Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Gaziantep’in Film Festivali ‘Zeugma’ Başlıyor

Yayınlandı

tarihinde

02 – 06 Ekim 2013 tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleşecek ‘Uluslararası Zeugma Film Festivali’’ açılış töreni ile bugün başlıyor.

Uluslararası Zeugma Film Festivali

Yarın akşam saat 19:00’da Kendirli Gazi Kültür Merkezi’nde düzenlenecek açılış galasıyla başlayacak gecede usta yönetmen Erden Kıral ve oyuncu Selda Alkor’a Yaşam Boyu Onur Ödülü verilecek. Ardından Erden Kıral’ın Yük filminin gösterimi filmin oyuncularının katılımıyla yapılacak. Festivalde gösterilecek uzun metrajlı filmler arasında Geride Kalanlar (Anne Le Ny), Paris’te 2 Gün (Julie Delpy), Bir Kadının Gözyaşı (Claude Miller), Camille Claudel 1915 (Bruno Dumont) gibi filmler var.

 

Festival’de Gösterilecek Filmler:

Araf

Araf

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu

Oyuncular: Özcan Deniz, Neslihan Atagül, Barış Hacıhan, Nihal Yalçın

Aslı Gibidir

Aslı Gibidir / Copie conforme

Yapım Yılı: 2008

Yönetmen: Abbas Kiarostami

Oyuncular: Juliette Binoche, William Shimell

Aziz Ayşe

Aziz Ayşe 

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Elfe Uluç

Oyuncular: Feride Çetin, Engin Altan Düzyatan

Benim Babam Benim Oğlum

Benim Babam Benim Oğlum / Soshite Chichi ni Naru

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Hirokazu Koreeda

Oyuncular: Masaharu Fukuyama, Keita Ninomiya

Bir Kadının Gözyaşı

Bir Kadının Gözyaşı / Thérèse Desqueyrouxyıl

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Claude Miller

Oyuncular: Audrey Tautou, Gilles Lellouche

Camille Claudel 1915

Camille Claudel 1915

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Bruno Dumont

Oyuncular: Juliette Binoche, Jean – Luc Vincent                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                          Jean-

Devir

Devir

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Derviş Zaim

Oyuncular: Mustafa Salman, Ramazan Bayar, Ali Ozel

hi-res-5

Düşler Diyarı / ÜniversitesBeasts of the Southern Wild

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Benh Zeitlin

Oyuncular:  Quvenzhané Wallis, Dwight Henry

Geride Kalan

Geriye Kalan

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Çiğdem Vitrinel

Oyuncular:  Devin Özgür Çınar, Erkan Bektaş, Şebnem Hassanisoughi

Hayallerin Ötesinde (Imagine)

Hayallerin Ötesinde / Imagine

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Andrzej Jakimowski

Oyuncular: Alexandra Maria Lara, David Atrakchi

Hayatboyu

Hayatboyu  

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Aslı Özge

Oyuncular: Defne Halman, Hakan Cimenser

İnşallah

İnşallah / Inch’Allah

Yapım Yılı: 2011

Yönetmen: Anaïs Barbeau – Lavalette

Oyuncular: Evelyne Brochu, Sabrina Ouazani

jin-1

Jîn

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Reha Erdem

Oyuncular: Onur Ünsal, Deniz Hasgüler

Kayıp Çocukluk

Kayıp Çocukluk

Yapım Yılı: 2011

Yönetmen: Benjamín Avila

Oyuncular: Ernesto Alterio, Natalia Oreiro

küfff

Küf

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Ali Aydın

Oyuncular: Ercan Kesal, Muhammet Uzuner

Lanetli Kan

Lanetli Kan / Stoker

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Park Chan – Wook

Oyuncular: Mia Wasikowska , Nicole Kidman, Lucas Till

Meleklerin Payı

Meleklerin Payı / The Angel’s Share

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Ken Loach,

Oyuncular: Roger Allam, Paul Birchard, William Ruane, Gary MaitlandJames Casey               

Neredesin Süpermen

Neredesin Süpermen? / Bekas

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Karzan Kader

Oyuncular: Zamand Taha, Sarwar Fazil

Pariste 2 Gün

Paris’te 2 Gün / Two Days In Paris

Yapım Yılı: 2007

Yönetmen: Julie Delpy

Oyuncular:Daniel Brühl, Julie Delpy                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                

Peki Şimdi Nereye?

Peki Şimdi Nereye

Yapım Yılı: 2011

Yönetmen: Nadine Labaki

Oyuncular: Nadine Labaki, Leyla Hakim, Kevin Abboud

Simdiki_Zaman

Şimdiki Zaman

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Belmin Söylemez

Oyuncular: Sanem Öge, Şenay Aydın, Ozan Bilen

Idrissa (Blondin Miguel)

Umut Limanı

Yapım Yılı: 2011

Yönetmen: Aki Kaurismäki

Oyuncular: André Wilms, Kati Outinen, Blondin Miguel

Yasak Aşk

Yasak Aşk / Adore

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Anne Fontaine

Oyuncular: Naomi Watts, Robin Wright

Yol Ayrımı Hadi Baba Gene Yap

Yol Ayrımı: Hadi Baba Gene Yap

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Emre Yalgın

Oyuncular: Melih Selçuk, Mustafa Avkıran

Yozgat Blues

Yozgat Blues

Yapım Yılı: 2013

Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun

Oyuncular: Ercan Kesal, Ayça Damgacı, Tansu Biçer

Yük

Yük

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Erden Kıral

Oyuncular: Tülin Özen, Nadir Sarıbacak

Zerre

Zerre

Yapım Yılı: 2012

Yönetmen: Erdem Tepegöz

Oyuncular: Jale Arıkan, Rüçhan Çalışkur

 

Festival’de Gösterilecek Filmlerin Programı:

Program1-horz

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Şişli Belediyesi “11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali”ne Ev Sahipliği Yaptı

11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başladı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin açılış töreni, Şişli Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirildi.

Şişli Belediyesi, bu yıl, 26 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında 11’inci kez gerçekleştirilecek olan, Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’ne desteğin yanı sıra, ev sahipliği de yaptı. Festivalin açılış töreni, 25 Kasım 2021 Perşembe günü Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde, Pınar Altuğ Atacan ve Hakan Bilgin’in sunumları eşliğinde gerçekleştirildi.

Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer, Şişli Belediyesi’nin festivale yapmış olduğu katkılardan dolayı Başkan Muammer Keskin’e bir teşekkür plaketi takdim etti.

“Sanatın toplumun her kesimi için ulaşılabilir olmasına gayret ediyoruz”

Ödül takdiminde bir konuşma yapan Keskin, Şişli Belediyesi olarak 11 yıldır devam eden Suç ve Ceza Film Festivali’nin destekçisi, aynı zamanda ev sahibi olmaktan mutlu olduklarını vurguladı. Keskin, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Malumunuz, sanat son yıllarda layık olduğu değeri göremedi maalesef, ihmal edildi. Oysa sanat iyileştiricidir, birleştiricidir. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali de bizim için çok kıymetli. Bugün 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Bugün aramızda yönetmen Sahraa Karimi de var. Kendisi Afganistanlı bir kadın olarak bu şiddeti, Taliban şiddetini en yakından bilen bir kişi. Bizim mücadelemiz sadece kendi coğrafyamız için değil, tüm kadınlar için. Şiddet suçunun sıradanlaştığı ve adeta cezasız kaldığı bir dönemde suç, ceza ve adalet kavramlarının sorgulandığı bu festival daha da anlam kazanıyor. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin sinemaseverlerle buluşmasında ve bu anlamlı iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca festival başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer’e festivalin direktörü Prof. Dr. Bengi Semerci’ye özel olarak teşekkürlerimi sunuyorum.”

Taliban şiddetinden Onur Ödülü’ne

Açılış töreninde Uluslararası Suç ve Ceza Festivali yönetiminin yoğun girişimi ve ilgili resmi makamların devreye girmesiyle Taliban şiddetinden kaçabilen Sahraa Karimi’ye tüm direnen Afganlı kadınlar adına Onur Ödülü takdim edildi. “Her zaman kadın olmaktan gurur duydum. Afganistan’da kadın olmak için çok cesur olmak gerekiyor” diyen Karimi’ye verilen ödülün yanı sıra festivalin açılış gününün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ile birleşmesi şiddet karşısında sanatın gücünü de ortaya koydu.

Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin kapanış töreni, 2 Aralık günü yine Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirilecek.

Okumaya Devam Et

Festivaller

7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nden Oliver Laxe Geçti

Oliver Laxe, ustalık sınıfı etkinliği gerçekleştirdi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

22- 27 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nin endüstri bölümü olan Son Taslak kapsamında “You All Are Captains”, “Mimosas” ve “Fire will Come” gibi filmleriyle tanıdığımız İspanyol yönetmen Oliver Laxe, ustalık sınıfı etkinliği gerçekleştirdi.

25 Ekim Perşembe günü, Atlas 1948 Sineması’nda düzenlenen etkinlikte İspanyol yönetmen deneyimlerini aktardı ve izleyicilerin sorularını yanıtladı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Son Taslak Direktörü Belkıs Bayrak yaptı.

“Ustaların bu işi dini eğitimsel duygular ve inançla yapıyorlardı”

Üç uzun metraj filminin prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan ve üç filmiyle de Cannes’den ödül kazanan Laxe sözlerine ilk olarak ustaların yaptığı sinema ile gençlerin yaptığı sinemayı ustaca olmadığını düşündüğünü dile getirerek başladı. Bir aktörün işini kalbiyle yapması gerektiğini, bu işi yapan kişilerin karşısındaki insanlarda bir şey uyandırması gerektiğinin altını çizen yönetmen, eskiden bu işlerin daha ciddi olduğunu, ustaların bu işi dini eğitimsel duygular ve inançla yaptıklarını vurguladı.

“Yolunuza bir çocuk olarak devam ettiğinizde korkularınız olmuyor, inancınız oluyor”

Başarısının sırrının kendisinin değişmemesinden ve masumluğunu hala koruması olduğundan bahseden Oliver Laxe; “Hala bir çocuk olarak yoluma devam ediyorum. Yolunuza bir çocuk olarak devam ettiğinizde korkularınız olmuyor, inancınız oluyor. Benim buradaki arkadaşlarıma tavsiyem içlerindeki çocukla bağlantıyı kurabilirlerse faydalı olur.” dedi.  Sinemasının ontolojisinin daha çok görüntüye dayalı olduğunu, sinema hayatına 16 mm bir kamera ile başladığını ve bu süre içinde büyüyerek ve olgunlaşarak yoluna devam ettiğini paylaşan Laxe, şu an yaptığı sinemanın duygularını ve düşüncelerini sinema aracılığıyla kafasındaki bazı şeyleri kapatmak olduğunu dile getirdi. Sinemasındaki kaynakların özellikle aile ve kırsal köylüler olduğunu da belirten Laxe, sinemasının yakalamak istediği o saf yaşantı olduğunu anlattı ve sözlerine; “Bunu sanat anlamı ile ve kişisel anlamda yapıyorum. O hayata dönüş anlamına geliyor benim için. Mesela benim en büyük örneklerimden biri benim büyükannem. Onun anlattıklarından bazı şeyler yakalıyorum. O ses tonundan çok şey çıkarıyorum. Bu açıdan bakınca köylülerin ve anonimlerin yüzlerine baktığınızda hissettiklerimi filme işlemeyi seviyorum” dedi.

Belkıs Bayrak’ın; “Öze dönmek ve ritmi durdurmak mı istiyorsun?” sorusu üzerine başarılı yönetmen; “Şu an baktığınızda insanlar o zamandaki duygularını yitirmiş durumda. Fakat hala bunlar zaman içinde karşılaştığınız insanlar. Sizler gibi kültürü oturmuş ülkelerde bu insanlardan çok var. İnsanlar bana soruyor; ‘Neden dijital kamera ile çekim yapıyorsun?’ diye. Ben de ‘İçimde bulunduğum dönemi temsil ediyorum.” diye yanıt veriyorum.” dedi. “Birçok sanatçıda geçmiş gelecek çarpışmaları var. Bu noktada benim eskiye dönük yaşama isteğim ile içerisinde bulunduğumuz dönem bana izin vermediğinde burada bir nostalji doğuyor.” diye sözlerine ekleyen Laxe; her seferinde sinemasını nostaljiyi azaltarak devam ettiğini, içinde bulunduğumuz dönemi öğrendikçe nostaljiyi kaybetmeye başladığını da ekledi.

“Mimozalar filmini bir sinemacı olarak denemeden ölemezdim.”

7. Alemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nin açılış filmi olan “Mimozalar” filmini yaparken ki motivasyonuyla ilgili soruya da “Birçok şey var. İnanç üzerine bir film yapmak istiyordum. Bütün hoşuma giden filmleri düşündüm. Tarkovski, Rossellini gibi yönetmenlerin filmlerini düşünüyordum. Benim için örnek teşkil ettiler. Yapımcıma inanç üzerine bir film çekmek istediğimi söylediğimde; ‘Bunu nasıl yapacağız? Müslümanlarla ilgili bir film olduğu için bu bir kamikaze olabilir.’ dedi. Tehlikeli bir film olduğunu biliyordum. Ama bunu üstlendim. Ben böyleyim benim hoşuma giden bu. Bunu yaparken bir sinemacı olarak denemeden ölemezdim. Ben böyleyim değişemiyorum. Bu tür bir film isteğim vardı. İnançsal olarak film yaparak bunu hatırlatmak istedim. Filmin bir tarafında bir ışık bir de karanlık gölgede kalan bir tarafı var. Orada sinema yapımcısı olarak dikkat etmek gereken nokta bunu hissettirmek söylememek. Sen bir sinema yapımcısı olarak fikirlerin olabilir ama bunu yaparken parmak izlerini silmen gerekli. Kafandakiler oraya yansımasın. İdeolojik olmasın. O yüzden burada denge kurulmalı.” diye yanıt verdi.

“Şu an dünya sinema camiasında kuraklık var.”

Son olarak bir sinemacı olarak herkes gibi yüzmeyi öğrendiğini, olgunlaştığını ve bunun yanı sıra anlatım dilini çok da farklı hale getirmek istemediğini belirten Laxe; “Benim çalışma şeklimde birtakım delilikler var. Bu yaptığım filmlerin delilik taşımasına sebep oluyor ve kurgumun dışına çıkarıyor. Film beni kontrol ediyor. Filmlerimde birçok hata var. Bu hatalar size karizmatik gelebilir. Ben de böyle düşünüyorum. Filmim oradan güç alıyor. Hepimiz aynı filmi yaparsak fabrikasyon sanatına dönüşür. Benim filmlerim o yüzden biraz değişik. Şu an dünya sinema camiasında kuraklık var. O yüzden benimkilerdeki farkındalık sayesinde bu kuraklık görünmüyor.” dedi.

Okumaya Devam Et

Festivaller

7. Alemlere Rahmet Kısa Film Festivali’nde Sinemada İslamfobi Konuşuldu

Yazar Kaz Rahman’ın katılımıyla.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

7. Alemlere Rahmet Kısa Film Festivali’nin Son Taslak Endüstri bölümü kapsamında gerçekleşen söyleşide; “Sinema sektöründe islam fobinin nasıl yaşandığı” hakkında konuşuldu.

Festival Danışma Kurulu üyelerinden Peren Birsaygılı Mut‘un modere ettiği   söyleşi Kanadalı yönetmen ve yazar Kaz Rahman’ın katılımıyla 23 Kasım Salı günü, Akademi Beyoğlu’nda düzenlendi.

Kaz Rahman’ın uzun ve kısa metraj filmden küçük kesitler izlenerek başlanan söyleşide Rahman, film yaparken mimarinin kendisi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu, mimariyle ilgili kitapları okuyup araştırdığını ve aynı zamanda mekanları ziyaret ettiğinden bahsetti. Camileri, sarayları, türbeleri, eski şehirleri ziyaret ettiğinden de bahseden yönetmen, İran ve Osmanlı minyatür resimlerinin bir manzara içindeki karakterlerden oluştuğu için manzaranın filmlerine olan etkisini anlattı.

“İslami sanat tarihinin bir gücü var”

“Sizi Müslüman bir yönetmen olarak kabul etmeleri açısından Batı sinemasının bir takım kırmızı çizgileri var mı?” sorusu üzerine Kaz Rahman; “Sanat alanında siyasi olarak dini sorgulamak ve onu olumsuz bir ışıkla göstermek belki geleneğin bir parçası. Bence İslami sanat tarihinin bir gücü var. Bu dünya tarihinin bir parçası. Bunu yine savunmacı bir yerden düşünmüyorum. Bence elimizde bir şey var ve bunu nasıl sunacağız asıl konu bu” diye konuştu.

İslami sanatlarla ilgili birçok ülkeyi ziyaret ettiğini de dile getiren usta yönetmen, Hindistan’da yaşadığından, uzun metrajlı iki filminin Hyderabad ve Bidar’da çekildiğinden ve aynı zamanda Türkiye’de uzun vakit geçirdiğinden bahsetti. Macaristan, Makedonya, Fas ve Güney İspanya gibi ülkelerin küçük İslami mimari parçaları ve izlerini de taşını dile getirdi.

İslami Kültür Dünyanın Yarısına Kadar Dokunmuş

İslamafobi’nin postmodern bir yanının olduğundan da bahseden Kaz Rahman, İslami kültürün sadece postmodern mozaiğin parçası olmadığını, farklı kültür ve niş gruplara bu şekilde bakmadığını söyledi. Uygarlığımızın dünya tarihinin bir parçası olduğunu Endülüs’ten Batı Afrika’ya, Güneydoğu Asya’ya kadar gittiğini ve o yüzden dünyanın yarısına İslami kültürün dokunduğunun altını çizen Kanadalı yönetmen sözlerini; “Belki 2 milyar Müslüman var dünyada. Bu azınlık değil, biz azınlık değiliz. Ama kültürel güç bakımından belki son 200 yılda azınlık olduk. O yüzden sadece bir film, bir beyan, deklarasyon bu filmleri izlemeyecekler ya da bu tartışmalara girmeyecekler anlamına gelmez. İlgi duyanlar yapacaklar. Bence insanların Müslüman insanları anlaması için en iyi yöntem; beraber çalışmak, beraber okula gitmek, birbirlerini tanımak, dostluk kurmak ve aynı zamanda daha fazla miktarda izleyiciye ulaşmak.” diye tamamladı.

7. Alemlere Rahmet Kısa Film Festivali, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği, Siyer Vakfı ve Fidan Sanat Vakfı’nın ortak organizasyonu ile gerçekleşiyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler