Hayata Bakış Açımızı Değiştirecek 10 Felsefi Film (12)

Liste Manşet

Film, yalnızca film değil. En azından bir kısmı. Bir derdi, eleştirdiği bir sorun vardır. Her film bir şey katar insana. Bir şeyleri sorar, sorgular. Hiçbir şey yapmasa bile sorunu ‘meseleyi’ işaret eder. O filmin ardından sen artık sen değilsindir. Bizzat tecrübe etmediğimiz olaylar karşısında dahi bilgimiz artar, hayata bakış açımız değişir, genişler. İşte o filmlerden bir on tanesi daha bu listede.

Hakaret

Ziad Doueiri’nin yönettiği Hakaret, Lübnan’da yaşayan ve farklı toplumsal sınıflara ait iki insanın, basit bir sorunu inatları uğruna nasıl karmaşık ve çözümsüz bir hale getirdiklerini anlatıyor.

Sözün ardında yatan tarih, önyargı ve her şey

Araba tamircisi Tony’nin hamile eşi Shirine’le sade bir hayatı vardır. Sokaklarındaki altyapı çalışmalarından Lübnan’a göç etmiş, yakınlardaki bir mülteci kampında yaşayan Filistinli ustabaşı Yasser’in şirketi sorumludur. Yasser, Tony’nin balkonundaki giderin akıttığını fark edip tamir etmek ister. Ancak Tony onu evine almamakta kararlıdır. Yasser dışarıdan da olsa gideri onarır. İlk anlaşmazlıkları bu olay üzerine çıkan ikili arasında git gide büyüyen gerilim, Tony’nin Yasser’e kurduğu bir cümle ile çok farklı bir noktaya taşınır. Aralarındaki bu husumet önce mahkemeye, sonrasında politikacıların da dahil olduğu bir kamuoyu davasına döner. İki taraf da sonuna kadar hakkını savunurken, geçmişin yaraları da tekrar açılacaktır.

Filmin fragmanı ve kadrosu için tıklayın.

____

Sevgisiz

Günümüz Rus sinemasının usta yönetmenlerinden Andrey Zvyagintsev’in Rusya tarafından Oscar aday adayı olarak gösterilen filmi Sevgisiz, boşanma arefesindeki Zhenya ile Boris’in, çocukları Alyosha’nın ortadan kaybolduktan sonra yaşadıklarını konu ediniyor.

Aile çürürse…

Zhenya ve Boris, bıkkınlık, nefret ve karşılıklı suçlamalarla tükenen evliliklerini sonlandırmak üzeredir. Boşanma işlemlerini başlatmadan çok önce hayatlarına birileri giren ikili yeni bir başlangıç yapmak için sabırsızdır; ta ki tartışmalarından birine kulak misafiri olan 12 yaşındaki oğulları Alyosha ortadan kayboluncaya kadar.

Filmin kadrosu ve fragmanı için tıklayın

____

Umudun Öteki Yüzü

Finlandiya’nın önde gelen sinemacılarından Aki Kaurismäki’nin Berlin’den Gümüş Ayı ödülüyle dönen filmi Umudun Öteki Yüzü, kız kardeşiyle Halep’ten kaçtıktan sonra yolu Helsinki’ye düşen Khaled ile burada bir restoran işleten Wickström’ün hikâyesini anlatıyor

Mülteciler yalnızca Avrupa’da değil, Avrupa sinemasındalar. Aslolan insan olmak. Aslolan insanca yaşamak.

Bir tarafta Helsinki’de yaşayan suratsız ve soğuk bir adam olan restoran sahibi Wickström, diğer tarafta ise bombalarla sarsılan Halep’ten kaçarak kız kardeşi ile yollara düşen Suriyeli bir göçmen, Khaled. Bu uzun yolculukta kız kardeşi kaybolur ve Khaled bir geminin kazan dairesinde Helsinki’ye varır. Adeta bir uzaylı gibi gezdiği Finlandiya’da göçmenlik başvurusu yapan Khaled’i bürokratik saçmalıklar rahat bırakmaz ve göçmenlik bürosu, Halep’te bir sorun olmadığını, o yüzden ülkesine geri dönmesi gerektiğini söyler. Bir yandan da kız kardeşini bulmaya çalışan Khaled, Wickström’ün restoranında yaşamaya başlar. Bu birbirinden tamamen farklı iki insan hem iş arkadaşı hem de dost olurken dünya da her zamanki gibi dönmeye devam edecektir.

Filmin kadrosu ve fragmanı için tıklayın.
____

Buğday

Semih Kaplanoğlu’nun yönettiği Buğday, parlak kariyerini ve bildiği her şeyi terk eden bilim insanı Cemil Akman ile tohum genetiği uzmanı Prof. Dr. Suat Erin’in yolculuğunu anlatıyor.

Fıtrattan uzaklaştıkça bozulan insan…

Cemil, parlak kariyerini bırakıp, yorucu şehir hayatını terk ederek modern hayata sırtını dönmüş bir bilim insanıdır. Ölü Topraklar bölgesine yaptığı yolculukta yolu tohum genetiği uzmanı Profesör Erol Erin ile kesişir. Yola yeşertecekleri tohumları aramak için çıkan ikilinin hayatı bambaşka bir hal alacak, Erol’un bugüne kadar öğrendiği her şey değişecektir.

Filmin kadrosu ve fragmanı için tıklayın.
_____

Suburbicon

Coen Kardeşlerin senaryosuna imza attığı, George Clooney’nin yönettiği Suburbicon, ailelerin huzur içinde yaşadığı bir muhit görünümünde olan Suburbicon’da Gardner Lodge’ın başından geçenleri konu ediniyor.

Planlar ters gidebilir

Uygun fiyatlı evleri, bakımlı bahçeleriyle Suburbicon, ailelerin huzur içinde yaşadığı bir mahalle, adeta cennetten bir köşedir. Ama Suburbicon’ın bu sakin görüntüsü, rahatsız edici bir gerçeği saklamaktadır. Lodge ailesinin reisi Gardner Lodge (Matt Damon) mahallenin şantaj, ihanet ve intikamla bezeli karanlık sokaklarında büyük bir maceraya atılmak zorunda kalacaktır. Bu, çok ama çok kötü kararlar almış, çatlak insanların masalı. Burası, Suburbicon.

Filmin fragmanı ve kadrosu için tıklayın.

______

Parti

2017 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan, Sally Potter’ın yazıp yönettiği The Party, bir kutlama vesilesiyle bir araya gelen bir grup arkadaşın, zamanla trajediye dönüşen partisini konu ediniyor.

Gerçek her şeyin üzerinde ve o kadar da basit değil.

Muhalefet partisinin gölge Sağlık Bakanı olarak atanan Janet, başarısını sevdikleriyle kutlamak için evinde bir parti düzenler. Telefonu sürekli kutlama aramalarıyla çaldığı için salonda kendi halinde, belki de biraz mutsuz bir halde oturan eşini fark etmez. Aslında Janet’ın dikkatini dağıtan, telefonuna gelen gizemli “seni özledim” mesajlarıdır. Eşi ise bu güzel günde sevdiklerine vereceği kötü haberin derdindedir. Bu sırada en yakın arkadaşı April, aslında ayrı olduğu eski erkek arkadaşıyla parti için eve gelir. Sonra Martha ve Jinny, dostlarıyla paylaşmak istedikleri bir sürprizle partiye katılır. En son Tom gelir, fakat eşi onlara daha sonra katılacaktır. Acaba Tom’un gergin olmasının sebebi bu mudur? Müzik ve sohbet eşliğinde devam eden gecede, teker teker herkesin sırları su yüzüne çıkmaya başlar. Kimin kimi kiminle aldattığı anlaşılmaz hale gelen partinin en büyük sırrı ise, gecenin sonunda kimin öleceğidir.

Filmin kadrosu ve fragmanı için tıklayın.
____

Godard ve Ben

Le Redoutable, La chinoise setinde birbirine aşık olan ünlü yönetmen Jena-Luc Godard ile genç oyuncu Anne Wiazemsky’nin hikâyesini, 1968 yılıyla birlikte esen devrim rüzgarları eşliğinde anlatıyor.

Bir yönetmeni anlamak, anlatmak… Bir yönetmenin kaygıları…

Yer Paris, sene 1967. Dönemin en çok konuşulan yönetmeni Jean-Luc Godard Çinli Kız filmini çekmektedir. Filmin başrolünde, sevdiği kadın olan, kendinden 20 yaş küçük Anne yer almaktadır. Mutlu çift evlenir, ama filmin gördüğü ilgi, ardından gelen 1968 olayları, Jean-Luc’ün kendini sorgulamasına neden olur.

Filmin kadrosu ve fragmanı için tıklayın.
___

Muhteşem Showman

Hugh Jackman, Rebecca Ferguson ve Michelle Williams gibi isimlerin yer aldığı Muhteşem Showman, P.T. Barnum’un hikâyesi ekseninde şov dünyasının yükselişini ele alıyor.

Bu benim ve ben buraya aitim.

P.T. Barnum’ın hırsı ve hayal gücünden esinlenilen “The Greatest Showman”, yoktan başlayarak dünya çapında sansasyona sebep bir gösteriyi yaratan bir vizyonerin öyküsünü anlatır. “The Greatest Showman”, heyecan verici yeni film yapımcısı Michael Gracey tarafından yönetildi. Filmin müzikleri Akademi Ödülü sahibi Benj Pasek ve Justin Paul’a (“Aşıklar Şehri”) ait. Akademi Ödülü adayı Hugh Jackman’ın başrolünü aldığı filmde Jackman’a, Akademi Ödülü adayı Michelle Williams, Zendaya, Zac Efron ve Rebecca Ferguson eşlik ediyor.

Filmin fragmanı ve kadrosu için tıklayın
_____

Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı

Denis Villeneuve’ün yönetiği Blade Runner 2049, Ridley Scott’ın 1982 yapımı bilim-kurgu klasiğinin izini sürüyor. Film, üstü örtülü bir sırrı keşfetmesiyle 34 yıldır kayıp olan Rick Deckard’ı arayışa geçen K isimli bir Bade Runner’ın hikâyesini anlatıyor.

Gerçek daha derinde…

Los Angeles Polis Departmanı’nda görev yapan Memur K, toplum yaşamını kaosa sokacak olan ve uzun zamandır saklı kalan bir sırrı açığa çıkartır. Bir felaketi önleyebilmesi için eski ödül avcısı Rick Deckard’ı bulup ondan bazı sorularına yanıt alması şarttır.

Filmin kadrosu ve fragmanı için tıklayın.

____

The Post

Steven Spielberg ile usta oyuncular Meryl Streep ve Tom Hanks’i bir araya getiren The Post, Amerikan halkının Vietnam Savaşı’na bakış açısını önemli ölçüde etkileyen Pentagon belgelerinin ortaya çıkarılma sürecini ele alıyor.

“Basın, yönetenlere değil yönetilenlere hizmet eder.”

 

Dram türündeki film 1971’de Pentagon belgeleri etrafında dönen yasal süreci konu alıyor.

Washington Post çalışanları editör Ben Bradlee (Hanks) ve yayıncı Katharine Graham (Streep) ordu analisti Daniel Ellsberg tarafından yazılan ve sızdırılan Pentagon belgelerini yayınlama kararı alırlar. Belgelerin, Johnson yönetiminin Vietnam Savaşı’nda ABD askerlerinin rolü hakkında kamuoyuna ve kongreye yalan söylediğini, Nixon yönetiminin gizlice savaşı tırmandırdığını ortaya koymaları büyük skandal yaratır. Nixon yönetimi The Post’un bunları yayınlamasını durdurmaya çalışır ve ABD Savunma Bakanı Yardımcısı William Rehnquist davayı Yüksek Mahkemeye sunar. Belgelerin yayınlanabilmesi ve özgür basın kavramının korunabilmesi için gazete ile ordu arasında büyük bir hukuk mücadelesi verilecektir…

Lincoln, Schindler’in Listesi, Yapay Zeka, Terminal ve Er Ryan’ı Kurtarmak gibi sinemanın en önemli klasiklerinden kimilerini seyircilere kazandıran Steven Spielberg’ün yönetmen koltuğuna oturduğu The Post’un başrollerini ünlü yönetmenle Terminal ve Casuslar Köprüsü’nde birlikte çalışmış olan iki Oscar ödüllü Tom Hanks ve üç Oscar ödülünün yanı sıra 20 adaylığı bulunan usta oyuncu Meryl Streep üstleniyor.

Eleştirisi için tıklayın.

Filmin fragmanı ve kadrosu için tıklayın.
____

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up