Haftanın Filmlerine Bakış

Eleştiri Manşet

yazar_serkanbastimar

Bu hafta vizyona giren 6 filmden dördünü izleme şansı buldum. Kördüğüm, Muna, Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinde ve Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit. Bu filmlere dair birkaç kelam etmek isterim.

Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinde

İlk filmin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra kabuklu kahramanlarımız yeniden sahnede. İlk leveli atlatan kaplumbağalar bu defa gerçek düşmanları ile karşılaşıyor. Krang, Shredder, Rocksteady ve Bebop! Üstelik bonus olarak da Casey Jones de yanında.

1987 yılında başlayan ve 1996’ya kadar devam eden Ninja Kaplumbağalar’ın çizgi dizisi ile büyümüş biri olarak bugüne kadar hiçbir TMNT filmini beğenmedim. Zaten hiçbiri de tutmadı. Bu film bir nebze çizgi filmdeki karakterleri bir araya getirmesi açısından seyredilebilir. Shredder’in aslına pek uygun olmamasına rağmen.

Film, orijinal çizgideki sevimliliği bir kenara bırakıp kahramanlarımızı biraz ürkünç hale getirmiş. Hele ilk bölümde Splinte Usta’yı gördüğümde epey korkmuş ve bu filmi izleyecek çocuklar için endişelenmiştim. Şimdi bakınca biraz daha benimsediğimi fark ettim. Ama aksiyon ve şiddeti ile yetişkin kıvamında olan film senaryo ve diyalogları ile çocuklara hitap ediyor. Ninja Kaplumbağalar her halükarda ergen kalmış bir yapım ve ticari niyeti de epey ortada.

Muna

Ramazan üzerinden bir örnek vermek isterim bu film için. Çocukken Ramazan’da oruç tutardık, daha doğrusu tutmaya çalışırdık. Niyetimiz güzeldi ancak öğleni bulmadan orucu bozardık. İki öğün arası oruçluyduk anlayacağınız.

Gazze’deki işgali bir çocuğun ve bölgede görev yapan doktorların gözünden anlatan Muna da niyeti güzel bir film, tıpkı Ramazan’ı anlamaya çalışan çocuklar gibi. Ancak film de çocuklar gibi ilk fırsatta orucunu bozup yemeğe dalıyor. Film, kimsenin bakmadığı ya da anlatmadığı bir mecraya dalmış; ancak ajitasyondan ya da arabesklikten öteye geçememiş maalesef. Sinema namına birşey bulmak epey zor. Oyunculuklar, senaryo ve görüntü… Bence kısa bir film olarak çekilmeli ve öyle de kalmalıydı.

Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit

Gerçekten yeni bir tehdit. Roland Emerich 20 yıl sonra yemeği ısıtmak için ateşi yeniden yakmış. Uzaylı arkadaşları yeniden evrene taşıyan Emerich ve ekibi efekti bol, şiddeti bal eylemiş. Yine Amerikan kahramanlığı, Yahudi propogandası. Ve göstermelik kardeşlik. Başı, sonu, ortası ve kenarı-köşesi ilk saniyelerinden itibaren belli olan film, bir pazarlama harikası olarak tarihe geçebilir, ama 90’larda yedirdiği numarayı bu defa yutturamaz. İlk film kadar güçlü olmayan Kurtuluş Günü: Yeni Tehdit yüz küsür dakika boyunca efektleri ile gövde gösterisi yapıyor. Tıpkı estetikle güzelleştiğine inanan biri gibi…

Cem Yılmaz’ın da dediği gibi: Emeriiiich.

Kördüğüm 

İlk bakışta bir Woody Allen filmi gibi görünen Kördüğüm – Maggie’s Plan akademik bir romantik komedi ya da akıllı cümleler kuran bir ilişki filmi. Rebecca Miller’in aynı erkeğe aşık olan iki kadını odağına aldığı yapım aşk, evlilik, sorumluluk gibi mevzuları didikliyor. Elbette eğlenceli bir dille. Orijinal bir çıkış noktasından hareket eden, zaman zaman klişeleri zorlayan Kördüğüm izledikten sonra üzerine düşünülecek birçok mevzuyu avucunuza bırakıyor. Bu haftanın en izlenilebilir yapımı olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.

Haftanın filmleri hakkında bilgi için tıklayın… 

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up