Bizimle İletişime Geçin

Keşfet

Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buluyor

Yarışma, 8 Ekim Cuma günü saat 20.00’de düzenlenecek ödül töreni ile tamamlanacak.

Yayınlandı

tarihinde

TRT’nin bu yıl 7’ncisini düzenlediği Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda sona yaklaşılıyor. 4 Ekim Pazartesi günü başlayacak olan Geleceğin İletişimcileri Haftası 8 Ekim Cuma günü saat 20.00’de düzenlenecek ödül töreni ile tamamlanacak.

TRT, geleceğin iletişimcilerine desteklerini sürdürüyor. Türkiye’de yayıncılığın öncüsü TRT, sahip olduğu değerleri ve birikimi gençlerle paylaşıp, hayallerini gerçekleştirmelerine destek oluyor.

Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda ödüller sahiplerini buluyor. 4 Ekim Pazartesi günü başlayacak olan Geleceğin İletişimcileri Haftası etkinlikleri hafta boyu sürecek. 8 Ekim Cuma günü ise düzenlenecek ödül töreni ile kazanan isimler ödüllerine kavuşacak. Geleceğin İletişimcileri Haftası kapsamında, iletişim alanının duayen isimleri öğrencilerle bir araya gelecek. Hafta boyunca birbirinden tecrübeli isimler, gerçekleştirilen söyleşilerde geleceğin iletişimcilerini ve iletişimin geleceğini konuşacak. Söyleşiler TRT 2 ekranlarından yayınlanacak.

TRT 2 ekranlarında genç iletişimciler ile buluşacak yayınlar saat 17.30’da ekranlara gelecek. 4 Ekim Pazartesi günü Birol Güven Televizyon Yayıncılığı, 5 Ekim Salı günü Seda Öğretir ve Serdar Karagöz Haber Yayıncılığı, 6 Ekim Çarşamba günü Ahmet Akçakaya ve Ahmet Yeşiltepe Radyo Yayıncılığı, 7 Ekim Perşembe günü Murat Soner Dijital Yayıncılık, 8 Ekim Cuma günü ise Erdoğan Arıkan Güzel Türkçe konularında söyleşiler gerçekleştirecek.

Geleceğin İletişimcileri Jürisi Belli Oldu

Bu yıl Radyo Yayıncılığı, Televizyon Yayıncılığı, Haber Yayıncılığı, Dijital Yayıncılık ve Güzel Türkçe kategorilerinde verilecek ödüllerde jüri üyeleri ise; Pelin Çift, Çağlar Demirkapı, Cemil Yavuz, Özay Şendir, Ahmet Yeşiltepe, Füsun Alkan, Ahmet Akçakaya, Harun Yöndem, Seda Öğretir, Nazlı Çelik, Serdar Karagöz, Ersin Çelik, Erbatur Ergenekon, Hakan Söğüt, Mennan Şahin, İbrahim Altay, Murat Soner, Fırat Albayram, Levent Dönmez, Nilgün Balkaç, Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Erdoğan Arıkan’dan oluşuyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

3. FİYAB Sinema Sektör Günleri Ankara’da Tamamlandı

3. FİYAB Sinema Sektör Günleri Ankara programını gerçekleştirdi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu sene 3. kez düzenlenen T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Film Yapımcıları Meslek Birliği tarafından düzenlenen “3. FİYAB Sinema Sektör Günleri” tamamlandı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Film Yapımcıları Meslek Birliği tarafından düzenlenen “3. FİYAB Sinema Sektör Günleri” Ankara programını gerçekleştirdi. 30 Eylül’de İstanbul Sinema Müzesi Atlas Sineması’nda usta senarist, yönetmen ve yazar Safa Önal’ı ağırlayan 3. FİYAB Sinema Sektör Günleri, 16-17 Ekim tarihlerinde Ankara Gazi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde etkinliklerini düzenledi.

Ankaralı sinemaseverleri Gazi Üniversitesi Mimar Kemaleddin Konferans Salonu’nda ağırlayan “3. FİYAB Sinema Sektör Günleri” COVID-19 önlemleri alınarak yapıldı. Sektör profesyonellerinin telif haklarından, sinema destek fonlarına, müzik tasarımından oyunculuğa kadar birçok konuyu ele aldığı etkinlik, başarılı oyuncu Kemal Uçar’ın sunuculuğunda yapıldı. Her bir oturumu tek tek sunan Uçar, “3. FİYAB Sinema Sektör Günleri” ni sunmaktan ve etkinlikte yer almaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirtti. Ayrıca iki gün boyunca FİYAB Sinema Sektör Günleri’nde yer alan ve fotoğraf makinelerinin yanı sıra ışık malzemeleriyle yer alan Fujifilm standı, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

16 Ekim Cumartesi günü başlayan etkinlik açılışını, Avukat Aytül Özkan’ın sunuculuğunda ‘Telif Hakları ve Sinema’ adlı oturumla başlattı. Özkan, sinema sektöründe yaşanan telif hakları sorunları hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Film yapımı konusunda önemli bir fonlama kaynağı olan Eurimages’ın Türkiye Temsilcisi Ece Tarlan ‘Eurimages Destekleri” adlı sunumuyla, katılımcılarla bir sonraki etkinlikte bir araya geldi. Bir sonraki oturum ise, “Bıyık” adlı kısa filmiyle 2015 yılında Cannes Film Festivali’nde ülkemizi temsil eden yönetmen Umut Delimehmet ile gerçekleşti. FİYAB Üyesi yapımcı ve yönetmen Yiğit Nalçacı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, kısa filmde yönetmenlik konusu ele alındı. Bir diğer oturumda ise, gazeteci ve yazar Uğur Kavas konuk edildi. “Ankara’dan Sahneler” konulu oturumda Kavas, hikayesi Ankara’da geçen ve çekimleri Ankara’da yapılmış olan filmler üzerine yaptığı araştırmayı bu oturumda anlattı. “3. FİYAB Sinema Sektör Günleri” nde ilk gün, şu sıralar “Camdaki Kız” dizisinde Billur karakterine hayat veren başarılı oyuncu Merve Polat’ın konuk olduğu oturum ile sona erdi. Eleştirmen ve sunucu Deniz Ali Tatar’ın moderasyonunu üstlendiği oturumda Polat, kısa filmde oyunculuk ve oyunculuk mesleğinde yaşadığı tecrübeleri katılımcılarla paylaştı.

3. FİYAB Sinema Sektör Günleri’nde ikinci gün, “Sinemada Foley Tasarımı” oturumuyla başladı. Oturumda foley sanatçısı Ali Ören, foley sanatı konusundaki tecrübelerini anlattı. Bir sonraki etkinlik ise; “Biz Böyleyiz”, “Bir Nefes Daha”, “Bina” ve “Yok Artık” gibi filmlerin yapımcısı Müge Özen’in “Yapımcının Fon Bulma Yolculuğu” adlı sunumuyla devam etti. Eleştirmen ve sunucu Deniz Ali Tatar’ın moderasyon ettiği etkinlikte Özen, yapımcılık tecrübelerini anlatırken; bir sinema yönetmeninin yapım konusunda nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda detayları da katılımcılarla paylaştı. FİYAB Üyesi yapımcı ve yönetmen Yiğit Nalçacı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen bir diğer etkinlikte ise konuk, yönetmen Seyid Çolak oldu. İlk filmi “Kapan” ile birçok festivalden ödüllerle dönen Çolak, “İlk Filmin Yapım Hikayesi” adlı oturumda tecrübelerini anlattı. Yapımcı Okan Özbay ise, “Ankara’da Film Yapımcılığı” adlı oturumda yapımcılık serüvenini anlattı. Özbay’a oturumda, sunucu Kemal Uçar moderasyon yaptı.

3. FİYAB Sinema Sektör Günleri, son oturumunu ise Yönetmen ve Görüntü Yönetmeni Cansu Boğuşlu ile gerçekleştirdi. Son olarak 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışan “Birlikte Öleceğiz” filminin görüntü yönetmenliğini üstlenen Boğuşlu, “Fotoğraftan Sinematografiye” adlı oturumda hem yönetmenlik hem de görüntü yönetmenliği üzerine yaşadığı tecrübeleri aktardı. Etkinlik sonunda ayrıca, Gazi Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof.Dr. Erdal Zorba’ya FİYAB tarafından bir plaket sunuldu. Üçüncüsü bu yıl gerçekleşen 3. FİYAB Sinema Sektör Günleri, toplu hatıra fotoğrafının çekilmesiyle son buldu.

Okumaya Devam Et

Liste

Gerçek Hayattan Uyarlanan En İyi 10 Film

Gerçek gibi!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Girl, Interrupted (1999) IMDb 7.3

Yaşamına kast etme,günlük ilişkiler yaşama ve kişilik bölünmesi tanısıyla ailesinden ayırılarak ‘Claymoore’ adlı psikiyatri kliniğine yatırılan yazar adayı genç Susanna Kaysen’in buradaki personel ve hastalarla yaşadığı hüzünlü, heyecan verici, iç burkucu ilişkinin hikayesini anlatan film yazar Susannna Kaysen’in aynı adı taşıyan romanıdan, başarılı filmleriyle bütün dünyaya kendini kanıtlayan James Mangold tarafından sinemaya uyarlanmış. Geçen seneAngelina Jolie’ye ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ Oscar’ı kazandıran film için ‘Guguk Kuşu’ nun dişi versiyonu yakıştırması pek de yanıltıcı olmaz.

The Wolf of Wall Street (2013) IMDb 8.2

Para Avcısı, gerçek bir yaşam öyküsünü konu ediyor. Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir.

Into the Wild (2007) IMDb 8.1

Into the Wild, bir metropolden vahşi hayata, kirlilikten saflığa ve temizliğe dönüş hikayesidir. Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir.

The Social Network (2010) IMDb 7.7

Tüm dünyada olduğu kadar Türkiye’de de bir fenomene dönüşmüş, milyonların sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ve arkadaşlarının öyküsü.
Bir Ekim gecesi, yıl 2003. Mark Zuckerberg, sarhoş kafayla Harvard Üniversitesi’nin sistemine sızar. Kız arkadaşı tarafından terk edilmiştir ve bunun acısını kampüsteki tüm kızların bilgisinin olduğu bir veritabanında birleştirmek ister. Yazdığı uygulamada ekranın iki yanındaki kızların fotoğraflarını oylayarak hangisinin daha güzel olduğu seçilebilmektedir. Mark sayfanın adına Facemash adını verir. Sitenin başarısı hızla yayılır fakat Mark’ın kadınlara olan nefreti ve bu yolda gizlilik kurallarını ihlal etmiş olması Harvard Üniversitesi’nin de tepkisi çeker. Bu durum sitenin evrilerek Facebook’a dönüşmesine olanak sağlar. Öncelikle yalnızca Harvard’da kullanılan Facebook, daha sonra diğer üniversitelerde de açılır ve Ivy League’den Silikon Vadisi’ne tüm dünyada yayılmaya başlar. Sosyal medya denince günümüzde akla gelen ilk uygulamalardan olan Facebook’un arkasında yatan gerçekler, oluşumunun öyküsü ve günümüz dünyasına sunduğu artı ve eksiler Mark Zuckerberg’in hikayesinden yola çıkılarak ele alınıyor.

The Imitation Game (2014) IMDb 8.0

II. Dünya Savaşı Nazi Almanyası’nın hâkimiyetinde birden çok cephede çok çetin biçimde devam etmektedir. İngiliz İstihbaratı tüm yoğun çabalarına ve yüzlerce kişiyi çalıştırmasına rağmen Almanların kullandığı Enigma şifreleme sistemini çözmeyi başaramamıştır. Almanların çok gizli bir biçimde şifrelediği bu yazışmalar, İngilizlere ve müttefiklerine çok ağır kayıplara mal olmuştur. Çözüm olarak İngiliz hükümeti Deniz Kuvvetleri Komutanlığı çatısı altında ülkenin en iyi şifre çözen beyinlerini ve kriptoloji uzmanlarını toplar. Bu isimlerden biri de farklı çalışmalarıyla tanınan ve kendi yöntemlerinden ödün vermeyen genç profesör Alan Turing’dir. Turing’in ekibe katılması dengeleri alt üst edecek ama o güne kadar hiç denememiş büyük çaplı bir girişimin de kapısını aralayacaktır. 
Ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing’i filmde Benedict Cumberbatch canlandırırken kendisine Keira Knightley, Matthew Goode, Rory Kinnear ve Allen Leech eşlik ediyor. 

The Two Popes (2019) IMDb 7.6

The Two Popes, Katolik Kilisesi’nde iki karşıt görüşlü güç sahibi adamın rekabetini konu ediniyor. Kilisenin izlediği yolla ilgili şikayetleri olan olan Kardinal Bergoglio (Jonathan Pryce), 2012 yılında Papa Benedict’ten (Anthony Hopkins) emekli olmak için izin ister. Bunun üzerine, skandalla ve kendinden şüphe etmekle boğuşmakta olan Papa Benedict, Katolik Kilisesi’nin temellerini sarsacak bir sırrı ortaya çıkarmak için en sert eleştirmeni ve gelecekteki halefini çağırır. Vatikan duvarlarının ardında, hem gelenek hem de ilerleme, suçluluk ve affedilme arasında bir mücadele başlar, çünkü bu iki çok farklı adam, ortak bir zemin bulmak ve dünyadaki milyarlarca takipçi için bir gelecek oluşturmak için geçmişlerinde kalan izlerle yüzleşecektir.

The Irishman (2019) IMDb 7.8

The Irishman, bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran’ın hayatına odaklanıyor. II. Dünya Savaşı’nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa’nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.

The Trial of the Chicago 7 (2020) IMDb 7.8

The Trial of the Chicago 7, Chicago’daki 1968 Demokratik Ulusal Konferansı’nda Vietnam Savaşı ve karşı kültür protestoları düzenleyen ve federal hükümet tarafından komplo ve ayaklanmaya teşvik ile suçlanan yedi sanığın 1969 yılında görülen meşhur duruşmasına odaklanıyor.

12 Years a Slave (2013) IMDb 8.1

12 Yıllık Esaret, özgürlüğünü geri kazanmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. 1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington’a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney’de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur…
İngiliz sinemacı Steve McQueen’in yönetmenliğini ve John Ridley ile birlikte senaristliğini üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Michael Fassbender’ın yanı sıra Brad Pitt, Benedict Cumberbatch, Paul Giamatti gibi yıldızlar da yer alıyor.

Rush (2013) IMDb 8.1

Zafere Hücum, iki yarışçı arasındaki rekabeti konu ediyor. 1976 yılında gerçekleşen Alman Grand Prix yarışında Niki Lauda’nın kullandığı Ferrari ikinci round’un sonunda yaşadığı bir sorun nedeniyle yarış dışı kalır ve birincilik ezeli rakibi James Hunt’a gider. Bu kaza sonrasında Lauda yaralanır; aradan geçen altı haftanın ardından olağan hırsı ve öfkesiyle pistlere geri döner. İki yarışçı arasında italyan Grand Prix’i ile başlayan mücadele diğer yarışlarda katlanarak devam eder. Hedef dünya şampiyonluğudur.
Avusturyalı F1 yarışcısı Niki Lauda ve İngiliz rakibi James Hunt arasındaki dillere destan rekabeti konu alan film, Formula 1’in altın döneminde, 1970’lerde geçiyor.
A Beautiful Mind filminin Oscar ödüllü yönetmeni Ron Howard’ın yönettiği filmin başrollerini Daniel Brühl ve Chris Hemsworth paylaşıyor.

Okumaya Devam Et

Çocuk

Zatonya Çizgi Filmi Epsilon Logosuyla Kitaplaşıyor

Zatonya, Epsilon tarafından resimli çocuk kitaplarına dönüştürülüyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Zatonya

Disney Channel için özel olarak hazırlanan ilk yerli çizgi film Zatonya, şimdi Epsilon tarafından resimli çocuk kitaplarına dönüştürülüyor.

Disney Channel için özel olarak hazırlanan ilk yerli çizgi film Zatonya, yaşadığı zamanın çok ötesinde icatlar bulan, hayal dünyası oldukça geniş, ilginç bir mucit olan Sırrı Usta’nın maceralarını anlatıyor. Yayınlandığı ilk günden itibaren Disney Channel’ın en çok izlenen içerikleri arasında yer alan, Sırrı Usta ve arkadaşlarının absürt maceralarıyla hem eğlendiren hem de öğreten Zatonya çizgi filmi, şimdi Epsilon tarafından resimli çocuk kitaplarına dönüştürülüyor. Birbirinden eğlenceli kitaplarla, Zatonya’nın renkli dünyasına yepyeni bir yolculuk sunan serinin ilk iki kitabı Zatonya-Kayıp Defterin Sırrı ve Zatonya-Yer Çekimi, 11 Ekim’de raflarda yerini alacak.

Zatonya, sadece çocuklar ve gençler tarafından değil, yetişkinler tarafından da büyük beğeniyle takip ediliyor. Fiyaka Film tarafından yapımı gerçekleştirilen çizgi filmin seslendirme kadrosunda ünlü radyocu ve oyuncu Kadir Çöpdemir ile tiyatro sanatçısı ve oyuncu Ali İhsan Bozdemir gibi isimler yer alıyor. Tarih öncesi bilinmeyen bir zaman diliminde hayatı kolaylaştırmak için yeni buluşlar icat eden Mucit Sırrı Usta ile arkadaşlarının absürt maceralarını konu alan Zatonya, Sırrı Usta’nın fikirsiz Fikri ile çekişmeleri, ailesi ve arkadaşlarıyla yaşadıkları maceralar, Lidyalı Emmi’nin ticari zekasını parlattığı anlar ve çok daha fazlasıyla hem eğlendiriyor hem de öğretiyor.

İlgiyle takip edilen Zatonya çizgi filmi şimdi de Epsilon logosuyla kitap olarak okurlarla buluşmaya hazırlanıyor. Çizgi filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini de üstlenen Mustafa H. Öztürk’ün kaleme aldığı seriden ilk olarak Zatonya-Kayıp Defterin Sırrı ve Zatonya Yer Çekimi kitapları okurlarla buluşacak.

Serinin ilk kitabı Zatonya-Kayıp Defterin Sırrı’nda Mucit Sırrı Usta’nın İcatlar Defteri kayıplara karışıyor. Zatonya‘da artık herkes birer şüpheli. Hatta siz bile. Bakalım Sırrı Usta defterini bularak insanlık tarihine ışık tutan icatları kurtarabilecek mi?

Zatonya-Yer Çekimi’nde ise; Fikirsiz Fikri ve Sırrı Usta yine kıyasıya bir icat yarışında. Bir yandan da Zatonya‘da işler iyice rayından çıkıyor. İnsanlar havada süzülme başlıyor. Kimse neden yere ayak basamıyor dersiniz? İşte Sırrı ve Fikri de bu bilmecenin peşine düşüp yeni bir keşif yapmalılar. Cevabı bulabilecekler mi, bakalım.

Zatonya-Kayıp Defterin Sırrı ve Zatonya-Yer Çekimi kitapları, 11 Ekim 2021 tarihinden itibaren Epsilon logosuyla raflarda ve internet satış sitelerinde yerini alacak.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler