Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Gezici Festival’de Türkiye Sineması 2012

Yayınlandı

tarihinde

Gezici Festival, Türkiye Sineması 2012 bölümünde, usta yönetmenlerin beklenen filmlerinden yeni yönetmenlerin ödül alan filmlerine, ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen zengin bir seçki sunuyor.

Türkiye’de kadın olma durumu, yakın tarihimizle hesaplaşma ve Anadolu’nun öteki yüzüne bakan filmlerin yönetmen ve senaristleri Gezici Festival’in Ankara galalarında izleyicilerle bir araya gelecek.

Gezici Festival’in ilk konuğu, 30 Kasım’da Zerre filminin senarist ve yönetmeni Erdem Tepegöz ve yapımcısı Kağan Daldal olacak. 1 Aralık’ta Lal Gece filminin gösterimi sonrası yönetmen Reis Çelik; Babamın Sesi’nin gösteriminden sonra da filmin senarist  ve yönetmenlerinden Orhan Eskiköy izleyicilerle buluşacak. 2 Aralık’ta yönetmen ve senarist Ali Aydın, Küf filminin gösterimine katılacak. Gezici Festival, 3 Aralık’ta Araf’ın senarist  ve yönetmeni Yeşim Ustaoğlu’nu, 4 Aralık’ta ise Devir filminin senarist  ve yönetmeni Derviş Zaim’i konuk edecek.

Geçtiğimiz yıl da Gezici Festival izleyicisiyle buluşan Zeki Demirkubuz, son filmi Yeraltı’nın 5 ve 6 Aralık Aralık’taki gösteriminden sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Festivalin Ankara’daki son gününde ise, Şimdiki Zaman filminin yönetmeni ve senaristi Belmin Söylemez ile filmin senarist ve yapımcısı Haşmet Topaloğlu festival izleyicisiyle bir araya gelecek.

Kadın yönetmenler ve Türkiye’de kadın olma

Gezici Festival, iki kadın yönetmenin bakışıyla aşkı, cinselliği ve kadın olmayı sorgularken; Türkiye’de kadın olma durumuna da en yeni örneklerle bakıyor. Antalya’da En İyi İlk Film ve Yönetmen de dahil dört ödül kazanan, Erdem Tepegöz’ün yönettiği Zerre, bir kadının küçük kızı ve annesiyle hayata tutunma çabasını anlatıyor. Cüneyt Cebenoyan’ın gerçekçiliğini Dardenne Kardeşler’in anlatımıyla karşılaştırdığı film, işçi sınıfına alışılmadık bir bakış sunuyor.

Adana’dan üç ödülle dönen, Belmin Söylemez’in yönettiği ve senaryosunu Haşmet Topaloğlu’yla birlikte yazdığı Şimdiki Zaman, bir kadının yaşamındaki tıkanıklığa ve şimdiki zamandan kurtulma çabasına bakıyor. Sanem Öge, kendisine Istanbul’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Mina rolünde kahve fincanlarında başkalarının falına bakarken, kendi geleceğini de arayan bir kadını canlandırıyor.

İnan Temelkuran’ın Kristen Stevens’la birlikte yönettiği belgesel Siirt’in Sırrı, milli güreşçi Evin Demirhan’ın öyküsünü anlatıyor. Altın Koza’da üç ödül ve Antalya’da En İyi Belgesel ödülünü kazanan film, Evin’in bir yandan Türkiye’nin küçük bir şehrinde yaşayan, diğer yandan da dünya arenasında başarıya koşan genç bir kız olarak portresini çiziyor.

 

Yeşim Ustaoğlu, Adana, Moskova, Abu Dhabi ve Tokyo’dan ödüllerle dönen filmi Araf’ta geçmişle geleceğin arasına sıkışmış yaşamlar süren Zehra ve Olgun’un olgunlaşma hikayesini trajik bir aşkla harmanlayarak anlatıyor. Ustaoğlu, bir kez daha hüzünlü insan hikayelerinden yola çıkarak toplumsal dönüşüme ayna tutuyor.

Yakın tarihimizle hesaplaşma

Bu bölümde gösterilecek ödüllü iki film, Türkiye’nin yakın tarihinin karanlık yüzüne yürek parçalayan insan hikayeleriyle bakıyor. Venedik Film Festivali’nde Geleceğin Aslanı ödülünü alan Ali Aydın’ın yönettiği Küf, 18 yıldır oğlundan haber alamayan bir babanın hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Yalnız bir demiryolu çalışanı olan Basri’yi sade ve iz bırakan oyunculuğuyla Ercan Kesal canlandırıyor.

Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan’ın Altın Koza’dan En İyi Film ve Senaryo ödülleriyle dönen filmleri Babamın Sesi de bu bölümde gösterilecek. Eskiköy ve Doğan, Maraş Katliamı’nın etkisi ve Türkiye’nin asimilasyon politikalarına Kürt-Alevi bir ailenin hikayesi üzerinden bakıyor.

Anadolu’nun öteki yüzü

Türkiye Sineması 2012, Anadolu’nun koyun çobanlarını, Güneydoğu Anadolu’nun taşlaşmış feodal düzenini ve puslu bir Ankara’yı üç usta yönetmenin kendi özgün bakışlarıyla anlatıyor. Reis Çelik, Berlin’de Kristal Ayı kazanan son filmi Lal Gece’de Anadolu’nun kadını yok sayan ataerkil ve feodal yapısına alışık olmadığımız bir pencereden bakıyor. Çelik, 14 yaşında bir kızla yaşlı bir adamı zifaf odasına koyuyor ve kamerasını film boyunca giderek gerilen bu odadan ayırmıyor.

Zeki Demirkubuz, St. Petersburg’da İzleyici Ödülü, Osians’ Cinefan’da En İyi Asya Filmi Ödülü ve Istanbul’da beş ödül alan filmi Yeraltı’nda Dostoyevski’nin “Yeraltından Notlar” adlı eserini çarpıcı bir uyarlamayla günümüz Ankara’sına aktarıyor. Engin Günaydın, takıntılı, içine kapanık devlet memuru Muharrem’in çöküşünü izleyiciyi sarsan bir gerçekçilikle veriyor. Derviş Zaim, son filmi Devir’de kamerasını Anadolu’ya ve doğanın döngüsüne çeviriyor. Burdur’un Hasanpaşa ilçesinde yaklaşık 750 yıllık bir geçmişi olan koyun yıkama şenliği etrafında gelişen film, üç koyun çobanı üzerinden yöre insanlarını ve yöre hayatını gözler önüne seriyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival 30 Kasım–10 Aralık 2012 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan

başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz yıl da festivale ev sahipliği yapan Sinop’a, Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla  konuk olacak.

© Sinefesto

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Okul Tıraşı Filmi Berlinale’de FIPRESCI Ödülü’ne Kavuştu

FIPRESCI Ödülü yönetmene takdim edildi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Ödüllü yönetmen Ferit Karahan’ın yeni filmi “Okul Tıraşı” (Brother’s Keeper), 71. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde layık görüldüğü FIPRESCI Ödülü’ne kavuştu.

Bu yıl pandemi nedeniyle iki aşamalı olarak düzenlenen 71. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde ilk önce, 1-5 Mart 2021 tarihleri arasında sinema sektörüne yönelik etkinlikler gerçekleşti. Çok önemli bir başarıya imza atarak son iki yılda Türkiye’den Berlinale’ye seçilen ilk yapım olan “Okul Tıraşı” (Brother’s Keeper), dünya sinemasından sıradışı örneklerin yer aldığı Panorama bölümünde 19 filmle birlikte yarıştı. Festivalin ilk aşamasında, Panorama bölümünde sadece FIPRESCI (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu) Ödülü’nü kazananlar açıklandı ve yönetmenliğini Ferit Karahan’ın, yapımcılığını Kanat Doğramacı’nın üstlendiği “Okul TıraşıFIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü.

Berlinale’nin, sinemaseverlerin de kabul edildiği ikinci aşaması olan “Yaz Özel” (Summer Special) programı ise 9-20 Haziran 2021 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Filmlerin geniş çaplı fiziksel gösterimlerinin yapıldığı program kapsamında “Okul Tıraşı” da sinemaseverlerle buluştu. Yönetmen Ferit Karahan, 13 Haziran Pazar akşamı Kreuzberg’de yapılan açık hava gösterimine, senaryoyu birlikte kaleme aldığı Gülistan Acet ve yapımcı Kanat Doğramacı’yla birlikte katılarak hem seyircilerin sorularını yanıtladı hem de ödülü teslim aldı. Filmin ikinci gösterimi ise 15 Haziran Salı akşamı gerçekleşecek.

Film, baskı ve disiplinin yoğun olduğu bir yatılı okulda hastalanan arkadaşını doktora götürmeye çalışan fakat okulun bürokrasisini, idarenin vurdumduymazlığını ve zor coğrafi koşulları aşmak zorunda olan Yusuf’un hikayesini konu alıyor.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Bir Yaz Gecesi Festivali Beykoz Kundura’da Başlıyor

Açık havada film ve konser programıyla “Bir Yaz Gecesi Festivali” başlıyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bir Yaz Gecesi Festivali

Kundura Sinema ve Sahne’nin düzenlediği ve açık havada film ve konser programıyla Boğaz’ın kıyısında unutulmaz anlara davetiye çıkaran Bir Yaz Gecesi Festivali, 16 Temmuz’da Beykoz Kundura’da başlıyor.

Kundura Sinema ve Sahne’nin düzenlediği ve açık havada film ve konser keyfine davet eden Bir Yaz Gecesi Festivali, 16 Temmuz’da başlıyor. Bu yıl beşincisi düzenlenecek ve Eylül sonuna dek sürecek festivalin Temmuz ayı gösterim programında beş film açık havada seyirciyle buluşacak.

Sarah Gavron’ın tarihin ilk kadın hareketlerinden birini ateşlemiş kadınların hikâyesini Carey Mulligan, Helena Bonham Carter, Meryl Streep’in ışıldayan oyunculukları eşliğinde anlattığı draması “Suffragette / Diren!” (2015), Callisto Mcnulty’nin seyirciyi 1970’lerin feminizminin kalbine ışınlayacak hınzır ve sürükleyici komedisi “Delphine et Carole Insoumuses / Delphine ve Carole”, Elizabeth Sankey’nin romantik komedi filmlerinin ilişkilere ve aşk anlayışımıza etkisini kurcalayan eğlenceli belgeseli “Romantic Comedy / Romantik Komedi”, George Cukor’ın Judy Garland’a Altın Küre kazandırmış 1954 tarihli müzikal klasiği “A Star Is Born / Bir Yıldız Doğuyor” ve Rupert Goold’un yönettiği, Renée Zellweger’in Judy Garland performansıyla Altın Küre ve Oscar ödüllerine uzandığı “Judy”, Temmuz ayı programının filmleri olacak.

Beykoz Kundura’nın Kültür ve Sanat Direktörü S. Buse Yıldırım’ın küratörlüğünde hazırlanan film programında, klasiklerden belgesellere, ödüllü yapımlardan canlı müzik eşliğinde sessiz film gösterimlerine uzanan zengin bir seçki yaz boyunca seyirciyle buluşacak.

Bir Yaz Gecesi Festivali’nin biletleri 25 Haziran’dan itibaren beykozkundura.com​ adresinden satışa sunulacak.

Okumaya Devam Et

Festivaller

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Sona Erdi

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde neler oldu?

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali

Türkiye’deki ilk kadın filmleri festivali olarak her yıl dünya çapında yönetmenleri ve oyuncuları ağırlayan, sinema alanında emek veren kadınlar arasında bir iletişim ağı kuran ve filmlerinin görünürlüğünü sağlayan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, geride bıraktığımız zor yıla inat umutla ve yeniliklerle izleyicilerinin karşısına 24. kez çıktı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla Uçan Süpürge Vakfı tarafından Azize Tan direktörlüğünde düzenlenen 24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 27 Mayıs-3 Haziran tarihleri arasında Festivalscope üzerinden çevrimiçi olarak, 4-12 Haziran tarihleri arasında ise Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi ve CerModern’in salonlarında izleyicilerle buluştu. Festival kapsamında 33 ülkeden 64 film gösterildi, yerli ve yabancı 50’ye yakın konuk ağırlandı. Araftan Çıkmak temasıyla düzenlenen festivalde, direnen, ilham veren, dayanışan kadınların hikâyelerini anlatan yapımlar izleyiciyle buluştu.

27 Mayıs’ta Gençlik Parkı Kent Konseyi Etkinlik Alanı’nda yapılan basın toplantısının ardından maratonuna başlayan festivalde, çevrimiçi olarak 16 film gösterildi, 10 filmin yönetmeni ile festivalin Youtube kanalında yayınlanan çevrimiçi söyleşiler gerçekleştirildi.

Festivalin salonlarda yapılan gösterimleri 4 Haziran akşamı CerModern’de açık havada yapılan açılış ve ödül töreniyle başladı. Şenay Gürler ve Yetkin Dikinciler’in sunuculuğunu üstlendiği gecede festivale destek olan kurumlara plaketleri takdim edildi. Aynı gece, Nur Sürer’e Onur Ödülü, Ayta SözeriEkin Fil ve Gülin Üstün’e Bilge Olgaç Başarı Ödülü, Ahsen Eroğlu’ya Genç Cadı Ödülü verildi. Onur Ödülü alan Zuhal Olcay ve Bilge Olgaç Başarı Ödülü’ne layık görülen Demet Evgar törene video mesajları ile katıldılar. Arjantin’den Ni Una Menos (Bir Kadın Daha Eksilmeyeceğiz), Polonya’dan Strajk Kobiet (Kadın Grevi) ve Türkiye’den EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu Tema Ödülü’ne layık görüldü. Aynı zamanda geçen yıl pandemi nedeniyle Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nü alamayan Işıl Özgentürk’e de bir yıl gecikmeli de olsa ödülü takdim edildi. Ödül töreni Ayta Sözeri’nin mini konseriyle sona erdi.

Festivalde Filmde Yönetmen Müzik İlişkisi başlıklı panelde yönetmen Ceylan Özgün Özçelik ve müzisyen Ekin FilKadınların Hafızası adlı panelde Çiğdem Öztürk’ün moderatörlüğünde yönetmen Ayça Damgacı ve yönetmen Chloé MazloAraftan Çıkmak – “Bugün ve Yarın İçin Kadın Hareketleri ve Dayanışma Yollarını Beraber Düşünmek” başlıklı panelde ise Reyhan Atasü Topçuoğlu moderatörlüğünde Deniz KandiyotiAlev Özkazanç ve Umut Beşpınar konuşmacı olarak izleyicilerle buluştu. Festivaldeki panel ve söyleşileri festivalin Youtube kanalından izleyebilirsiniz. 

FIPRESCI (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu) jürisinin ödül verdiği tek kadın filmleri festivali olan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde bu yıl jüri Boyd Van HoeijRüdiger Suchsland ve Esin Küçüktepepınar’dan oluşuyordu. Rüdiger Suchsland festivalin konukları arasındaydı. FIPRESCI jürisi ödüle, farklı sinema tekniklerini bir araya getirerek, Mısır’daki Arap Baharı kadınlarının ve bu kadınların süren eşitlik ve insan hakları mücadelesinin portresini çizmek için kameranın imkânlarını araştırma yolundaki özgün yaklaşımından ötürü Samaher Alqadi’nin yönettiği 2021 yılı yapımı Benim Bedenim/As I Want filmini layık gördü.

24. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali çeyrek asrını kutlayacağı önümüzdeki yıl kadın dayanışmasını yaşatmaya, ilham vermeye ve sinemaseverlerle buluşmaya devam edecek.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler