Godard’ın Distopik Dünyası: Alphaville

Serbest Kürsü

Feyza Yeşilyılmaz hazırladı.

Yeni Dalga akımının öncü isimlerinden olan Jean-Luc Godard’ın Alphaville filmini inceleyeceğiz. Filmin ütopya ve distopya kavramları üzerinden ele alıyorum. Ütopya: kurgusal, ideal toplum ve devlet düzeni anlamına gelir. Ütopyalar totaliter sistemlere karşı aydınlatıcı kavram oluştururlar. Filmde de Platon’un mağara metaforuna çok sayıda atıflar görürüz.  Filmin başından sonuna kadar mağara alegorisine referanslar vardır. Platon’un mağara benzetmesinde, mağarada zincirlenmiş insan; toplumun parçası olan ancak bireyselleşmemiş, kendine olan farkındalığı olmayan kişiyi temsil eder. Mağara; toplumu simgeler. Zincir ise toplum içerisindeki bireyi sınırlayan kalıplar, kurallardır. Filozof ise kendini bu zincilerden kurtaran kişidir.

Alphaville, une étrange aventure de Lemmy Caution

Godard’ın Alphaville filminde de bize anlatılmak istenen; insanın teknoloji zincirine benliğini kaptırmasıdır. Godard: “Artık sadece iletişim araçları var, iletişimin kendisi yok” der.  Alpha 60 adında kurulan “bilgisayar şehri” kişilerin üretim bandından geçen nesnelerle ilgili boyunlarının altında seri numaraların olduğunu görüyoruz. Kendi hür iradesi olmayan seri numaralı bir nevi makineleşen bireylerin yaşadığı bir dünya var.

Distopik karakterli bir toplum yapısı ve bilgisayarın kodlarına uyarak yaşayan insanları görüyoruz. Bize sunulan dünyanın gerçekliğini kabul etmemiz konusunda araya girecek en devrimci düşünce sorgulamaktır. Şüpheci yaklaşım, statükocu olanı rahatsız eder. İnsanların her hareketlerinin bir güç tarafından kontrol edilmesi, kurgulanmış bir hayatın öznesi olarak yaptığımız tercihlerin bir otoritenin kontrolünden geçmesi, burada kendi irademiz meselesi devreye girer. Lemmy Caution, bu iradeyi sorgulamaya başlar. Teknoloji ve irade kavramını oturtmamızdaki en önemli karakterdir. Dedektif Caution sanal bir hükümdar olan dev bilgisayar tarafından sorgulanır. Alphaville sisteminin kabul gördüğü her şeyi yok sayar. Profesör Van Braun’u öldürmek ve Alpha 60’ı yok etmek ister. Çünkü distopya’nın teknolojiyi kullanarak insanların nasıl pasifleştirdiğini ve yapaylaştırdığını görür.

Alphaville, une étrange aventure de Lemmy Caution

Çünkü bu totaliter sistem teknolojik araçlar aracılığıyla sistemleşmiştir. Godard’ın Alpha kentinde insanlar sürekli hap kullanmaktadır. İnsanları edilgen bir bireye dönüştürüyorlar. Burada  sistemin insanların zihinlerini de ele geçirdiğini görüyoruz. Bir şekilde her şey rasyonel ve akli şekilde oluyor. Bu sistem aşkı, duyguyu ve gözyaşını yasaklamıştır. Bir düzen var ve siz de onun bir parçasısınız. Bu düzenin farkına varılmaması için insani değerler yok ediliyor.

Alphaville, une étrange aventure de Lemmy Caution

Filmin bir sahnesinde eşinin ölümüne ağladığı için infaz edilen bir adamı görüyoruz. Adam ölüme  doğru giderken şöyle seslenir: Dinleyin beni normaller, ben sizin göremediğiniz gerçeğin farkındayım der.” Aslında burada insanlık olgusunu hatırlatır. Filmin son sahnesinde Alphaville’den  kaçış görüyoruz. Işığa, aydınlığa bir kaçış vardır. Bu sahnede Platon’un mağara alegorisine referans vardır. Lemmy Natachayı Alphaville’den kaçırır. Burada anlatılmak istenen makineleşen ve yapaylaşan insanı bulunduğu girdaptan çıkarıp kendisine insani bir yol seçeneği sunmaktır. Alphaville’den çıktıktan sonra Natacha’nın ağzından çıkan “seni seviyorum” sözcüğü olur.  Natacha  Alpha’dan kaçarak, insani vasıflarının farkına varır.

_____

 

 

 

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up