (Gece ve Sis, 1955)

Holokost’un karışıklığını poetik bir dil ile böylesi sunabilen çok az film var piyasada. Bu 1955 Fransız yapımı belgesel filmde Auschwitz ve Majdanek kamplarını görüyoruz. Belgesel bu kampların tarihi bir incelemesini sunarken aynı zamanda oradakilerin sonrasında başına gelenleri de gözler önüne seriyor. Bu kampların kuruluşlarından yok edilmelerine kadar olan süreci içeren film korkunç sahneleri esirgemeden sunarak epey akılda kalıcı.

Atomic Wounds ile ilgili görsel sonucu

Atomic Wounds (Atom Yaraları, 2006)

Soğuk savaş sürecindeki bütün propagandaya rağmen, nükleer silahların insan üzerindeki etkilerini tam olarak tahayyül bile edemeyiz, yitirilen hayatlar dışında tabii. Belki nükleer reaktörlerin karşılarına çıkan her şeyi toz haline getirdiği imgesi gelir gözümüzün önüne ama nükleer silahlar sadece yok etmez, zehirler, yakar… vs. vs. Tamamen yok edilecek kadar şanslı olmayanlar korkunç acılar çekerek ölür, bu acılar bazen bir ay sürer bazen de yıllarını alır. Bu belgesel film bizi Hiroşima ve Nagazaki’nin nükleer silah kurbanlarının hayatlarını yakından incelememizi sağlıyor. Bu filmi seyrederken insan ister istemez, “Kendi türümüze nasıl böylesi zulmü layık gördük?” diye sorar. Çoğu zamanlar bu kurbanların varlığını unutarak yaşıyoruz, istatistikler var fakat unutmayalım o sayıların görünmeyen taraflarında ıstırap dolu yaşamlar var.

Conspiracy of Silence (Komplonun Sessizliği, 1995)

Bu belgesel film hiçbir zaman gösterime girmediği gibi birçok siyasi parti gösterimini engellemek için savaş verdi. Neden? Çünkü film gücün temsilcisi olan insanların bu gücü nasıl suistimal ettiklerini anlatıyor. Bu para babalarının kişisel çıkarları uğruna nasıl suç işlediklerini ve bu suçların üzerlerini nasıl kapattıklarını gözler önüne seriyor. 1995 yapımı olan film bize aslında bildiğimiz ama gerçek olmamasını dilediğimiz bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bir not: 55 dakikalık belgesel Youtube’de mevcut!

The Killing of America (1982)

Hemen belirtelim bu belgesel filmde işlenen suçlar açık seçik ve aşırı gerçekçi bir şekilde seyirciye sunulmakta. İsyanlardan tutun cinayetlere kadar her şeyi bu film eksiksiz gösteriyor. Diyeceksiniz ki, “Hangi gerçek?” Şöyle diyelim, ABD dünyada şiddet barındıran ülkelerin başında gelir, peki neden bu böyle? 1990’larla karşılaştırıldığında suç işleme oranı daha düşük gözükse de Amerika hala en çok suç işlenen ülke olarak yerini koruyor. Bu belgesel filmle birlikte Amerika’nın karanlık geçmişine doğru yol alıyoruz, bu şekilde film aslında bu günlerde anlamakta zorlandığımız gelişmelere ışık tutmuş oluyor. Bir not daha: Bu belgesel de Youtube’de mevcut!

Interview with a Cannibal (2012)

Bir adam neden masum bir kadını öldürdükten sonra onu yer hiç düşündünüz mü? Gelin böyle bir adamla tanıştıralım sizi, adı Issei Sagawa. Sagawa işlediği suçlar sonucunda popüler olmuş ve resmi olarak akıl hastası olduğu ispatlanınca serbest kalmış bir adam. Bu belgesel filmde bir insanın neler yapabileceğine dair kafamızdaki belli algıların yıkılması hedefleniyor. Bir ipucu daha: Bu belgesel de Youtube’de mevcut.

Bulgaria’s Abandoned Children (Bulgaristan’ın Terkedilen Çocukları, 2007)

Bu BBC belgeselini açıklayabilecek bir kelime bulmak çok zor. Bulgaristan’ın bir “terkedilmiş çocuklar” problemi var ve bu özellikle özürlü olan çocuklar için çok daha ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Daha kötüsü devlet bu terkedilmiş çocuklar için yeterli destekte bulunamıyor. 9 aylık bir süreyi kapsayan çalışmada Bulgaristan’da bir yetimhaneyi görüyoruz, oradaki çocukların geleceğe dair umutları yok; çünkü ne eğitim var, ne yardım ne de terapi var. Buradaki akıl sağlığı yerinde olmayan çocukların aksine Didi adında bir genç kızla karşılaşıyoruz. Aklı gayet yerinde olan Didi Bulgar sisteminin ne kadar çökmüş olduğunun kanıtı esasen. Sistem onu tedavi edilmezler ve özürlüler arasına koyuyor, oysa Didi gayet zeki bir kız. Bu insanın akıl sağlığını korumasını zorlayacak bir durum ve Didi için durum aynen böyle. Belgesel İngiltere’de yayınlandıktan hemen sonra çok ses getirdi ve buradaki çocuklara yardım gitmesini sağladı. Didi özel bir okula gönderildi ve orada eğitimine devam etti, sonunda normal bir hayata sahip oldu. Bütün bunların yanı sıra Avrupa Birliği Bulgar hükümetine baskı kurarak böylesi çocuklar adına reformların başlamasını sağladı.

Child of Rage (1992)

Bu belgesel film cinsel istismarın korkunç sonuçlarını Beth adındaki bir kız çocuğunun üzerinden inceliyor. Filmde Beth ile bir klinik psikiyatristin görüşmesini ve bir televizyon ekibinin de Beth üzerinde bir çalışma yapmasını görüyoruz. Beth kendi babası tarafından cinsel istismara uğramış bir kız çocuğu, bunun sonucunda psikiyatri literatürüne göre reaktif bağlılık düzensizliği geçiriyor. Yani Beth’in empati yeteneği yok ve başkaları ile iletişim kuramıyor. Bu şekilde Beth geçmişiyle arasındaki bağı koparmış oluyor. Bu filmde küçük bir kızın sadistik, vahşi ve genelde cinsellik içeren eylemlerini erkek kardeşi ve hayvanlar üzerinde uygulamasını nasıl kabul ettiğini görüyoruz. Beth başkalarının hakkına riayet etmiyor, hatta onların yaşama hakkına bile duyarsızlık besliyor. Filmde bir kız çocuğunun ebeveynlerini hatta küçük erkek kardeşini öldürmek isteyişini duymak tüylerinizi diken diken edebilir, fakat burada asıl değinilmek istenen masum bir çocuğun nasıl korkunç bir katile dönüşebileceği gerçeğidir. Bu film aynı zamanda her şeye rağmen umut olduğuna da değinir. Eğer küçük yaşlarda keşfedilirse bu tarz patolojik vakaların terapi ile düzelebileceğinin mesajını verir film. Beth ile son görüşmede çocuğun nasıl pişmanlıkla yıkıldığına şahit olur seyirci, belgeselin bu kısmı çok üzücüdür.

Kaynak: istverse.com/2013/03/03/top-10-shocking-documentaries/

Çeviri: Elif Şimşek

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up