Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Gezici Festival Başlıyor

Yayınlandı

tarihinde

19. Gezici Festival

Gezici Festival 19. yolculuğuna Edremit’te başlıyor.

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek Gezici Festival, 19. yolculuğuna 27 Kasım’da gerçekleşecek sürpriz bir açılışla Edremit’te başlıyor. Gezici Festival, 29 Kasım-5 Aralık Ankara  gösterimlerinin ardından, 6-9 Aralık tarihleri arasında son iki yıl festivale ev sahipliği yapan Sinop Valiliği, Sinop Belediyesi ve Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla Sinop’a konuk olacak.

Gezici Festival’e Edremit ve Ankara’da iki açılış

Festival’i yolculuğu sırasında hiç yalnız bırakmayan Tuncel Kurtiz’in anısına Edremit Belediyesi ve Güre Belediyesi’nin katkılarıyla Edremit’te gerçekleşecek bir günlük buluşmada gün boyu film gösterimleri olacak. Açılışta Gezici Festival arşivinden seçilen görüntülerden oluşan Gezici Festival’in Yol Arkadaşı: Tuncel Kurtiz adlı belgesel; Tuncel Kurtiz, Sema Moritz ve Reyend Bölükbaşı’nın 2004 yılında Macaristan’da gerçekleştirdikleri Şeyh Bedrettin Destanı gösterisinin kaydı ve Kurtiz’in 1979 yılında İsveç’te yönettiği ve başrolünü üstlendiği sıra dışı gurbetçi filmi Gül Hasan gösterilecek. Ankaralı izleyiciler ayrıca, Kurtiz’e 1986 yılında Berlin’de En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazandıran İsrail yapımı, Shimon Dotan’ın yönettiği Kuzunun Gülümseyişi (The Smile of the Lamb) filmini izleme fırsatı bulacaklar.

Gezici Festival’in Ankara’daki açılışı 28 Kasım akşamı, İngiliz Film Enstitüsü’nün (BFI) geçtiğimiz senelerde, Hitchcock9 projesi kapsamında uzun ve titiz bir yenilemeyle eski haline getirdiği Alfred Hitchcock’un 1925 ve 1929 yılları arasında çekilmiş, az bilinen dokuz sessiz filminden biri olan Şantaj’ın (Blackmail) gösterimiyle gerçekleşecek. British Council işbirliği ile Ankara’da ilk kez izleyiciyle buluşacak filmin gösterimine Hakan A. Toker piyanosuyla eşlik edecek.

Dünya sinemasından son dönem ödüllü örnekler

Berlin, Cannes ve Sundance gibi önemli festivallerden ödüllerle dönen son dönem örnekler Dünya Sineması bölümünde bir kez daha Gezici Festival izleyicisiyle buluşacak. Muhteşem Güzellik (The Great Beauty), Genç Kız ve Boksör (Cutie and the Boxer), İşçiler (Workers), Karşınızda Martin Bonner (This is Martin Bonner) ve Kimsenin Kızı (Nobody’s Daughter Haewon), Türkiye gösterimlerini ilk kez Gezici Festival’de gerçekleştirirken; Ölümsüz Aşk (Ain’t Them Bodies Saints), Geçmiş (The Past), Gloria ve Dünya Bizim Değil (A World Not Ours) ilk kez Ankaralı izleyiciyle buluşacak.

Berlin Film Festivali’nden ödüllerle dönen, Sebastián Lelio’nun yönettiği Gloria, 58 yaşında bir kadının yaşlılık ve yalnızlıkla savaşmasını; Cannes’da Altın Palmiye için yarışan, Paolo Sorrentino imzalı Muhteşem Güzellik ise, yaşlılığıyla yüzleşen bir yazarın yaşam enerjisini yeniden keşfetme serüvenini anlatıyor. Cannes’da yönetmen Asghar Farhadi ve başrol oyuncusu Bérénice Bejo’ya ödül kazandıran Geçmiş, bir evliliğin çöküşüne ve ailenin karmaşık dinamiklerine bakıyor.

Kore sinemasından Hong Sang-soo’nun yönettiği, Berlin’de Altın Ayı’ya aday olan Kimsenin Kızı’nda genç bir kadının birkaç güne yayılan sancılı öyküsünü izleyeceksiniz. José Luis Valle’nin yazıp yönettiği İşçiler, işçi sınıfının gelecek kaygısına minimalist bir anlatımla bakıyor. Berlin’den ödülle dönen, Madhi Fleifel’in yönettiği belgesel Dünya Bizim Değil ise, güney Lübnan’daki bir mülteci kampında yaşayan üç neslin hikâyesini anlatıyor.

Dünya Sineması bölümünde Sundance Film Festivali’nde ödül kazanan üç film izleyiciyle buluşacak. Chad Hartigan’ın yönettiği Karşınızda Martin Bonner’da yeni bir hayata adım atan 50’lerinde bir adamın öyküsünü; David Lowery’nin yönettiği Ölümsüz Aşk’ta hapishaneden kaçarak karısına ve hiç görmediği kızına ulaşmaya çalışan bir adamın hikâyesini; Zachary Heinzerling’in yönettiği belgesel Genç Kız ve Boksör’de ise, New York’ta yaşayan ressam Ushio Shinohara ve karısı Noriko’nun 40 yıllık, inişli çıkışlı evliliğini izleyeceksiniz.

Bir Ülke: Şili

Gezici Festival izleyicisinin daha önceki yıllardan yakından tanıdığı, Şili sinemasından yönetmenlerin filmleri Bir Ülke: Şili bölümünde gösterilecek. Yönetmen Sebastián Silva ve başrol oyuncusu Catalina Saavedra’ya 20’den fazla ödül kazandıran 2010 yapımı Hizmetçi (La Nana), mesleğine ölümüne sahip çıkan bir kadının trajikomik hikayesini anlatıyor. Alejandro Fernández Almendras’ın yönettiği Ateş Başında (By the Fire), işçi bir çiftin şehir dışına yerleşme hayallerinin zorluklarını muhteşem görüntülerle perdeye taşıyor.

Pablo Larraín’in yönettiği Tony Manero, Şili’nin yakın tarihine sinema tarihinin unutulmaz bir karakteri üzerinden bakıyor. Yönetmen Alicia Scherson; Karlovy, Montréal ve Tribeca’dan ödüllerle dönen ilk uzun metraj filmi Oyun’da (Play) fakir kız-zengin oğlan hikayesine yeni bir soluk getiriyor. Sebastián Lelio’nun yönettiği Kutsal Aile’de (La Sagrada Familia) Şilili zengin bir ailenin çöküşünü izleyeceksiniz. Bu bölümde uzun metraj filmlerle beraber Şili sinemasından kısa filmler de izleyiciyle buluşacak.

Türkiye Sineması 2013

Ülkemizde bu yıl çekilen uzun metraj filmlerden derlenen Türkiye Sineması 2013 bölümünde yer alan filmlerin yönetmen ve oyuncuları her zaman olduğu gibi galalarda izleyicilerle bir araya gelecek. Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Film dahil toplam beş ödülle dönen Mahmut Fazıl Coşkun’un yönettiği Yozgat Blues, bir yaş dönümü ve aşk hikâyesini müzik ve müziğin bağlayıcı gücü üzerinden anlatıyor. İstanbul Film Festivali’nde En İyi İlk Film ve Altın Koza’da dört ödül kazanan, Deniz Akçay Katıksız’ın yönettiği Köksüz’de, babanın kaybının ardından hayata devam etmeye çalışan bir anne ve üç çocuğun hikâyesini izleyeceksiniz.

Altın Koza’da dört ödül kazanan, En İyi Film ve Senaryo ödüllerini Yozgat Blues ile paylaşan, Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu‘nun yönettikleri Gözümün Nûru, bir sinema tutkununun gözleri bandajlı geçirdiği süre içerisinde korkularıyla yüzleşmesini anlatıyor. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film dahil dört ödül kazanan, Onur Ünlü’nün yönettiği Sen Aydınlatırsın Geceyi’de olağanüstü özellikleri olan bir kasabada yaşayan insanların olağan endişelerini izleyeceksiniz. Ramin Matin’in yönettiği Kusursuzlar’da ise, iki kız kardeş küçükken yazları geçirdikleri Ege kasabasına yıllar sonra yeniden giderek, birbirleriyle ve geçmişle yüzleşiyorlar.

Türkiye sinemasından bu yıl Berlin Film Festivali’nde gösterilen iki film de Gezici Festival izleyicisiyle buluşacak. Reha Erdem’in yazıp yönettiği Jîn, 17 yaşındaki genç bir kızın hayata katılmak için kendi kaçış hikâyesini yaratmasını anlatıyor. Uğur Yücel’in yazıp, yönettiği Soğuk, çekimlerinin yapıldığı Kars’ın karlı dağlarını ve dondurucu hava koşullarını başrole taşıyor.

Ne Yapmalı?

Gezici Festival, Ne Yapmalı? bölümünde izleyiciyi özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yöntemlerini düşünmeye davet ediyor. Lenin’in 1902 yılında, Nikolay Çernişevski’nin Ne Yapmalı? romanından esinlenerek hazırladığı broşürün başlığındaki soruyla aynı adı taşıyan bu bölümde yer alan filmler, kolektif mücadelelerden bireysel kahramanlara “Ne Yapmalı?” sorusuna yanıt getiren örnekler üzerinde duruyor.

Ödüllü yönetmen Yoav Shamir, %10 Kahraman Kimdir? (10% – What Makes A Hero?) filminde kahramanlık kavramını insan doğası üzerinden, çok boyutlu bir şekilde sorguluyor. Patricio Guzmán’ın yönettiği belgesel Işığa Özlem (Nostalgia for the Light), Pinochet rejiminin kayıplarının anneleri ve astronomlar arasında etkileyici paralellikler kuruyor. Jean-Luc Godard’ın 1967 yapımı filmi Ona Dair Bildiğim İki Üç Şey (Two or Three Things I Know About Her), yönetmenin dönemi üzerine düşüncelerini alışılmadık ve heyecan verici bir anlatımla paylaşıyor. John Akomfrah’nın yönettiği belgesel Stuart Hall Projesi (The Stuart Hall Project) ise, 1960’larda Kültürel Çalışmalar alanını akademiye kazandıran Hall’un çok yönlü bir portresini çiziyor.

Barış Bıçakçı: İki Film Arasındaki En Kısa Mesafe

Şiir, roman ve öyküleriyle farklı nesillerden okuyucu kitlesi olan Barış Bıçakçı’nın Gezici Festival izleyicisi için seçtiği iki film Barış Bıçakçı: İki Film Arasındaki En Kısa Mesafe bölümünde gösterilecek. Barış Bıçakçı, seçtiği iki filmle, insanlık hallerine, ergenlikten yetişkinliğe geçişe, kaybettiklerimize, taşra yalnızlığına yeni bir gözle bakmaya çağırıyor. İki filmin arasındaki en kısa mesafeyi sorgulatıyor.

Bu seçkide Amerikan sinemasından iki modern klasik izleyiciyle buluşacak. Alan Parker’ın 1984 yapımı filmi Birdy’de birlikte okula ve sonrasında savaşa giden iki arkadaşın hayatı yeniden yakalamaya çalışmalarını izleyeceksiniz. Lasse Hallström’un yönettiği, 1993 yapımı Gilbert’in Hayalleri (What’s Eating Gilbert Grape) ise bir ailenin hayatta kalma savaşına zihinsel engelli bir çocuğun ve abisinin ilişkileri üzerinden bakıyor.

Köken Ergun’un Video İşleri

Kısa belgeseli Aşura (Ashura) ile Berlin Film Festivali’nde geçen yıl ödül kazanan, dünyada video ve performans alanlarındaki eserleriyle tanınan Köken Ergun’un, daha önce Oberhausen, Rotterdam, Sydney ve Zagreb Film Festivallerinde gösterilen video işleri Türkiye’de ilk kez toplu olarak izleyiciyle buluşacak.

Bu bölümde gösterilecek video işleri arasında Binibining Vaadedilmiş Topraklar (Binibining Promised Land), TANKLOVE, Ben Askerim (I, Soldier), İsimsiz (Untitled), WEDDING ve 2007 yılında Rotterdam Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülünü kazanan Bayrak (Flag) ile merakla beklenen Aşura bulunuyor. Ankaralılar Ergun’un çalışmalarını, 5 Aralık’ta SALT Ulus’ta açılacak, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Kitle ve İktidar ile daha yakından tanıma fırsatı bulacaklar.

Deneysel Sinema: Avusturya-Türkiye

Türkiye’de deneysel sinemanın ilk örneklerinin ortaya çıkmasının 50. yılında, Türkiye’den ve deneysel sinema denilince ilk akla gelen ülke olan Avusturya’dan kısa filmler, bu bölümde izleyiciyle buluşacak.

Ozan Adam, Oğuzhan Akalın, Dilek Aydın, Ege Berensel, Gürcan Keltek, Nurşen Bakır ve Zeyno Pekünlü’nün filmlerinin gösterileceği bu bölümde sinemaseverleri Türkiye deneysel sineması için milat kabul edilebilecek bir film bekliyor: Filmleri gün yüzüne çıkmayan yönetmen Alp Zeki Heper’in 1963’te Fransa’da çektiği kısa filmi Şafak. Avusturya deneysellerinde ise Gustav Deutsch, Lisl Ponger, Peter Tscherkassky, Siegfried A. Fruhauf ve Virgil Widrich’in filmleri yer alacak.

Kısa İyidir ve küçük izleyicilerimize

Kısa İyidir ve Çocuk Filmleri bölümleri, her sene olduğu gibi bu seneki festivalde de yerini alacak. Dünyanın çeşitli ülkelerinden festivale başvuran 1000’e yakın film arasından seçilen kısa filmler, izleyicileri farklı ülkelerin yenilikçi sinemasıyla tanıştıracak. Bu bölümde ABD, Almanya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsveç, İsviçre, Portekiz, Romanya, Sırbistan ve Ürdün’den kısa filmler izleyicilerle buluşacak.

Küçük izleyicileri, aralarında Estonya, İspanya, Letonya ve Norveç’in de bulunduğu farklı ülkelerden diyalogsuz, kısa canlandırmaların gösterileceği Çocuk Filmleri bölümüyle beraber, bir de Canlandırma Atölyesi bekliyor. Ankara’da gerçekleştirilecek olan ve çocukların ilk filmlerini üretecekleri bu atölye, çocuklarla çalışma konusunda uzmanlaşmış Hollandalı Jenny Van den Broeke tarafından yürütülecek.

Festival söyleşileri ve gösterim mekânları

Ankara’da gerçekleşecek iki söyleşide, tanınmış sinemacılar Gezici Festival izleyicisiyle bir araya gelerek deneyimlerini paylaşacaklar. Ödüllü oyuncu Taner Birsel, 30 Kasım Cumartesi günü Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Oyunculuk üzerine gerçekleşecek söyleşide farklı oyunculuk performanslarını değerlendirecek. Yönetmen Zeki Demirkubuz ve Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu ise, 4 Aralık’ta Alman Kültür Merkezi’nde sinemaseverlerle bir araya gelecek.

Ankara’daki gösterimler Kızılay Büyülü Fener Sineması, Alman Kültür Merkezi ve Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, Sinop’ta Sinop Halk Eğitim Merkezi ve Edremit’te Olivecity AVM Akçay Atlas Sineması’nda gerçekleşecek.

19. Gezici Festival

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’ne Sayılı Günler Kaldı

Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali, 2-5 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali, sinemaseverleri 2-5 Aralık tarihleri arasında sinema salonlarında ağırlamaya hazırlanıyor.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Sinema Genel Müdürlüğü destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenleniyor.

Ulusal ve uluslararası platformlarda büyük ilgi gören festivale dünyanın dört bir yanından başvurular geldi.50 ülkeden 448 film 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’ne başvurdu.

En İyi Film Ödülü için 19 Aday Yarışacak!

Bu yıl Mommo: Kız Kardeşim, Meryem, Arama Moturu, Kar Kırmızı, Ah Yalan Dünyada Neşet Ertaş Belgeseli gibi filmleri ile ulusal ve uluslararası festivallerden ödüller almış yönetmen Atalay Taşdiken’in başkanlığını üstlendiği jüride; başarılı iki kısa filminin ardından 2009 yılında prömiyerini Berlin Film Festivali, Generation bölümünde yaptığı ilk uzun metrajı “The Other Bank” ile  50’den fazla uluslararası festivalden ödül alan ve ikinci uzun metraj filmi “Corn Island” ile 2014 yılında Karlovy Vary Uluslararası Film Festivalinde Kristal Küre ödülünü kazanmış, 2015 yılında ise  Akademi’de en iyi yabancı film listesinde finale kalan Gürcü yönetmen Giorge Ovashvili, 2014 yılında En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü için başvuran ilk Kosova filmi “Three Windows and a Hanging” ile adından söz ettiren başarılı Kosovalı yönetmen Isa Qosja, 2000 yılından bu yana yeni dönem Türk sinemasında birçok sinema filminde oynamış, ulusal festivallerin yanı sıra Cannes, Montreal, BFI London gibi uluslararası festivallerde başarı kazanmış filmlerde rol almış, en son Ceviz Ağacı filmindeki başarılı oyunculuğu ile 27. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü” kazanan oyuncu Serdar Orçin ile  akademik alandaki başarılarının yanı sıra çizgi film ve animasyon alanında sinema sektörüne büyük katkılar sağlayan Bahçeşehir Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Eda Nazlı Noyan yer alıyor.

Yarışma Kategorisi’nde jüri karşısına çıkacak filmler arasında ise Nihat Seven’in “Beyaz”, Olga Torrico’nun “Gas Station”, Lucie Pagès’in “Firefly”, Fateme Mohammadi’nin “Burned”, Vahid Hassanzadeh’in “Bridge”, Amir Karami’nin “Death Locked Out”, Maryam Esmikhani’nin “Emergency”, Doug Roland’ın “Feeling Through”, Sergi Marti Maltas’ın “The Bathtub”, Hristo Simeonov’un “Nina”, Janek Tarkowski’nin “Help3”, Antonio Genovese’nin “Between Fear and Love”, Semiha Yıldız’ın “Dileklerin Cudisi”, Ömer Dişbudak’ın “Burhan”, Ömer Faruk Yardımcı’nın “Hasat”, Gökalp Gönen’in “Lal”,  Gon Caride’nın “Two Options”, Reza Fahimi’nin “White Clad” ile Ngwatilo Mawiyoo’nun  “Joy’s Garden” filmleri yer alıyor.

Bu kategoride En İyi Film Ödülü’nü kazanan film 30.000 TL, Jüri Özel Ödülü’nü kazanan film 20.000TL, Mansiyon Ödülü’nü kazanan film 10.000 TL Fono Film Post Prodüksiyon Teknik Destek Ödülü kazanan film 20.000 TL para ödülünün sahibi olacak. 

İnsani Bakış Seçkisinde 11 Aday Yer Alıyor!

Yeryüzünde savaş, doğal afet ve salgın gibi tehlikelerin insanoğluna verdiği zararları ve bununla mücadele eden insan vicdanını konu edinen filmleri kabul edilen “İnsani Bakış Seçkisi”nde Daniel Ortiz Entrambasaguas’ın “Breath”, Nicola Piovesan’ın “Closed to the Light”, Aman Azhymat’ın “Ukoy”, Lolita Naranovich’in “Poor People”, Luca Esposito’nun “Paper Boat” , Arturo Dueñas’ın “Dajla: Cinema and Oblivion” David Del Águila’nın “Martians”, Malaz Usta’nın “Sürgünde Bir Yıl”, Sabah Mohammadi’nin “Long Sunset”, Bahare Nikjoo’nun “Incurable”, Murat Kılıç’ın “Koçber” filmleri yer alıyor.

Kızılay, bu bölümdeki bir filme Kızılhaç Teşkilatı kurucularından İsviçreli Henry Dunant adına 20.000 TL değerinde ‘Kızılay İnsani Bakış Ödülü’ verecek.

Dostluğa Davet Eden “Kırk Yıllık Hatır Seçkisi”

Festivalin adı ve teması olan ‘Dostluk’ kavramından yola çıkılan ve yerelden hareket ederek evrensel bir tema olan ‘Dostluk’a davet edilen bu bölümde; Son kısa filmi Uçurtmalar ile Berlinale 2020 Generation K Plus bölümünde Jüri Mansiyon Ödülü kazanan Seyed Payam Hosseini’nin “The Kites”, Fariba Ghasemzadeh Behnami ile Mehdi Azari’nin “A Silence’s Performance”, Hassan Dehghandoost’un “All walls are low”, Hasan Ali Soydam ‘ın “Peri” Mehmet Köprü’nün “Goca Yörüğün Tohumları”, Merve Özen’in “Kuş Bakışı” Altın Yaprak Uluslararası Film Festivali’nde En İyi İlk Kısa Film ödülünü ve Uluslararası Smyrna Film Festivali’nde En İyi Öğrenci Kısa Filmi, En İyi İlk Yönetmen ödüllerini kazanan Sukyun Jeong’un “Ae Ryeon Hee” Pıerre-Loup Docteur’un “Go! Captain” Albena Puneva’nın “Snails” Vanya Boycheva’nın “Natasha’s Dream” Juan Albarracín’in “Southbound” Leart Rama’nın “The Station” ile Samgar Rakim’in “Street Poet” filmleri yer alıyor.

Uluslararası Ödüllü Yönetmenler Panorama Seçkisi’nde

Dünyada önemli festivallerde gösterilip, çok sayıda ödüle layık görülen kısa filmlerin Türk izleyicisi ile buluşacağı özel bir bölüm olan “Panorama Seçkisi”nde; Azam Moradi’nin “Duel”, Hélène Rosselet-Ruiz ile Marie Rosselet-Ruiz’in “Ibiza”, 200’den fazla film festivalinden 30’dan fazla ödül kazanan Lolita Naranovich’in “Power of Childhood” Mitra Raeesmohammadi’nin “Sweet Taste of Darkness”, Ozan Sertdemir’in “Teşekkürler Süperman” Davoud Rangkhaneh’in “Nightclub”, ilk kısa filmi ile20. Altın Koza Film Festivalinde jüri özel ödülü kazanan Onur Güler’in “Yara”, Aliaksei Paluyan’ın “Lake of Happiness”, Ethosheia Hylton’ın “Dọlápọ̀ Is Fine”, Clermont-Ferrand Film Festivalinde Canal+ Ödülünü ve Los Angeles Best of Fest Shorts, Tampere Film Festivali’nden Grand Prix, ve BronzeLens’te En İyi Kısa Film ödülleri alan Suzannah Mirghani’nin “Al-Sit”, Said Hamich Benlarbi’nin “Departure” Hana Bucalija’nın “Vera” filmleri yer alıyor.

Dünya ve Türkiye sinemasının Seçkin Filmleri “Özel Gösterim Seçkisi”nde

Dünya ve Türkiye sinemasının farklı türlerinden örnekleri buluşturacak olan “Özel Gösterim Seçkisi”nde Children of Heaven ile Oscar adayı ilk İranlı yönetmen olan ve dünya prömiyerini 77. Venedik Film Festivali Ana Yarışma bölümünde gerçekleştiren Majid Majidi’nin “Sun Childiren / Güneşin Çocukları” 2014 yılında En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü için başvuran ilk Kosova filmi “Three Windows and a Hanging” ile adından söz ettiren başarılı Kosovalı yönetmen Isa Qosja’nın “Three Windows ana A Hanging / Üç Pencere Bir Ölüm”,  Mommo: Kız Kardeşim, Meryem, Arama Moturu, Kar Kırmızı, Ah Yalan Dünyada Neşet Ertaş Belgeseli gibi filmleri ile ulusal ve uluslararası festivallerden ödüller almış Atalay Taşdiken’in “Meryem”, Can Bildik’in başta Avrupa Birliği (AB) finansman aracı olan MADAD fonu olmak üzere, birçok uluslararası yardım fonu tarafından desteklenen, IFRC iş birliği ile yürütülen ve Türk Kızılay tarafından uygulanan, kamp dışı göçmen topluluğun ve ev sahibi toplumun sürdürülebilir gelişimini hedefleyen Türk Kızılay Toplum Merkezlerinin anlatıldığı uzun metraj belgesel projesi “Bir Dokunuş Bin Hayat” ve Ekrem Aydın’ın koronavirüs salgını ile mücadele  kapsamında birbirinden uzak ve farklı hikayelere sahip olan 6 Kızılay gönüllüsünün hikayesini konu edinen belgeseli “Karantina Penceresi” yer alıyor

Majid Majidi İstanbul’a Geliyor

2 Aralık’ta başlayacak ve 5 Aralık’a kadar devam edecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali, İranlı yönetmen Majid Majidi’yi 4 Aralık günü sinemaseverlerle bir araya getiriyor.

Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali bu yıl bir ilke imza atarak yenilenen tarihi Atlas 1948 Sineması’nda Majid Majidi’yi, sinema tecrübesini konuşmak için ilk defa Türkiye’de Ustalık Sınıfı’na konuk ediyor. Sinema hayatına Makhmelbaf’ın ‘Boykot’ filmindeki oyunculuğuyla adım atan Majidi, 1992’de yönetmenliğini yaptığı ‘Baduk’ filmiyle ile Cannes Film Festivalinde ‘Yönetmenlerin 40 Günü’ programına seçildi. İtalyan neoralist sinemasının etkisin- deki minimalist İran sinemasını dramatik açıdan klasik anlatımlı Amerikan sineması seviyesine çıkaran Majidi’nin 1998’de çektiği ‘Cennetin Çocukları’ filmi Oscar’a aday gösterilen ilk İran film oldu. ‘Cennetin Rengi’, ‘Baran’ filmleriyle de kısa sürede ünü tüm dünyaya yayılan Majidi geçtiğimiz yıllarda Hindistan, şimdi de Çin’de film yapıyor. İran’da başlayıp başta Avrupa’ya sonra da tüm dünyaya ulaşan filmlerin yapım, festival ve dağıtım süreçlerinin konuşulacağı Ustalık Sınıfı’nda İran Sinemasının gelişimini özelde ise Majidi’nin sineması her boyutuyla masaya yatırılacak.

Festival Etkinlikleriyle de Heyecan Uyandırıyor

Festival, etkinlikleriyle endüstrinin güncel ve dikkate değer konularını profesyoneller eşliğinde katılımcılarıyla buluşturmaya hazırlanıyor. Festival kapsamında 2 Aralık Perşembe saat 17:00’de gerçekleşecek Dijital Dünyada Film Yolculuğu paneline Bir Film’denKemal Ural ve Kısa Film Yönetmeni ve Dağıtımcısı Ramazan Kılıç katılacak. ModeratörlüğünüEzgi Büşra Çınar’ın yapacağı panel, Beyoğlu Akademi’de gerçekleşecek.

Festival bünyesinde gerçekleştirilecek bir diğer etkinlik ise Matbûdan Dijitale Türkiye’de Sinema Yazarlığı ve Yayıncılığı paneli. 3 Aralık Cuma saat 17:00’de Beyoğlu Akademi’de sinema yazarı Tuba Özden Deniz moderatörlüğünde gerçekleşecek panele Burçak Evren; “Tarihsel Süreç İçerisinde Türkiye’de Sinema Yazarlığı”, Suat Köçer; “Dijital Mecralar ve Matbû Yayıncılıkta Sinema Yazarlığı” ve Niyazi Koçak; “Türkiye’de Sinema Kitapları Yayıncılığı” konularıyla katılacak.

Festival de 5 Aralık Pazar günü saat 11:00’de Festival Direktörü Faysal Soysal moderatörlüğünde Author Sinema Yönetmenliğinden Dijital Platform Yönetmenliğine paneli gerçekleştirilecek. Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleşecek panele yönetmenler Atalay Taşdiken, Isa Qosja, George Ovashvilli katılacak.

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya “Dostluk Onur Ödülü”

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, halen oyunculuğu ile üretmeye ve sinemaya emek vermeye devam ediyor.

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer isim ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel MüdürlüğüBeyoğlu BelediyesiZeytinburnu BelediyesiORZAX gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nin ana sponsorluğunu ise Halkbank üstleniyor.

Okumaya Devam Et

Festivaller

7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nde Kazananlar Belli Oldu

Festival, Haliç Kongre Merkezi’ndeki kapanış ve ödül töreniniyle sona erdi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali

Festivalin ödül töreninde En İyi Ulusal Kurmaca Ödülünü “Bir Nehir Kıyısında”, En İyi Ulusal Belgesel Ödülünü “Tülütabaklar Ölümsüz Kahramanlar”, Uluslararası En İyi Kurmaca Kısa Film Ödülünü “Flowers for You”, En İyi Kısa Belgesel Ödülünü “Meerman” ve Uluslararası En İyi Kısa Animasyon Ödülünü “Good Wolf” kazandı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği Siyer Vakfı ve Fidan Sanat Vakfı’nın ortak organizasyonu ile 22-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen 7. Alemlere Rahmet Kısa Film Festivali’nin dün akşam (27 Kasım) Haliç Kongre Merkezi’ndeki kapanış ve ödül töreninde kazanan isimler belli oldu.

Pandemi kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen festivalin ödül törenine T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah DemircanSiyer Vakfı Başkanı Muhammed Emir Yıldırım, sponsor kuruluşlar, film ekipleri, basın mensupları ve çok sayıda davetli katılım gösterdi.

Gecede törenin açılış konuşmasını Festival Direktörü Cemil Nazlı yaptı. Sanatla, sinemayla, birbirinden önemli mesajları içeren etkinliklerle, programlarla güzel süren bir etkinliği geride bırakmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade eden Nazlı, 65 farklı ülkeden 568 eserini inanarak gönderen tüm finalistlere teşekkür etti.

“Az konuşacağız, çok iş yapacağız.”

Açılış konuşmasının ardından sahneye gelen isim Siyer Vakfı Başkanı Muhammed Emin Yıldırım oldu. Yıldırım konuşmasında 7 aydır yoğun bir çalışma sürdürdüklerini dile getirerek; “İnşallah yeniden asli kodlarımıza gideceğiz, az konuşacağız, çok iş yapacağız. Çok güzel değerler ortaya koyacağız. Sırtımızı yasladığımız bu medeniyet ve bu medeniyetimizin muallimi olan, alemlere rahmet o kutlu Elçi’nin cihana bıraktığı mesajları, mahrum yüreklere duyurmak adına elimizden gelen gayreti ve çabayı ortaya koyacağız.” dedi.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hikayenizin içinde olduğumuzdan berhudarız.”

T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da konuşmasında sinemanın eğlence aracından öte bir öğrenme aracı olduğunun altını çizerek; “Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz 63 yıl dünyayı şereflendirmiştir. İnsanlıkla fiziken birlikteliği çok kısa sürmüş. Hayatı tarif ederken dün, bugün ve yarın, üç günle tarif ederiz. Bütün günlerimiz bu üç güne sığar. Efendimiz kısa dünya hayatında, sonu olmayan bir dünyanın temellerini atmış. Biz ümmetine kısacık üç günümüze alemleri sığdırabilmeyi öğretmiş. Bu dünyada şüphesiz her şey kısa. Hem Efendimizden ilham alan hem de saniyeye sonsuzluk sığdırma gayretinde olan bütün katılımcıları tebrik ediyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak sadece yanınızda değil, hikayenizin içinde olduğumuzdan berhudarız, siz de berhudar olun. Yarışmaya katılan her arkadaşımızı ve yarışmayı organize eden arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.”dedi.

Ayşe Şasa Adına Vefa Ödülü Verildi

Bu yıl festivalde “Vefa Ödülü”, senarist Ayşe Şasa adına Festival Danışma Kurulu Başkanı Atalay Taşdiken tarafından festivale aralıksız 7 yıldır filmleriyle katılan Bilal Çimrin’e takdim edildi.

“En İyi Ulusal Kurmaca Ödülü” Muhammed Furkan Daşbilek’in “Bir Nehir Kıyısında” filminin oldu.

Festivalin yedinci yılında 65 farklı ülkeden 568 eser yarışmaya başvuru yaptı. Yarışma kapsamında toplamda 300 bin lira ödül dağıtıldı.

Bu yıl başkanlığını yapımcı, yönetmen, senarist Murat Pay’ın üstlendiği yapımcı, yönetmen İsmail Fidan, kurgu yönetmeni Naim Kanat, oyuncu Fatma Büşra Ayaydın ve senarist Uğur Uzunok’tan oluşan jüri üyelerinin değerlendirdiği “Ulusal Kategori”de “En İyi Ulusal Belgesel” ödülünü “Tülütabaklar Ölümsüz Kahramanlar” adlı yapımıyla Yasin Öztürk, “En İyi Ulusal Kurmaca” ödülünü ise “Bir Nehir Kıyısında” filmiyle Muhammed Furkan Daşbilek aldı. Jüri Başkanı Murat Pay, “En İyi Ulusal Kurmaca” ödülünü “Bir Nehir Kıyısında”ya “Savaş gibi önemli bir temayı cesur ve başarılı görsel çözümlemeler ile anlatması, ayrıca güçlü film duygusu peşinde koşması” sebebiyle verdiklerini ifade etti.

“Uluslararası En İyi Kurmaca Kısa Film Ödülü” Rusya’dan “Flowers for You” adlı filmin oldu.

Başkanlığını İspanyol yönetmen Oliver Laxe’in üstlendiği ve yapımcı Aneta Matovska, Mustafa Bora Durmuşoğlu, yönetmen Kaz Rahman ile oyuncu, yönetmen Reshad Strik’ten oluşan jüri, “Uluslararası Kategori”de Natalia Darvina’ın “Good Wolf” filmini “Uluslararası En İyi Kısa Animasyon”, Aikol Nurlanbek Uulu’nun “Meerman” adlı filmini “En İyi Kısa Belgesel” ve Ignat Bagirov’un “Flowers for You” adlı filmi “Uluslararası En İyi Kurmaca Kısa Film Ödülü”ne layık gördü.

Rusya’dan yarışmaya katılan Ignat Bagirov’un “Flowers for You” adlı filmine “Uluslararası En İyi Kurmaca Kısa Film Ödülü”nü Uluslararası Jüri Başkanı Oliver Laxe takdim etti. Laxe ödülü, insanın iç sevgisi ve kendine olan saygısını anlatan çok güzel bir film olduğu” gerekçesiyle verdiklerini açıkladı.

Bu yıl “Jüri Özel Ödülü”nün sahibi ise festivale Mısır’dan katılanMohmed Fathi’in “Rayhan’ın Güvenli Cenneti” isimli film oldu. 

“Son Taslak” Endüstri Bölümü Ödülleri Sahiplerini Buldu

Festival kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen “Son Taslak” endüstri bölümünde “Proje Geliştirme Ödülleri”, “Karayazı” ile Ahmet Duvar’a, “The Work” projesi ile Davron Tadjiev’e ve “Bir Dolap Tozlu Uzay Elbisesi” ile Ahmet Furkan Arslan’a takdim edildi. “Kısa Film Yapım Destek Ödülleri” ise “Kara Tavuk” adlı projesiyle Zeynep İncetekin, “654 Gram” ile Ömer Dişbudak ve “Geyik” ile Mehmet Selim Gök’ün oldu.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Gezici Festival Sinemayla Dolu Hafta Sonunu Geride Bıraktı

Gezici Festival yola çıktı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Ankara Sinema Derneği tarafından düzenlenen 26. Gezici Festival, 26 Kasım’da Ankara’da başladı. Festival, Ankaralılara film gösterimleri ve söyleşilerle dolu bir hafta sonu yaşattı. Gezici Festival, 2 Aralık’ta sona erecek Ankara’daki gösterimlerin ardından 3-5 Aralık’ta Sinop’ta, 6-8 Aralık’ta Kastamonu’da sinemaseverlerle buluşmaya devam edecek.

Gezici Festival’in ilk gününde Emre Kayiş imzalı “Anadolu Leoparı”, Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları bölümünde yer alan, yıllar sonra Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşan “Saç” ve “Bebek”, Paz Fábrega yönetmenliğindeki Aurora” ile Selman Nacar’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “İki Şafak Arasında” izleyicilerle buluştu. “İki Şafak Arasında” filminin gösterimi sonrasında yönetmen Selman Nacar ve filmin oyuncularından Yıldırım Şimşek seyircilerin sorularını yanıtladı.

İki şafak arasında, yani 24 saat içerisinde yaşanan tüm olayların da acıların da öğütüldüğü bir hikâye anlatmak istediğini söyleyen Selman Nacar film için; “Ben hukuk fakültesinde okudum. Bu tarz meseleler çok eskiden beri düşündüğüm, yönetmen olarak sinematik açıdan nasıl anlatabilirim diye de çok düşündüğüm meseleler. Filmde sıkışan, sıkışmış bir işçi var ve sıkışan insanlar var. Şu anda hemen hemen hepimiz birçok mesele hakkında sıkışıyoruz gibi geliyor bana. Aslında ben ‘bu filmdeki meselelerin cevabını biliyorum, seyirciye anlatıyorum’ gibi bir yerden değil; benim böyle dertlerim var, sizinle de paylaşıyorum ve üzerine düşünmeye değer buluyorum gibi bir yerden konumlandırdım,” dedi.

Festivalin ikinci gününde ise Levan Koguashvili’nin filmi “4. Sokaktaki Pansiyon / Brighton 4th”, Philip Doherty’nin kara komedisi “Serserinin Kefareti / Redemption Of A Rogue”, Nazlı Elif Durlu imzalı “Zuhal” ve Ferit Karahan’ın yönettiği “Okul Tıraşı” seyirci karşısındaydı.

“Zuhal” filmi sonrasında yönetmen Nazlı Elif Durlu, oyuncular Serpil Gül ve Muttalip Müjdeci izleyicilerle buluştu. Nazlı Elif Durlu gerçek bir hikâyeden yola çıktığı film için; “Bir arkadaş ortamında tanıştığım bir kadın, kedi sesi duyduğunu ve kediyi bulamadığını, komşularının artık yavaş yavaş onun akıl sağlığından şüphe etmeye başladığını anlatmıştı. Onunla konuşurken kafamın bir tarafında kedi var mı yok mu, inanmalı mıyım sorusunu ben de sordum. Diğer yandan eğer ben onun yerinde olsaydım ne yapardım, aramaya devam eder miydim, yoksa deli damgası yemekten korktuğum için aramayı bırakır mıydım sorusu çok ilginç geldi ve o akşam aslında yazmaya başladım. Bir hafta sonra kedinin bulunduğunu duydum. Bu sadece bir çıkış noktası. Sonrasında bunu gerçekten bir hikâyeye dönüştürmek, filmin doğru tonunu ve gerçekten anlatmak istediğim şeyi bulmak daha fazla zaman aldı aslında,” dedi.

“Okul Tıraşı” filminin gösterimi sonrasında ise yönetmen Ferit Karahan sahnedeydi. 6 yıl filmdekine benzer bir yatılı okulda okuyan Ferit Karahan film için; “Asıl konsantre olduğum; bir olay karşısında gücü elinde olanın nasıl davrandığı ve günün sonunda sorumlu olsa da nasıl en zayıf halkaya faturanın kesildiğiydi. Aslında biraz da bunu anlatıyor film. Çünkü güç dengeleri yüzeyde bir film bu. Biz şunu biliyoruz ki; birini ya da bir sistemi tanımak için onun eline güç verilirse, o güçle nasıl bir hukuk kurduğuyla aslında o kişiyi tanıyabiliyoruz. Örneğin elinde güç olan bir adamın nasıl bir karaktere sahip olduğunu aşağı yukarı hepimiz bilebiliriz. Bunun üzerine bir film,” dedi.

Festivalde dün gösterimi yapılan filmler ise Yohan Manca’nın “Kardeşlerim ve Ben / La Traviata, My Brothers And I”; Alice Rohrwacher, Pietro Marcello, Francesco Munzi’nin “Gelecek / Futura”; Maria Steph imzalı “Bay Bachmann ve Öğrencileri / Mr Bachmann and His Class” ve Ahmet Necdet Çupur’un yönettiği “Yaramaz Çocuklar” oldu. Ahmet Necdet Çupur gösterim sonrası gerçekleşen söyleşide; “Ailemin yanına ilk gittiğimde belgesel yapma fikrim yoktu ama her şeyi çekmeye başlamıştım. Etraflarında hiç görmedikleri ve sahip olmadıkları şeyleri istemelerini ve bunlar için bir şey yapmalarını gördüm. Normalde sinemacı olarak böyle karakterler yaratmak peşinde koşuyoruz, ben bu karakterleri bu kadar gerçekçi görünce daha fazla zaman geçirmeye başladım. Hayatımızda kötü şeyler oluyorken, anne babamız bize destek vermiyorken, etrafımızda o kadar sorun varken yine de bir şeylere devam edebileceğimizi ve bir şekilde umutlu kalabileceğimizi anlatmak istedim. Bu sıkışmışlık içerisinde hâlâ çözüm yolları üretebileceğimize inanıyorum,” dedi.

Gezici Festival’in Ankara’daki Gösterimleri Devam Ediyor!

Gezici Festival’de gösterimler ve film ekipleriyle sohbetler tüm hızıyla devam ediyor. Festivalde bugün Kısa İyidir bölümünde yer alan filmlerin ilk seçkisi, Ferit Karahan imzalı “Okul Tıraşı”, Ainhoa Rodríguez imzalı “Işık Hüzmesi / Destello Bravío” ve Tayfun Pirselimoğlu yönetmenliğindeki “Kerr” sinemaseverlerle buluşacak. “Kerr” filminin gösterimi sonrasında filmin yönetmeni Tayfun Pirselimoğlu ve yapımcısı Vildan Erşen’in katılımıyla söyleşi gerçekleşecek.

Festivalin 30 Kasım programında ise Kısa İyidir bölümünde yer alan filmlerin ikinci seçkisinin yanı sıra Selman Nacar’ın “İki Şafak Arasında”, Clara Roquet’nin filmi Libertad” ve Necip Çağhan Özdemir’in “Bembeyaz” adlı filmleri gösterilecek. Mert Fırat, başrolünde yer aldığı “Bembeyaz” filminin gösterimi sonrasında izleyicilerle bir araya gelecek. 

1 Aralık’ta, ilk gösterimini kaçıranlar için “Bembeyaz”, “Libertad” ve Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları bölümü filmleri “Saç” ve “Bebek” bir kez daha beyazperdede olacak. Günün bir diğer filmi ise Alman yönetmen Dominik Graf’ın bu yıl Berlin Film Festivali’nde prömiyer yapan filmi “Fabian Veya Bok Yoluna Gitmek /Fabian- Going To The Dogs”.

Festivalin son gününde ise Tayfun Pirselimoğlu’nun yönettiği “Kerr”, Teodora Mihai’nin yönetmenliğindeki “Sivil Vatandaş / La Civil”, “Anadolu Leoparı” ve “Diyalog” filmleri beyazperdede olacak. “Anadolu Leoparı” filminin gösterimi yönetmen Emre Kayiş ile oyuncular İpek Türktan, Koray Ergün ve Muttalip Müjdeci’nin katılımıyla gerçekleşecek. “Diyalog”un gösterimi sonrasında ise filmin yönetmeni Ali Tansu Turhan, başrol oyuncuları Hare Sürel ile Ushan Çakır, filmin müziklerine imza atan Tuğçe Şenoğlu ve sanat yönetmeni Gizem Kâhya İyem salonda olacak.Festivalin Ankara’daki gösterimleri 2 Aralık’a kadar Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde devam edecek. Festivalin detaylı ve günlük programına buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler