Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Haluk Piyes: Başka İnsanlara Faydalı Ol!

Yayınlandı

tarihinde

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla 9-15 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen 8. Malatya Uluslararası Film Festivali, film gösterimleri ve paralel etkinliklerle devam ediyor.

Bugün festivalin yan etkinliklerinden ‘Minder Söyleşileri’ çerçevesinde oyuncu ve yönetmen Haluk Piyes ile bir söyleşi gerçekleştirildi. MalatyaPark’ta düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü oyuncu Efe Erdal üstlendi. Malatyalılar söyleşiye büyük bir ilgi göstererek söyleşi alanını hınca hınç doldurdular.

Sevenleriyle buluşma ve uzun uzun sohbet etme şansı bulan Piyes, bilhassa toplumsal sorunlara değindi. Gençleri topluma faydalı birer birey olma yolunda teşvik etti. Kendi yaşamından ve kariyerinden sık sık örnekler veren başarılı oyuncu Malatya’nın kariyerinde önemli bir yeri olduğunu ve Türkiye’deki ilk projesi olan ‘O da Beni Seviyor’ filminin burada çekildiğini ifade etti. Piyes, sözlerine Malatya’yı çok gelişmiş bulduğunu belirterek devam etti.

‘Başka insanlara faydalı ol’

Aslen Almanya, Köln doğumlu olan, eğitimini de orada ve ABD’de alan Piyes, Almanya günlerinden başlayarak hayatını uzun uzun anlattı. Hayat felsefesini ‘Ne iş yaparsan yap, başka insanlara faydalı ol’ şeklinde özetledi. Almanya’da gurbetçilerin çok büyük sorunları olduğunu ve çocukların ciddi aile sorunları yaşadığından söz etti. Dolayısıyla çocukların hayatında kötülükler olduğunu ve orada bulunduğu dönemden itibaren arkadaşlarıma nasıl faydalı olurum düşüncesiyle hareket ettiğini belirtti.

Piyes, Köln Üniversitesi’nde hukuk okumaya başladığını, ancak sonrasında sosyal faaliyetlere yöneldiğini, madde bağımlılığıyla ilgili çalışmalar yaptığını anlattı. ‘Seven, sevdiğine sahip çıkar’ düşüncesiyle hareket ettiğini söyleyen oyuncu, ‘Bizim en büyük aşımız sevgidir, bilhassa anne babalarımıza seni seviyorum demeyi ihmal etmemeliyiz’ şeklinde konuştu.

‘Ben köprü olayım, siz üzerime basın geçin’

Sanatçının en büyük görevinin topluma faydalı işler üretmek olduğunu ifade eden Piyes, piyasadaki bazı işleri şu sözlerle eleştirdi:
‘Sanatın topluma faydalı olması gerekiyor. Sanatçının açılımı da o toplumdaki problemleri, sıkıntıları projekte eden, anlatan, perdeye taşıyan insandır. Bizim devirde bu biraz azaldı. Küfürler, orasını burasını kaşıyan tiplemeler… Bunlarla sizlerin paralarını çalıyorlar. Bizde de suç var. Hepimiz onlara gülüyoruz ve prim yaptırıyoruz.’

Toplumda hal ve hareketlerimize dikkat etmemiz gerektiğinden söz eden Piyes sırf bu yüzden pek çok dizi ve film projesini reddettiğini ifade etti. ‘Bugüne kadar milyonlarca dolar reddetmişim. Ben de isterim annemi pamuklara sarayım, yatlarda dolaştırayım. Allah’tan annem diyor ki, ‘Yavrum iyi ki o paraları yemedin, haram para bunlar’’ ifadelerini kullanan Piyes’in şu sözleri seyirciler tarafından alkışlarla karşılandı:

‘Mükemmel bir insan değilim ama toplumsal konularda tavizim sıfır. Ben köprü olayım, siz üzerime basın geçin, problem değil ama doğru yolda gidin.’

‘Ruhumuzun en büyük gıdası sevgi’

Bu yüzden kendi filmlerini yapmak durumunda kaldığından söz eden Piyes, bu durumdan memnun olduğunu, filmlerinde aile içi şiddet ve madde bağımlılığı gibi önemli toplumsal meselelere değindiğinden bahsetti. Piyes, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Ruhumuzun en büyük gıdası sevgi. Bizim aramızda bunu saçmamız lazım. Dünyanın en büyük zenginliği sevgidir. Günün sonunda iş ailede bitiyor. Çocuğun ailede gördüğü sevgiyi taklit etmesi lazım. Gülü bilmeyen bir çocuğa birisi her şeyi gül olarak satabilir. Ama gülü koklamış bir insanı kandıramazsınız.’

Aileleri çocuklarını iyi yetiştirmeleri konusunda teşvik eden Piyes, örnek bireyler olmayı öğütlediği sözlerini şöyle sürdürdü:

‘İş bizde bitiyor. Önerebileceğim tek şey, kendinizi donatın, doğruları uygulayarak gösterin. Zaten sonrasında fazla bir şey yapmanıza gerek kalmayacak. Onlar size sarılacaklar. Çünkü insanlar ışığa yakın olmak isterler. Siz ışık olun, parlayın. Çünkü karanlık sadece ışıkla yok olur.’

Piyes’in yıllar sonra babasını arayıp ona seni seviyorum dediği anısı duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Piyes, kendi yaralarımızı bulmak ve onları onarmakla yükümlü olduğumuzu söyledi ve ‘Yaram yok derseniz kan kaybından ölürsünüz’ şeklinde konuştu.

Bir saati aşkın bir sürede Picasso’dan Muhammed Ali’ye, online bağımlılıklardan toplumdaki ayrımcılığa kadar çok farklı konularla süren sohbet Piyes’in dinleyicilerin sorularını yanıtlamasıyla son buldu. Başarılı oyuncu bir kitap yazmayı düşündüğünü de sözlerine ekledi.

Etkinlik sonunda MalatyaPark yönetimi tarafından Piyes’e kayısı hediye edildi. Piyes, sevenleriyle özçekim yapmayı da ihmal etmedi.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Bir Düş Gördüm Filmine Nepal’den Büyük Ödül

Festival yoluculuğu ödüller ile devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bir Düş Gördüm

Murat Çeri’nin ilk sinema filmi olan Bir Düş Gördüm, festival yolculuğuna topladığı ödüller ile devam ediyor.

2018 yılında Malatya Film Festivali’nin Platform Seçkisine kalan ve projeler arasından birinci olup TRT ön alım desteğini kazanan, TRT Ortak Yapımı olarak yola çıkan Bir Düş Gördüm filmi uluslararası adıyla In My Dream Dünyanın çeşitli ülkelerinden ve festivallerinden ödüller almaya devam ediyor.

Geçen hafta Hindistan’da düzenlenen 11. Dada Saheb Phalke Film Festival-22’de ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ ödülünü kazanan Bir Düş Gördüm filmi Nepal’den de ödülle döndü. Film, Nepal Uluslararası Film Festivalinde ‘En İyi Uzun Metrajlı’ filme verilen IFFS Don Kişot Ödülü’nü kazanarak yeni bir başarıya imza attı.

TRT Ortak Yapımı filmin konusu ise şu şekilde: Tarık 8-10 yaşlarında Şehirli bir çocuk. Babası bir araba kazasında ölür; Kendisi hafıza kaybı geçirir. Annesi ise hastanede komadadır. Kimsesi olmadığı için köye dedesiyle ninesinin yanına gönderilir. Tarık kazadan sebep Hiçbir şey hatırlamasa da sürekli geçmişiyle ilgili simgesel rüyalar görür. Günlerden bir gün evlerinin orada arabanın çarptığı bir eşek ölü bulunur. Bu eşeğin yeni doğmuş bir de sıpası vardır. Tarık bu Sıpayla kendi durumu arasında bir bağ kurar. Ve onu yaşatmayı kendine vazife bilir.

Okumaya Devam Et

Festivaller

40. İstanbul Film Festivali Çevrimiçi Mayıs Seçkisini Duyurdu

Pedro Almodóvar filmi The Human Voice da seçkide bulunuyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

40. İstanbul Film Festivali

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 40. İstanbul Film Festivali’nin dokuz filmden oluşan çevrimiçi Mayıs Gösterimleri’nin ilk bölümü, 6-16 Mayıs’ta yapılacak. Mayıs Gösterimlerinin biletleri 5 Mayıs Çarşamba passo.com.tr’de satışa açılacak. Gösterimlerin ikinci bölümü ise 20 Mayıs’tan itibaren yine filmonline.iksv.org’da gerçekleşecek.

İstanbul Film Festivali’nde uluslararası festivallerden merakla beklenen dokuz film, 6-16 Mayıs tarihlerinde filmonline.iksv.org’da çevrimiçi olarak gösterilecek. Mayıs Gösterimleri arasında 2021 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı–En İyi Yardımcı Oyuncu Ödülü kazanan, Bence Fliegauf’un Orman – Seni Her Yerde Görüyorum, yine Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı–Jüri Ödülü kazanan Bay Bachmann ve Sınıfı, Sundance’ten İzleyici Ödüllü belgesel Ateşle Yazmak, Fildişi Sahili’nin kısa listeye kalan Oscar adayı Kralların Gecesi ve Pedro Almodóvar’ın Jean Cocteau’nun aynı oyunundan uyarladığı iki filmi, İnsan Sesi ve Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar da yer alıyor.

  • 6 Mayıs Perşembe 21.00 – 11 Mayıs Salı 21.01 Dünyanın En Güzel Oğlanı / The Most Beautiful Boy in the World / Kristina Lindström, Kristian Petri
  • 7 Mayıs Cuma 21.00 – 12 Mayıs Çarşamba 21.01 Kralların Gecesi / La Nuit des Rois / Night of the Kings / Philippe Lacôte
  • 8 Mayıs Cumartesi 21.00 – 13 Mayıs Perşembe 21.01 İnsan Sesi / The Human Voice / Pedro Almodóvar
  • 8 Mayıs Cumartesi 21.00 – 13 Mayıs Perşembe 21.01 Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar / Mujeres al borde de un ataque de nervios / Women on the Verge of a Nervous Breakdown / Pedro Almodovar
  • 9 Mayıs Pazar 21.00 – 14 Mayıs Cuma 21.01 Orman – Seni Her Yerde Görüyorum / Rengeteg – mindenhol látlak / Forest – I See You Everywhere / Bence Fliegauf
  • 13 Mayıs Perşembe 21.00 – 18 Mayıs Salı 21.01 Ateşle Yazmak / Writing with Fire / Sushmit Ghosh, Rintu Thomas
  • 14 Mayıs Cuma 21.00 – 19 Mayıs Çarşamba 21.01 Gezegen / El Planeta / Amalia Ulman
  • 15 Mayıs Cumartesi 21.00 – 20 Mayıs Perşembe 21.01 Bay Bachmann ve Sınıfı / Herr Bachmann und seine Klasse / Mr Bachmann and His Class / Maria Speth
  • 16 Mayıs Pazar 21.00 – 21 Mayıs Cuma 21.01 Suzanna Andler / Benoît Jacquot
Okumaya Devam Et

Festivaller

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Tarihleri Yenilendi

Festivalin tarihleri güncellendi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Bu sene 24. sü düzenlenecek olan “Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali“nin tarihleri yenilendi.

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 27 Mayıs3 Haziran tarihleri arasında çevrimiçi gösterimlerle, 4 Haziran 11 Haziran tarihleri arasında ise Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve CerModern’de açık hava sinemasında izleyicilerle buluşacak. Festivalin Onur Ödülleri, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri, Tema Ödülleri ve Genç Cadı Ödülü’nün sahiplerini bulacağı açılış töreni ise 4 Haziran akşamı yapılacak.

Bu yıl Araftan Çıkmak temasıyla düzenlenen “24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali“nin programında direnen, ilham veren, dayanışan kadınların hikâyelerini anlatan yapımlar yer alıyor. Ocak ayında gerçekleştirilen Sundance Film Festivali’nde Dünya Sineması-Belgesel bölümünde Jüri Özel ve İzleyici Ödüllerine layık görülen Writing With Fire programın öne çıkan filmlerinden. Sushmit Ghosh ve Rintu Thomas yönetmenliğini üstlendiği film, Hindistan’ın en alt kastı olan Dalit kadınlarının hem özel hem de mesleki hayatlarındaki zorlukları aşarak oluşturdukları kadın muhabirler ağını anlatıyor.

Programın heyecan veren diğer filmleri arasında ise; Şubat ayında yapılan Berlin Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluşan Memory Box ve Copilot yer alıyor. Joana Hadjithomas ve Khalil Joreige yönetmenliğinde ana yarışmada gösterilen Memory Box; 80’li yıllardan kalma mektup, fotoğraf ve ses kayıtlarıyla dolu bir kutudan annesine dair hiç bilmediklerini öğrenen bir genç kızın hikâyesini anlatırken, Panorama bölümünde gösterilen Anne Zohra Berrached imzalı Copilot özellikle başrol oyuncusu Canan Kir’in etkileyici oyunculuğuyla aşkın bizi nasıl çıkışsız bir yola sürükleyebileceğini anlatıyor.

Oscar Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde ilk kez iki kadın yönetmenin filmi birden aday olmuştu. Bu iki film de Uçan Süpürge’de izleyiciyle buluşacak. Kaouther Ben Hania’nın yönetmen koltuğunda oturduğu, sevgilisiyle buluşmak için Lübnan’dan Paris’e gitmeye çalışan Suriyeli mülteci Sam Hana’nın yaşamının izini süren Derisini Satan Adam / The Man Who Sold His Skin ve Jasmila Žbanić’in Srebrenitsa’da, Birleşmiş Miletler için tercümanlık yapan Aida’nın savaş sırasında eşinin ve çocuklarının hayatını kurtarma çabasını anlattığı Nereye Gidiyorsun Aida?/Quo Vadis Aida?. Her iki yönetmenin de festivale konuk olarak katılması bekleniyor.

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali programının tamamı ve etkinlikleri önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Okumaya Devam Et

Popüler